Hacı asa yoksa gıcık bekleyeceksin bir abdest alacaksın Kuran-ı Kerim'i oradan alıp oraya böyle şerefli Kuran-ı Kerim. Onun için eşrafı ümmeti hameletin Kuran ve ashabul leyl. Ümmetinin en şereflisi Kuran'a haksız olanlar, onlar sonraki şereflilerde gece ibadete bakanlar. Kuran bilmez amma gece Allah'a boyun büküyor, Gözlerinden döküyor. Bunlar da şerefli, Kuran-ı Kerim de şerefli. Diğer ki, geçen haber vermiştim. Koca çocukları okuyor, hafız olmuşlar. Amcalarda aksakallılarla ben de büyüğüm diye yukarılara oturuyorlar. Hoca karnından yemiyor ama hafızlarının galini bilemiyor bunlar diyor ama bir türlü de amcalara söyleyemiyor. Onlar gelmeden evleri minderlerin üstüne birer Kuran-ı Kerim koyuyor. Amucalar gelince Asafallı onları da dinlemeye geliyor hafızları. Geliyorlar orada Kuran var oraya oturamıyor, aşağıya oturuyorlar. Yukarıya yukarıya şu yanına oturun diyor.
Bu yanına oturamam, Kuran-ı Kerim var orada diyor. Amucalar böyle deyince hoca efendi diyor ki o Kuran-ı Kerim ile şu Kuran-ı Kerim'in farzde yok diyor. Hafızlar Kuran-ı Kerim'dir. Kendileri arayı vermezlerse makamları doğrudan doğruya cenneti aladır. Bir hafızın makamı mahşer yerinde yıldızlar gibi görünecek. Ya Rabbi bu makamlar kimin? Dünyada Kuran-ı Kerim'e hafız olan ve onu da amel edenlerin. Kuran böyle. Kuran-ı Kerim'i okutturmaya kaybedilen anne ile babanın başına şefaat tacı konacak, haydi ümmetime şefaat edin, siz hafız annesi babasısınız diyecek. Hafızlık söndü, oldu yak yarıla. İmam Hatip'i çıkardılar, hemen mektebi bitiriverdin mi, kopuş. İmam Hatip'a orada para var. Çünkü yedi sene okuyuverdin mi bir yere İmam Uğur Allahu ekber dedi. Yarı yanlışlığı olan. Kuran da iyice bilmez, her iki bin lira uyar koynuna öteki hiç hafız okutturur mu? Ahiret için hiç okutturan var mı?
Hafız isterim ben. Çeşitli çeşitli hafız. O keyfine niye benzemez? O keyfi aldığı yerden okuyabilir. Hafız istediği yerden okur. Onun Suheyldayi Yarun noktası ancak göz bir bağı kadar diyor kitaplar. Kalbindeki Suvey-i Dai'l-i Gayun onun içine yürüyüp bükülüyor, bütün Kuran sığıyor. Nasıl diyor hafızların üstüne oturabilir? Bir hafızın ağzına bir kimse sedd ederse doğru kafir olur diyor. Kuran'ı sertt etmiş gibi olur. Şu hoca gelirse bir adam, Allahu ekber diye namaz kıldığı hocaya şu hoca derse, şu namazı kılacağım demek şu kelimesi küçük ifade ettiğinden büyük günahkar olur. Şu imam gelse bizim imam şu. İmam Efendimiz, imam hocamız bu işte. Allah selamet versin, ahlakından, ilminden, amelinden memnunuz yerse hormet etmiş olur, çok büyük sevaba nail olur. Şu işte bizim imam dilenci herkler derse o zaman küfre varır. Bildiğiniz gibi derim.
Çok söyledim, hafızada söylerim ama anlatamıyorum cemaate. Anladım hocam eski geliyor bu sene. Nasıl hormet ediyor, nasıl iltifat ediyor, nasıl ayağa bakıyor. Allah razı olsun söz tesir etmiş ben biliyorum. Yani bu sene aşımız tutmuş elhamdülillah. Tutmuş millet kitlenmiş birbirine. Çünkü biz samimiyiz. Allah rızası için iki yerden emir geldi, haber geldi. Allah rızası için bir hedaya ileteceğim, kalkdıyken gelirse geri yer ettiler. Ben bu sene Allah rızası için veriyorum. Elsene veriyorum ya buyuramadım. Bir grup bildir çıkmış, yani hocamıza bir hedaya buyurun deyip o aldıkları adamları zor sunmuş, çıkarttırma adamı diyor. Buydu musa, eşit misa kulaklarım sağır olsun. İstemiyorum diyorum her sene geldiğimde. Allah rızası için veriyorum. Bir de hidayete getireni de Peygamberimiz kabul ederdi, ben de kabul ediyorum. İşte bu benim suçum başka. Bu samimi olduğu için böyle devam ediyor.
