Siz bana şu verin. Ki size vasıl olan nimetlerin benden geldiğini durun kullarım. Az nimeti azsan mı kimden geldi ona bak. Az günahı azsan mı kime karşı ona bak. Az onları az zannetme Allah'a karşı olduğundan çok büyük olur. Doğru söylüyorsun, sokaklarda gezerkene içtiğiniz sarayı burada içebilir misiniz? Ne de içmiyorsunuz? Efendimizin yanında, Resulullah'ımızın yanında, yarın Allah'ın huzuruna karşı çıkacak o sıra elinde ve Ne ile ölürsen onunla kalkacaksın hadisi şerif bunlar. Neyle ölürsen onunla ölür, neyle ölürsen onunla kaka. Biz onun için iyilerle uyanalım da iyi ölelim diyor. Görünce onlarla beraber de haşlayacağım olalım. İşte sevdikleriyle haşlayacağım olur. Bunlarla beraber haşlayacağım olalım. E onun saklaması yok. Peygamberlerimiz Allah'ı onların içinden günahımız yüzünden seçmeyecek. Günahsızsınızdan da terbiye etmişsiniz, hilelere katışmışsınız. Seç burada diyor.
E seç desem diyor o zaman mürşit olur yani koca koca kutluca, anneannen olurlar müteessir olur. Onlara müteessir etmek istemem ki geçelim burada geçsin seninle Teala'ya. Biz çok günahkarız kardeşim ama iyileri sevdiğimizden bir fayda bulacağız inşallah. Sevebilirsek, buyursak. Hayır, Tahir Büyük Körükçü hocamız onunla beraber oturduk. Hani kardeşim olur, efendimize vardım dedim. Ben de azıcıklarım rica ettim. Bir şey söyleyeceğim, müsaade doğru mu? Müsaade almadan, müfneler. Söylenmez tabii, müsaade alıyorsun, o da yatıpten mülk diyor. Efendim, bana himmet et diyemeyeceğim çünkü hizmet edemiyorum, sana hizmet gidemiyorum. Dersine de iyice hizmet edemiyorum. Nasıl bilmez? Bana söz bilirsin. Benim, dua et bana, diyemeyiz ya. Çünkü, vazife vermiş olalım. Kuran okuyanlar bilen, Elhamdülillahi rabbil alemin diyor. Mürşid Fatiha diyor.
Fatiha diyorsan belki efendiye emretmiş olurum, Elhamdülillah diye. Bu kadar edebi yani ileriye, gerisi var. Biz bir emek edepli olursak çok faydalı oluyor. Allah bizi edepli yersin. Ayrıca bir eda yok bu. Yuvanız bizi bulur eğer layık olursan yoksa efendim dua edeyim, yalnız bir şey isterse Allah'ımıza ayan, Allah şahit, seni çok seviyorum. Etrafındaki ırkmanlarını da seviyorum. Allah bu sevgiyle beni yaşatsın, bunu ona öldürsün, diyor Amin. Hayır efendim, diyor, baktım efendim, ağlayamaz. Ağalıp dışarıya vurmaz. Hayır efendim, benim de bundan başka mıym yok Allah'ım. Kardeşlarımı sevdiğimin varlığına evvela diyor. Her büyük prim prim titriyor. Allah'ı çıkıp bilen Allah'tan daha çok korkuyor. Öyklere kıyas edilecek halimiz, vasiyetimiz yok. Sana sorulmasın diye kıraat halkı neye getirdik?
Siz bana şükret, size vasıl olan nimetlerin belden geldiğini tutun, Onların hepsini yarattıklarım yerlere, emrettiklerim yerlere sıhhat edin, şükür yapın. Ben de sizin herkes nimetlerinizi artırayım, çoğaltayım. Bir süre böyle devam ediyor. Siz beni usul ve hatalarınızı itiraf etmekle zikrtiriniz. Sorumuza hatalarımızı gözümüzün önüne alarak zikrlediniz. Hatta Davud-ı Merte iki yukarı çekmede, tersa-i celal okunmada büyümüş, ağzımızda Allah'a görür gibi diyor ters ol. Siz görmezseniz namaz Yani siz beni göremezseniz ben sizi görüyorum diyor Allah. Allah sizi görüyor gibi yakın. Damarınızdan da yakınım size. Arkadaşımızın Yahyalı. Yani ben yetişmedim, iyi de yetişmemi zannetmiyorum diye ismini vermiyorum da anıyor. Dersimiz sürer. İşte ağzımız gizli zikirle açığa çıkın. Kadirler sonuna kadar giderler sonra hapin zikre başlarlar iç kısmına.
Açılar de iç zikrinmekten gidenler ederler sonra açığa çıkarlar. Nefisbat'tan sonra tevhid okun. Irakazalarda tevhid okun, la ilahe illallah. Hıfz Celalci klerinden oraya dön ama yatarken elimiz kalem biraz mı bize gösterir böyle. Rükut, lakabalardan evvel hayrı ihtiyari sallanma hali. Gözgara esmiş. Bu dersim tarifinde pul var. Ben kardeş şey ki oğlum, her gittim gittim, temizliyor. La ilahe illallah diye sallanıyordum diyor içimden. Ben buradayken sen kimin sallanıyor diyor içimden. Ben ağzıyla sen kimin sallanıyor diyor içimden. Ben ağzıyla sen kimin sallanıyor? Ben tekrar veriyorum, sallanma hayatım. Sallanma hayatım. Böyle veliler var. Allah olsun birbirinize görmedim, bilmiyorum ben onları kim olduğunu. Böyle ben burada yaklaşana sen kime sallanıyorsun termiyor? Allah'ım her gün sizinle mutlu yere geliyor. Allah'ım böyle haber vermezsak kardeşler hayalden konuşmuş gibi oluyor.
Yani ta ilerilerden konuşmuş durumda Rüstem Hocama Meryem emretti Efendimiz açıktan söylerim ve anlasınlar değil mi? Biz de sizi açıktan söyleyelim. Siz beni usul ve hatamızı itiraf etmekle zikredin Ben de sizi onları bağışlamamla ezdi ve ata ile zikredeyim. Mesela hüküm istiğfar eden yok mu affedelim, günahından sıkıntıya düşenler yok mu affedelim, kızışın, ihtiyaç için dağılan yok mu isteyin de geleyim. Allah'ımız öyle her gün saharla nida buyuruyor yeryüzünde. Onun için düşmanlarımız gösterişli olmamak için camide namazdan sonra da yapmaz zikrini. Yani, aharle kahar kimse görmediği zaman ağzımız da orada oturuyor, bütün ihvan da oturuyor. Zaten kalbimin içinde kalıyor hepsi, efendim orası buydu hepsini görüyor. Biz ne? Hepimizin hatası yok. Çünkü Hacı Şaban Efendimiz ahlak ediyor. Allah kabri pür ne olur? Çok ahlaklı bir üstat aslında.
Efendimiz'den kağıt vermiş on yedi tane kardeş kendisine tutulmuyor, sabahları hiç ders okuma ayırıyor. İyi isimleri verilmiş.