Kuran-ı Kerim'e Uygunluk ve İnsanın Yüceliği kaydında Ve velilere. Biz bunları şunu anlamamız gerekiyor. Demek ki Kuran-ı Azimüşşan insan için indirilmiş. Her şeyi ifade buyurur da Bilhassa insan için Onun için efendimizin şu mübarek sözün ne kadar müstesna. Bir insanın yüceliği buyuruyor üstünlüğü Kuran-ı Kerim'e uygunluğu kadar Ne kadar Kuran-ı Kerim'e uygunsa o nispette üstündür. O zaman…
Kuran-ı Kerim'e Uygunluk ve İnsanın Yüceliği ne anlatıyor?
Kuran-ı Kerim'e Uygunluk ve İnsanın Yüceliği kaydında Ve velilere. Biz bunları şunu anlamamız gerekiyor. Demek ki Kuran-ı Azimüşşan insan için indirilmiş. Her şeyi ifade buyurur da Bilhassa insan için Onun için efendimizin şu mübarek sözün ne kadar müstesna. Bir insanın yüceliği buyuruyor üstünlüğü Kuran-ı Kerim'e uygunluğu kadar Ne kadar Kuran-ı Kerim'e uygunsa o nispette üstündür. O zaman…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 18 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Ve velilere. Biz bunları şunu anlamamız gerekiyor. Demek ki Kuran-ı Azimüşşan insan için indirilmiş. Her şeyi ifade buyurur da Bilhassa insan için Onun için efendimizin şu mübarek sözün ne kadar müstesna. Bir insanın yüceliği buyuruyor üstünlüğü Kuran-ı Kerim'e uygunluğu kadar Ne kadar Kuran-ı Kerim'e uygunsa o nispette üstündür. O zaman biz düşüneceğiz okuduğumuz zaman Kuran-ı Azimüşşan'ı Okuduğumuz ayetlere Sure-i Celile-i Celile'ye Ne kadar halimiz oluyor? Ama ne kadar güzel!
Yani insanın şaşıracağı bir şey yok bazı şaşkın olur Bunu ben Rabbimiz Kitabı Kerim'in de Biz onların kalplerini ve gözlerini çeviririz Allah'ımız burada Gönüllere şu gelebilir Biz ne yaparsak yapalım Allah'ımız kalpleri çevirtmiş gözümüzü de çevirmiş ondan kötülük işleniyor Kalp iyi yani Allah'ımız kuluna zulmetmez Hayrı da yaratan Allah şerri de yaratan Allah ama şehre rızası Kişi kendisi gözünü batıl olan işlere çeviriyor kalbini de batıllara çeviriyor ve sonra evvel inanmadıkları gibi bir hal arz ediyor. Öyle ki onlar o halleriyle şaşma şaşkın oluyor. Ne yapacağını bil. Bizim şaşıracağımız hiçbir şey yok! Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin! Katiyye! Bildiğimizin bozulmaması lazım! İslam halifesine karşı çıkılamaz. Katiciğim! Biz Üstadımıza ne kadar uyarsak O kadar doğru hareket etmiş oluruz. Bizim mazur gün Bir gün Sami Efendi hazretlerini Batıl bir insanı karşılamayı söylüyor.
Allah'ın dışındakileri dost kabul etmek Yahudi ve Nasrani'yi dost edin mi? Ne kadar ibadet ederse gelirim. Batılların peşine edildiği zaman o ibadet ve tarifin hiçbir hayr yok. Efendimiz Batıllara giren birisine yüksek uyarıda bulundu. Aman oğlum! Batıla girmiyorsunuz. Hatta tabi olduk Onların gönlü bir yeri işareti verse boşuna işaret etmez. Etmez. Bu adam hafife attı Sonra Efendimiz, Gönül rencide olmuş. Adamın hayatının sonuna kadar köyünle perişan yaşamak. Çok önemli Kuran'ı Kerim'e göre amelse biz Allah'a, Rasulüne, bize, ölü emir olan, baş olan kimselere itaat edeceğiz. Olmayarak.
Şehre bizi sevk etmediği sürece Bir de ben şirklerimizden neden bir şer hali kat değil ya Zaten bir kerahetten hırçın olmayı isterse temizliyor olsun zikir fikir murakabeden üstün görüyor böyle islamın en ince hassasiyetiyle yaşayan kimsede fazla biraz daha suyunu ilave etsek de çok Yani velilerde diyor Kuran-ı Kerim yedi harf üzere. Yani çok önemli. Demek ki gördüğü vehiler hakkında. Allah'ım yarabbim. O zaman Kuran-ı Azimüşşan'a sımsıkı tutunacağım zaten Cenabı Hak'ta Topuğunuz birden buyruluyor Allah'ın ipine sımsıkı sarılır ve Ye he el-Huviye harfi Kuran-ı Azimüşşan'da neyi gösterir? Bir daha şey, Hz. Ali üstünü bir daha dolduralım, al sana dert olsun. Bizim hürriyetimiz zaten Kuran-ı Kerim'dir. Eskiden nüfus cüzdan, cüzdanla hüviyettirler. Evet, Mesela Ahzap suresinde otuz beşinci ayet içinde Müslüman'ın hüviyeti bildirilir.
