Kur'an'ın Işığında Nefis Terbiyesi ve Ruh Arınması
Kur'an'ın Işığında Nefis Terbiyesi ve Ruh Arınması kaydında Sizinle konuşabiliriz. Senin kişinin, onun filizinde saklı ahlak-ı hancıdan konuştuya, adam konuşunca. Allah'ım, Bunu onu da yakasına, yakasına yazdırmış ve yapıştırmış, bana bir malulluk gelmesin diye bir yazma bakar. Ben bir günah etmiş dinlemeyi, kazınayı, almayı yakasız sanırdı. Allah çok hatırlamasını amin. Binasının balkonunda…
Sizinle konuşabiliriz. Senin kişinin, onun filizinde saklı ahlak-ı hancıdan konuştuya, adam konuşunca. Allah'ım, Bunu onu da yakasına, yakasına yazdırmış ve yapıştırmış, bana bir malulluk gelmesin diye bir yazma bakar. Ben bir günah etmiş dinlemeyi, kazınayı, almayı yakasız sanırdı. Allah çok hatırlamasını amin. Binasının balkonunda yasasana gözlerinden yararlar atmayan yaş dikılırdı. Gözlerinden akan yaş bir adamın üstüne dökülünce çatır çatır çatır, Haluk misburun ama mundarın ola diye vızırdanmış. Demiş ki herkes bulunmaz. Yarın günahkar Hasan'ın gözünün yaşını diyor. Böyle ağlarlar. Uzun olayı ilahi diye varınca Şu Allah'ın sarılıp da kulum şu günah etmiştin. Sen şöyle bir günah etmişsin, dün değil mi sana? Hayır Ya Rabbi, ben öyle bir günah etmemiştim. Ağzımı mühürleyeyim, vahim. Ağzı mühürlenince ablalar nasıl söyler diyor?
Söylemeyen Allah olduğu için Göz diyor ki benimle televizyona gözler dikti. Gözümü yok yerlerine harcadı Ya Rabbi. Allah diyor ki benimle gıybet dinledi, çünkü dinledi, kötü kelamlar dinledi, gıybetler dinledi Ya Rabbi. Bil diyor ki benim bile malayani söyledi, yalan söyledi, gıybet etti. Ben diyor ki benim bile haksızlık etti. Ayak diyor ki benim bile kötü yere yürüdü. Bütün vücut kendi fiiline şahit oluyor. Diyor ki, yahu niye sümük dayıyorsun? Yanmayacak mısın? Elimizde gel diyor. Allah söyle, biri söylüyoruz. Takıl, takıl, takıl söylüyoruz. Cehenneme gitme, muhakkak edince, Hadi Cenabıüm, gözün sildiğinden bir gün çıkıyor. Niye diyor? Diyorlar ki yarabbim sen de lehine şahitin bu cümleyi. Hep aleyhine şahitlik yaptılar. Nefini biliyorken ey siklik. Diyor ki bir gün senin korkumdan diğeri brian gibi oldu, ağlamaz istedi. Gözlerinden yaşlı oldu ya ağlayamazdı.
Bana diyor bir kere çekin dağıldı, gitti. Bana senin korkumdan, senin korkumdan yaş gelmiş ki Ya Rabbi. Demek benim korkumdan sana yaş geldi ha. Evet Ya Rabbi sen de biliyorsun geldi. Kolumu beni affettim kendine. Şimdi benim korkumdan ağlayanları ben yakamam. Hayamla amelesi duyururum. Arkadaşım seherlarını da takanın. Boynunuzu hakla bıktım. Süreçlerimizden yağmur gibi dökelim de kurtulalım inşallah. Böyle yok yerinden olmaz. İşte Koca Hasan'ı Basri Hazretleri'nın yüzünden akan yaşlar, yaşlar böyle aşağıdaki adamın üzerine dökülecek kadar akardı. Daha var mı efendim? Abo uzun onun merakı bu. Onun için Ravel Hasen bil Hasem. Bu da Hazreti Hasan radiyallahu anh Efendimiz'den ki Muhammedimizin torunu. Amin. Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Bundan rivayet edebiliyor hadisi şerif.
