Manevi Şarj ve Kardeşlik Bağları kaydında Gönlüne misal gelirse onu yaz dedi O dedi Mürekkep dedi. Onun bizim Muhammed var torun Güzel de çok mutaala yaptı. İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri Bundan sonra neydi yarabbim Hacı Bektaşi Veli Muhyiddin-i Arabi Hazretlerinin herhalde onunla alakalı olan bir kimse Bugün okuduğu eserlere hayran kaldık Şimdi anlatsak onunla sohbetimiz biter…
Gönlüne misal gelirse onu yaz dedi O dedi Mürekkep dedi. Onun bizim Muhammed var torun Güzel de çok mutaala yaptı. İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri Bundan sonra neydi yarabbim Hacı Bektaşi Veli Muhyiddin-i Arabi Hazretlerinin herhalde onunla alakalı olan bir kimse Bugün okuduğu eserlere hayran kaldık Şimdi anlatsak onunla sohbetimiz biter O gelince dedim ki Sen geldin geldim.
Akü gibi oldu dedim Bir gün sonra bir torun nihayet Akü deyince şu Efendimizden tabi her şey onlara ait insanın Ashab-ı El-i Biladetleri buyuruyor ki İnsanın hali kendi mali değildir diyor Her şey Rabbimizden demek istiyor İhvan olduğumuz zaman samimi olursa İhvan olmakla bu Maide Suresi'nde geçeriz şimdi iyilikte ve takvada yardımlaşmak kötülükte ve düşmanlıkta asla iyilikte nasıl yardımlaşırız Birbirimize Hakk'ı tavsiye ediyoruz Çocuğumuz çocuğumuz hususunda bundan sonra ibadetlerimiz taatlerimiz dinimizin ihyası için asıl önemli olan dinimizin ihyası Bu nedir Bize manevi bir şarjdır Manevi bir şarjdır kardeşlik. Ama Allah için tam şartlarını halis olarak kardeş olursak bakın o şarj olursa bitmez zaten Çünkü kardeşin kardeşi şefaati daha uzun dursun Ondan sonra fenafiş olduğumuzda bizim şarjımız nedir? Bravo daha iyi şekildedir Bu Bu okunan eserde birçok dikkat çeken birkaç yeri vardı.
Gördüm onu. Büyüklerimiz buyuruyorlar ki şeri esasa dikkat etmeden tarikat, marifet, hakikat gerçekleşmez. Ona bir misal veriyoruz ama çok güzel bir misal. Diyor ki siz diyor sütü içeceksiniz ki içindeki mineraller o yağ diyelim ondan sonra daha başka vitaminle alakalı katkı maddeleri Allah'ımızın girmiş olduğu maddeler Onları tadarsınız. Bu çok güzel bir şey. Şeriatı yaşamadıkça tarikat, marifet, hakikat olmaz Bir de şunu gördüm Diyor ki seyri sülukte iki husus önemlidir bu eserde devam etti zaten Birisi zahirde Zahirde dediği sünneti seniyye diyor Bahtında da hakikate girmek diye ele almış Efendim büyüklerimizin ziyareti ekseriyetle cuma günü yaparlarmış. Büyüklerin ziyaretini cuma günü yaparlar. Zannederim Cuma günü. Cuma günü. Zannederim şuradan geliyorum Cuma günü Çünkü Cenabı Hak'ın cemalini seyirde böyle bir hayt görmüştüm Cuma günü.
Hatta yevmü mezitli mi öyle bir ifade var Bizim merkez validemiz Hasan hocamız geldi O Cuma günü hem boğazı verdi Siz bilirsiniz Allah'ın ismini Şimdi, Hasan hocamız oturuyorlar. Efendimiz Şeyhi Kamil'e muhabbet dedin. Tabii hoca da bulunca Efendimiz'de Bu muhabbeti nasıl temin edeceğiz? Efendimiz'de Hasan Hoca iki şekilde dedi. Bir gün sünnet-i seniyye çok güzel ama Sebeplerini ben Efendimiz'de en çok gördüğüm bir şeyin sebebini de anlatırdı Boşlukta koymazdır. Birincisi Sünnet-i Seniyyeye riayet edilecek İkincisi Malta işidir efendim Onlar da has O esnada, tabii gelinlerle çay ikram ediliyor çay getirdim. Koca bir değiştim. Manevi bir, neyse bir atmosfer değil mi? Kim Böyle bir hal oldu. Oca ağlamaya başladı. Ondan sonra çayı getirdim. Çay bile tutamadı, ağlıyordum. Efendimiz'in ayağına kapanmak istedi efendim ayağının içinde.