Ondan sonra Al-i İman suresindeki son ayettedirimdi sonra yine Al-i İman'da Ashab-ı Essabirine ve Sadıki ne ve münkeine ve müstahfirine bir essabirine öyle Kaf suresinde geçer Kaf suresinde esrarı ve uzlibetil cennetul hil muktakine ve irabayirabayim her zaman bakmak ki ben ilgilenirim acaba acaba? Arada diyor Efendimizin bir ziyaret adabı var da daima dikme gözünü der. Böyle bile insan etkilenirmiş şefkatle baksa. Şefkatle baksa. Çocuğüne bile deniyor. Allah'ımızın bir nimeti şükrederek hamd ederek hamd ederek Rabbamızın Azat-ı İlahiyyesine olan saygıdan anlatılıyor. Ondan sonra Evvab oluştan Evvab şey demek Günahlarını hatırlıyor Rabbimize dönüyor. Bunun Tevbe kısmı var Evvab Bir de Evvel kısmı var. Bunu okursunuz kitaplarda yani Böyle dikkat istiyor Bunlar bizim hürriyetimiz Demek ki evliyaullah Kuran-ı Kerim'e tam mutabık Biz izah edemeyiz. Bunu anlatamayız.
Şöyle diyebilirim Hocalardan bir tanesi Kuran'ı Kerim talim edeyim. Fakat sakallı hacı babalar nasıl hacı baba üzeri Minderlerin üstüne oturmuş. O talebeler gelmeden önce Minderlerin üstüne oturur Hoca da çok edepli bizim gibi değil ki diyemezmiş Ne yapayım ne demiş. O minderlerin üzerine Kuran'ı Kerim'i koymuş. Kuran'ı Kerim'i koymuş. Eski alın alışkanlıklarıyla Gine'ye geliyorlar bunlar. Böyle bıkmaya geliyorlar. Bakmışlar ki Kuran'ı Kerim var, kilit verilmişti. Demiş ki haberiniz olsun siz Kuran'ın üzerine oturuyordunuz o öğrenciler, hafız. Eğer o Kuran'ı Kerim'le ezberlediğimiz gibi amel edersek, biz de edebi ile edeplenirsek müstesna. Ancak böyle diyebildim. Başka bir yol bulamadın buna. Veha El Vahdani ile Allah'ımızın bildiği her şeyde Vahdaniyetini göstereceğiz.
Mesela biz alışveriş yapıyoruz alış verişte haksızlığa gitmeyeceğiz işte battaniye getir Diyelim ki biz satıcıyız müşteriyi aldatmayacağız müşteri de satıcıyı aldatmayacağız sonra bizim evimiz var, parkımız var, komşumuz var, ailemiz var, çevremiz var o çevreye de İslam'ın edebiyle hareket edeceğiz. İşte Vahdaniye Allah'ımızın birliğini bütün tavır ve hareketlerimizle göstereceğiz. Ve feul Ferdaniyye Allah'ımızı biliyoruz ve sağdu s Samediyye nasıl anlatılır Bu tarik eyillerini murakabe hallerine birinci murakabe denir. İhlasın manasını düşünün. O Samediyet sıfatı Allah'ın dışında yani her şeyin Allah'ımıza muhtaç olduğunu Onun ise hiçbir şeye muhtaç olmadığını bilecek. Yani Allah'ımıza bir şeye muhtaç yer bize onu anlayalım. Biz ona her an diniz muhtacız. Bu yaşanır artık ifade vermeyiz ifadesi çok zor ne güzel ama bir an işte çok güzel ameliyat hayran lazım.
Zünnun-ı Mısır hazretleri Kuran-ı Kerim yedi harf diyor dördü dört evliya, veliliye haber demiş. Burada, Kuran-ı Azimüşşan'daki mertebeler, eşhi febu tahriben mekki böyle bir İnşallah öyledir. İyi mehri varsa bilir. Böyle okuyan medresede ne de okuyanlar böyle bir hoca bulan kimselerimiz bilmesi lazım. Ebu Talib El Mekki mühim bir kimse. Çok güzel eserleri var sonra büyük günah ve küçük günahları da çok güzel beyan etmiş böyle mübarek bir insan yani ilimde otorite ilimde irfanda O buyuruyor. Erburan, nunnun genel ve Hususi usul usul usul usul usul usul usul usul usul usul usul. Özellik ifade ediyor ve muhkem orada muhkem ayet ne demek? Bunu bilmek bilecek yani illa bunun için medreseye gitmek gerek yok. Muhke ayet nedir? Mesela Riva faiz haramdır. Bunun gibi mesela zina Allah korusun Felat-ı Hak zina Bunun gibi Ayet-i Kerime'de.