Yeniden biri haber gönderiyor. Sanayi camısına geleceğine kördehaneye köyünü döversin boğazı diyor. Şu olur mu Allah'tan korkmadan? Bu denir mi? Bu kadar Adem'e, hız makinen bir adama bu hakaret olur mu arkadaşlar? Yani ben bunları hep duyuyorum. Allah diyenlerin dilleri dursun demeyeceğim. Allah ıslah etsin. Kuran-ı Kerim Allah kelamdır. Kuran-ı Kerim yüz on dört sürura altı bin altı yüz altmış altı ayet. Her ayetini okuduk sıra bir harfini yani ayeti altı bin altı yüz, her harfine on cevap veriliyor. Namazda olursa yüz cevap veriliyor. Altı bin altı yüz altmış altı ayeti okuyan adamın hafızının ne kadar sevabı olduğunu hesap etti. Görüyor musun kardeşim? Kuran bin tanesi emir ayeti, Bin tanesi nehiy ayeti. Bin tanesi müjde ayeti. Neye müjdelemenin cemaati affolacaksın diye duyurman. Bin tane müjde ayeti var. Halık-ı Zülcelal. Açıklar diyor ben ne edeyim?
Bin tane de amma azap ayeti var. Bin tane de azap ayeti var. Bin tane de kıssa haber ayeti var. Bin tane de emsal ve ibret ayeti var. Beş yüzde halam ve haram ayeti var. Yüz de dua ve tesbih ayeti var. Altmış altıda nesih ve mensuh ayetleri altı bin altı yüz altmış altı ayet tutar. Kuran her okunuşta ruhani zevk duyulan, hiç o sanç bilmeyen bir kitaptır. Sen de bilin oraları. Bilirim hocam. Bir gün hocaya, hoca Allahu ekber Sübhanekeyi okuduktan sonra başka hayat oku yahu. Elhamdülillah o sandık diyen hiç var mı içimizde? Her okunuşta başta tat verir Kuran-ı Kerim. Emenerrasulü okunuyor. Okun dediği okunuyor. İçinizden bir hoca değiştir gözünü söylüyor, biz o sandık yahu. Diyen fit çıkar mı bir fert olur mu? Kuran'ın şerefi ondan geldi oluyor. Daha Kuran bir köyü, bir bucağı değil, yek fare bir dünyayı idareye kefil bir kitabı gerildi. Bütün dünyayı idareler Kuran-ı Kerim.
Kuran-ı Kerim'den döndüğümüz değil mi böyle rezil, isva olduğumuz yavrularımız, anarşik olduğu işte bizim imam, Abdullah efendiyle İstanbul'dan geliyor. Hadisen haber vereyim sana. Gelirken bir İstanbul vaazıyla bir genç çekişiyorlar. Bu Bahası'ya girmişler. Din şudur, imam budur, o kabul ediyor, o kabul etmiyor, böyle uğraşıyorlar. Hamza buna da karışacak oldu bir iki. Baktım adam çok fena. İbrahim Ekin Bey dedi ki dedim ben, dedi ki sizin Latin hususunda din hususatında mücadele ederlerse ismin neydi? Ahmet, Mehmet, Mustafa diyecek. E İslam ismiymiş. Peki dini Kuran-ı Kerim'i kabul eden mi? Tabii kabul ederim. Hadisi de kabul et, tabii kabul ederim. Öyleyse buyur görüşelim. Görüşmeye başladın mı o akçe söyledim mi bak Kuran-ı Kerim'de şu ayet var. Şu Ayet-i celile var. Hadiste şu hadis var. Diyedin mi ikna olur? Bundan birer birer sordu. Ben şahidim, kulağımdan dinliyorum.
