Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. İbadet ve taatlerin bir sırrı vardır. Kurban taati bu ibadetin esrarını ise Cenabı Hak Hac Suresi otuz yedinci Ayet-i Celine de bildiriyor. Bunu birkaç örnekle ifade edecek olursak, mesela cihat taatinin sırrı nedir? Kendi şahsımızda yaşanmasıdır. Hud suresinde de haber verildiği üzere Emrolunduğun gibi dosdoğru hareket et ayeti celilesi de buna işaret eder. Allah için sevgi, Allah için bu uzun sırrı nedir? Bu da Mevla için olmasıdır. Sevdiğimizi hiçbir maddi değerle, kıymetle ölçmemek, sadece Mevla rızası için sevmek, kızarsak, öfkelenirsek, darılırsak Allah için kızmaktır. Mesela oruç taatinin esrarından biri nedir? Takvadır. Mesela Hac taatinde neyi ifade edebiliriz? Hac taatinde, Allah'a bir seferin Cenabı Hakk'a bir yolculuğun işaretidir.
Bir Kabe'yi tavaf etmenin, yedi defa dönmenin nefsin yedi mertebesini aşmak demektir. Makam-ı İbrahim'e varmak, vasıl illallah olmaktır. O zaman biz safa ve mervede de koşuyoruz. Bu ne demektir? Kötülükten kaçmak, tefirru ilallah Mevlai zülcelal'e yönelmektir. Biz kurban kesiyoruz. Bu kurban kesmenin anlamı nedir? Bir teslimiyettir. Bu teslimiyetin dışa yansımasıdır. Biz sevdiğimiz bir kimseye eğer çok sevecek olursak kurban olayım deriz. Kurbanın olayım deriz. Bunu şuurlu veya şuursuz bir şekilde ifade ederiz. Kurban olayım deriz. Kurban olmak, feda olmak demektir. Bakıyoruz Ashab-ı Kiram da efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme fedae ebi ve ummi ve nefsi ya Resulallah diyor. Canını, malını, anasını, babasını, her şeyini feda ediyor. Kişi Rabbi zülcelal'imize de her şeyini feda ediyor, kurban ediyor. Nasıl? Malını ve canını Allah'ın yolunda feda ediyor, kurban.
Kurban hiç şüphesiz bir hayvanı alıp çukurun başına getirip yatırıp boğazına bıçağı kesmenin anlamı teslimiyetin, o. 0 boğazlanmanın altında yatan sır teslimiyettir. Aynı zamanda kurban Allah'a yönelme kapısıdır. Rabbi zülcelalimize yönelişin bir ifadesidir. Şartlarını haiz olan bir kimsenin varlığı müsait olan bir kimsenin Rabbimizin emrine teslimiyetle ona yönelip, hayvanını onun yolunda eda etmektir. Aynı zamanda itaatin hayata yansıması demektir. Çünkü biz Saffat, Saffat suresinde esalne ve Saffat-i Saffe, fezacirati zecra, fedtaliyeti zikra, diye başlayan ayeti celilelerle devam eden surei celilei cemile'de ne yapıyoruz? İtaati hayata yansıtıyoruz. Nasıl yansıtıyoruz biz bunu? Sekiz bir rivayette de on üç yaşında olan İsmail aleyhisselamın boğazını bıçağa teslim etmesi itaat değil de nedir?
Gönül meyvesi olarak ifade edilen bir yavrunun, Hanik-ı Zülcelal'in emrine saygı ile yatırılıp kurban edilmek istenmesi elbette itaate en güzel bir örnektir. Esriu billah. Yavrum ben seni kurban etmekle emrolunuyorum deyince İsmail aleyhisselam sair billah kale ya ebetif alma tımar. Ey babacığım emrolunduğun vazifeyi yap demek suretiyle itaati Rabbi zülcelal'imize olan saygısını, sevgisini, muhabbetini ifade etmiştir. Kurban sadece o hayvanın boğazlanıp bu işlemin bitmesi demek değildir. Sadece bu değildir. O hayvanın kurban edilmesi günahların kurban edilmesi Kafamızdaki yanlış düşünce ve fikirlerin, ortadan kalkması, onun kesilmesi demektir. Bir başkasına hile koruma, bir başkasına zulmetme, düşünce ve fikrini yok etmek demektir.