Melagir onu, hah bir de müteşabih bu Al-i İman suresinde bir ilk sayfada geçer bunların izahı Allah'a aittir. Bir de bildirdiği kullar zaten efendimiz bunu ne yapmıştır? Bunu haber vermiştir yani kapalı olan Ayet-i Celileleri Efendimiz sallallahu teala aleyhi ve sellem bize bildirmiştir. Burada geçecek gelin gelimize deriz inşallah ve batılün ve iç hali var Kuran'ın umumi olan yönü bizim için hususi olan yönü demek ki her şeyde bir fırtına, hususi olan yok dökülmez şeyin, fazla bir de çok sağ olun. Hususi olan yönü de özel kimseler için. Nasıl özel olacak? Tarikata girmek özel değil de nedir? Ama olmuyor, iyi tutmuyoruz değil mi? Şurada yanılmalarımızı en çok düşünüyoruz dünyevi Allah'ı diyoruz. Biz bu yola girdik Neden bize mesela Fenafiş şeyh diyorlar diyorlar. Fenafillah Allah'ımız ile yük olmak Resulullah'da niye bunu biz yapamıyoruz? İyi sarılıyoruz. Düşündüm, bayağı düşündüm!
Yaptığımız zannediyoruz. O adet kabilinden oluyor. Gerçekten bir tutunsak mesela o istiğfarımızı okurken böyle özden, özden istiyor canlı. Öyle olunca ancak gerçekleşiyor. Evet bu şekilde izah buyurmuşlar. Daha geldikçe gösteririm Allah'ımızın izniyle Kuran-ı Kerim nedir? Kitabulullahi taala ala erbaati eşya belki zor anlaşılacağım ama Cafer-i Sadık, Efendimiz'i çok yakın. Allah'ın Kitabı dört şehit diyor El-Idara, Val işara, Valletaib ve'l Haka. Bunlar olmasa biz bunların hiçbirini bilemezdik. Normal işte herkesin okuduğu bir kitabı Kerim gibi görürdük. Ama bunlar Rabbimizin vermiş olduğu nur ile bunları çözüm çıkarıyor. Yine Kuran-ı Kerim'de çıkar. Ibare ibaremi şimdi okuyoruz ya. Elif la mindelel gü la rayekül müdelbiym-ı şerhi bu ibare işte okuttuğumuz ibare. Vel'İşare lil havas Bu da seçkin kimseler için. Acaba burada ne kastediliyor?
Mesela bizim Mürufun kat'a deriz ya Elif, Lam, Mim, Huruf, Bana diyor bunların sırrı belirdi diyor. O diyor bir Kaf diye geçer ya Onun Sırrı belirdi altında deri yağlar ile diyor. Anlatamam diyor. Bak işaret ettiği Esrarı görüyor bunu kim istemez? Mesela ne diyorlar Mekke diyorlar Mekke'yi biz ne olarak biliyoruz biz Mekke dendiği zaman böyle bir şehir ama gördüğümüzde beyitullah da iş değişiyor. Onun gibi. Eğer yaklaşabiliyorsa Vel'il letaif bu veliler için daha bir içine işi nüfuz ediyor. Gerilmesine, o gönlüne gelir zaten. Biz derslerimizi güzel yaparsak, rahutamız, hücum unutmadığım bir şey var. Bu İsmail amcaydı, ruhu şadıyorsun şeydeydi, derefil'deydi. Efendimiz eski hanelerinde bir ders tarif etti. O zaman böyle bir telif bunlar neler, cihaz yok ki kaydetsek Bir ders tarif etti ki Kaza namazı ne zaman kılınır?
Sonra, nafile namazlar işte vesaire bunları bir anlattı Ondan sonra ders nasıl çekilecek? Bunları anlattı Bir de şey anlattı. Rabıta'yı İsmail dedi En az yirmi dakika olacak. Şimdi gözümüzü sıkmayla olmuyor bu Sık sık sık gözümüzü Bu şer'i edeplere dikkat edersek Allah'ımızın farzlarına Resulullah'ın sıkmasına, sünnetine büyüklerimizin ederi o zaman gelir yoksa yağmaz bile öyle olduğu zaman kendiliğinden sen mesela pazara çıkarsın evinde pazardan mesela sebze alacağız, meyve alacağız bir çantayla giriyoruz. Artık filan devre kalmaz onun için diyorum. Bir poşet veya neyse o anda kalbine yağar. Her zaman mesela yatağa girdin yatağa girdiğinde de olur. Mesela oturduk, oturduğumuzda da olur. Bir komşuyu ziyarete gittik o zaman da olur. Çünkü hazır bir vaziyetteyiz. Daha sonra ledaid veliler için hakikatle işin gerçeğine ulaşmaktan inbriler için Yalnız burada Nebiler her şeyi anlatmamıştır.
