Kuran-ı Kerim ve Maneviyatın Derinliği | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
Kuran-ı Kerim ve Maneviyatın Derinliği
Kuran-ı Kerim ve Maneviyatın Derinliği kaydında Doğrusu biz onu yani yukarıdaki Alak suresinin ilk ayetlerini insanlığın kaderinin dönüm noktası olan bir gecede dünyanın kapılarının Allah'a kulluğa aralandığı, kıymetini Kuran'dan alan mübarek Kadir Gecesi'nde indirdik. Essairü billah, Apaçık olan kitaba andolsun ki biz onu Kuran'ı mübarek bir gecede indirdik kuşkusuz biz vericiyiz. Bu…
Doğrusu biz onu yani yukarıdaki Alak suresinin ilk ayetlerini insanlığın kaderinin dönüm noktası olan bir gecede dünyanın kapılarının Allah'a kulluğa aralandığı, kıymetini Kuran'dan alan mübarek Kadir Gecesi'nde indirdik. Essairü billah, Apaçık olan kitaba andolsun ki biz onu Kuran'ı mübarek bir gecede indirdik kuşkusuz biz vericiyiz. Bu mübarek aya da değerini veren Kuran-ı Azimüşşan negul el Kuranke inun hayvın beynene. Biz deriz ki Kuran-ı Kerim, el an aramızda diridir. Bunu da Rabbi Zülcelal'imiz bize Yasin-i Şerif'te haber vermektedir. Kuran-ı Azimüşşan'ın hay, diri olduğu beyan edilmektedir. Bu sadece düğünlerde, derneklerde vesair merasimlerde okunan kitap değil, bizim hayat tarzımızı ayarlayan Kitabı Mübin'dir. Bunu da baktığımız zaman Kitabı Mecide aklen ve fikren diri olanları uyarması ve kafirler hakkındaki o sözün, azabın gerçekleşmesi için Kuran'ı indirdik.
Bu ayet-i celile de anlayacağımız ashab ile, aklen ve fikren diri olanları uyarması için hadırun ve nazırun ve şahidin alina. Kuran azimussan elan hazırdır, o gizli bir yerde değildir, aramızdadır ve bizim hayır ve şer ne yapmışsak amellerimize şahittir. Kuran Azimüşşan, Ramazan-ı Şerif'i nurlandırdığı gibi sırf bu ay değil, asım inüs sebebi insanlardır, bizim nurlanmamızdır. Bunu da Abdülaziz etdebba Hazretleri kalpte sallallahu aleyhi ve sellem şu şekilde ifade buyurur. Kur'an-ı Kerim'de üç tane nur vardır. Birinci nur, nur-u delalete alallah. Kuran-ı Azimüşşan insanı bütün Cenabıhakk'a götürür. Zaten okuduğumuz ayetlerde amenerrasulünde ve diğer surelerde şu şekilde geçer. Esrailbillah. Ve ileykeel masir. Dönüş Allah'adır. İyiniz içiniz hayatınızı devam ettiriniz ama bir gün geleceğiniz yer bizim huzurumuzdur buyuruyor Cenabı hak.
Bunu Cuma suresinde biz çok açık bir şekilde müşahede ederiz, çok açık bir şekilde. Mevla-yı Zülcelal'imiz bizim sonumuzun ahiret olduğunu, ona dönüş olduğunu beyan buyuruyor. Cuma suresinin böyle alt kısımlarına doğru ayet-i celile bize haber verir. Halatımız bu muazzam kitabı, mecit ile amel etmeyi, ona muvafık bir hayat yaşamayı bizlere nasip ve müyesser buyursun. Bütün kitapların anasıdır. İncil, Tevrat, Zebur ve diğer peygamberlere gelen sahifeler hep kitabı kerimdedir. Mevlamız ayat-ı ilahiyede dönüşün zatına olacağını, Cuma suresinde de ifade buyuruyor Esallı. De ki sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gayba da bölünen alemi de bilen Allah'a döndürüleceksiniz. Fe yunebbiukum bir mekuntüm taamelun. O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir. İkinci olarak nur-u imtisalil evamir.
