Kuran-ı Kerim ve İbadet Sırları kaydında Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Kuran-ı Azimüşşan'ı okuyun. Şüphesiz Mevla'yı Zülcelal içinde Kuran bulunan, Kuran'dan ayetler bulunan kimseye azap etmez. İçinde Kuran-ı Azimüşşan bulunan kimseye Cenab-ı Hakk azap etmez derken, meşhur muhaddis Rahmetullah aleyh Hazretleri buyuruyor ki, eğer Kuran-ı…
Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Kuran-ı Azimüşşan'ı okuyun. Şüphesiz Mevla'yı Zülcelal içinde Kuran bulunan, Kuran'dan ayetler bulunan kimseye azap etmez. İçinde Kuran-ı Azimüşşan bulunan kimseye Cenab-ı Hakk azap etmez derken, meşhur muhaddis Rahmetullah aleyh Hazretleri buyuruyor ki, eğer Kuran-ı Azimüşşan ile amel edecek olursa sadece ezberlemek değil, ezberlediği Kuran-ı Azimüşşan'ın hükümleriyle amil olur, amel edecek olursa, emirlerine riayet eder, emrettiklerini tutar. Nehyettiklerinden de kaçınırsa, çok emsal ayetleri vardır. Onlardan da ibret alırsan, Peygamber-ı İzamın kavimlerinin başından geçen hadiselerden vesaire verilen misallerden de ders çıkaracak olursa, öğüt ve nasihatlerinden de istifade edecek olursa, ancak o zaman o kimseye Mevla-yı Zülcelal azap etmez. Efendimiz buyuruyor sallallahu aleyhi ve sellem.
Hadis-i şerifler bütün camius zahirde, camius zahirde. Kim evinde Bakara suresini okuyacak olursa, neden acaba Bakara suresi deniyor diyecek olursanız. Bunu Ashab-ı Kiram, bu mübarek Sure-i Celile-i Cemile'yi okurken, okuduğu her ayetle amel ediyor. Amel etmeden diğer bir Ayet-i Celile'yi geçmiyor. Böyle oturuyorlar. Bu şekilde, Bakara Suresi'ni tamamlayan Hazreti Ömer radiyallahu anh efendimiz, ashabı kirama deve kesmek suretiyle ziyadete bulunmuş. Yoksa Bakara Suresi'ni bir hafız iki buçuk cüzdür, çok kısa bir zamanda yarım saate kalmaz. Okursun. Haydi yarım saat sürsün, değilsin bir saat sürsün. Bu şekilde okuyuş değil. Okuduğu ayetlerine amel edeceğiz. Ki. O zaman faydalı geliyor. Mesela, mesela. Diyelim bu ayetleri okuduk biz. Bakara suresi iki yüz seksen altı ayettir. İki yüz seksen altı ayetten birisi namazlara, özellikle orta namaza Devam edin.
Ve saygı ve bağlılık izinde Allah'a kulluk edin. Şimdi malum, namaz dinin direğidir. Kim namaz kılacak olursa dininin direğini dikmiş olur. Kim kılmazsa dininin, üveyini yıkış olur. En büyük ibadet Allah rızası için kılınan namazdır. Ancak biz Müslümanlar bu namazı hakkıyla kılacağız bul malum. Zira bunun da şartı dürüst olmak, haramlardan kaçmak, güzel ahlakta olmaktır. Kendisinde bu baskılar bulunmadığı zaten namaz kılan kimse, gerçek manada muhsinler vasfedilir. Bunlardan olamaz. Şimdi bu Ayet-i Celileyi yaşıyor. Yaşıyor. Ondan sonra, ondan sonra ikinci ayete geçelim. Ne var? Biz de biliyoruz. Bu ne demek? Kav ve fiilinde. Tarzına, vacibine, sünnetine, müsteabına, edeplerine riayet etmek demek. Namazın iki bin tane namaz hakkında mesai var, meseleler var. Kılıyoruz derken, bizim kıldığımız gibi değil. Farzına vacibine riayet eder. Çünkü üç mezhep imamına göre, ta'yi ederken farzdır.
