Manevi Huzur ve Takva Yolunda İlerleme kaydında Hayırlı insanların yanındayken insan daha güzel düşüncelere sahip olur. Ama çevre değiştiği zaman hali de değişir. Ama makamda değişme olmaz. Bunun için büyüklerimizin ekseriya üzerinde durduğu mutmainne sıfatı. Aman daha bunu yakalayın buyurdular. Mutmainne sıfatının bulunması amelimizin kabul olmasına işarettir. Birden Muhammed…
Hayırlı insanların yanındayken insan daha güzel düşüncelere sahip olur. Ama çevre değiştiği zaman hali de değişir. Ama makamda değişme olmaz. Bunun için büyüklerimizin ekseriya üzerinde durduğu mutmainne sıfatı. Aman daha bunu yakalayın buyurdular. Mutmainne sıfatının bulunması amelimizin kabul olmasına işarettir. Birden Muhammed Bahaüddin hazretlerine üstadı nasihatte bulunuyor. Buyuruyor ki Bahaüddin azimle ameledir. Ruhsatlarda değil. Zaten bir tarik ehli insanın tarihi çok güzel. Bu tarifi yapan kimsenin ismini dahi veriyor. Çünkü çok değişip kafalarda düşünceler hasıl olabiliyor. Bak bizde olmaz. Neden olmaz? Esari el bina hazretleri buyuruyor ki, bir Fransız söz söyledi. Fransız bulmasına rağmen ben buyuruyor, tasdik ediyorum. O da demiş ki, bir insan yedi kat semayı yapsa, inanın. Olmayacak bir iş ama bir hakikat de vurgu yapıyor.
Yalnız diyor, bir Ayet-i Celileyi ben icat ederim desem, o mümkün değildir, diyor. Bunu kabul ediyorum. Şimdi burada da biz diyemiyoruz ama söz şu. Bu yolu anlatırken, takva olun diyor. De öyle, davetimizde de öyle, ailevi münasebetlerimizde de, millet, cemiyette olan hüsnübu ahşere, bunda da öyle, her türlü yaşantımızda takvayı görebilmek. Mühim olan bu. Hazreti Cüneyt, şunu da söyleyeyim, Hazreti sallahu sır'a. Mutmainne sıfatı. Çok mühim bir sıfat. Evladımızı okuyoruz. Eşkarimizi yapıyoruz. Rabıtaımızı, rahibemiz var. Niyet mevzuunda şöyle bir husus var. Mesela niyet geliyor. İbadet ve saatte vurur. Ulema-ı kiramımız bunda bazı beğenlerde bulunuyorlar. Diyorlar ki, adil olan işlerde memnuniyet olur mu? Mesela biz bu otele odama adım atıyoruz. Bu bir ile adım atarken kalbimin kötü sıfatlardan kurtulup da bütün ahlak ile ahlaklanma sıhhatimi de lütfettiğime, küçük bir niyet.
Bunu da ele almışlar. Mesela, diyelim ki biz sofraya oturduk, burada bile niye? Ya Rabbi, bu yediğimiz içtiğimizi ibadet ve taate güç yapıp, belki ver diye. Bir bir ticaret ehliydi. Şu sözün hatırından çıkılıyor. Dedi ki, böyle üç kuruşa, beş kuruşa, aldırış etmemek doğru değil dedi. O dedi, aldırış etmediğiniz, işte bundan da bir şey olmaz. Şundan da bir şey olmaz. Deliğiniz buranın suyunu öder. Ondan sonra elektriğini öder. Ondan sonra diğer neyse artık belediye ile olan alakaları ve sahipleri onlarla olan giderlerimiz dedi Burak Tamam'la. Buradan kendimce bir ders çıkardın. Dedim ki bizim bizden de o kadar olsun. Ancak o kadar yapıyoruz. O kadarını da incelme demem. Bu kadar olmaz. Gimelerimiz bizde manevi çok büyük zararlarını duyarız.