Kitabı Kerim öyle bir nur ki ilahi emirlere uymak suretiyle insanı zulümattan, insanı küfürden, şirkten, nifaktan, büyük günahtan, küçük günahtan ve masivadan koruyan bir nurdur. Üçüncü olarak nur-u içtinabin nevahi, isyandan kaçmak suretiyle de bir nurdur. İmamı Kuşehirî Rahmetullahali Hazretleri, Kuran-ı Azimüşşan'ın şifa oluşuna dair ve şifau, Kuran-ı Azimüşşan şifadır. Mindei şirkirlil müminin, müminlerin şirke düşmelerinden kurtulması için. Şirk inkar demek değildir. Şirk, Allah'ımızın yanında Onun hükümlerinin dışında bir başkasını hayatımıza hakim kılmaktır. Ve şifadır. Ariflere yol gösterir. Cenab-ı Hakk'ı tanımakta önümüze engel olan bütün maniaların kalkmasında bize şikadır. Ne olabilir? İrfan sahibiyim deyip böbürlenmeye inebilir insan. Nefsimize yenik düşersek, İşte benim gibi bir amel eden yok diyerek ucube kendisini kişinin beğenmesine doğru bir hastalığa da gidebilir.
Kuran-ı Kerim ve Maneviyatın Derinliği ne anlatıyor?
Kuran-ı Kerim ve Maneviyatın Derinliği kaydında Doğrusu biz onu yani yukarıdaki Alak suresinin ilk ayetlerini insanlığın kaderinin dönüm noktası olan bir gecede dünyanın kapılarının Allah'a kulluğa aralandığı, kıymetini Kuran'dan alan mübarek Kadir Gecesi'nde indirdik. Essairü billah, Apaçık olan kitaba andolsun ki biz onu Kuran'ı mübarek bir gecede indirdik kuşkusuz biz vericiyiz. Bu…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 12 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Cenabı hak korusun. Kendisinde bir fazilet, üstünlük görme gibi bir belaya da duçar olabilir. Hep bunlara karşı arifler için bir şifadır. Ve şifanın min leva ici şevki lil muhebbin. Cenabıhakk'a aşk muhabbet duyduğunu ifade eden, bunu biz gerçek manada söyleyelim, Allah'ımıza gerçekten büyük bir aşk ve şevk içinde olanlara da bir şifadır. Kuran-ı Azimüşşan, Fatiha suresinden sonra, Bakara suresindeki ilk ayetler, Sallallahülazim. Bu surei celilei cemile'de işaret edilen hakikati Ebu Abdurrahman es-Sülemi Rahmetullahi Hazretleri şu şekilde haber verir. Bir buyruldu ki, Allah'ımızdan korkan kimseler için bir öğüttür. Neden umum demedi? Demek ki ehli olmamız gerekiyor. Umum hepimizin kurtuluşu için gelmiştir ama asıl öğüt ve nasihat Rabbimizden korkan kullar içindir.
Ve tarikatün liseliki, Allah'ın yoluna düşmüş celle celalühü istikamet üzere olmaya gayret gösteren, Hac suresinde haber verildiği üzere gönül gözlerinin açılmasını isteyen hikmet ehli olmak talebinde bulunan kimselere, vuslat Rabbi Zülcelal'imize kavuşma aşkı ile yananlara bir yoldur, bir esastır. Onlara da hakikati gösterir. Ve necatün lilhalikin. Allah korusun, nefis ve şeytanın dünya ve kötü niyetli insanların ağına düşen kimselerin de kurtulması için ilahi bir tutanaktır, tutanaktır. Tutunaktır. Çünkü eshamu ve alt tassimu bihhab lillah, Allah'ın hablü metini hak olan Kuran-ı Azimüşşan'a sımsıkı tutunun, öyle diyor. Gönül gözü açık olan kimseler için de daha da bir açılması. İlimde ise aynı yakin hakkal yakine ulaşması. İlmin esrarına kavuşması, nefsin mertebelerinde bu aşamaları geçmesinde, daha birçok hakikate eğrmesinde, marifeti elde etmesinde nedir? Bize apaçık bir delildir.