Hazreti Hasan, aslına söz, Zuhra'nın arşın küfleri olan, cennetin ehli şebabı olan, şehitleri olan bir gün Yahya geldik süre Yahya Küll Kelevi Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem'dan da gelince Hasan'ın yeni sen mi kocalarına oturmuşlar. Kucağına oturunca şöyle ceblerinden bir şey aramışlar Cebrail Aleyhisselam'ın. Bilemedim, Hitler ne arıyor Ya Resulallah deyince bizi Yahya zannettiler de Yahya dağdağtan gelince hurma getirirler. Hurma lezzeti zannetti cibunlu arıyorlar. Allah'ım Muhammed torunları karşısında beni mahcup etme. Muhammed torunlarına, hatiplerine hurma ver Ya Rabbi. O zaman da cennete adadan an boynunu da bulsunlar diyor. Cennetten alıp boynuna koyuyor. Kurmaları oradan yiyor. Ve bizim sultanlarımız hepsi zararla, episi hakaretla, süpisi zulm ile öldüler bize şefaat etmenin içindir.
Kur'an'ın Işığında Nefis Terbiyesi ve Ruh Arınması ne anlatıyor?
Kur'an'ın Işığında Nefis Terbiyesi ve Ruh Arınması kaydında Sizinle konuşabiliriz. Senin kişinin, onun filizinde saklı ahlak-ı hancıdan konuştuya, adam konuşunca. Allah'ım, Bunu onu da yakasına, yakasına yazdırmış ve yapıştırmış, bana bir malulluk gelmesin diye bir yazma bakar. Ben bir günah etmiş dinlemeyi, kazınayı, almayı yakasız sanırdı. Allah çok hatırlamasını amin. Binasının balkonunda…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 9 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Hazreti Hüseyin Efendimiz Yezidlere dedi ki ne olursunuz, ısrı yerinde hakkın helal olsun, velev öldüremez. Sen Muhammed torunu değil misin? Seni susuz öldüreceğiz, susuz. Yepyeni vurunca oradan su çıktı, içmeyeceğim ey su. Muhammed Mustafa'nın ümmetine şefaat vereceğim. Sus. İçme susun, susun. Kendi ailesi sevdiği yer Hazreti Hasan Efendimizi zehirle öldürdü, biliyor musunuz? Bir zehir, üstüne bir zehir daha, bu zehirden de şehit olan sevgili rivayet ediliyor. Uzatsam çok uzanıyor. Ne yapayım, ufafacağım. Evel ha sen, anil ha sen, ham edil ha sen. O da babası Ali Gel-i Müpaza Efendimiz'den rivayet ediyor hadis-i şerif. Mustafa Ali Gel Musa Efendimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'i çocuk ana iman eden, çocuk ana iman eden Tanrı'nun aslanı, şahadet kani bir şey söyleyeyim de burada yadigar kalsın. Yahuttan geldi idi Fatıma sıhhra annemin hastalanmış.
Ne oldu ya Allah'a hasta oldun. Ne ali? Ne canın istiyor? Bir yerden hiçbir şeyi canını etsin, canın istemiyor. Mesela bir an yemek verdiler. Hiçbir şeyi canı istemem inan. Yalnız güneşten ekmeksiz birkaç kaşık falan bildim. İşte o an onunla duruyorum. Sizle konuşuyorum. Dua ediyoruz da böyle oluyorum. İnşallah dua edeceksiniz. İnşallah. Hastalığımı da yalak koyup geleceğim inşallah. Şimdi bir hiç git bizi nar can istiyorum ve ondan nar olursa bizi giyeceğim az Seamuha geliyor. Gündeden üç kara aldı da bu sene Medine'de bu vaazları durdum. Gündem Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Fatıma sen zuhrala radıyallahu anha, başradan bir taş getir. Sarayım yerden üstüne hiç kimse halim bilmesin, sallanmasın bir Fatıma. Bu neydi bu taş? Muhammed kızı acıktı, bilmesin verdiği sardın. Peygamberimiz birinin yanına sen mi sardın? Çıkardın.