Mesela Peygamberimize üç ilim veriliyor Efendimiz ancak bunu ilmin birisini kendi muhafaza ediyor. Kendi bilmiyor. Anlatsa mümkün değil demek. İkincisini Sıddıyıkı Azam ile Ali efendimize öğretmiş. Daha başka öğrettikleri öğrettikleri de var. Cenabı Huzeyfe gibi, Seymanı Farisi gibi, R. V Veliler de öyle. Her şeyi böyle Kullu orta anlatmazlar. Özel bakar ki hakikaten o sevgiye gelir görür onu. İbni Kainathane davet bileği der ki mesela biz üstadımızın devrinden hatırlarım işte şu evladımı çok öresim geldi der gelir onun da özel olarak kalbini kalbine verir. Aktarır O alacağını alır orada zaten Neyse biraz şey mi gitti acaba? Üstün seviyeden geliyor. Kuran-ı Kerim nedir? İmamı Uşeyr'i İşte karideslerimizden okuyan var herhalde. İmamı Uşeyr'i biraz çalışsak televizyona on ikiye kadar bakacağımıza on ikiye kadar ne olur İlmihal okuyalım Efendilerimizin eserlerini okuyalım.
Görüyor Böyle bir yere çıktığınız zaman bizim yerde at çekelim biraz ipi yerler görünüyor on iki oluyor da hayat buleler. O yapmadığınızda ah böyle eserlerini okusak çok malumatımız olur. Mesela İmamı bu şey değil çıktı zaten bu kitaplar çok eskiden beri Tezkiretü'l Evliya diye bir küçük olan kısmı var. Ferürciddin Abdar Hazretleri ben onu samim efendimizde tavsiye yapıyorum Allahu alem. Bir de onun iki kalın cilt var. Okusak görürüz İnşallah öyle yapalım. Etrafımıza da güzel güzel tavsiyeler de bulunur. Bu hayat bir daha elimize geçmedi ne güzel Bazen sıkıntılı zamanları oluyor insanın. Evliyaullah'ın hayatını okuduğunu rahatlıyoruz. Nesifau'l Kuran-ı Kerim şifadır. Bu şatiyet diye bir şey var. Oysa eğer böyle müritlerin bazı aşkı ilahi ile kendinden geçtiği devreler var.
Şimdi bu ulu orta yemelerle çimelerle onu araştırmamalar olmaz onlar kendi ellerinin Onda bile çok hassas Allah'ımızı zikretmeden ağızlarına sokmaz zem okumaya Her hareketlerimdir Ondan dolayı bazı olur. O coşkunluğun da ne diyeceğini bilemiyor. Onlarda neden yol gösterir. Yol gösterir. Böyle muhabbet ehli. Ne demek? Allah'a muhabbet etmek, Resulullah'a muhabbet etmek. Şehrelerimiz güzelleşir bunlara muhabbetler için. Böyle bir anlık, ne demek olmuyor. Her zaman koruyacağız ŞEVL, Hani aşk bu bileyrait aşk ve şehirde ileri olmaktır. İnsan yalnız kalır. Herkesin kendine bazı halleri var. Allah'ım doyamıyorum sana diye ama içten gelecek. Böyle anları doğru iyi bir değilmiş. Çok dikkat ediyor. Riayet ediyor. Aşkı ilahi zuhur ile bu muhabbet ehilleri için Kuran'ı Kerim'de şifadır. Yol gösteriyor. Sonra ve şifau mindain nekratilil arifin. Ariflere de bazı sıkıntılı anlar olur.
Aşacağın mertebeler olur. Makamlar olur. O makamlarda neden? Makamlarda şaşırmamak için çünkü bu Marifetullah da Şeytan yedi yüz dereceye kadar çıkar. İşte, şeytanın aldatmasına karşı derhal uyarılır. Allah'ın bekle denir ya Böyle güzel rüyalar görür haller yaşar bilmem filan Bunlarda neden? Hep bize yol gösterir Allah'ımızın kitabı Bak, İlliyallahulah'a ne güzel belki ifade edebilir miyim? Edemez miyim? Onu da benzemiyor. Biri demiş ki bir veliymiş velilerin ismi. Sen cennette gördün Bakın nasıl bir dikkat var! Şeytan demiş aldatacak demiş seninle beni mi buldu demiş. Bak hiç meli bulmuyor. Ben diyor kulluğumu nasıl yapacağım bunu düşünüyorum diyor. Buna çok denk geliriz rast geliriz Bazen böyle acayip hallerden anlatır bilmem filan bize gelir işte burada Efendimiz'in yeri olduğu için bazen soruyorlar. Diyorum daha bir nefsimizin mertebesini geçmemişiz ki burayı aşacağız.