Manevi Şarj ve Kardeşlik Bağları kaydında Gönlüne misal gelirse onu yaz dedi O dedi Mürekkep dedi. Onun bizim Muhammed var torun Güzel de çok mutaala yaptı. İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri Bundan sonra neydi yarabbim Hacı Bektaşi Veli Muhyiddin-i Arabi Hazretlerinin herhalde onunla alakalı olan bir kimse Bugün okuduğu eserlere hayran kaldık Şimdi anlatsak onunla sohbetimiz biter…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 13 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Gibi sünnet-i seniyye Bizim bir içme hadisesini Sami Efendimizin dokuz yüz altmış beş de anlatsan bitmez İlkokuldaydım daha yeni gitmişim Şu kalbim görünce yanmaya başladım Çalıyor burun, yıkılandan oturuyor Yalnız Nalin-i Şerifini gördüm Onu aldım gizli biri üstüne yattım gözlerimi gözlerimi sürüyorum dervişin kendine biz derviş olarak görürüm dedik İlk girişte bunlar olur bakanlığın yüzlerimi gözlerimi söylüyorum.
Tabii hep bakıyorum Bir de çocuklukta insan gördüğünü hiç unutmuyor Çünkü mermere kazınan yazı gibi buyuruyor Muhakkak okuyalım Sami Efendi'nin eserleri okunsun Çok üzülüyorum bu Niye derseniz oturduk biz efendimiz var Sami efendimiz çocuklar gibi seviyor Hasan efendi kitaplarımız çıktı ismimizden veriliyor dedi Çok sıkıntılı zaman getirmişler Mahmut Hakkı diye yazılırdı o zaman Sonra Mahmut Sami Ramazanoğlu diye Efendimiz dedi ki Efendimiz dedi bir eserimizden üç tane alıyorum dedi Neydi, ne buyurdu Arapçasını söylemek istiyorum da neyse Haffık huffık çıkar arabayı torunlarıma bile kalsın diye Sonra Sami Efendimiz o eseri yazıyor bahçede bir masaları vardı Diyorum ya çocuklukta olan unutulmuyor Biz bir yerde misafir kaldık Efendimiz bize karşı da ona hizmet için bir kimse bulunuyor Efendimize ihtiyaç oluyor Bize de garibimdan aşağı tarafına gece ben heyecanla kalktım Efendimiz ne var oğlum dedim dedim ki rüyamda hata etmişim Böyle dedim elimizde bir asayla beni kovalıyor Bunu Sami Efendimize anlattı Efendim dedi çocuk bugün bir rüya görmüş dedi layık olmadığımız halde buyurdu ki ruhaniyet ilgileniyor efendim inşallah Dua buyurun bak birbirimize çok mutlu ediyoruz Rabbamız onların imdadında onların manevi yardımlarından bizi mahrum etmez Çünkü kendi başında bir işi yapacak gibi değil.
İlla bir üç istiyor. Bir kuvvet istiyor.
