Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu Kaddesallahü's-Sirrahü'l-Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Seslendiren Aladdin Biçici. Değerli Dinler misin? İhsan Mektebi programlısın bugünkü bölümünde Mahmut Sami Ramazanoğlu Kadı Sallallahu Sirahü'l-Asih'in Bakara Suresi tefsirine başlıyoruz inşallah Teala. Elif, Lam, Mim. İşte bu o kitaptır ki onda hiçbir şüphe yoktur. İttika sahipleri için müttakiler için hidayet rehberidir. O müttakiler ki gaybe iman ederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de infak ederler. Yine onlar sana indirilene de senden evvel indirilenlere de iman ederler.
Zaten ahirete de işte bunlar yakinen inanırlar. İşte onlar Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler. Felaha erenlerin ta kendileri de yine onlardır. Elif, Lam, Mim, Elif, Lam, Mim. Bu kitapta hiçbir şüphe yoktur. İmam Suyuti el-Itkan adlı eserinde şöyle demektedir: Fatiha Suresi herkesin anlamakta güçlük çekmeyeceği zahir, açık, muhkem ifadelerle başladığı halde, yani manasında ihtilaf edilmeyen, herkesin rahatlıkla anlayabileceği ifadelerle başladığı halde Bakara Suresi onun zıttı, müteşabih, tebvili, zor harflerle başlamıştır. Cenab-ı Allah'ın bundaki hikmeti ukala ve hukemaya yani aklını kullananlar ve hikmet ehline Kur'an'ın mertebelerini bildirmek, Kur'an'a karşı aciz olduklarını ve dolayısıyla Kur'an'ın icazını göstermek, bu arada onların Kuran ayetlerini düşünme ve tefekkür etmelerini sağlamaktır.
Şunu iyi bil ki müfessirler sure evvellerindeki bu değerli başlangıçlar ve bunlarla kastedilen manalar hakkında birtakım tefsirlerde manalar hakkında birtakım tefsirlerde bulunmuşlardır. Bazıları şöyle demiştir: Bunlar kapalı ilimler ve üzeri örtülü sırlardandır. Yani bilgisi Allah'a mahsus olan müteşabihattandır. Bunlar Kur'an'ın sırrıdır. Biz bunların zahirine inanır, ilmini Allah'a bırakırız. Bunların zikrindeki fayda iman talebidir. Bazıları da Elif, Lam, Mim de Elif, Allah, Lam, Latif, Mim, Mecid manalarına gelmektedir. Yani Ben latif, mecit olan Allah'ım demektir demişlerdir. Nitekim Elif, Lam, Ra Ben Allah'ım her şeyi görüyorum manasınadır ve Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sa'd Ben Allah'ım, kerem sahibi, Hidayet edici, Hakim, Alim ve Sadıkım demektir. Allahü Teala'nın Gaf sözü ancak onun kudret sahibi ve kahredici olduğuna işarettir.
Nuh'un ise Nuh'un ışığın ancak Ondan geldiğine ve yardımcının yalnız o olduğuna işarettir. Ulasa bunlar Huruf-u Mukattaadır yani Hece harfleridir. Her biri Allah'ın bir isminden alınmıştır. Denildi ki bu harflerin bazı surelerin evvelinde zikredilmesi Kuran-ı Kerim'in Elif, BATA, TA gibi harflerden meydana geldiğini göstermek içindir. Bu harflerin bazısı Huruf-u Mukattaa Öce harfleri, bazısı da Huruf-u Müellife mana harfleri şeklinde gelmiştir ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e öncekilerin ve sonrakilerin ilmi verilmiştir. O halde Elif, Lam, Mim ve diğer Huruf-u Mukattaanın iki sevgili yani Allah ile peygamber arasında başkalarının muttali olamayacağı birtakım harflerle kapalı, muvadat kabilinden, yani bir sevgi ifadesi kabilinden olma ihtimali de vardır. Haberlerde rivayet edilen de bunu göstermektedir.