Biz nefsimizin mertebelerini geçmeye çalışalım. Bunlar için itibar etmezlerin O da kısıyor işte Ben diyor güzel haller yaşıyorum diyor hiç diyor kabul etmeler Aslında öyle mi kabul ediyor ki ayakları yine değilsin istiyorlar. Söyleyin, Zülnurüm Isli Hazretleri. Efendim demişler Büyük Feriha'mı bir keramet göster bize. Keramet bende oğlum demiş. Bu kadar günahlarımla müşavir Veli yahu. Müstiz. Beni demiş bu kadar günahlarımla yer alıp ta yerin dibine kadar indirmediği keramet değil de nedir bunlar? Bakın nasıl kendilerine bir düzen intizam etmişler. Hiç aktarmamışlar. Kuran-ı Kerim işi vardır Müminlerin şirke düşmemesi için mümin nasıl şirke düşer? Vah yek bir izah işaret ettiği hep Kuran-ı Kerim burada Kuran-ı Kerim burada. İbadette Allah'a şirk koşmayın. Buradaki şirki müfessir-i vizan efendilerimiz Riya olarak. Çünkü şirk Allah'ı inkar değil. Yani birkaç ilah kabul etmek.
Burada ise Allah'ımıza kulluk yapacağımız bir yerde kendimizi böyle bir beğendirmek böyle bir görünmek için yapmak bu şekilde ifade buyurmuşlar. El Kuran Kuran nedir? Alimler için cehaletten kurtulmak için. Yavrum Okudum bildim deme diyor Yunus Emre Gerçekten biz bunları anlatırken Yunus Emre hatırımıza geliyor. Ne kadar okusan bile diyor hiç okumadığım ortaya çıkar. Efendimiz indisi abi de çok güzide ilim vardı. Bunlardan bir tanesi şunu demiş Okuduğumu, ne yaptığımı hep demiş dışarıya atıyorum Hacı Hasan Efendim'in huzuruna oturuyorum demiş. Onun gönlündeki nurdan Allah'ınızı lütfettik. İstifa etmeye çalışıyor demiş. Bir tanesi Efendim demiş Siz Duyuyoruz bir Afganlı kimseye teveccüh buyurduğumuzu, tevekkül! Yine okuyalım kitaplarda var. Kalbini göndermesi Allah'ımız işaret buyurmadıkça gönderemez. Onlar kendi iradesinde değil iradesini Rabbimize teslim etmiş murat olan kimselerden.
Allah'ımız onları seçiyor. Onlar kendi başına yapmaz. Bunu da en iyi bilen kimselerden biri. Demiş ki Efendimiz Duyuyoruz afkarlı bir kimseye teveccüh Tanıyorum zaten Gördüm. Emin ol, hayran kaldık hepimiz. Ona yaptığı teveccüh o safta bulunan Bihrullah daki insanlara hep tesir etti. Efendimiz birisi için dedi ki o teveccühün eseri olarak Nefsim dedi o kadar zayıfladaki bir tokat atsam yıkıyor. O teveccüh, ömüre verdim. Efendim elimizde ah onlar olsa derken bunlar hayatta rabıtamız üzer yapsa olacak. Hep çözüm bizde. Yoksa her şey hazır. Buyuruyor ki Siz geliyorsunuz ama varlıkla geliyor. Kuran-ı Kerim Kuran-ı Acihüşşan Cüneydi Bağdadi Hazretleri hazretleri, Kaddafi La Zula'l-Kur'a, bura bizi titretmeli artık bizi titretmeli.
Nereye gidersek gidelim bir sohbettir, bir zikirdi bilmem filan oralarda şöyle bir nedamet değil her zaman nedamet pişmanlık içinde olacağımız bir söz Efendim zikir yapılırdı şimdi niye zikir yapın bu? Biz Allah'ımızı zikir etmeyi öğrenelim bunların ötesine geçirmiyor. Hep daha kalıptayız İnşallah Kuran-ı Kerim'le insanın bedeni ikizdir buyuruyor Nasıl anlayacağız bunu? Layık olmayarak şöyle anladık Bedenimiz Şerhi emirlere dikkat edecek. Nedir şeriat? İtikat Allah'a iman etmek, Ahiret gününe inanmak Meleklere bunlar Ondan sonra nedir? İbadet, Ala, Muamele bunları yerine getirmek Çünkü bedenin yapıyor. Ve mana en Kuran'ın manası ruhul insan teveme Kuran'ın manası insanın ruhuyla ikizdir. Ondan ruhumuzu nefsin esaretinden kurtaracağız. Aynen maden gibi. Nasıl ki böyle toprağı taşın altında belirsiz ama oradan çıkarıldığı zaman onda çok sırlar var. Mesela kobaltlar Uranyum.