Manevi bir kuvvet Bizim orada bir tanesi nefis dersinde Anlacam bazı şeyleri biz ne o yazıyı okumuş Nasıl okuyorsun Şimdi adam Hayriye Efendimiz dedi ki sır dedi çocukta değil dedi bunu ev kapanayım dedi rahat dedi sır dedi döşündeki dedi kitapta dedi sahnede sizin seferde şimdi bunu hazırladığı Uhuvvet Risalesini memlekete geldik Efendimizi davet ettiler burada onun dikkatini söylüyorum esere dikkat edelim Efendimiz o 0 kuvvet risalesini ilk sohbette hepsini okurdu Efendimin eseridir diye okudular Mübarek gözlerini bu sebeple kaybetti İslami efendimiz gözünden minnetli oldu Sonra Ashab-ı Kiram kitabını çıkardılar Ashab-ı Kiram kitabının mukaddimesinde bir yazı var orada diyor ki Müellif hazretleri dedi İsa Efendimiz bu eseri gündüz hazırlık yapıyor gece yazıyordu demek ki efendimize bazen uyku galebe çalıyor ki yazarken kalemin ufüye daldığı için sağa sola çizgileri hazır oluyor Düğünü deyince out geldi oku dedi efendimiz bize dedi ki oğlumun genç kalbi tahammül edemiyor gidemedim tabi bizim için Efendimiz hazretleri şey hazırlıyor bıraktım böyle kitap hazırlıyor o zahmetlerle Ondan dolayı diyorum aman okuyalım okumuşuz herhalde biiznna Teala tekrar el aldım kitaplarını BAGARA suresindeyim tek tek tek inceliyorum Efendimiz bunu diyorum geceleri uykudan mahrum kaldı uykusuz kaldı bize hazırladı bu eserdi içindeki hakikatler ne bileyim ancak bir koku ahbap yazar Hayran kalıyor sonra gelen sohbete arkadaşlara diyorum kasabadan geliyorlar diyorum bak okumasanız bile bir set halinde alalım kitap bizim kitaplığımızda böyle bir hatıra olarak bulsun efendimizin kitabı diyorum belki bir bakarsınız edersiniz diyoruz ama okuyun diyemiyoruz Okuyan kimsemiz çok az Ancak görsel cihazlar bilmem filanlar hayatımızın çoğunu alıp götürüyor Hz.
Bu ne güzel hazırlamış Efendimiz Biz burada Dil-ü ba diye bir yere gittik. Üsküdar. Daha oraya varmadan mescitte otururlar. Herkes orada bir kitap çıkardı getirdi.
Said'in Nursi hazretlerinin eseri okudular eseri de çok ağır dili anlaşılmıyor ama okudular ondan sonra bitirdiler gördüm ki bir aidiyet var Kendi kurumlarını kendi bulundukları yerde azami gayret gösteriyorlar Aynı zamanda bizim de efendimiz Said Nursi hazretleri devrinin hüccedili Esad Elbili hazretlerinin halifesi Biz de diyorum kendi konumlarımıza çok riayet edelim dergimizde olsun Ondan sonra bak ne kadar sevindik bu ideal imamlar yetiştirme çalışmasında şimdi burdaydım biraz hocası görüşün diyor sonra çocuklar çok kabiliyet Pencereler ne açacak böyle dinlenmez zaten Bu havada kimse sohbet dinlemez serin olacak ki rahat olsun uyku gelir zaten bunu biliyorsunuz uykular basacaksın serinlüsü rahat ol dinlemeden çözer inşallah bu ayetiyet olursa hem efendilerimizi memnun etmiş oluruz elhamdülillah her şeyi büyüklerimiz bize hazırlamış da. Şuradan bakayım da.
Bu da gidersem evvelden de bakmadı. Davut Aleyhisselam'a Allah'ımız vahiy buyuruyor günahkarlara söyle ya Davud Ben münnibin sadıklara söyle, ben gayret içerisindenim. Şu demek masiva, Allah'tan gayrı bir düşünceyi gönüllerine girdirmesinler, razı olmam buyuruyor. Çünkü kalbi Cenabı Hak kendisine mekan olarak seçmiş tecelli yeri kalbi. Ondan dolayı başka bir muhabbetin girmesini Rabbimiz istemiyor. Okunan eserde şunu gördüm diyor ki Allah'tan gayrı düşünceler zikrullah ile diyor Aynen ifade ile diyor onlar çıkacak. Mesela şurada lamba olduğu için bak karanlıktan eser yok. Nefsin karanlığından, şeytanın karanlığından, nefsin heva ve istek karanlığından zikrullah ile aydınlanacak. Ta ki zülcelal ve'l ikram Allahu zülcelal'in cemaline hazır ve nazır bir hale gelecek diyor.
