Bir İnsan, bir hatıra. Mahmut Sami Efendi'den hatıralar. Şam-ı Şerif'te dokuz ay. Muhterem üstad Mahmut Sami Ramazanoğlu Hazretleri Şam'da dokuz ay kaldılar. Namazlarını hep cemaatle Cami-i Mansur'da kılardı. Hane-i Saadetlerine en yakın cami burasıydı. Bin dokuz yüz elli dört senesiydi. Mevlit Kandili yaklaşınca üstadımızı bizim okulun camiinde yapılacak olan Mevlidi Nebi Tilaveti'ne davet ettim. Davetimi kabul ettiler. Buluşma yerine de tayin edip şöyle dediler. Cami Mansur'da buluşur, akşam namazını kılar, beraber gideriz inşallah buyurdular. Başüstüne efendim dedim ve huzurlarından ayrıldım. Mevrit Kandili münasebetiyle bendenize hutbe vazifesi verilmişti. Hitaben hocamız Muhammed Tuleyn Hoca Efendi fakire geldi ve Şeyh Osman akşam namazından sonra bana gel. Senin hutbeyi dinleyeceğim. Başka vaktim yok, dedi. Aynı vakitte üstadımıza da söz vermiştim.
Nasıl olacak şimdi, diye düşünmeye başladım. Hemen aklıma Emin Zemergani'nin torunu Yasin Zemergani geldi. Benim sınıf arkadaşımdı. Onun yanında sık sık Sami Efendimizden bahsederdim. O da Allah'ım bana bir ziyaretlerini nasip eyle diye dua ederdi. Onun yanına vardım ve bugün sana ziyaret nasip olacak dedim. Durumu anlattım ve bana vekaleten Cami Mansur'a gidip Mahmut Sami Efendi hazretlerini buraya getirebilir misin dedim. O da, bağışım üstüne ancak ben onu tanımıyorum ki dedi. Ben de peygamber efendimiz hadis-i şeriflerinde müminin ferasetinden sakının çünkü o Allah'ın nuruyla bakar, buyurmuyor mu dedim. Sen camiye git, namazı orada kıl. Namazdan sonra cemaatin içinde başında mütevazı bir sarığı olan zayıf, nahif, nur yüzlü birini göreceksin. Yüzünde Allah'ın bir dostu olduğundan şüphe etmeyeceğin yabancı bir cemaat. İşte o şeyh Sami Efendi hasretleridir dedim.
Abdestini alınca o arkadaş camiye gitti. Ben de Muhammed Tuleym hocama gittim, hutbeyi okudum. Okuma işi bitince hoca efendiden izin alıp doğru odama koştum. Kapıyı açtım. Baktım ki Sami efendizle Yasin Semergani gelmişler. Üstadımıza durumu anlattım ve özür diledim. Muhterem üstad fakirin mahcubiyetini gidermek üzere gayet neşeli bir vaziyette, biz birbirimizi kolaylıkla bulduk. Bir zorluk olmadı buyurarak gönlümüzü almaya çalıştı. Birlikte yatsıyı kıldık, merasimi huzurla dinledik. Mahmut Sami Efendi'den hatıralar. Bir İnsan, Bir Hatıra.