Mesela şu savunmaya girerken sol ayakla da girdilerinin sağa girerken sol ayakla da girilebilir, sağ ayakla, sağ ayakla gelip, burada Allah'ımızın kullarıdır diye girmek var. Mesela, biz sizi bölüyoruz şu anda. Gördüğümüz insanları, Allah'ımızın bir ayeti olarak Cenabı hak yarattı. Bunda da bir sır vardır diye bilmek. İşte mutmain diye adım atmak ancak böyle olacak. Çekmiş olduğumuz o her şey tesbihatta değil. O tesbihatı biz de gerçekleştireceğiz bu tavırlardır. Mesela, ilk kimseler duydum, duydum hoşuma gitti ve dedik ki şöyle bakın bir insan, bu ne güzel insan gibi girebilme. Yani bu ne güzel. Orada şunu hatırlıyorum. Aleyhissalatu vesselam beni buyuruyor ki güzel ahlaki ile kişi geceyi katil, bircene nasıl diyor? Gündüze oruç tutuyor, onun derecesine gelişir. Demek ki ibadet ve taatin bize millana getireceği nedir? Hareket tavır.
Manevi Huzur ve Takva Yolunda İlerleme ne anlatıyor?
Manevi Huzur ve Takva Yolunda İlerleme kaydında Hayırlı insanların yanındayken insan daha güzel düşüncelere sahip olur. Ama çevre değiştiği zaman hali de değişir. Ama makamda değişme olmaz. Bunun için büyüklerimizin ekseriya üzerinde durduğu mutmainne sıfatı. Aman daha bunu yakalayın buyurdular. Mutmainne sıfatının bulunması amelimizin kabul olmasına işarettir. Birden Muhammed…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 8 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
O bu görevlerimizin insanlarla olan münasebetimiz ve zahir zahirde olan vazifelerimizi bir düzene bir mucizama sokmaktır. Ne diyelim? Mesela biz bir misal vermek gerekirse. Sami ne hazretleri, abdest Allah'ın sırrı. Bakın, yapmış olduğu evrak ve ezkar onun zahirinde ne kadarsa hiç arkada değil hiçbir kimseyi beklerdim. Sonra onun dikkatini çekiyor diyor ki bu kimdir diyor. Her zaman ücretini verirken başkaları bozduruyor, zaman alıyor, zaman harcanıyor. Bunda ise neyse onu veriyor. Altmış geliyor. Mesela Tahtakale'de onun muhasebe ile meşgul olduğu bir odası. Bir görseniz hayret edersiniz. Rızkım helal olsun diye o daha geride hesapla meşgul. Mevcut. O zaman bu ceza bütün makinalar, bilmem, planlar bunlar yok. Bilgisayarda mesela Yiğit yok. Onun halendir. Yapıyoruz. Bir tanesi mektup getirir. Hayır, asla. Bu, bunu bir defa kullanmak için tercih edilmiştir. İkincisinde kullanamaz.
İşte gönlündeki unutma illa hali, raziye hali, maziye halini dışına bak şimdi. Yani kendilerine ne özel bir şahsiyet edittiler biliyorlar. Mesela, Efendimiz aleyhissalatu vesselamı görünce Yahudi alimleri bile Yahudi alimleri bile Abdullah aleyhisselam diyor ki vallahi bu yalancı yüz değildir diyor. Mesela çok itirazla geliyorlar. Çünkü Mekke'nin yollarını tutuyorlar. İşte burada bir kimse çıktı, peygamberliğini iddia ediyor. Ama daha buna inanmayın, diye hep nöbetçiler koymuş Öyle getirmişler ki, belki demişler tesadüfen yanında dururunca sözünü duyduğumuzda anlayabiliriz diye kulaklarına pamuk tıkıyorlar. Geliyor. Oturuşlarından anlıyor. Bir başkası gibi akmıyor. Oturuşta değişik hali durumu itiliyor kendisini. Ben diyor şair bir kimseyim, kulaklarından pamuğu çıkarıyor ve efendimizin ve bunu günümüze de uyarladığımız zaman şu çıkacak.
