Bir İnsan, Bir Hatıra. Mahmut Sami Efendi'den hatıralar. Fidan aşılamak. Bir kardeşin Erenköy'ü ziyaretinde muhterem üstazla aralarında geçen konuşmaları şöyle nakletmişti. Kırşehir'de merhum Ali Osman Torun kardeşimiz vardı. Bahçe işleriyle uğraşırdı. Ağaç aşılanması, fidan dikimi gibi konularda çok becerikliydi. Bin dokuz yüz yetmiş iki yillarında muhterem üstazı ziyaret için İstanbul'a gidiyor. Erenköy'deki devlethanelerinde kabul ediliyor. O görüşmede Üstad Hazretleri Ali Osman Bey'e, siz fidan aşılamasını bilir misiniz, diye soruyor. O kardeşimiz de bahçedeki ağaçların aşılanacağını düşünerek, bilirim efendim, Üstat tekrar, nasıl yaparsınız, diyor. O kardeşimiz de huzurda fazla konuşmamak için kısaca şöyle tarif ediyor, efendim, ağaçların dal kısımlarını keser, filizi ağacın asıl kök kısmına aşı yaparız, diyor.
Muhterem üstaz gülümseyerek filizle ağacın gövdesi arasına hava girerse aşı tutmaz, kurur buyuruyorlar. Peşinden de hava almaması için sıkıca sarmak lazım. Tavandaki otlar da temizlenmezse aşı gelişmez diyerek açıklamalarda bulunuyorlar. Allah dostları her insanın anlayacağı tarzda konuşurlardı. Manevi eğitimin önemini meslek ve meşrebine göre izah eder, iyice kavranmasına gayret ederlerdi. İnsanoğlu bir emanet taşıyordu. Bunun farkında olmalıydı. İşi ciddi tutmalı ve sıkı yapışmalıydı. Rabbimizin rızasına kavuşabilmek için kulluğu güzel yapmalıydı. Güzel kul olabilmek için de manevi eğitimine itina etmeliydi. Tıpkı bir filizin ağaca iyice sarıldığı gibi yoluna sıkı sarılmalı, sıkı bağlanmalıydı. Zira filizin kurumaması için sağlam bağlanması şarttı. Ancak o zaman meyveye ulaşılabilirdi.
İnsanın kemale, olgunluğa erişmesi, ahlaki güzelliklere ulaşabilmesi ve güzel meyveler verebilmesi böylesine sıkı bir bağlılık ve rabıtayla mümkündü. Sevki akışı devam etmeliydi. Bir de kalplerdeki ayrı kodlarının temizlenmesi gerekti. Gönüldeki kin, kibir, gurur, ucup, haset gibi pasların silinmesi elzemdi, şarttı. Kamil mümin, ticaretinde karışık işler yapmamalıydı. Muamelesi istikamet üzere olmalıydı. Helal ve harama titiz, sözüne sadık, ağzından girene ve çıkana dikkatli bir yiğit olarak yaşamalıydı. Mütevazi, cömert, affedici, ikram edici, güler yüzlü ve çevresine örnek olmalıydı. Bunun için her işini Allahü tealanın rızasına muvafık olup olmadığına dikkat etmeliydi. Mahmut Sami Efendi'den hatıralar. Bir İNSAN, BİR HATIRA.