Ve şifanın lil mütehayyiri yolunu şaşırmış kimselere de şifadır. Ticaretinde işte varlık sahibi olmak için şöyle bir yol izlenirse daha bir zengin oluruz düşüncesiyle Allah'ımızın men etmiş olduğu haksız kazanca gitmekten insanı kurtaran bir devadır. Ve Emanün lilhaifi, Rabbi Zülcelalimizden hakkıyla korkan korkup emri ilahiyeye yapışıp nehyyolmamdan kaçan kimseler için bir kurtuluştur. Hem dünyada hem de ahirette. Çünkü günahın dünyada da zararı var, ahirette de elbette zararı vardır ve ünsün lil müridin iradesini Rabbi Zülcelal'imize teslim eden kimseler için bir yoldaştır ve nurun likulu bil arifin, ariflerin kalplerinin de bir ışığıdır. Karanlık gecede ışık bizim nasıl yolumuzu aydınlatıyorsa Rabbimizin tecellilerine ayırmekte, ilahi kalbe doğuşların zuhurunda, varidat ilahi gönle inmesinde, fi'uzat-i ilahiye bilmediğimiz hususların bizde malum olmasında nedir, bir nurdur.
Ve hüden limen eradet tarika ile rabbihi, Rabbi Zülcelal'imize yönelen, bunun için gerçekten içinden karar veren gönlünden bu hayata gelmemin sebebi nedir diye bu başımızı iki elimizin arasına alıp kapalı mekanlarda bilhassa gecelerde derin derin düşünerek benim bu hayatta bulunmamın elbette bir sebebi olacak deyip yeme ve içme ile hayatın geçmesinin manasız olduğunu, yeme ve içmenin asıl ruhu güçlendirmek olduğunu, Cenabıhakk'a kulluk olduğunu bize tefekkür ettiren bir esastır. Gerçekten öyle. Yeyip, iki ben uyumakla insan olunmaz. Bu sınıf zümre-i hayvana münasip, der ve derin derin tefekkür eder. Gelenlerimizin hepsi kıymetlidir. Güneydoğu Bağdadi, Kaddi Sallallahü Sırrı Hazretleri lafzul guren ve bedenul insan tev'eman, buyuruyor ki insanın şu yapısı su, hava ve ateş topraktan olan bedeni ile Kuran-ı Azimüşşan ikizdir Ve mana'l-Kur'an ve ruhul insan tev'emen.
Kuran-ı Azimüşşan'ın ruhu. Çünkü onu hakkıyla anlayan Allah'ın Resulüdür sallallahu teala aleyhi ve sellem. Ashabı Güzin efendilerimizdir. İrfanı yüksek olan kimselerdir. Bir kap hacmine göre su alır. Onların gönüllerinde öyle bir nur var ki onur ile yerleri gökleri koysan katiyen doldu dememdir. Şeyh Mustafa Efendi Hazretleri dedem, Rahmetullah Ali, üstazı için, vasi olmuş kalbi anın vasfedemem ey yaren. Onların gönüllerinin genişliği, ruhlarının da gücü ile Kuran'daki o esrar, ikizdir. Hakikatü'l-gura Ve hakikatü'l-insan, şeyün vahidün, Kuran Azimüşşan'ın hakikati ile insanın hakikati birdir. Min mesayes sufiye gönül ehillerinin vasiyetlerinden Ali Kerremallahu vech efendimizin mübarek sözü nakledilir. Kuran-ı Azimüşşan'ı okuyunuz. Onu okumaktan gafil olmayınız.