Onun için kalp Allah'ımıza nazarı olan bir yer Onun için temizlenmesi lazım diyor Daha izah edilen yerler her tarafa geldikçe söylerim biiznillahi Teala burada Efendimiz'in de izahını gördü Bakara suresinde buyuruyor ki Her şeyin nasibi verilmiştir Semanında arzında hayvanatında bitkilerinde her şeyin insanın nasibi ise marifetullah ve muhabbet diyor bir gün faiz idim İslami hazretleri böyle oturuyor otururken ruhu çıkmış sonra tekrar geliyor ruhu diyor ki ya bayezid sana iki tane hediye getir diyor birisi marifetullah birisi de muhabbettir diyor der.
Bu marifetullah Rabbımızı tanımak bunu çok söylüyoruz hikem-i atayiye diye bir eser İnşallah okursunuz altmış dokuz kadar şerhi ile yapılmış kelime Ataiye bazı Efendimizin sohbetlerinin bir kısmını orada gördüm oradan nasıl almış Efendimiz nasıl diye hayret ediyor Mesela fakretdin razi Hazretlerinin tefsirinden almış okudum hayran kaldım dedim efendimiz bunu neden görmüş dedim ben bunu okumadım diyor bir gün takdirim yok diyor oradan konuşuyorum Eğer Rabbimizi tanıyarak yapılan çok az bir amel dağlarca yapılan amelden üstündür diyor Allah'ı tanıyarak bunun için Bağdat-ı suresinin başında bile var ey marifetullah'a talip olan kişi mühim olan Rabbimizi tanımak bir hadis-i kutsi var bunu çok doğru söylenir Ben gizli bir hazineydim tanınmak istedim insanları halk ettim Demek ki görevimiz Rabbimizi tanımak ve insanlara tanıtmaktır Burada sıddıklara söyle ben kayıyorum benden başka bir muhabbet gönüllerine giydirmesin ve ruiye enne Yusuf aleyhissalatu vesselam lemme ulkiye fil cüp Yusuf Aleyhisselam kuyuya atıldı Şimdi öyle bir güzel ki biliyorsunuz dediler ki Ya Yakup babalar ne diyorlar Yusuf hep yanında bulunuyor sıkılır daraldı çocuktur o da bizimle şöyle bir sahraya çıksın diyor ki men naibeti Hikmeti Mevla kim Mevla'nın hizmetinde yani Rabbimize yapacağı vazifede onun aşkıyla muhabbetiyle dolacağı yerde oynamaya başlarsa diyor onun gideceği yer kuyunun gibidir Bir gerçektir.
Kim Mevlayı tanırsa hiçbir zaman musibetten şikayet etmez bize Sami efendimizin yakınlarından biri şunu anlattı İşte vay işte rahatsızım, prostoktan bilmem filan gözümdeki görmeler zayıflar hiç dinliyorum. Yalnız diyor sık sık dışarı çıktığı için biz ondan anladık. Demişler diyor efendim bir doktor getirelim. Siz bilirsiniz dedim. Getirin dedim diyor. Siz bilirsiniz demiş. Diyor ki o anıldın kimse şu sığır kısmından diyor sondayla işte su yolunu alıyoruz diyor. Bilmemişim diyor nasıl diyorsa acıkmışsın diyor. Bir vah gelir diyor. Hafifçe bir vah gelir diyor.