Uranyum onun şöyle bir yumruk kadar olanı diyelim ki İstanbul'da şey kesirde elektrik bir gün idare edecek şekilde güç ümmet var bunda. Daha başka çoğu madenler var. Efendimiz de onun için Sallallahu Aleyhi ve Sellem İnsanlar madenler Bu madeni çalıştıracak Hani madeni çalıştırmak için bir mühendis oluyor. Maden mühendisleri var. İşte burada maden var dediler. O da artık kepçesi bilir. Nesi ise Lodel'i bilir ve ona mahsus adetlerde çıkarırım. Ve bir damar bulduğu zaman onu takip eder. Bizim maden mühendislerimiz mürşid-i kamillerimizdir. O görüyor zaten biiznillahi Teala. Bir müridin buyuruyor biiznillahi Teala son halini görmedikçe o evrad ezkar da bilmez buyuruyor. Bilir biiznillahi teala onun ne yetenekli olacağını nasıl olacağını idare eder işte. Bizim gibi insan ondan sonra öyle bir manevi mühendislerimiz ki bunun içinde ne verir? Bize ne gerekiyorsa onu verir.
Mesela Türkiye'de nedir? Hayvancılık bunun için ne kadar teşvik veriyor. Ne kadar teşvikte bulunuyorlar? Gübresinde yeminde vesaire neyiz artık! Her şeyin bunun gibi aman oğlum İstiğber, TV, Salavar, Ölüm Tepekiyor, Tilki murakabe bunlarla çalıştır diyor. Çünkü bunların hidayet etmesi Allah'ımız hidayet etmedikçe mümkün değil. Hidayetin yolunu gösterir kurtuluşun. Yani karanlık bir gecede ışık çeker gibi ki aman ha düşmeyin şurada bir tehlike var, burada bir tehlike var gibi olur. Yani yürüyecek biziz ama yol gösterir. Ondan sonra damar değil mi? O damarı takip ederse mesela diyorlar ki bazı madenler için bir asır devam eder diyorlar. Öyle bir damar tutmuş ki bize aman diyorlar rabıta damarına ihsan murakabe damarına ihsan ona sarılanlar, nevrümmi ilme de erişir Allah'ımızın tecellisine de kavuşur. Her şeyi vermiştir. Allah bizi silah eylesin. Amin. Ama bir yere kadar yaparlar bunu da.
Şimdi bir öğrenci okulda başarısız olursa ne yapar? Ne yapsın? Bir sene değil, iki sene değil, üç sene değil devamlı sınıfa falan bunlar. Artık ne yaptığını biz düşünüyoruz. Evliyaullah bunu yapmaz işte. Yine de Allah'ımızın kullarıdır inşallah anlamlar nedir? Yuva eder. Ama sıkıntısını da çeker. Şöyle mesela biz çok güzel bir bahçe diyelim fidanlar dikmişiz. Hadid suresinde Cenabı Hak bunu bildirir bize. Bu Ziraat nun bir ekin hoşuna gider buyuruyor Geldi o bahçeyi diken eken kimse baktı ki ne ağaçlarda Hayır var ne ettiğinde diktiğinde çok mahsun bir şekilde döner. Eğer meyve verilirse sevinirdi. Ne mi olur? Efendimizin İhvanından birisiydi böyle hacca gitti ama iyi bir kimse Geldiğimde baktım diyor İsmini verebilirim ama iyi olur. Vefat etti çok güzel! Ama Efendimiz çok severdi. Akıllıydı ama. Çok Akıllıydı. Geldim diyor Hicaz'dan baktım diyor. İhvanların omuzları dik dik diyor.
Onu belki bilmeyerek söylüyor ama büyüklerimiz omuzdan da bilirlermiş insanı. Vay! Bunları kendilerine mahsus. Dedim diyor Siz ne oldunuz yahu dedim diyor Efendimizin evladı değil misiniz? Böyle bir başkasına benziyorsunuz Niye efendilerimizin ahlakına benzeyelim Kuran-ı Azimüşşan ahlakına benzeyelim? Efendimiz'in bir Umre Seferi var Bize dersleri tarif ettiler Dersimi yapmıyor değilim. Yapmıyorum. Ben biraz üzerinde duramadım. Ben biliyorum kendimi Şöyle diyelim ki yarım saat duracağız. Kırk beş dakika duracağız. Biraz sayı azaldı. Dedim bu ne? Ben özleyecek bize. O önde karşılantı. Karın önünde. Orada arkada arabadayız. Biz istedi. Diyecek dedim. Hemen başladı. Oğlum dedi. Biraz gevşetmişim bir şey dedi. Bak ne büyük bir gevşeteceğim! Burada dinlesem biz nasıl şekil alacağız? Şimdi demiyor mu açalım efendimizi O zahiri ve batıni şifa tarifinde söylüyor. Kalbin zikri soldan başlar.