Çünkü sözlerin en güzeli Allah'ımızın kelamıdır ve tefebka hufih, Kuran-ı Azimüşşan üzerinde Allah'ımızın vermiş olduğu nur ile anlamaya çalışın. Onu anlayacak bir aklı, bir zekayı Cenabı Hak'tan talep edin. Çünkü kalplerin reyhanıdır. Kalplerin bahar ama illa bahar dinmez. Kalplerin reyhanıdır. Çiçeğidir. Engin bir gül zarıdır. Gül bahçesidir. Vesteşu bin nuriyi, peynirnehu şifa usuldür. Kuran-ı Azimüşşan ile Rabbımızdan şifa bekleyin. Maddi olarak doktorlara müracaat etmekle birlikte elimizi kaldırıp Rabbımıza da yalvarırız. Sadece yalvarmakla değil aynı zamanda ehline müracaat etmek suretiyle şifa bekleriz. Burada asıl sadrımızın şifaya kavuşması. Şöyle hesap ederiz. Diyelim ki biz buraya yarım saat önce oturduk. O yarım saat önce oturduğumuz andan beri kalbimizde ne hatıralar geçti? Ne düşünceler geçti? Beynimizde neler dolaştı?
Eğer uygunsuz bir tefekkür ise bunların şifasıdır Kuran-ı Kerim. Kalbimizde istemediğimiz duygular hala atılamıyorsa, onların da şifası Kuran'a azimüşşan'dır ve ahsinu tilavete okurken düzgün okuyun. Kelimelerinde, harflerinde, tecvidinde, bunun yanında talim görmek suretiyle artık imamlarımıza göre kıraatte, daha bir inceliklerine inerek manalara göre okuyuş tarzında, sesimizin yükseltilecek ve indirilecek yerlerinde artık bu ehlince malum bir ilimdir. Bunları da çok güzel talim ederek okuyun. Okuduğunuz, okuduğumuz başta bize ve etrafımıza tesir etmeli. Aynı zamanda kıssaların en güzelidir. Hasan-ı Basri, kalpte Sallallahu Aleyhi Sırra Hazretleri, ey insanlar buyuruyor, Kuran-ı Azimüşşan müminler için şifadır. Düşüneceğiz, bu ayda indi. Bizde bu ayda inen Kuran-ı Azimüşşan ne değişiklikler meydana getirdi. Yine aynı öfke aynı gazap mı var?
Eskiden olduğu gibi dünyaya doymama tamah hali bu ay sayesinde geçti mi geçmedi mi? Kibir sıfatı bu ay sayesinde geçti mi geçmedi mi? Kafamız ve kalbimizdeki o kuruntular geçti mi geçmedi mi? Sadrımız karmakarışık mı yoksa nur-u ilahi ile dolu mu bunun mütalaasını yapacağız. Yunus Emre'nin dediği gibi yetmiş iki millet elin, yüzün yumaz değil diyor. Fakat bu elimizi yüzümüzü yıkarken, namaza dururken acaba bizde bu abdest azalarını yıkamak nasıl bir tesir bıraktı? Namaz bizde hangi güzellikleri ilahi temin etti? Düşüneceğimiz bu. Ey insanlar Kuran-ı Azimüşşan müminler için şifadır. Müttakilere Rabbımızdan korkan kimseler için bir öncüdür. Kim ona sarılırsa kurtuluşa erer. Allah'ımız muhalifinden muhafaza buyursun. İbni Arabi, kalpte hazretleri Kuran ehli olunuz buyruluyor. Bir işe ehil olmak var ya, diyelim sanayide bir kaportacı. Bu işin de mahir. Diyelim bir fabrikada çalışıyor.