Kuran-ı Kerim ve İbadet Sırları kaydında Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Kuran-ı Azimüşşan'ı okuyun. Şüphesiz Mevla'yı Zülcelal içinde Kuran bulunan, Kuran'dan ayetler bulunan kimseye azap etmez. İçinde Kuran-ı Azimüşşan bulunan kimseye Cenab-ı Hakk azap etmez derken, meşhur muhaddis Rahmetullah aleyh Hazretleri buyuruyor ki, eğer Kuran-ı…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 9 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Bizde vacibleri. Vacib bin Külki biliyorsunuz Seyde-i Sıhhi icap ettirir. Neresindedir bunun dikkat edilecek yönleri derseniz, içinden çıkamayız bunu biz. Zaten ganitin derken ganitin kelimesinin anlamını da bitiremezsiniz. O ibadet ve taatte daim olan kimseler de. Bir aşlanıyor, muhabbetleniyor, yaşıyor, taşıyor, sonra böyle değil ki, devamlı bu. Ashab-ı Kiram bunu yaşıyor da, onun için Bakara Suresi'ni okuduğu zaman ziyafetler çekiyor manasına uygun bir tarzda hayatını devam ettirdiği için. Orta namazı derseniz, ikindi namazı diye geçer. Fakat ihtilaf da bu. İlla ikindi namaz değil, orta namaz. Siz şimdi sabah namazı ile öğle namazını baş alsanız, ikindi kalır. Şimdi, öğle namazı ile ikindiyi alsanız akşam kalır. İkindi, akşamla yatsıya alacak olursanız sabah namazı kalır. Bundan dolayı kesin ifade edilmemiş. İlla orta namazı, ikindi diyemezsiniz.
Fakat ulema-i kiramımızın bir kısmı, ikindi namazı demiş. Dile öğretiyorlar derseniz, esas el-Asr. İkindiye yemin olsun, bir manaya yapın. Diğer bir anlamlara bakacak olursanız, diğer bir anlamlara bakacak olursanız, şimdi ikindi namazı ile sabah namazına devam edenler Rabbi Zülcelal'imizin cemalini göreceklerdir, der. Şimdi buralardan hareketlerle ifade edilmesi söylenmiştir. Bu kelimelerin anlamı bitmez yani. Biz içerisinden çıkamayız. Çünkü onlar namazlarında huzur ve huşu içerisindedirler. Müminun suresinden ele aldığımız zaman, onlar beş vakit namaza riayet yerler. Müminun suresinde bitmez, anlamlarını bitirmemiz mümkün değildir, Kuran-ı Azimüşşan'da. O cennet yaranı olan kimseler, çünkü on ayetimdi ki buyuruyor. Efendimiz aleyhissalatu vesselam, durumu bunlara uyan cennete gidecektir. Müminun Suresi'nin on Ayet-i Celile. Dokuzuncu ayetini ve onlar ki namazlarına devam ederler.
Devam ederler derken, huzur var, huşu var. İki defa bak burada, Müminun suresinde iki defa namaz tekrarlanıyor. Neredeler bu? Birincisi zahiri, zahiri şartlarına riayet etmektir. İkinci defa geçmesinin sebebi var. O da huzur ve huşubudur namazın. Maalif suresine baktığımız zaman, bitmez. Maarif suresine baktığımız zaman yine orada da güleceksin. İki defa geçiyor. Ancak namaz kılanlar, kurtuluşa eriyorlar. Bak bir daha hiç bunu dedikten sonra. Otuz dördüncü ayeti, celile'de de Mevlamız namazlarını koruyanlar. Şimdi makbul kulların özellikleri sayılırken, başta ve sonda namaza yer verilmesi, namazın dönemini apaçık ortaya koymaktadır. Yirmi ikinci ayette, Maarif suresinde, namaza devam etme ve bu konuda ihmal göstermeme noktasına temas edilmiş.
Otuz dördüncü ayette ise, namazın bütün haklarını vermenin, yani bir taraftan erkan ve adabına riayet etmenin, diğer tarafında, tarafta namaz dışındaki davranışlarda da namazın kazandırdığı ulvi hasletleri korumanın önemine işaret ediliyor. Hamiye bu derken bu kelime öyle manalar taşıyor ki, öyle anlamlar içeriyor ki, saymasını bitiremezsiniz. O zaman işimiz Allah'a aldı bizim. Onun affına kaldı, mağfiretine kaldı. Af ve mağfireti bulmayınca, size mi cennete giremezsiniz? Evet bende buyurdu Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam. Bizim kurtuluş noktamız onun affı, mağfireti, rahmeti, onun rahmete, merhamete getirecek davranışlar olacak. Bak onun sevdiği taahhütleri yapacağız. Çok kolay bir tehlikeli. Çok kolay. Biraz önce, biraz önce Tevhid ile alakalı bir hadis-i şerifi Cami-ül Saril'den okusun. Şimdi Allah'ın rızasını talep giderek kelime-i tevhidi okursa cennete girer diyor.