Müslüman mısın? Müslümanım diyor. O anarşlık da Müslümanım diyor. Hepsi de Müslümanım diyor. Ama Müslümanlığı yüz bin dakika kurban olsun Müslümanlığa. Bak da sana hadiseyi açıktan dinleyeyim mi diyeceğim. Sonra Kuran-ı Kerim'i kabul eden ama tabi hadisi kabul edemem. Ben tabi mübaseeye giriştiler, e Kuran-ı Kerim şöyle diyor dedi. Bırak şu Çöl kanununu beni. Sen nereyi dedi bu modern otoposa bindin de bundan yirmi senelik ebed olan mecruh bir otoposa binmedin. Kuran mecruh olmuş geçmiş dedi kafir. Hafız Ali gel yanıma Allah'ını seversen gel bunu. Herif dinsiz imansız baştan. O da hukuk mezunu. Yani hukuku bitirmiş de oradan geliyor. Böyle neler töreftik bu Kuran-ı Kerim'den, neden uzaklaşan? Ne dinsizleri meydana getirdik biz biliyor musun sen? Kuran'ına böyle naklediyor herif. Kuran ümünde mağazalar rüku etmiş, hiçbir asıl andan müstağni kalmamıştır.
Asırlar hükmünde vuku etmiş Kuran'ı. Hazreti Ömer gibi bir gün diyor Ebu Cahil, yahu şu Ömer ruh hathabı çağırın gelip, geliyor iman etmedi. Peygamberimiz hızdan yedi sene sonra ta yedi sene zahmet çektiler de onların farip öyle iman edebildi. Yani neler çektiler, neler. Ekmek vermediler, aç vermediler, hız vermediler, hız almadılar, bir kısarın içinde bıraktılar. Her türlü eziyeti gördü Peygamberimiz. Bize şefaat etmediği için. Allah şefaatine nail etsin inşallah. Buyur kardeşim. Ne diyorsun ya efendimiz canaya? Muhammediler ejderha alıp ne diyorsun? Onları önüne almazsak benle efendimiz maşolur. Putlarımız yüzüstün düşer. Putlarımıza secde eden kalmaz. Onlar Uru faref ya Onlar Uru faref. Senin gibi bir pehlivanın gününde böyle adamlara esir olmamız doğru olmaz. Ne yapacaksan yap deyince, azabından, Gazabından tüyleri dışarıya çıktı onların haline.
Küfrü halinde Kız çocuğunu götürmüş de o günler şöyle büyümüş belki hocaya girer diye korkusundan hocaya verilir diye Hadi diyorum haydi götürüyor Baba beni nereye götürüyorsun? Seni toprağa görüp, üstünü çınlamaya götür diyorum. Kahsal atacak kız. Bir oğlan ostan eğseydi, kız olunca yılın kapısında bulunun, bana ar olun sen diyor. Kastafetinin zamanında şöyle gözünü cuma, mut gibi dökeriz. Niye ağlan ya ona? O kız çocuğu onun kendinin geztiğini kazarken baba yüzüne kız bulaşıyor diye, yüzümü sirkler sırtı ve zerre kadar merhamet etmedim. Baba sana canım kurban olsun ha beni öldürme ne var dedi de kolunu arkasına çeviriverdin, eti alsın üstün yatırdım, üstüne toprak koydum, can girdi, cepini duyuyordum habire haykırıyordum. Vallahi zerre kadar merhametım gel diyordum. Dinsizler böyle, imansızlar böyle, kafirler böyle. Allah bizi dindar insanların içinden ayırma Ya Rabbi.
Bizim de canımızı aşeren, etimizi aşeren, kapımızın üstüne şapka takıp namusumuza girmek isteyen komünistleri Allah Kahhar isminle kahret. Kahhar isminle kahret ya Rabbi. Biz bugün değil. Gözünü aç bugün değil. Ölürsen kendi lehinle öleceksin. Sağ alırsa kendini sağaltacaksın. Başka gün kalmadı. Allah bizi Kuranımızdan, dinimizden, imanımızdan, kitabımızdan, camimizden, cemaatimizden ayırma Ya Rabbi. Bunlardan kara zarlayıp da yine husuma dolup gitme. Dilimin için bağırıyorum. İnneyi vurdurdum da çıktım, keremen çıktım zaten. Gördüm kel akıyor. Anca menfaatım olur mu diye çalışıyorum. Hadi devam edelim. Hazreti Ömer'i arayayım geleyim karşınıza getireyim birer birer doğrayayım ben o Muhammedileri diye kalktı gördü. Geliyordu, Müellif isminde birisi, Müellif ismi.