Ruhun dahi sağdan işler. Sır çalışıp olurmuş Ne diye nasıl söylüyor? İşte buna göre şekil olacağız. Ne şebhat demiş efendim diyeceğiz. Ve hakikatü'l Kuran ve hakikatü'l insan şeyun Vahidu. İşte ahır gelir diye çok korkuyorum. Çok. Yoksa Muhyiddin Arabi Hazretleri'nin değil. Öyle bir izahları var ki Ben diyelim, yine diyelim. Ama yazıyor burada okumuş sizin. Hani insana Allah'ımız öyle bir değer vermiş ki Allah bizi izah etsin Okuduğumuzda göreceğiz. Şunu anlayalım İnsanların da kalplerini neden böyle dinmesin diye arz edemiyor mu? Allah'ımız buyuruyor ki Celle Celalühü bütün kainatı insan için insanı da Zat'ım için halk etti. Şu bir ışığı daha gelmeyen yıldızlar var. Daha bu birinci gaz sema yedi gaz sema yedi kat arz sayılmayacak kadar çok yıldız kümeleri, ishalleri İçtiğimiz sular, yediklerimiz, gördüklerimiz hep insana hizmet.
Bize birisi biraz mesela iyilikte bulunduğumu unutamıyoruz benim sıkıntılı zamanımda yardım etti diyoruz. Bir kere buna yardım etme duygusunu veren de yapmamız işte işin hakikati bu İnşallah iyi çalışacağımıza inanıyorum siz çalışın ki biz ortak bir bölüşümüz var yani bu müessesede bu Tarikatı Aliye müessesesinde böyle murakabe ehilleri, müşahede ehilleri oldu mu? Bize de bir pay gelecek ortak bir bölüşümümüz El Kuran Biraz daha kolaylaştırmak istiyorum Kuran ehli kimdir? Onlar Allah'ın dostlarıdır. Onlar Allah'ın ahlakıyla ahlaklanmışlardır. Onlar Kuran'dır. Kuran'dır derken Kuran-ı Azimüşşan'ın edebiyle edeplenmişler. Ahlakıyla ahlaklanmışler. Kuran-ı Azimüşşan'ı okumuşlar, onunla amel etmişler, daha da bir ötesine geçmişler, hikmetine erişmişler, bunun da kemale kavuşmuşlar. Aynen. Hazreti Ali Hasan-ı Basri Efendimizin, Efendimizin, elli altı.
Ey yuhen nas, yanlış anlaşılmasın bir süt vardı da ondan içmişti. Bir de annelerimizden birisinden süt emdi. Ondan dolayı gidiyorum. Ey yuhemnas Ey insanlar bu Kuran-ı Kerim var ya, şifaun dey müminin müminlere şifa ve İmamü'l Müttahim Allah'tan korkanlara yol gösteren bir esastır. Kim ona uyarsa hidayet eyler. Kim ondan yüz çevirirse şaka ve teda. O da Allah korusun, Şaki olur. İyi bir sınıf değil. İmam-ı Ali Radıyallahu Anh Efendimiz buyuruyor. İmam-ı Ali Radıyallahu Anh Kuran Azimüşşan'ı Göremeyiz. Felinnehu ahsenul hadis Çünkü sözlerin en müşürü Allah'ın kelamı. Ve tefakka hu fi feynnehu rabbiyelul kulu. Onu anlamaya çalışın ki kalplerin baharıdır. Onunla şifa arayınız, bir nuriyi onun nuruyla, deyinnehu şipeh, usüldür Gönüllerin şifasıdır. Mesela, istemediğimiz düşünceler geliyor bazen. Hiç istemiyorsun.
Yahu diyorsun, benim tuttuğum yoluna, girdiğim yoluna, Şu kafama gelen düşünceleri, Şu sadırımdaki benim hayatımı böyle karmakarışık hale getiren durum nedir? Diyor. Buna zaten mutmainliğe ermeden kurtulamayız. Bak yoğunlaşacağımız yerler göster. O zaman nedir? Şu durumla, bununla dedemin dediği gibi birden bize ne lazım? Gıybet etmeyin gözü, ağırsın iki yüzü siyah yüzü sevmedin daha biz kendimizi bir bıçağıyla bir ısrar edelim. Ve ahsimu tilavede Onu okurken aman en güzel şekilde okuyun. İyi talim Ondaki bu bildiğimiz hikaye şeklinde değil de, Baştan geçer mesela Musa Aleyhisselam'ın kıssaları çok geçer. Bunları da diyor ki en güzel şekilde anlayın bilir hayatın güzel geçer. Dinimizdeki remizdir. Şifre ilahi bir şifre şimdi bu arabalarda da görüyoruz hiçbir şey oluyor bu kapılarda da şifre oluyor sonra bazı kıymetli eşyaları sakladığımız sandıklarda da şifre oluyor.
