Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu Sırrahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici. Sevgili dinecilerimiz, İhsan Mektebi program mısın bugünkü bölümünde sizlere Mahmut Sami Ramazanoğlu Gadde Sallallahü Sirrahü'l-Aziz'in Bakara Suresi tefsirini aktarmaya devam ediyorum inşallah. Altı. Ayet-i kerime ile programımıza devam ediyoruz. Bu ayetlerimize küfredenleri Sen Allah'ın azabıyla korkutsan da korkutmasan da onlar için misafirdir, eşittir iman etmezler. Küfür ayati Kuraniye de Kuran ayetlerinde dört vecih de varit olmuştur. Dört şekilde gelmiştir yani. Birincisi imanın zıddı demek olan küfür.
O küfredenler ve Allah'ın yolundan sapanlar, saptıranlar muhakkak ki hidayetten pek uzak bir dalalete düşmüşlerdir. Ayet-i Celilesinde beyan olunan küfür imanın zıttı demek olan küfürdür. İkincisi caht yani mutlak inkar demek olan küfür. Kim de küfrederse bilsin ki Allah bütün alemlerden müstağnidir. Kimsenin bir şeyine ihtiyacı yoktur ayet-i celilesinde beyan olunduğu gibi. Üç-Şükrün zıttı demek olan küfürdür. Ve bana şükredin, küfretmeyin. Yani nankörlük etmeyin ayetinde beyan olunduğu gibi. Dördüncüsü ise teberri demek olan küfürdür. Sonra kıyamet gününde biriniz diğerinden teberri eder. Yani arkadaşıyla alakası olmadığını beyan ile ondan ayrılmak beri olmak ister ayetinde beyan olunduğu gibi. İmam Bahavi Rahimehullah der ki küfür dört vecih üzeredir. Küfr-i inkarı, Allah'ın mevcudiyetini katiyen kabul etmemek ve ağzına almamak.
Küfr-i Cuhudi Allah'ı kalbiyle bildiği halde lisanıyla ikrar etmemek ki İblis'in küfrüdür. Bu küfre düşenler hakkında Onlara gayet iyi bildikleri kitap gelince ona küfrettiler. Hemen Allah'ın laneti kafirler üzerine olsun buyrulmuştur. Küfr-i inadî, kalbiyle bildiği halde lisanıyla itiraf edip de dine girmeyen kimsenin küfrüdür ve dördüncüsü küfrü nifaki lisanıyla ikrar ettiği halde kalbiyle itikat edememektir. Küfrün bu dört vecihinden herhangi biri üzere ahirete intikal edenin mağfiret olunma ihtimali yoktur. Büyük arifler bu ayetin tefsirinde derler ki ahdi elestte bela yani evet sen bizim Rabbimizsin dedikten sonra benim Rububiyetimi inkar edenler kalplerinin o vakitteki safhasını süfli ve nefsani amelleriyle boğanlar ve Allah'ın insanlara verdiği salih fıtratlarını behimi, yırtıcı ve şeytani sıfatlarla değiştirip bozanları korkutsan da korkutmasan da birdir.
Çünkü KELLA BELLRA BELL RANA KALA GULU BİR HİMMEKANU YEKSİBUM. Hayır. Onların söylediklerinin aksine kendi kazandıkları behimi ve şeytani vasıflar kalplerini kuşatmış ve boğmuştur. Onlar küfran ile Allah'ı unutunca Allah onları darmadağın etti. Hevaları onlara galip geldi ve onları tepesi üstü yere yıktı. Onlar canlı suretinde ölü kalpli oldular. Kalpleri ölü olmakla onları vaad ve vaad ile müjdelemek ve korkutmak aynıdır. İman etmezler. Çünkü kalpleri katılaşmıştır. Dünya muhabbeti ve şehvetlerine düşkün olmaları onların kalplerini taşlaştırmıştır. Nasihat tesir etmez. Kalplerinin kapılarını Hakk kelamı duymaya ve anlamaya karşı kilitlemişlerdir. Onların bu hali Kıtal Suresi'nde Onlar Kuran'ı hiç tedebbür etmezler mi? Manasını anlamaya çalışmazlar mı? Yoksa kalplerinin üzerine kilitler mi vuruldu? Diye beyan buyrulmuştur. Bunlar Cenab-ı Hakk'la ünsiyet kokusunu alamazlar.