İman etmiş, o geliyor, bilmiyor iman ettiğin ya onların parayla başlayınca çok şiddetli kılıç elinden yehile yüreklenmiş geliyor. Nereye gidelim ya onlar diyor. Muhammedileri katletmeye geliyor. Yeter bize ettikleri. Hübelli Ala'mız gibi putlarımıza niye hakaret ediyorlar? Üç yüz tane putumuz varken bir Allah'a taptırmak istiyorlar, onları götürmeye geliyorum dedim. Bitmeyecek işinin aklına düşmüşsin. Muhammedileri seni öldüremen ki dedim. Yoksa sen de mi iman ettin dedi. Yalnız ben mi iman ettim dedi. Kız kardeşinle dedim, enişteyen de iman ettiler dedi. O beni öldürürler korkusundan doğru kız kardeşiyle, eniştesinin evinin kapısına bağırdı, onlarda mandal vermişler kapıya, o mar gelirse doğru açıp da bizi öldürtmesin diye. Ceylan derisinin üstüne, ilahil ayet böyle devam eden ayeti bellediyormuş hattab, şey habbet onlara. Belleirken pencereden kulak yermişmiş.
Manesini de Arapça olduğundan bildiğinden, Allah Allah bu ne hal, bende demiş titremeye başlamış. Ben iman edeyim gireyim de kapıyı vurunca kim demiş. O kim demiş. Harun, Faruk kardeşim demiş. Aç ya bacım demiş. Ha kardeşim ne var falan, maniyemiz var. Aç diyorum yahu demiş. Aç diye önce açmış kapıyı. Hemen o sahabeyi bir ezve, yattıklarıyla üstünü örttülüğe bir şeyler. Wordle diyorlar onu kendileri ortaya din gelmişler. Hayır şu okuduyumuzu getirin de bir de bana oku bir bakayım. Biz niye okuduğumuz gördük, ne bir şeyi gördük. Gitme yahu, adam alayım yahu yapma diye yalvarıyorlar. Eniştesi de yalvarıyor. Eniştesi şöyle yakasından tuttuğuyla tura gibi yere vurdu, döşme çıktı. O yalan söylemeye hiç tahammül dilemezdi. Cahiliyet devrinde de yalandan hoşlanmadığından niye yalan söylüyorsun diye yıkmış meğerime.
Hadisi vardı'yla kurban olduğum kardeşim, bir Allah'ı tasdik ettik diye bizi öldürecek misin, keriz gibi kesecek gibi gitmiş ki göçüne çıkmış. Onun da ağzına, yahu şu okuduğumu getirin diyor, ne okudu ne gördük deyince ağzına bir elin dışıyla Musa burnu ağzı, karnıla böyle atınca ciğeri biraz yanmış. Yahu yalan söylediğiniz için giyiyorum sizi. Ben iman etmeye memulüm oldu pencereden dinlediğim Kuran beni rükua secde edeyim biz dedi. Ben iman etmek istiyorum, siz anlamıyorsunuz dedi. Hemen oradan habbet kalktı dedi ki tebşir ederim ya Ömer, Peygamberimiz sabahla elini kaldırdı Ömer Ey'nin birini imana getir dedi. Ebu Cahil de Ömer'i ismi, senin de adının Ömer'ini, ona nasip olmadı bu şeref, sana nasip oldu, müjde ilerim sana dedi. Müjde ilerim öyleyse gelin yıkayım gibi. Hemen bir su koydular, yıkadılar. Husnetti, Ömer'e habbet düştü, eniştesinin arkasına düştü.
Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam bir de dedi. Yarul Erkam'ın evinde, Erkam'ın evinde Kafirlerin biriktiği yer Yarul Netbe. Müslümanların biriktiği yer Yarul Erkam Safa Dağı'nın üstünde gizli bir ev, orada gizli Allah'a ibadet ederler. Haydi götürelim. Şu kadar mazgal delikleri var. Baktılar ki Ömer geliyor, silah ne kadar kıymış, yani kılıç ne? Ya Muhammed Ömer geliyor dedi. Hazreti Hamza, Hazreti Ali efendimiz ayağa kalktı, Bir adım attırmam, kılıçla giydiği zaman vururum. Ya Muhammed sen hiçbir tesiri olma dedi. Ama ruh tarifinden herkes titreyiyorum. Peygamberimiz güldü, Cebrail geldi şimdi, Ömer iman etmeye geliyor diyor. Müjde Münevvere'nin bütün cemaat hüngür hüngür ağladılar, şükür hürriyete kavuşacağız diye. Öyle esir yaşadılar. Evveli neyse sonu öyle olacak diyor Peygamberimiz. Evvelde bu din nasıl galip geldiyse, sonu da garip olmaya yüz çevirecek ve garip olacak.