Ondan sonra kalkmış ayağa Ben Allah'a isyan mı ettim demiş İstiğfar okuyor diyor Estağfurullah İsyan mı ettim Allah'a diyor Efendim bunu yapmazdığını sebebi şu bu bizim gibi değil bakın üç aşama çok önemli avam var has var Allah'ın vermiş olduğu rızkı temiz olanlarına yiyiniz burada dört tane izah yapmış ulema kiramız birisi haramdan diyor sakınacaksınız ikincisi şüpheli işten kaçacaksınız üçüncüsü masivayı da terk edeceksiniz helalde bile dikkatli olacaksınız İnşallah bizim kurtuluş olursa sevgimiz kaldı başka Ama seveni de sevdiğinin yoluna diyor dikkat eder, takip eder şikayet etmiyor Biz diyor gözünün görmediğini şeyden anladık diyor perde gelişini çaya şeker atacak dışına düşüyor Demiyordu gözüm şey değildi Ondan sonra doktorun izrağı Çolpantaş var Şişli'deydi, Vas amcanın oğulları Türkiye'de ilk göz naklini yapan ikimize Bunu uçakla Medine'de ameliyatı gerçekleştirdi Geçmiş olsuna geliyorlar Gelirken demişler ki efendim bir geçmiş olsun diyecekler kabul edemem demiş pijamayla duruyorum giyim üstümü giyeyim demiş Efendim demişler bak rahatsızsınız şöyle bir battaniye gibi bir örtü veririz yok demiş İhvanımı bu haliyle karşılayamam demiş Dede onun oturuşunu Mehmet abi siz bilirsiniz hep elleri dizlerinin mü?
Hep elleri mübarek dizlemiş mü? Kuran şeyinde var mıydı? Erenköy'de bir hurraları Kuran okumaları üç saat diyor. Üç saat. Eller Efendimiz'in şu hatırıma geliyor. Onlar anlatıldı mı? Hz. Ömer dedi ki Ya Ebubekir bana öyle bir iş bıraktın kimsenin o edebin senin o riayetin dikkatin bizi ezdin ya Ebubekir biz ne yapacağız İnşallah ezilelim süzülelim Burada ezilirsek süzülürsek orada rahat edelim Bu en güzel bir fırsat İkinci bir fırsatımız yok bizim Bir defa bu hayat hakkı bize bir defa ikinci yok İnşallah dikkat ediniz, riayet ederiz. Siz de bizi her türlü olursunuz. İnşallah dua edin, çok dua edin.
Kim Mevlayı tanırsa Musibetten şikayet etmez izalem yarihilla abdul Mevla'l-mevla eğer kul Mevla'yı tanımayacak olursa Allah korusun bütün konuştuğları kendisine diyor dava açar mes'ul duruma düşer diyor Allah korusun ya Veysel lil arif-i dava Böyle arif olan insanlarda dava olmaz şeyi görmüştüm Es'ad-i İbihi Hazretlerinin dedemin yazmış olduğu Şeyh müstevend'in bir cazetname var altınla mühürde şunu gördüm Hadimi'l fukara esadı erbili gaddesallahu aleyhi ve sellem hadimul fukara fukara delmişler diyor yani kalben yokluğun içerisinde kendisi vardır görmüyor Bugün onu konuşuyorduk. İbadet reası var. Bir Allah huzur çok büyük tehlike. Şöyle ibadet, şöyle dar yok eder bizi. Bütün yokluk içerisinde. Onların diyor hadimi hizmetçisi diye ibadet ediyor. Çok duydum Sami Efendi'nin dilinden Fakir, hep böyle diyor. Sevgili efendimiz Arifte dava olmaz.
Bu muhabbet ehli kimselerde şikayetli olmaz İda sebakatil aynaya ve cebetil vilaya diyelim Eğer diyor inayet kula yetişirse bu çalışmamıza bağlı biz gayret gösterirsek Allah'ımızın yardımı gelir ama gayret gösteririz Vecebetil vilayet Ona velayet Allah'ımıza dostluk vacip olur diyor eğer inayet gelecek olursa Kim velayet sırrına ermezsek O inayetten mahrumdur diyor Eğer siz bu halk dediği mevlayı bırakmışsa böyle hep insanlarla konuşması görüşmesi ne Cenabı Hak'tan ne Habib-i Kibriya'dan sallallahu aleyhi ve sellem ne ukradan bir şey yok hep böyle dış sözler, alışverişler vesaire dünya işleri eğer böyle olur diyorsa Allah korusun tarahal halka eğer halkı böyle düşüncelere atacak olursa vücudu hak hakkı bulur.
