Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Büyüklerimiz buyurmuşlar ki Kadir kıymet bilen milletlerin elbet bir gün değeri ali olacaktır. Şimdi Kadir ve Kıymet niye olur? Şüphesiz kadrin, kıymetin kaynağı Mevla Zülcelaldir. Onun değer verdiği ne ise onların hepsi kıymetlidir. Allah'ımız neye değer veriyor? Habibine değer veriyor. Peygamberlerine değer veriyor. Allah'ımız Celle Celalü indirmiş olduğu cibi ilimin vasıtasıyla kitaplara değer veriyor. Melaike I kirama şerefli ifadesi ile değer veriyor. Evliyaullah'a değer veriyor. Biz de Kuran'a saygı duyar. Onu okur. Onunla amel edersek. Peygamberlerimizin son Nebi Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemin getirmiş olduğu bize bildirmiş olduğu emirlere riayet eder. Onu gözetirsek.
Evliyaullah'ın bizi yönlendirdiği hedefe doğru koşar adımlarla girecek olursak Allah'ımız da bizi değerlendirir, kıymetlendirir. Ona dereceler ihsan bulur. Hakikaten öyle kim kitabı kerime sarılmışsa Habibullah'ın sünneti seniyyesine tutunmuşsa Ulema-i Kiram'ın, Suhahanın, Evliyaullah'ın emirleri altında kendi benliğini yok etmişse onlar hep ali olmuşlar, yüce olmuşlar. Dünyada da kıymeti haiz olduğu gibi ahirete göçmelerine rağmen unutulmamış sevgi ve muhabbetle anılmışlardır. Zeyniye tarikının piri Abdüllatif Kutsi diye bir zatı Anadolu'ya gönderir. Git evladım oraları irşad ve ısla ait. İnsanlar neye değer vereceklerini bilsinler. Şu dünyaya değil geçici olan şu dünyanın süslerine imrenmesinler. Ahirete meyil etsinler. Ona değer versinler. Bu zatı gönderdikten sonra arkasından şöyle bir söz eder. Anadolu'ya ben bir top gönderdim. Bir top atıyorum.
O top Alevi kimin gönlüne girecek olursa o aşkla yanacak buyurur. Hakikaten Abdüllatif Kudsi Hazretleri İstanbul'a gelir. Geldiğinde o aşk topunu, o habibullah'a muhabbet topunu, Allah'ımıza sonsuz saygı topunu attığı zaman nasipdar olan kimselerin gönlünde kötü ahlak budur. Hep güzel ahlak meydana gelir. Çünkü kıymet ve değer verilen kimselerin bir hedefi, bir gayesi var. Onların gayesi nedir? Hiç şüphesiz ilmin, edebin, ahlakın hakkını vermek. Kopan aileleri adeta bir yapıştırıcı, zap gibi bir araya getirmek. Birbirinden ayrılan karı ve kuca'yı, parçalanan akrabayı insanlar arasındaki sürtüşmeleri nefreti buğuzu gayızı yok edip onlar arasında sevgi ve muhabbet zamkıyla Allah'ımızın kulu olduklarını itiraf ederek gönülleri birleştirmek suretiyle Allah'ımızın yanında değer ve kıymet elde ederler.
Allah'ımız o iblis ve hazret kabilesi birbirlerinin fanlarını dökecek olan insanların kalplerine sevgi verdi, şefkat verdi, merhamet verdi de bu sevgi, şefkat ve merhamet, zampı ile nasıl bir araya gelip bir olmuşsa kendi menfaatlerine kardeşlerini tercih edecek hale girişmişlerse Allah'ın sevgili dostları da insanların birbirlerine muhabbetle sevgiyle bakmalarını temin etmişlerdir. Aynı zamanda bir gönül eğitimi mürşid-i kamillerimiz Efendimiz aleyhissalatu vesselam'ın üç görevinden biri olan ruhi eğitimi gerçekleştirmişler. Efendimizin bir devlet reisliği görevi var. Efendimiz bir devlet reis sallallahu aleyhi ve sellem. Aynı zamanda Allah'ımızın emirlerini bildirmekle görevli, bu emirleri yerine getirirken namazın, orucun, haccın, zekatın, cihadın, tebliğin, davetin, emri bil maruf nehyi anil münkerin icrasında gönlün de iştirakini temin buyurmuşlardır.