O günde garip olan alan Müslümanlar ne bahtiyar Müslümanlar. Onlar benim kardeşim buyuruyor Peygamberimiz. Diyor. Vardığı zaman bir koluna Kaddafi Hamza girdi, bir koluna da Ali belki yanlışlık olur keserdi. Yarın koluma gardaşım. Yedi senede nedamet ettim, ahtan nedamet ettim Muhammed umrumda kurban olmaya geldim ben dedim. O yarın ben. Peygamberimiz geldi ya ver kucağına aç dedi. Böyle boğazını bir kucakladı. İkisi de birden Ne oldun dedi. Sen beni kucakladığın zaman küfür içimden kapkaranlık çıktı uçtu gitti, iki imanla doldu, ikinci halife oldu, Allah şefaatine nail etsin. İşte kızını diri diri gömenler Kuran-ı Kerim'in önünde rukuğa geldiler böyle. Ancak Kuran-ı Kerim başında toplanabilin. Geçen birisi bana gelmiş, hoca bize naklediyorsun vaazlarını. Oğlum gitmiyorum, İslamiyet'te birleşin diyorum. Yok diyor, bize diyor bir sehim ayrılıyor gibi geliyor bana diyor.
Sehmin de çıksın, sen de de çıksın. Benim bir sehmim var mı şurada? Allah namına, peygamber namına çalışıyorum ya. Yani böyle bu sana vaaz veriyorum ya neden sıkıntılar duyuyorum, size diyorum ki müteessir olmasınlar. Bakın çekeyim, Müslümanların yolunda bu eziyetleri çekeyim ki Allah ve peygamber huzurunda bir yüzüm olsun Allah'a. Çekeyim, zaten ne zaman elli senedir çekerim? Hangi zaman çekmiyor? İftira bönbten, iftira bönbten, iftira bönbten böyle geliyoruz. Halaliler mi hocam? Gelir de boynunu büker benzettim sen kalma derse bin goruyla halal olsun. Yine böyle demsiz burnu havada olursa zehri zıkkım olsun Allah'a havale ediyor. Hoca Kuran-ı Kerim tükenmeyecek bak iki yüzü de dolu böyle. Senin de yorulduğunu fazla istemiyoruz çünkü öyle. Ne edemeydin şimdi de onu da böyle koyun. Sizi kırmayacağım ne derseniz buyurun, emrinizdeyim baştan ayağa, emrinizdeyim.
Peygamberimiz Muhammed Aleyhissalatü Vesselamı dinliyoruz yine. Leyle-i müb mübareke de bu kadir gecesinde, beret gecesinde. Cenabı Hak hayrı yağmur gibi yağdırır. Bu gece hayır, sevap, Allah'ın rahmeti yağmur gibi dökülüyor. Ölmüyorum amma gözüm ya, niye uyumuyorsun ya? Ne diye kalbinde bir neşe var ya? Allah'ın rahmeti yağmıyor orada, neden böyle lezzet alıyorsun ya? Kadın erkek neden ahşamdan doluyorsun ya? Bu yağıyor daha önce sana görülmüyor gözüne. Hadiste efendimiz buyurdu, Kadir gecesinin, gecesini kaim, gündüzünü saim olun. Gecesini sabaha kadar beklemek, imkanı varsa bekle. Uykumuz geldi mi düşün çünkü bir aydan hayırlı. Buradan vardın mı tesbih namazı kıl, kaza namazı kıl, dua et, Kuran oku, estağfurullahken, Allah der, la ilahe neyine beklersen hadis gecesini beklemiş oluyorsun. Böyle zorluk yok, neyi bilirsen.