Bu Allah'ımızın hakikat ve marifet gibi Esaslara gelişmek için Kuran-ı Kerim bir şifredir. Bununla siz ne yaparsınız? Tarikat-ı Aliyeyi en güzel şekilde yaşarsınız. Ne demek ihsan? Öteye geçmediğimizin sebebi şu Allah'ınızı görür gibi ibadet etmek. İşte Kuran burada şifre. Evet Allah'ımızın emrine tam bir yapışmak ona itaatle teslim olmak, gurlukta tederlül diyor. Allah'ımıza karşı hiç olduğumuzu düşünebilmek. Gurlukta ben kimim yani? Allah'ımıza yönelmişler samimi olmaktır demişler. Daha da izah ediyorlar. Hakim demek Kuran'daki hikmetlerine sırlar demek. Kuran'ı hakim dediği zaman Kuran'daki esrardır bu. Zaten o hüzurda da, Seyyid dediler. İnşallah kalbimizde bunu duyarse İslami Sana yakın olanlar nasıl oluyor Ya Rabbi? Sana nasıl yaklaşıyorlar? E galip imale ise senin sıfatın. Benim sıfatınla sıfatlanamazlar. Bu gerçek tabi. Çünkü biz de kendimizi bir şey yok.
Allah'ımız hiçbir şeye benzemez. Yalnız El züllu ve l-ihtikar böyle kendilerini çok engin görüyorlar. Ben Allah'ım aciz bir kuluyum. Allah'ımıza karşı yokluklarını ifade ediyorlar. Böyle ulaştır. Matekarrabe ahal ahalum ida rabbihi gibi Rabbim Zül Celalimize kavuşmak neyle olur? Kullukla olur. Ve ilhevul iftikar Rabbimize karşı yoklukla olur. Kardeşim benim intisabım senin yaşın kadar demekle olmaz mı? Mebülazemetül rubodydiye Kulluk görevimizi yapmakla nasıl olur ya? Es'adi El-Bid gibi olur. Ders aldığımız Mevla Teala-ı Ali Hazretleri'nden bir sene sonra da Hazirat'ın makamına yetiniyor. Bu kulluğumuzda acziyeti gösterdiğimiz zaman yokluğumuzu bu bize Kulluğumuzu devam ettirmek. Ne demek bu? Her şeydir. Sadece namaz hatırımıza gelmesin, Hac hatırımıza gelmesin. İnsanlarla münasebetimiz, dev hayatımız, çocuklarımızı olanıyız gibi. Bu yokluğumuzu ifade etmek neyi icap ettirir?
Allah'a yalvarıp ve yakarmayı. İlticaki bu gönlün hali bir şey yapmak bilirler. Gurbet nedir? Mevettir. Allah'ımıza olan sevgidir ve muhabbettir. İşte, biraz zorlandığımız yaşanılan bir halde Beyyanı gönüllere bir şüphe sokmasın diye Kuran-ı Azimüşşan'ı okuduğun zaman pekun ende. Sen kevdini okuyorsun aslında. Kendine yön çiziyorsun, şekil çiziyorsun. Ahlakın, uyum, her şeyini ona uygun bulması gerektiğini bileceksin. Kuran-ı Kerim hayatadır ve aramızdadır. Haddırun hazırdır Kuran-ı Kerim Bizi özetlemektedir ve Şairü'l Aleyna Bizim bütün hallerimize şahitdir. Vakit geçtiğini biliyorum ama mevzu çok güzel Gitmek isteyen gidebilir rahatsız olmayın. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Kuran'ı hallerini yaşantılarıyla tefsir etmiştir. İşte anlayalım Efendimizin işte nasıl bir üzüldüğünü demek istemiyorum. Ve men hecud tarikat Tarikatı aliye de esastır. Kurr-u bir kelime esastır.
Zaten o murakemelerini diyoruz ya biz rabıta dediğimiz Mesela İnnallahe kene aleyküm rakiba Allah'ımız sizi her an gözetliyor. Mesela ikinin üçüncüsü üçün dördüncüsü kimdir? Rabbimizdır. Hep ifade ediliyor.
Kaynak: Genel
Kuran-ı Kerim'e Uygunluk ve İnsanın Yüceliği | Mihmandar