Bir İnsan, Bir Hatıra. Mahmut Sami Efendi'den hatıralar. Sevgi disiplini. Muhterem Üstat Hazretlerinin talebelerinden emekli yüzbaşı Merhum Abdülkerim Güçlü abimiz vardı. Afyon'un Dinar kasabasında doğup büyümüş, vazife icabı vatanın her yerinde az çok bulunmuş bir hizmet insanı. Uzak Doğu ülkelerinden Kore'ye yüzbaşı olarak gitmiş ve orada Türkiye'nin şanına layık hizmetlerde bulunmuş bir Kore gazisi. Ceadetli olduğu kadar yufka yürekli, hassas bir gönül adamı. Konuşmalarında şecaat ve kahramanlığı, komutanca davranışları çok bariz bir şekilde görülürdü. Sevgi dolu, kitap dostu, teslimiyet sahibi, iri yapılı, gözü yaşlı yiğit bir insandı. Cağaloğlu'nda bulunduğumuz senelerdeyken bir gün Erkam yayınevine gelmişti. Odada birlikte otururken muhterem üstazla ilgili hatıralardan sormuştum. Kendisiyle ilgili birçok tasarruf ve kerametlerinden bahsetmişti.
Onun en çok dikkatimi çeken, fakire en çok tesir eden sözleri mürşidene olan muhabbet ve teslimiyetiyle ilgiliydi. Şöyle anlatmıştı. Mustafa, vazifedeyken izne çıkıp da direkt memlekete gittiğim vaki değildir. Önce İstanbul'a gelir, Erenköy'e uğrar, üstadımızı ziyaret eder, duasını alır, sonra memleketime, Dinara giderdim. İzin dönüşü de memleketten İstanbul'a gelir, üstadımızı ziyaret eder, duasını alır, öyle vazifeye dönerdim. Elhamdülillah, emekli olasıya kadar bu şekilde hiç aksatmadan bu adaba riayet etmeye çalıştım. Sevgi ve teslimiyet bu edebi gerektirirdi. Bu bir sevgi akışı ve sevgi disipliniydi. İnsan sevdiğine böyle teslim olmalıydı. Kamil insan ancak bu edeple yetişirdi. Emir komutaya gerek kalmadan sevgiyle, teslimiyetle eğitilirdi. MAHMUT SAMI İ Efendi'den Hatıralar. Bir İnsan, bir hatıra.