Tilaveti Kuran'ı terfili huruf ve tefekkür tefekkür manasını düşünerek ve terfik-i asfalt ile tezyin ediniz. Terfik-i asfalt böyle kişi şu güzel değil. Mesela Kuran ilmi ile alakalı azap ifade eden yerlerdeki sesin tonu bir başka, rahmet ifade eden ayetlerdeki sesin tonu bir başkadır. Ve okunurken de böyle bir Kuran Azimüşşan hüzünle inmiştir, hüzünle okunur. Sizden birisi Cenabı Hak ile münacat ve mükalemeyi severse huzuru kalp ile Kuran okusun diye buyruluyor. Şimdi bunları direkt okumak belki yoracaktır. Bu hadis-i şerif önümüze gelince şu hadiseyi bize hatırlattı. İmam hatip'e yeni girdik. Mürşid-i kamilimiz okula geldi. Bir D sınıflığıydı girdiler. Böyle teneffüs sıraların ortasına durdu. Yanında da Kayseri'den böyle bir sevdiği bir amcamız.
Efendimiz buyurdu ki evlatlarım biz karanlık gecede yıldızları nasıl görüyorsak ilim halkalarında melaike I kiram öyle görüyor dedi ve şu hadisi şerif okudular. Eşrafu rummetiye hameletül huruem ve ashabul leyl manasını manasını kendimden değil bizzat zamanın kutbu Azamından ifade etmek istiyorum. Ümmetimin Eşrefi yani en kıymetli, en üstün, en faziletli olanı Kuran'ın ahkamı celilesiyle amil. Biz şimdi nedir dedik buna? Kuran'ı hafız olan ama öyle bir ifadede bulundu ki ümmetimin Eşref'i Kuran'ın ahkam-ı celilesiyle amil ve tilavetine muvazıp olan huffaz ile hafızlar ile salat-ı teheccüt ve zikir için geceleri ihya edenlerdir. Şu anlamı bile müstesna. Efendim ilmi Rabbani bir alim onlar. Ne yaptı üstadmi bu hadisi şerifi okudular. Yıllar geçti tarih tekerrür dediler ya artık bilmiyorum nasıl olduğunu. Rüyamda hep imam hatimi görüyorum. Allah bunda bir iş var dedim.
Şimdi bir değil iki değil üç beş hep gireyim bir okula bakalım dedim. Hem de bir müdür kardeşimiz onu da tebrik edeyim mübarek olsun diyeyim görevlerine. Vardı buraya aynı sınıfa girmiş. Aynı sıraların arasına bu hadisi. Sonra müdür kardeşimizin çok seviyoruz onu yanına vardım. Doldular tabi. Etrafımıza öğrenciler. O yılda da gevrat almıştım. Sami Efendi Hazretlerinin üstadımız dedi ki efendim zamanın fitnesinden korkuyorum. Çocuğuma bir ders verseniz mübarek parmağı ile işaret etti, şeydi gösterdi. Efendimiz orantı kurdu. İşte şu yüz on bir olursa o gösterdiği an önce on bire geliyor dedi. Orada o talebe kardeşlerimize biz buraya bu dersle girdik, siz de bu evrahı okuyun diye on bir istihbarda başlıyordu. Bu genç safhada ki kardeşlerimiz de aynen öyle. Aman otuz üç istiğfarla başlayan vazifeyi yapacağız. Şimdi bir söz var virdi olmayanın virudu olmaz denir.
Yani bir evradımız, ezkarımız olacak ki kalbimize dolsun. Mesela Şeyh Seyfuddin hazretleri, Kaddafi Allah'u sırrı. Şimdi bakıyorum korona işte virüs bundan dolayı baharın gelmesi sizi aldatmasın aman şartlarına dikkat edelim diye gün içerisinde beş on defa tekrarlanıyor. Böyle tekrarlanmasının sebebi aman ha gaflete düşüp de birbirlerinden kalkmasınlar diye. Bizde diyoruz bak Ramazan'ı Şerif bitiyor. Bu ezanla şey okuyorlar, dualar izliyorlar. Biz diyoruz ki adap Risalesinden, musahabelerden okuyalım. Gerçekten efendilerimizi biz tanıyamamışız. Bu Elif efendi dergahında bir kardeşimiz bize müsabakelerden okudu. Bir müsabakeyi altı ayda bitiremedik. İçindeki nur, feyiz ve ledüniyetinden dolayı. Zor geliyor mor geliyor değil. Yeni dünya dergisinde de var. Sadeleştirilmiş şekilde okuyalım. Bambaşka onu yazan bir kere kimdi? O hangi parmaklarla yazıldı? Bir öğrenelim. İnşallah öğreniriz.