Çünkü Allah'ımız razı olmuyor siz davayı terk edin ki manayı bulabilirsiniz yani şu olacağım bu olacağım demeyin Allah'ımıza Vasıl olmayı bir tevazu içerisinde arz edin deyin Çünkü talep olmadan olmaz talep olacak bir insan hedefler koymamız gerekiyor bu yola giriyorum ama Vasıl İllallah olmak için Allah'ım lütfet diye yalvarmamız gerekiyor evet çok güzel söylemiş menkene lehü batının sahihun kimin kalbinde dürüstlük olursa kalbin nur gibi şimdi çiğ okumamız da çok önemli kalp hakkında da çok güzel dizalar var Sami benim göz önünde çok durmuyorlar çünkü asıl Evliyaullahı düşündüren de bu husus oluyor Esselamü la kellezine emtahalallahu hudu baum liktekva Allah'ımız Celle Celaluhu onların kalplerini takva ile imtihan etti yani kalbimizin efendimiz buyurdu ya mübarek kalplerine işaret ederek Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ettakuhahunettabahuhahunet diye mübarek kalbi saadetlerini işaret ettiler kalbimizin müttaki olması Allah korkusunu taşımaz yaptığımız bütün işlerde ilahi korku ile yapmak Evet orayı işaret ediyor men kelelahu batinun sahihun kimin iç aleminde düzgünlük olursa bütün sözleri tatlı olur tuzu verir insana öyle vaktimi şöyle güzel geçiriyoruz ibadetle Benden hiçbir başka kelam ruhu resim yok.
Hep zikir, rabıtalar, zikirler. Bu rakibeler onunla diyor aldanmayın. Böyle diyerek bu aldanma manasına kendinizi aldatmayın eğer böyle yaparsanız afetten de kurtulamazsınız. Yani ne kadar yapsak yapmadım diyeceğiz. Bak yine essam efendimizin eserinde duydum. Hayrım kaldı görüyor buyuruyor ki Kişi amel işte ameli nur gibi parlar ameli nur gibi parlar aynen izah böyle hataullah Allahımızı affetsin Celle Celalühü yalnız diyor birinci kat semada melekler ameli karşılar içinde Riya varsa gözüne çarpılır Ondan sonra yedi kat semaya kadar gidiyor. Vücut varsa, kibir varsa, hasetlik varsa o zaman diyor kişinin gücüne çarpılır. Tertemiz olması gerekiyor. İhlasla yapılan bir amel var ya. Hadis-i şerifte de geçerli. Ihlasla samimi olarak yapılan amel diğerlerinden çok binlerce taat edilmiştir zaten şeytan ona dahil kullanılıyor melek de yazan Evet.
Allah korusun bu da ibadetle bir gurur tübili gibi o zaman gör rabbasını unutmaya başlar Allah korusun. Hall-i dare mindîd galibi bu yolun elleri için iki dünyayı da terk etmesi gerekir. Hem dünya hem de ukran Vestenes fiabbil alemin alemlerin Rabbi ile diyor dostluk temin et halli dereyn ve talibi orada Allah aşkı diye bir yeri var celle celalani o bölümde birisi dağda imiş diyorlar ki bu dağda sen ne yapıyorsun yapayalnız ben diyor yalnız değilim bir hadis koçum diyor Rabbimiz buyuruyor ki Ben beni zikredenle beraberim ne yalnız olacağım diyor. Allah'ımızın aşkıyla muhabbetiyle tecellisiydi. Burada Essadi El-Bidri hazretleri kendisine sorulmuş ya kısaca diyeyim duydunuz bunları diyorlar efendim hiç tecelliye mazhar oldu mu tecelli sıfatlarının tecellisi olur bir efal tecellisi olur iki zatının tecellisi olur mu?
Bu zati tecelli ile yaşanan bir haldir o Efendim diyorlar tecelliye mazhar oldunuz mu şu halimdir diyor Demek ki devamlı o tecelliyi atın içerisinde bulunmuş Allah ile dostluk öyle