O çalıştığı fabrikanın birimlerinde gerçekten ehil. Diyelim muallimdir. Öğrencileri yetiştirmekte ehil. Bunun gibi Kuran-ı Azimüşşan'da ehil olan Onun kıraatinde, Onun manasında, Onun hayata geçirilmesinde, onun hikmetlerinde ehil olan kimse. Fe innehu mevsufun bissıfetillahi vehuvel Kuran. Allah'ımızın celle celalühü ahlakı ile ahlaklanmak, Kuran azimüşşan'ın edebiyle de edeplenmektir. Nebud, kıraatü'l-guren, Kuran azimüşşan'ı okumak, hüve tekellümümmeallahi, Sanki Allahu Zülcelal'le konuşmak gibidir. Bunu ne bilecek? Bunu evrad ve ezkarında son derece dikkatli, teslimiyetinde, muhabbetinde, rabıtasında o kadar güzel bir tavır ve hareketi var ki riayet etmek suretiyle artık büyük küçük günahlar şöyle dursun, Cenabı hakk'ın dışındaki düşüncelerden dolayı gözyaşı döküyor, ağlıyor, tövbeler ediyor. Böyle olan kimseler için olsa gerek.
Galler Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, terakkü fikum emrayin. Ey ümmeti ashabım, size iki şeyi emanet bıraktın. Eğer bu iki esasa sımsıkı sarılırsanız, hedefiniz bu olursa Kitaballah ve sünnete nebiyyihihi, Cenabı hakk'ın kitabı Kuran-ı Mecit ve sünneti Muhammediyesine azı dişlerinizle sarılır gibi sarılırsanız ebediyen şaşırmazsınız. Çünkü Kuran Azimüşşan'ın işaret etmediği hiçbir konu yoktur. İnsanoğlunun başından geçmesi muhtemel bütün hadiseler en azından Sure-i Yusuf'ta geçer. Değil ki yüz on üç sure bir taraf. Hele bunun iç manalarına şer'a uymak suretiyle dikkat edilirse onlar irfan ehlidir, hakikat ehlidir müstesna. Fudayl bin İyaz hazretlerinin güneş battığı zaman Rabbimle baş başa kalacağım için seviniyorum der. O da zikrinde, fikrinde ve Kuran-ı Azimüşşan'ı mütalaasında. Doğduğunda halkın gelip beni meşgul edeceğinden korktuğumdan ötürü üzülüyorum.
Mübarek bir insan gelirdi Casen Efendi Hazretlerinin huzuruna. O kimsenin başı devamlı eğikti. Rüku halindeydi. Bir gün bunu kendisine sordular. Dedi ki baktığım zaman insanların iç alemi gözüme görülüyor, tahammül edemiyorum diyordu. Sema dünyasına Cenabı Hak keyfiyeti, nasıl olduğu niceliği bizce meçhul bir şekilde iner. Zatı hakkında had'iyen böyle bir ifade kullanılamaz. O sıfatlarıyla ef'al-i ilahiyyesiyle ve esmasıyla. Gecenin son üçte biri kaldığında men yedruni feestecibu'l leh bana dua eden yok mu duasını kabul edeceğim. Men yeselenî featiye. Bir arzusu isteği olan yok mu vereceğim? Men yeseafiruni feafirul leh. Benden bağışlanma isteyen yok mu ben onları bağışlayacağım. Biz bunların hepsini yapıyoruz. Bağışlanmayı da diliyoruz. Arzularımız da var. Şu ağlar da ediyoruz. Neden kabul olmuyor? Askerliğini yapanlar çok iyi bilir. Gez, göz, arpacık.
Eğer bunda iyi dikkat ederse on ikiden vurur. Gez, göz, arpacık, beyin, hal, dil, gönül eğer Rabbi Zülcelal'imizin aşkıyla dolarsa o zaman istiğfar affolmamızı isteyince bağışlanır. Bir haceti olan haceti giderilir. Dua edenin de duası makbul olur. Bunun sözlük anlamı Kuran-ı Azimüşşan'ın dünya semasına inmesidir. Gelebadü'l ulema, Küllü leyletin dil arif, leyletü'l gadır. Buyurmuşlar ki her gece Allah'ın dostları için bir kadir gecesidir. Arz ediliyor ya, Ashab-ı Cüzin efendilerimizin birbirlerine sadece onlar da değil, hak dostları konuşurken birbirleriyle karşılaştığında sabah olduğunda şunu sorarlarmış. Nasıl sabahladın? İşte başın dişin ağrıdı mı? Gözün kulağında bir sıkıntı oldu mu? Dalığında böbreğinde, dizinde romatizmada bir şey oldu mu? Bu değil. Acaba bu gece hangi tecelliye mazhar oldun? Leyletu'l Kadir, Kadir gecesi, ye leyletü'l visal, Rabbimize kavuşma gecesidir.