Gelir yine baş Peygamber'ın şeyinden işte efendim sünnetini tutmadın hanımla gecelerin Yahya ederken şişüp şekva eder kademe. Peygamber'in ağıydı, sabreyle yuh, karnını dağlar oldu, taşlar koyup dürüne yürümüş edidemi. Bilmiyor musunuz bunlar bütün üstün, bildiğin şeyler? Biz şimdi gani gani mallara kargalık da şükretmesinden hadisetle dinliyoruz. Allah'ın da sayısız şükürler olsun. Amin. Şimdi Amerikan kız hissediyor ki Muhammed Mustafa bu hadisi neyle konuşturuyorsa oranın etrafı dağlar altın diyor. O muhbiri sadık diyor gavurlar. Bizim gavurlar bilmiyor ama yani o gavurlar diliyorlar peygamberin mucizesini. Diyor ki, onun etrafını arayın. Biliyorlar, orta alıyorlar, su'da konuştu bu sözü. Bunun etrafı tüm altın çıkıyor şimdi dağlardan altın altın madenleri. Yani peygamberimiz böyle bir Allah şefkatına nail etsin.
Böyle olunca, Hazreti Ali radiyallahu anh Efendimiz'den de bir misal gelmeyince geçmeyin alan kılıklı bir kafiri de harp ediyor. Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem o harbe çıkarken dua ederdi. Ya Rabbi, anızamı ruhod da aldım. Öteki o bey, amcamiye gönlünde aldım. Elimde bir tezim alim kaldı. Sen muhafaza et Ya Rabbi. En güzeli geçmiş amir de bağırıyor. Ya Muhammed mübaretiye istiyorum. Hazreti Ali Efendimiz hepsi oturuyorlar. Biri kilit, iki bininden birisini amir geçti. Harbi kim çıkacak? Herkes şükür gitti çünkü gelen amir. Ha bu taraf efendimiz ayağa kalk. Ben halledeceğim yağmurundan Doğru bir sene olur. Daha yirmi iki yaşındasın. Olur. Sen, gel oturdu. Kim çıkacak? Gelen, amin diye de kim çıkacak? Demek ki, Peygamberimiz Muhammed Mustafa Hazreti Hamza'nın kılıcını kuşattı. Zırhını giydirdi. Ya Rabbi birini ve hatta birini verir de yerdim.
Bir Alim kaldı, ne söylüyor ya Rabbi. Hadi ya Alim. Efendimiz gelirken amir çok masum bir kafir. Bir tek hekimsin sen, dedi. Ben İbn-i Hanbel Muhammed'in diyor. Faydalı. Hay Veli'm haydu beni. Babamla aramızda çok münasebet darırdı. El-Fatiha, vay, sana kıyamam geç seni. Sen bana duyamayın ya ben senin kafanı vurmaya her zaman aşığım. Doğru. Neden kimi doğayım gibi? Bir de sönük gitti ve daha senin Git ya. Gitin beni parçalan, ben senin parçalarım bu evde atın üstünde icane gelmeyecek yahu. Hazreti Ali efendimizin üzerine zorlatın ya. Söyle. Hay Allah. Görüşürüz seninle bir dede. Bal vurarak çağır bir hiddetlenmiş, geldi. Kalkanı eline almış böyle kafasına tuttu. Bal vuraraktan gelip de bulunca kalkan kestiti. Hazreti tarafın dün kafası hafif anam işte. Bir şey olmalı. Ben geliyorum dedi. Geldi. Ya Allah ya, bismillah. Allah'ın inayetiyle Muhammed'in himmetsiyle geliyorum diye.
Allah Allah Allah Allah iki taraf dağılıyor ama Allah Allah Allah Efendimiz haydut gibi geldi yine kalkan bahçesinin tepesinden Allah Allah. Bacağınıcağızlığıyla yere dikiyor. Yani Aleviler ilaviler de bizi idare etmek. O yasa Efe kızı, efendim sahabe-ı kudretine cehaliyetinden onlar ama sorunun budallaması yok. Hem demir kesildi, hem gavur kesildi yaşa kolay verdi. Bir taraftan bir de diyelim Allah şef balıklarına nail eylesin. İkinci bir vahkada bizimle kalakılıklı bir kafirle ortaya çıktılar. Bir varmada indi, yere çarptı ve boğazına kılıcı tuttu. Şahadet okusan unutuyorsun. Şahadet okumaktan boynunu kesiyorum, dedi. Hala o gün ne mücadele, mücahede, bunun için cihat günü ki ben ahlaktan başlıyorum, Efendimiz orada biliyor. Ben kardeşim.