Öyle bir izah yapıyor ki ulema-i kiram, o kelime-i tevhid ebedi olarak onu cennette bırakır. Yalnız diyor, üzerinde haklar, ufuklar varken bu bulacak gibi değil diyor. Onun cezası görülür diyor. İlk anda hadis-i kerime bakıveriyoruz. Allah'ın rızasını Celle Celaluhu, talep ederek, niyeti hadis bir şekilde okursa cennete giriyor. İzah ediyor ulema-i kiramımız, ebedi olarak kelime-i tevhid insanı cennete bırakır. Yalnız üzerimizde birçok haklar var. O haklar bulunduğu halde diyor mümkün değil. Dilerse affeden, mağfiret eder. İşine bu şekle oy bulmamız gerekir. Devamlı onun muhtacıyız, bu olayı değil. Burada da izah etti ya birinci Hadis-i Şerif'te okuduk biz. Mesela bunu bizim gibi insanlar ele alır. Kalbinde buram bulunan kimse azap görmeyecek. Bunu siz bizzat ilim ehli insanların, ilim ehli insanların Hadis-i Şeriflerde ilim sahibi olmuş kimselerin dilinden dinleyeceksiniz.
Diyor ki hükümleriyle ah bir olacak. Emirlerine uyacak. Nehrin dinden kaçacak. Çok emsal aletleri var misaller verdi Kuran-ı Kerim'de çok pek çok misaller var. Bir kadının ipi eğirmesine kadar. Bu ne kadar misal verilir. Doğru. Bir bahçe sahibi ile misal verilir. Kalem suresinde görürsünüz. Kuran-ı Kerim'de de öyle bir incelik var ki, sizin saatlerce anlattığınız bir hadise, iki veya üç ayeti cemeğinin özetlerini bildirir. Allah'ımız ne güzel bir kelam. İfade buyurmuş Allah'ın kelamı demesi Celle Celaluhu. Ne büyük manalar taşıyor. Ve sonra bir kelimenin, ordaki bir kelimenin anlamını diğer bir yerde bulmak mümkün değil. O kadar güzel birleştirilmiş. Diyemeyiz zaten biz. Bundan dolayı çokça okuyacağız. Rabbımızdan affımızı talep edeceğiz. Böyle benden almak ne namazımdan sorar ne orucumdan sorar kim yiyeceğiz? Benim öyle bir sıkıntım yok demeyeceğiz.
Ne kadar ibadet ve taat yapsak bile muhtacız onu. Bir tanesi öyledir. İbni Receb-i Hanbel'i'de geçen bir hadise, elli tane Hadis-i Şerif alın. Ulemamızın kıymetli bir zatın yazmış olduğu eseri. Şimdi amelleri diyor, vezni oluyor kişinin, tartılıyor hiçbir günah çıkmamış. Rabbimiz diyor ki, afvınla mağfiretine getiriyor. Adamın da hatırına gelmiş. Şimdi ben bir hata istemezdim. Nasıl affıyla, mağfiretiyle, döndürün buyuruyor Cenab-ı Hak. Melekler döndürüyorlar. Bildiğimiz bir hadise, sol veya sar göz nimeti terazinin bir kebezini bütün yaptığı ibadetle bir tarafa bulunuyor. Göz nimeti ağır basıyor. Rahmeti olunur, mağfiretin olunur. Mu? İnşallah, Rabbimiz şu mübarek gün hürmetine, cümlemizi bağışlasın. Devamlı korku içerisinde olacağız. Hem ümitvar olacağız hem de bu korkuyu taşıyacağız. Evinizi okuyoruz. Bakara Suresi'ni Evinizi aman ha kabre döndürmeyin. Neden kabir diyor?