Ondan evvel de zaten kavuşuyorlar. Sadece o güne hasreden kimse değiller. Ve hiyeh hayrun min elfi menazile ve meratin. Bin manevi konaklar ve makamlardan hayırlıdır. Daha bir hayır, daha bir hayır buna erişmektedirler. Ve men kene, Hicabu beynallahi ve beynehü Allah ile kendi aralarındaki celle celalühü perdeleri kaldırmışlar. Rabbi Zülcelal'imizde yok olmak suretiyle ilahi nura girmişlerdir. Küllü leyletin hiye leyletıl kadir. Allah'ın sevgili dostları için zaten her gece Kadir gecesi külli şehrin huve şerru Ramazan. Her ay Ramazan-ı Şerif'tir. Burada iki husus var. Bir. Gecesinde de gündüzünde de, ayında da haftasında da senesinde de hep ibadetlidirler. Böyle mevsimlik taat yapmazlar. İkinci olarak inne leyletel kadri hiye leyletü nuzuli ayeti zikrin hakim ala hazreti resulül avam seyyidina Muhammed sallallahu teala aleyhi ve sellem. Bunu Türkçeleştirmek biraz basitleştirecek.
Onun için aynen böyle kabul ediyoruz. Kuran-ı Azimüşşan'ın Cibril-i Emin vasıtasıyla efendimize gelişidir sallallahu teala aleyhi ve sellem. Nedir bu gece, nedir? Bugün için elbette bir gusül abdesti de alınır. Güzel tırnaklarımız kesilir. Temizliklerimiz yapılır. Elbisemizin temiz olanını giyeriz. Ama bunun yanında asıl bu temizliği yapmamıza da sebep olan gönlün temizliğidir. Bu gecede arifani ilahiyeye bütün müminlere olmakla birlikte onlara hususi bir tecelli var. İşte o tecelliye biz eremez miyiz? Bu kısıtlanamaz. Şuna dinlemez. Allah'ımız hitabi ilahisi cümlemizedir. Bütün aşık gönüllere, arif gönüllere, ilahi korkuyu taşıyan gönüllere, haşyet sahibi gönüllere inen nurdur. Müşahidenni rabbihi, Rabbimizin o yüceliğine şehadet gibi bir hal, bunun tarifi yok. Yaşamadığımız için siz değil de biz yaşayamadığımız için bilemiyoruz.
Öyle olur ki Kadir Gecesi'nde işte biz elli yaşında, altmış yaşında, bu yaşımıza kadar geceler geçirdik. Camiler diğer zamanlardan daha ziyade dolar. Bir ziyaret de yapılır, ünye-i saadet. Bu şekilde tefekkür değildir Kadir Gecesi. Nedir Kadir Gecesi? Bir kere Rabbimizin ilahi esrarına vakıf olmaktır. O bitmez ve tükenmez. Bir deniz yedi deniz ilave edilse yine tükenmez ve bu Cenabıhakk'a kavuşma nimetiyle bereketlenmek ve Allah'ımıza yakınlığın, esintisi diyor ama yakınlığın zevkiyle neşelenmektir. Nedir bu gece? Allah'ımızın celle celaluhu, bize bizden daha yakın olduğunu ve aşık gönüllerin içine Rabbimiz tarafından ihsan olunan ikramların zahir olduğu bir gecedir. Allahü Teala şöyle buyurmaktadır. Ey ademoğlu, vakitlerini bana ibadet etmeye ayır ki, kalbini zenginlikle doldurayım, rızkını bereketlendireyim ve vücuduna rahatlık vereyim.
Ondan sonra gecenin bereketi hakkında izahlar var. Velhamdülillahi rabbil alemin El Fatiha.