Bir İnsan, Bir Hatıra. Mahmut Sami efendiden hatıralar. Mahremiyeti muhafaza. Muhterem üstad Mahmut Sami Ramazanoğlu hazretlerinin mahremiyeti muhafaza konusunda bir hatırasını, onun yetiştirdiği nur yüzlü, sevgi dolu bir gönül eri abiden denemiştim. Bin dokuz yüz elli yillarında Samsun'dan kalkıp Ankara, Konya gezerek, Hacı Bayan Veli ve Mevlana'yı ziyaret ederek Adana'ya ulaşan bir gönül eri. Arıya arıya muhterem üstazı bulan ve gönlünü ona teslim eden bir yiğit insan. Merhum Hüseyin Sevinç amcanın bir hatırası. Bu güzel insan üst üste iki sene Adana'ya gitmiş ve üçüncü sene üstadını memleketine davet etmiş. Muhterem üstazı hazretleri de o manevi evladının talebi üzerine ertesi sene Samsun'a gelmiş ve evinde misafir olmuş. Hizmet sohbet öylesine candan ve yürekten ki, o günün tadını anlatamam, tarif edemem demişti.
Oradan ayrılacakları gün hane halkı hanımefendiler, ne olur evimizi gönlümüzü aydınlatın, bu Allah dostunun biz de elini öpelim, duasını alalım diye ısrar etmişler. Anadolu hanımına has bu safiyane ve samimi taleplerini o büyük Allah dostuna ulaştırılmasını istemişler. Muhterem müsteazın kendilerine gösterdiği sevgi ve ilgiye bakarak durumu arz eden nur yüzlü, sevimli insan merhum Hüseyin Sevinç amcaya muhterem üstaz gayet ciddi ve hassas bir şekilde kırmadan, kırılmasına fırsat bırakmadan şu cevabı vermişler. Bizim yolumuzda, dinimizde, mahremi olmayan bir kadına el öptürülmez. Madem çok ısrar ediyorlar, fakir dışarı çıktığında uzaktan görebilirler, buyurmuşlar. Muhterem üstaz hazretleri kitap ve sünnet çizgisinde yaşamaktan asla taviz vermemişlerdir. Mahremiyet dinimizin önemli bir konusuydu. Evlatları da bu hassasiyeti öğrenmeliydi.
Muhterem üstaz bütün hayatı boyunca sevdiklerinin gönüllerini de incitmeyecek tarzda konunun hassasiyetini ve dinimizin ölçülerini anlatmaya çalışmışlardır. Mahmut Sami Efendi'den hatıralar. Bir İNSAN, BİR HATIRA.