Şimdi iman etmeye kafirin gömülü olmayınca aşağı taraftan tükürüğünü ağzına biriktirir, La Ali şu yüzüne dedi, Daha hikmetli kessin derken, Talat Efendimiz kesmedi. Kırılışı kaldırdı, şöyle oturdu. Sallanarak vardı kafir dedi ki, beni niye kesmedin dedi. Yüzüme tükürdüğüm için kesmedim dedi. Biz de ahlakı hanilde, oradan konuşuyorduk. Kötülük gelenleri iyiliği verin diye Allah emrediyor bize. Resulullah bize emrediyor. Sen kötünün yettiğini yüzüne tükürdün de hasiyetine topunu da keserim de Allah rızası için kesmem, araya bir şey girer diye korkumdan beni affediyorum dedem. Hay Allah. Niye memleketine? Sen nereye gireceğim dedi. Beni esiri ettin dedi. Yani sizin dediğiniz böyle mi dedi? Kötülü gelene iyilik mi gülüm sözü? E, sığınman da bağ, zafaandan zalemek, ve asınan haramak, bahsinden esa, giderek dedi. Kötünü gelene iyiliği eder. Kesin konuşamam size.
Hepsini birer birer haber vermeden Nurusun Hazratı Ali Ra'dan Muhammed Efendimiz, Sıddık'la Ablam Efendimiz, Ova'l Faruk Efendimiz, Osman-ı Zinnureyn Efendimiz, Aliyyül Muraza Efendimiz, Hasab-ı Hüseyin-i Kerbela Efendimiz, yirmi dört gün sahabenin ruhaniyetini istiyorum bu yaşımda. İnşallah oynamız böyle feyizle. Tahir hocamız yanına aldı bu günahkar müfettbesi yanında oturttuğu minnettar hocamıza. Allah ömürümüz daha desin. Ziyaretimizin en samimsiye Konya'dan geliyor. En samimis Konya'dan geliyor. Her cihetten memnunum bizi, memnun sizden sonra Allah da memnun olsun, razı olsun. Hasan'ın şehit ettiği Muhammed Mustafa'dan. Bütün emirler mürekkep olsa, bütün ırmaklar mürekkep olsa, bütün sular mürekkep olsa, bir dökbütün karı olsa, insan cin melek kahtı dostsa senin vasfından verdiği yazamazlar.
Yolundan alındığı bu aramızdaki sevgi ve arkadaşlarının sağ Ankara'dan giyinmişler, Yahyalıya gelmişler, Yahyalıları yok demişler. Ondan sonra efendim, kardeşlerimiz hutbinden geri geldiğine göre bu içimizdeki yetki almaya hiç kimsenin gücün yetmez. Şu Hal Efendi üstadımın en diri Hacı Esati Eylül'ü Uttisesi ve Hul aleyh, Efendimizin mahkum muadileri, aytılı aldan, aytılı aldan, şu Hal Efendi hazretleri ruhları elleri arkasında dağlı icap ettiler. Onlar bizim için mi gittiler? Şu Hal Efendimiz diyor ki Mektubunda şu Efendimiz oğlum Ali beraber vefat edebildiğimizi bilirdim de onun için yeni melek olacaksın, dinlerdim. Evet. Dinledim. Rehletimiz, perbelamız beraber olacak. Madeniyet yanlışlığına yarın Efendimiz'in kendi lisanından doğdum Kayseri'de Hacı Şadmin Efendi'nin evinde Şahap Efendi Hazretleri'nin başına Mustafa Paşa, Yeni Paşa efenim de insaflıydı.
Şimdi Mustafa Paşa'nın yeğeni oraya vermiş. Hafta bir Şahapanın de hizmet veriyor Melem'de. Ona varınca demiş ki efendim korkmayın. Kim yüzünüzden istifade ediyorsunuz. İdamilen yiyecekler sizi neredeyse teselli etme Mustafa demiş. Allah razı olsun. Nereye efendim? İşte yemiyorlar. Hayır. Bizim tarağımız verindi. Bizim kerbela düğünümüz geldi. O Çünkü dünya akışına yaklaştıklara yakar. Ahiret akabı, manevi akasını yaklaştıklara daha çok yakar. Ya hep düzeltir olmayın. De ruhu ahirete yırttın mı daha hüccet keser, yeter ki işte Allah bunlardan. Hayır.
Kaynak: Genel
Kur'an'ın Işığında Nefis Terbiyesi ve Ruh… | Mihmandar