Kuran Azimüşşan'a baktığımız zaman Kuran'da iki özellik görürüz. Birincisi öğretici olması. Öğrenmemiz öğrenmemiz faydalı olması için eğitici olması icap eder. Şimdi öğrenmek bir başka. Öğreniriz ama burada önemli olan eğitici olması. Mesela Sa'd ibn Hişam Aişe annemize soruyor Radıyallahu Anh'a. Ya Aişe Resulullah'ın ahlakı nasıldı? Siz diyor Kuran okumuyor musunuz? Resulullah'ın ahlakı Kuran'dan ibaretti. Demek ki efendimiz aleyhisselatu vesselam için söz söylemekte insan zorlanır. Abdullah bin Revaha Radiyallahu Anh'a Efendimizin şairlerinden dediği gibi her ne söylense eksik kalır der. Burada efendimizin efendimizin Kuran-ı azimüşşan ile ahlaklanması. Bakınız Kuran'la eğitiliyor Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam. Şöyle. Rabbim beni terbiye etti, terbiyem de ne güzel oldu. Bize burada çok büyük dersler var.
Demek ki biz okuduğumuz Kuran azimüşşan Ehadisi Nebeviye ve Evliyaullah'ın Ulemai Kiram'ın eserlerini sadece okumak değil, öğrenmek değil, bunu bizde eğitici olması bizi eğitmesi önemlidir. Burayı anlamazsak biz tarikatı Aliyyede santim ileri gidemeyiz. Bak burayı iyi yakalayacağız. Şöyle diyeyim, bunu anlamazsak ne Evrad ve Ezkarımızın konuş sebebini ne de taatlerin hikmetini anlayamayız biz. Taatlerdeki hikmet nedir derseniz, bakın Kuran-ı Kerim'de Cenabı hak namazı ifade buyururken buyruluyor. Namazdan gaye namazdan gaye eğitilmemiz gerektiği anlatılıyor. Namaz insanı kötülüklerden alıkoy buyuruyor diyor. Demek ki bizi bizi okuduğumuz Kuran böyle bir çırpıda okuyup geçmek değil. Yine Rabbimiz esame. Kuran Azimüşşan'dan gaye neymiş? Kuran Azimüşşan'dan gaye gaye, esen, esen, bizim hayatımıza hakim olması, hayatımızı Allah'ın kitabıyla tespit etmek, ona göre tertip etmek.
Mesela bir kadın kırk yıl Kuran-ı Azimüşşan'la konuşuyor. Nedense Kuran-ı Azimüşşan'la. Diyorlar ki anne neden Kuran-ı Kerim'e göre konuşuyorsun? Esselam. Kişi bir söz söylemez ki melekler onu kaydetmesin. Bakın eğitici, Eğitim yönünü alıyor. Sadece okumakla değil, söylediğim her söz melekler tarafından kayda geçiyor, kayda geçiyor. Onun için boş konuşamıyorum, Kuran'la konuşuyorum diyor. Bu Konya'nın Ilgın diye bir yeri var. Burada efendimiz Hazretleri sohbet buyuracaklar. Şoförleri daha o gelmeden önce bir kitap okudular, kendi kendine okuyor. Dört madde halindeydi veya beş maddeydi. Maddeler vardı. Her bir maddeyi okuduktan sonra şöyle diyordu. Bu bende yok. İkinci maddeyi okuyor, bu da bendeydi. Üçüncü, sonra da ağlamaya başladı. Dedi ki bende dedi şu sayılan hususların hiçbiri yok. İşte bu. Eğitici yönü bu. Bazen duyuyorum bir kısım yerler anlatılıyor.
İşte şöyle gelmiyor şöyle giriliyor, o değil orada. Önemli olan bizim alacağımız ders ve yetişmemiz önemli. Oradaki ifade ettikleri sözler önemli. Bizi yetiştirici olan o beyanlarını hayatımızda geçirebilmek önemli. Ne kadar geçirebiliyoruz? Kuran-ı Kerim öyle. İnis sebebi Ashabı Güzin için buyuruluyor ya onlar canlı Kuran'dı. Canlı Kuran'dı demek yaşıyoruz. Mesela Ashabı Güzin efendilerimiz bir ayet okurlardı. O ayetten diğer bir ayete geçiş ancak yaşamak suretiyle onu yaşarlardı. Mesela gözyaşını Ashabı Güzün tutamıyor. Hadid Suresindeki Hadid Suresindeki on altıncı ayeti celile onların gözyaşlarını böyle bir ırmak haline getiriyor. Neden öyle oluyordu, onlar niye ağlıyordu? Sıddıkı azam gözyaşından duramıyor. Göz yaşından Sıddiki Azam Radıyallahu Anh Efendimiz gözyaşlarını tutamıyor. Kuran Azimüşşan iniyor.