Araf suresinde bakın, inkarcıların hakikati inkar edenlerin tavır ve durumlarını Cenabı hak nasıl beyan buyuruluyor? Yalanlıyorlar. Allah'ımızın ayet-i ilahi ayetini yalanlıyorlar. Sebebi ne? Kibirlerinden dolayı. Yoksa burada efendimizi inkar diye bir şey yok edemiyorlar tabii. Hak olduğunu biliyorlar, Hak olduğunu bine bine kibirlerinden dolayı. Neden kibir ediyor? Kibirlerinin sebebi şu. Yetim olmayacak, öksün olmayacak, mal olacak, mülk olacak. Ulan Kerim'de kalyetinle alayım der. Şu kalbe iki kişiden biri derler. Mesela belirttim Muğire, malı ta ta'den Mekke'ye kadar uzanan biri, malı olacak diyorlar. Halbuki kemalat malda değil mülkte değil. Mesela çok önemli, insanın batındaki hali zahirde de bölünüyor. O batındaki güzellik zahirde de bölündüğü zaman insanla etkileniyor ve yanlış düşünce ve fikirlerinden vazgeçiyor.
Biz şimdi mübarek bir yolu müdavimleri olarak bunu elde etmek mecburiyetindeyiz, başarırız, buna bakar mısın? Şahsiyet olarak Yani bir güzelliği olacak, mübarek olur, bir yansıması olacak. Şimdi bakarız mesela askeriyedendir. Nereden biliriz? Onun rütbelerinden hemen bildiği elbiseden bilir. Emniyet'teyse, Emniyet'teki adamın elbiselerinden bilen memursa yine bir ilminden kuşam kuşamlıktan çıkarır. Diğer mesleklere göre de nesi vardır? Bunun ilim ve kuşam tarzı vardır. Demek ki ihsan beklentimizin müdavimi olan kimsenin de bir kılgı, kıyafeti, şekli, şemayı biçimi olacak. Burada kıllığımızı, kıyafetimizi, biçimimizi, şeklimizi anlatır. Güneydi Bahradi, Kaddese Allahu Ekber. Demek ki biz, demek ki biz bu güzellikleri yansıtacağız ve bir hedef boyutu. Hedefimiz ne olacak? Allah'ımız kitabı Kerim'inde zaten hedefi koyuyor. İki ayet kelime var. Daha başka da buna nasip olabilir.
Din Allah'ın oluncaya kadar mücadele edeyim. Bu ne demek? Yatıp uyumayın demek. Evet, bedenin zaruri olan ihtiyaçları giderimdir ama bunu düşünen bir kimsenin rahatı kalmaz. Zaten mümin için tarif de budur. Konumuz, komşumuz, konuştuğumuz, görüştüğümüz insanlar acaba İslami edeple edeplenmiş mi? Hepiniz için bir sorumluluk mu? Hepiniz idarecisiniz. Eliniz altındakinden mesulsünüz, gerçekten çok ağlıyor. Biz diyoruz ki, eğer bizim mürşid-i kamili bizi baktığımızda yataktan kalkamayacak şekilde, yürüyemeyecek şekilde, oturarak namaz kılacak tarzda onu bu halde düşünen, Sami Efendi Hazretlerini boynu bozluğu olmasına rağmen yirmi sekiz kiloya kadar indiren ve onun sevdiklerinin vücutlarının o ızdırap içerisinde olmasının sebebi nedir? İşte sebep. Sebep şu. En bulunduğun gibi dosdoğru hareketi. Şimdi hepimiz bir aileleyiciyiz. Bizim de olsaydı dediğimiz gibi konumuz, komşumuz, etrafımız.
Bir öğretmensek bizim elimiz altında birçok öğrencilerimiz var. Am etsek memurlarımız var, mesai. Bu fizik mecburiyeti hisseden kimsenin rahatı kalmaz. Esani Elbilne hazretlerinin çok güzel bir sözü var. Dünyaya gelenin rahatı yoktur der. Yok, rahatımız olamaz çünkü hedefimiz çok mühim. Allah'ımız bizi kendisini muhatap olarak yarattığına göre Esma il ilahiyyesinin tecellisine mazhar, ef'ali ilahiye, sıfatı ilahiyyenin tecellisine mazhar bir kimse olarak mesuliyetimiz çok alıntıtır. İşte bundan dolayı bu mesuliyetini hissetmelerimizden karşı bu hale gelmişlerdir. Kendileri yerine göre bir der ve kemik haline gelmiştir. Düşünüyorum. Mesela, neyi düşünüyor? Memleketinde bacası bükmeyen insanları varsa, Araştırıyor. Eğer kül, sobası, bacası tütmeyen varsa, onlar bu ihtiyacını karşılamadan kendileri soba yaktır diyorlar. Bu içteki güzelliğin dışa yansımasıdır.