Gönülden şehevi, hayvani duyguları, hasetlik kim kibir, gıybet, Müslüman'a adavet düşmanlık, dünyaya aşırı tama ve istek, tulü emel, tulü emel uzun emel ve endişeleri ve kötü ahlakın hepsini kurban edip kesmek demektir. Bu bayram münasebetiyle bayram ne demektir? Bayram, sade yapmış olduğumuz yemekleri vermekle birlikte sunacağımız şekerler, çikolatalar, lokumlar vesair tatlılar sadece bu değildir. Ya ne yapacağız biz misafiri kovacak mıyız? Yedirme yok, içirme yok. Yemek yok, içmek yok. Şeker yok, tatlı yok. Ne yapacağız? Evet bunları ikram edeceğiz. Ama bunun yanında asıl ikramımız ulema-i kiramımızın telifi olan kıymetli eserleri onlara takdim etmektir.
Bu şekerin yanında, bu tatlının yanında, bu yemeğin yanında eğer biz eğer biz, bize istikamet tayin edecek, yol gösterecek eserleri takdim edecek olursa, bunun yanında bir kitap verecek olursa, o zaman en güzel nimeti ona sunmuş oluruz. Bayram dargınların barıştırılması demektir. Asıl manası da budur. Mesela borçlu bir insanın borcunu ödemek bayramda ona en güzel iltifat ve ikramdır. O yedireceğimizden içireceğimizden ziyade eğer borçlu bir kimse ise borcuna yardımcıyız. Onun eğer bir ihtiyacı varsa, ihtiyacını gideriyorsa bu ona en güzel bayram hediyesidir. Mesela şimdi işsizler pejok. Bir işsize iş bulabilmek, onu en güzel bir bayrama kavuşturmak demektir. Ben araştırdım, bahtım, sordum, sana bir iş buldum diyecek olsan asıl bayramı ona sen bu şekilde yaptırmış olursun. O bayramını bu şekilde yapar.
Bu yapacağımız iltifatlar maddi olan yemeler, içmeler, tatlılar, şekerler, çikirotalar vesaireler bunlar bir anlıktır ama o devamlıdır. O işsiz ve güçsüz bir insana iş olabilmek. Bir telefon açıp bayramını tebrikle birlikte ben sana şöyle bir iş temin ettim, gelebilir misin diyecek olursan bu en güzel ikramdır ona. Ve kurban taati aynı zamanda Mevla-yı Zülcelal'e vuslattır. Ona kavuşmanın bir işaretidir. Kurban taati estaihübillah inna lillah ve inna aleyhi raciun ayeti celilesinin manasını yaşamaktır. Bu Ayet I celilenin esrarına vakıf olmaktır. Ne münasebeti var. Biz bunu önümde vesair sıkıntılı anlarda ifade ilahidir. İnna illa ve inna aleyhi raciu. Biz bunu o zaman söyleriz. Kurbanla bunun münasebeti nedir? Kurban demek bu ayeti celile demektir. Biz Allah'tan geldik, yine O'na dönecek. O kurbanı boğazamak O'na dönüşün ifadesi olduğuna göre anlamı da budur.
Biz ondan geldik, ona gideceğiz. O kurbanı boğazamak, kendimi boğazlamam, kesmem caiz olmadığı için, bu men edildiği için, ben kendi yerime, kendi el ayak göz kulak vesair azalarımın yerine bunu kurban ediyorum, Allah'ın yolunda feda ediyorum demektir. Biz Rabbi zülcelalimizle geldik, tekrar ona döneceğiz. Bu emaneti onun istediği şekilde halıkımıza teslim etmek demektir, kurban. Kurban. Ne demektir kurban? Kurban gönlümüzdeki gönlümüzdeki kibir, ucu, kendimizi yüksek görmek, cimrilik vesaire hasetlik, kendimizi bir başkasından üstün görme illeti, bu gibi hastalıkların tamamen kalbimizden, gönlümüzden kesilip atılması, atılması demektir. Kurban, vahyin ışığının dışında kuru bir akilla hareketi terk edip, vah ile aydınlanan bir akilla, Mevla'nın Celle Celalü yüce kudretini tevekküldür. Dür. Çünkü akıl aynen bir yüzücü mesabesindedir.
Fakat o daha kıyıya gelmeden önce suya batıp boğulan bir nesnedir. Eğer ki, eğer ki akıl, vah ile ilahi emirlerin doğrultusunda hareket edecek, Kuran-ı Azimüşşan ve sünneti semiye ile gelinecek olursa, sefinetünnu, Nuh aleyhisselamın gerisi gibi mi? Bir kere kurbanın etinden de biz tadıyoruz. Bu tadacağımız tat ve lezzet ne olmalı bu tarif? Allah'ımızın aşkı olmalı. Yakin sırrı olmalı. İmanda tamamen tereddüdün ortadan kalkıp yakin sırrı ile gayme imanın güçlenmesi demektir. Tanıacağımız haz ve lezzet ibadet ve taatteki nura kavuşmaktır. Cenabı Hak cümlemize mübarek kılsın. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi selim sohbetini dinlediniz.