Çünkü kabirde kesiliyor, bitiyor. Siz devamlı hayır taatlerde bulunun. Yemeğin başında ilmihal bilgilerini çocuklarınıza verin. Anlatın orada. Onu vermezseniz başka güzel hadiselerden anlatın. Öğütler, nasihatler verin, yemek esnasında verin. İslam tarihinden anlatım. Yani en güzel fırsat o. Sonra Kuran-ı Kerim okuyun. Zikredin. Bakın işte hayırlı taatlerden bulunun. Evinizi diyor kabre çevirmeyin. Şimdi Kuran-ı Azimüşşan'ı hatmettikten sonra, Allah-u Zülcelal'den bağışlanmayı isteyin, af isteyin, mağfiret isteyin, dünyevi, uhrevi, hayrılar isteyin, Allah'ın rızkımı helalinden verdiği. Çoluğumuzu çocuğumuzu sahip diyelim. Dualar yapın. Zaten Vuru'n azimüşşan'ı hatmettikten sonra içinde de İsmi Azam duası olduğu için duayı verirler mutlaka. Eğer bir gecede siz yüz ayet okuyacak olursanız, gafiller gurubundan yazılmazsınız. Gafil düşünmüyor böyle bir yeri. Hiç değil.
Gördüğünden, baktığından, duyduğunda ibret almıyor. Gaf fikri. İbadet ve taat hususunda çok gevşek, tembel. Bu gibi haller içerisinde olmazsınız. Her gece yüz Ayet-i Celile okursanız. Diğer bir hadis-i şerifte de gece okuduğunuz on ayet-i celîle yüz rekat kılacağınız nafile taatten üstündür diye buyruluyor. Eğer yüz Ayet-i Celile okuyacak olursanız, siz devamlı taat yapan daha netiyim. Bu güzel evsafı haiz kullardan olursunuz ama okuduğunuz Kuran'la bir başka kimseden de fayda beklemeyin. İşte beni vazgeçsinler demeyin. Bir dilenmeye bilmem filan kalkmayın. Eğer okuduğu Kuran'la insanlardan bir fayda bekliyorsa, o zaman yüzünün eti kalmaz. Yüzünün eti katlanıyor o zaman. Kemik halinde olur demektir. Biz biraz da Müzzele taraflarına geçelim. Dikkat edelim yalnız. İmam Ahmed bin Hanbel Rahmetü Ali. Rüyamda Cenabı Hakk'ı gördüm. Hadis-i kereden ne hicretti? Gördüm.
Cenabı Hakk'ta, Rabbim sana nasıl kavuşulur diye sordum. Buyurdu ki Kuran Azimüşşan'ı okumakla, ben de anlasalar da anlamasalar da yine olur mu? Rabbimiz olur buyurdu. Kuran-ı Kerim'i okuyup ve onu ezberleyin. Allahu Teala içinde Kuran-ı Kerim bulunan kimseye azap etmez. Kuran hafızları ehli cennetin aitleridir. Hafızasında Kuran-ı Kerim olan, elbette saygı ve sevgi ile karışlanan nimetler bahfı'ndan kimseler, hafızasında Kuran-ı Kerim'den bir şey bulunmayan, harap, harap, ev gibidir. Kuran-ı Kerim'i eğer kişi hafız olursa hıfzeden kimse, ölünce, Allahu Teala toprağa, onun etini yememesini emreder. Toprak da ya Rabbi, senin kelamın içindeyken ben onu nasıl yiyebilirim? Burada Sami Ramazanoğlu, abdest sallallahuü sırra müstahazımız şunu anlattılar. Yalnız hükümleriyle amel edecek, nehyettiklerinden kaçacak.
Altı tane kabir gazlılar, altı yaşında hafız olan bir kimse, Kuran'ı inkar ederek gitti, onlar değil. Muhammed eden kimsedir. Bu Şam-ı Şerif'te Kuran okunmuş Adana'dan bir hafız, hayran kalmışlar. Artık Suudi Arabistan'a gelmiş. Orada hayran kalmışlar. Vefat etmiş. Altı sene sonra, Altı sene sonra hanımı demiş ki illa ben kocamı istiyorum. Demişler defnolurumduktan sonra çıkarılmaz, doğru da değildir. Israrına dayanmamışlar, çıkarmışlar. Hekefendinin dahi ama okuduğuyla amin, hikmetiyle de kamil olan bir kimse ve çürümemiş. Cenabı Hak şefaatlerine mazhar kılsın. Bir Hadis-i Şerif var, onu okumadım. Onu okumadım. İkranu Kuran vebtehu, bihi ve çallahu Teala. Allah'ın rızasını talep ederek Kuran-ı Azimüşşan'ı okuyun. Öyle hafızlar var ki okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkarlar, buyuruyor. Hayret ediyor mi? Hançerlerinden aşağı inmez. Kör olsun, öyle hafızlar var.
Hafız olup içki içenler var. Hafız olup kumar olmayanlar, hafız olup büyük işlere girenler var. El parti. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi serin sohbetini dinlediniz.