Biz demek ki okuduğumuz evrak ve ezkana dikkatli olacağız. Çünkü yapıyoruz, yapıyoruz değil. İz validemizi. Yapıyoruz ama bu İrgahtaki, Deli ve Ben İrgahındaki Muhammed abinin dini ortaya çıkıyor. Bakın bir söz söyleyeyim. Zaten büyükler kelamından anlaşılır, sözlerinden anlaşılır, tavuklarından anlaşılır. Ne denir? İşte Muhammed abi biz namaz kılacağız deyince, şunu söylüyor. Dedim ki acaba Rabbimizin istediği namazı mı kılacağız? Özyaşlarını dönüp ilaç olarak yapılıp bu gönül hastalarında şifa olacağını beyan ettiği güzel bir hadise var. Burada demek ki Tevrat meclikarımızı yaparken büyüklerimizin istediği şekilde bizzat şahit bizim efendimiz hazretleri efendimiz hazretleri Sami Efendi diye şunu söylediler. Efendim daha çok genç yaşta yapmış olduğum hatalar şimdi gözüme gözüme erkeğe sağı gibi görünüyordu. Yani istihbari okunmaz öyle okumamız gerekiyordu unutmayın. Nasıl?
Sadece sadece ilim okuması değil, bunu şuhudi hale getirmektir. Nedir? Nazari olan şu önümüze konan sudur. Bunun şuhudi olması içmemizdir. Tevhidin, tevhidin tadı ve lezzetini gönlümüzün uyması kalben yaşamaktır. Salavatü selamla Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin ruhaniyetiyle buluşmaktır. İşte bu şehirde okumak suretiyle. Biz de bir halk arasında söylenen söz nedir? Atması benden, değmez bununla olmaz. İyi bir can, iyi bir benlik. Kendisinin bir manen, manevi yoğun bakıma almak suretiyle olacak. Yakin haliyle kesin bir inançla bakmaktır. Biz bunun hepsini diyemeyeceğiz diyemeyeceğiz maddeler halinde söyleyebiliriz ne? Ondan sonra ne gelir? El kur. Allah'ımıza yakınlıktır, konu çok ağlıyor. Olsun. Biz buna inlemeceğiz, yapamazsak dahi ne yapacağız? Diyecek ki bak, önümüzde ne kadar güzel haller varmış, ne güzel durumlar varmış, bunları şu hayatımızda yakalayalım diyeceğiz.
Allah'tan gayrı sıyrılarak Rabbi tüccarimizin huzurunda olduğumuzu bilmek de bu çok önemli bir husus. Burada değişik meslekler, değişik görevler ortak olarak artık verilen, dinler olarak yapacağımız hizmetler kurbandır, bağışlardır, zekatlardır, vesairelerin HATİT. Bunun şekilleri, biçimleri, yapılacak vazifeler, görevler, bu veya diğerlerinde Rabbi Zülcelalimizin bizi gördüğü düşüncesinde olmakız. Böyle olan bir kimse hiçbir artık bunu özetlemeye denetlemeye gerek kalmaz. Evet icap eder ama o kendi kendini artık denetliyor. Rabbi zütenalimizin gördüğünü düşünmek ne demek? Rabbim görüyor diyor. Halıkım görüyor. Yani şunun bunu görmesine gerek yok diyor. Sonra madde halinde sıralayın manası uzun muhabbet halidir. Daha sonra recem, ümitvar olmak. Havfi ilahi. Sonra hayat sıfatı. Daha sonra ilahi şevk ilahi muhabbet. Sonra gönül huzuru böyle başladı. Bununla da bitmiş olsun.
Bu tumanine demek gönül huzuru ve Allah'ımızın takdir ettiği konularda görünüm, görünüm rahatlığıdır.
Kaynak: Genel
Manevi Huzur ve Takva Yolunda İlerleme | Mihmandar