Zira o gecenin ruhu şemsinden emri hak nazil olup tulu öpecre kadar müstahafir yok mu ki istiğfar eden yok mu ki tövbesini kabul edeyim? Çok günahlarımız var arkadaşlar. Birçok günahım var. Şimdi huzurumuzda Allah'a tevbe ediyorum. Estağfurullah, estağfurullah, estağfurullah. Sen de tevbe ediyor musun kardeşim? Ye diyorum hocam. Estağfurullah, estağfurullah. Müjdele ediyorum. Etkaib-i Münevvzet kemerlerden Bele. Günahtan tövbe eden o günahı hiç itmemiş gibi olur. Yalnız namazını kaza eder, orucunu kaza eder, kul hakkını muhakkak verecek sahibine. Hukuku ibmat affolunmaz, hak sahibinin hakkını verecek. Tövbesi kabul olur biiznillah. Devam ediyoruz efendim. Müstafi yok mu ki istiğfarını kabul edeyim. Müstelzik yok mu ki rızık vereyim. Rızkı dar olan yok mu? Borçluğu olan yok mu içinizde? İhtiyaçlı olan yok mu? Bu gece isteyin de vereceğim diyor Allah. Kendisi söz veriyor, ben ne yapayım?
Yani Allah'ım beni borcumdan kurtar Allah'ım diyen yok mu içinizde? Doğru hocam birçoğumuz borçluyum, herkesi zengin zannetme. Allah'ım, borçluların borcunu eda et, hastalara şifalar ver, yedilere devalar ihsan et Ya Rabbi. Dua isteyen yok mu duasını kabul edeyim. Çocuğu sınıf geçememiş, mahkemesi hall olmamış, oğlu ıslah olmamış, ailesi ıslah olmamış, kocası ıslah olmamış, böyle içinizde kimse yok mu diyor Allah'ımız. Yani bu gecede inen emir bunlar. Allah Allah. Neler ilerlemiş bu gece ya? Neden hocam oğlumdan dertliyim, kahveden getiremez. Ondan sonra ailem bir laf verdi mi bin defa çelkirir. Hocam bir türlü ıslah edemedim, çocuklarının yanında bulunma, biz ihtarı yarınız açarız, o gececi, gececi. Gece teptiler o gecenin yarılarına kadar kumar ne oynar. Böyle kocam var. Allah ıslah et Ya Rabbi. Allah ıslah et Ya Rabbi. Allah ıslah et Ya Rabbi. Böyle diyeyim de diyor kabul edeyim.
Salat-ı salat-ı namaz kılın yüz rekat namaz. Yüz rekat namaz kılın, her rekatında yedi defa. Bir selam verin ikide. Yüze gücüm yetmez, elli kılın. Elliye gücüm yetmez, yirmi kılın. Yirmiye gücüm yetmez, olsun, olsun kılın. Ongulamazsanız iki rekat olsun Selam verdiniz mi? Estağfurullah ve etubili. Ben bunu beceremem Hoca. Estağfurullah, estağfurullah desen. Böyle kabul eder Allah. Daha tespih namazı kılın. Nasıl kılalım hocam? Ammi muhteremeleri Abbas hazırlıklarına Peygamberimiz şöyle müjdeledi. Ben size müjdeleyerek geliyorum. Ya Ammi sana on hasayini ikrar ile ikram etmiş olayım. Sana on hasılat haber veriyorum. Adana'nın birçok devleri, babası dravetli şuraya dineldiler kürsüde birer birer yazdılar. Bir veya sonra o bir hastahaneyle bir mektep yapan millete bahşeden Ahmet Değin evine vardiyırız.
İnan yaptığı karülye padişah karülyesi gibi üstündeki şaki bindirilik bir hoş benim gözüme bir hoş görüldü. Hoca vallahi diyor bunun içinden gün de bakarım, gece bir gün tesbih namazı kılarım. İlk gün senin vaazdan beri bir gün terk etmedim. Peygamberimiz Muhammed aleyhissalatu vesselam Günahınızın evveli de afvolsun, ahiride namazı kılarsanız. Cedidi de afvolsun, Fadimi de afvolsun. Pastan ettiğinizde afvolsun, bilmeyerek gittiğinizde affolsun. Sariri de affolsun, kebirdi de. Küçük günahlarınızda affolsun, büyük günahında affolsun yağma bulacağı. Gizlisi de affolunsun, alenisi de affolunsun, alenisi de. İnsanın yanında yaptığın günahta affolunsun, gizli yerde yaptığın da affolunsun, mahvur olursun. Dötrikat tesbih namazıdır. Tesbih namazını şimdi hoca efendi, mikrobacı çekilir.