Kalp ve Zihin Tezkiyesi ile Allah'a Vuslat kaydında Şişmesini düşünelim. Kuran-ı Kerim bizzat kendisi ayetlerin hayatına anlam vermedik insanların hiçbir şeyin olmadıklarını, kimlik iddialarının boşa olduğuna dikkat çekmiştir. Kimliğimizi Hucurat Suresi. Onlar Müslüman olduk dediler ama iman gönüllerine gelmedi buyuruyor. İnsan gerçekten vuslat niyeti taşıyorsa Allah'ımıza konuşmaya gelir,…
Kalp ve Zihin Tezkiyesi ile Allah'a Vuslat ne anlatıyor?
Kalp ve Zihin Tezkiyesi ile Allah'a Vuslat kaydında Şişmesini düşünelim. Kuran-ı Kerim bizzat kendisi ayetlerin hayatına anlam vermedik insanların hiçbir şeyin olmadıklarını, kimlik iddialarının boşa olduğuna dikkat çekmiştir. Kimliğimizi Hucurat Suresi. Onlar Müslüman olduk dediler ama iman gönüllerine gelmedi buyuruyor. İnsan gerçekten vuslat niyeti taşıyorsa Allah'ımıza konuşmaya gelir,…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 12 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Şişmesini düşünelim. Kuran-ı Kerim bizzat kendisi ayetlerin hayatına anlam vermedik insanların hiçbir şeyin olmadıklarını, kimlik iddialarının boşa olduğuna dikkat çekmiştir. Kimliğimizi Hucurat Suresi. Onlar Müslüman olduk dediler ama iman gönüllerine gelmedi buyuruyor. İnsan gerçekten vuslat niyeti taşıyorsa Allah'ımıza konuşmaya gelir, itikadi ve ameli tezkiyeden geçmesi şarttır. Zihnin bile tezkiyesi vardır. Beynin bile tezkiyesi vardır. Beynin tezkiyesi nedir? Niyetin halis olmasıdır. Düşüncenin, düşüncenin yüce kudret olması demektir. Yani zihnin. Biz hep kalbin tezkiyesi diyoruz da bir de beynin tezkiyesi var. Efendimiz aleyhissalatü vesselamın Mekke'de gerçekleştirmiş olduğu bir temizlik beyin tezkiyesidir. Putlardan arındılar. La ilahe illallah bu hamd olsun. Mesela Medine'de nasıl bir temizlik? Yine tevhitle diyor, sahabeyi Kenan, ya Resulallah, biz Mekke'den okumuştuk.
Medine'de tekrar nedir? Bu riyaki bir ucu benlikten, hasretlikten vesair, kötülüğünden, öykülerden, buyuruyor. Ellerinde zuhur eden hiçbir şeyin kıymet halifesi olmaz. Tevhid'de yakine ulaşmayan hiçbir şahsa, Allah Teala, velayetini röledmemiştir. Yani iman durulacak. İtminan haline gelmesi demektir. İman durulmuş. Nefsenin mertebeleri var ya insan, yağ, get, tören, her sürü, mutmain, illa. Artık durulmuş. Çünkü zalimleri, fasıkları, münafıkları, kafirleri, kızıl ve kara hiçbir türünü veli edilmemeyi emreden yüce Allah'ın, insaniyet mertebesinden bile düşmüş cevatı veli edilmesi Sünnetullah'a aykırıdır. Bu açıdan Mus'la, Tevhidle, kalbin ve zihnin vahiy eksenli tezkiyesiyle başlar. Şimdi insan bile olamamak. O bize Araf suresinde sadece değil başın sürekli insan. Niye hayvanlardan daha aşağı? Çünkü hayvanlar dessu. Namazla evli yok, oruç, rahat yok.
Biz insan olduğumuz halde Allah'ımız bizi muhatap kabul ettiği halde yapmazsak bunun için hayvanlar gibi belh ü medar daha aşağı dinmesinin sebebi bu. O zaman Allah'ımıza vuslat arzusunda olanlarımızın kalbin, zihnin Allah'ımızın Kitabı Kerim'le olduğu olması. Şimdi zihnin Kuran-ı Kerim'e uygun olması ne demek? Uzun, yedi yüz tane ayet celle, yedi yüze yakın beyinle alakalı, zihnin temizliği ile alakalı ayet. Eğer bir şey çok geçiyorsa Kuran-ı Kerim'de önemli binaendir. Nehir belki akıl olarak söylenmeyecek ama akıllı ifadeyle esaslar, Bunun gibi. Doğru. Onlar akletmezler mi? Onlar düşünmezler mi? Onlar ibret almazlar mı? Onlar anlamazlar mı daha iyi. Akledersek ne olur? Akledersek ne mi uğraşayım? Anam vardı nereye gitti? Babam vardı nereye gitti? Oğlum vardı nereye gitti? Kardeşim vardı nereye gitti? Arkadaşım vardı nereye gitti? Ben de aynı yere girdim. Beyin çalışırsa bu.
O zaman bu adam gönlüne isyan karıştırır ve tabii burada böyle kimse yoksa gelmez ederler. Sağ olsunlar ve bizi beğenmiyorlar sağ olsunlar. Beğenmediklerinden de memnunum. İnşallah öğüt verirler, nasihat verirler ve üzerirler istiyorum. Doymuş. Evet evvela zihninin, sonra da kalbinin tezkiyesi, vusratın olması olma şartıdır. Dişer zihin tezkiyesi ile başlayıp kafayı bütün putlardan temizlemek, azim sahibi peygamberlerin sünnetini dünya etmek. Bu Nuh suresinde bütün peygamberlerin ortak özelliği zihni temizliyor. Nuh suresinde, Ümmü suresinde geçen ayette celiler. Bütün peygamberlerden orta güzeldir. Zihin temizlenecek zihin zihin. O temizlendi mi? Rabbımızın rüküyle, keremiyle, ihsanıyla. İşte buyuruyor. Ne buyuruyor, Mualicisine? Kuran-ı Kerim'dir. Allah'a kulluk yapmayın. Ve Allah'tan korkun. Sözünden de çıkmayın. Bütün planlarım.
Mesela ve Ebuzdullahi vela püşt ve bala rabbuka elle ta budu illa illa. Hep bütün peygamberlerde bu var. Şimdi uzun gitmeyelim okuduğumuz Tevhid de bu var. Bize şunu münafık dua edin de şöyle bir yere koyuyor diye tutamıyormuş aşağı duyması. Şimdi bize ne verdiler? Nakşilerin bir zikir şeyi var, tarifi var. Evradı eski halde bunu yapacağız. Bir de ne var? Dadiri gevradı, ezkarıımız. Onu yaparken ne yapacağız? Zihni temizlik. Bakarsak tevhide tevhid inkarla başlar. Nefu ispat zikrini, şimdi efendim, ben murakabedeyim nereye? Otur. Otur. Murakabenin zirvesinde olsam otur. İşte bu bize sıkıntı değil. Azıcık ibadet şeyi olduğu zaman, bir eser okudum, mazur bölüm yani şimdi. Şu sert konuşma, mazur bölüm. İbadetin göre az bir ziyası, hani amel ibadeti, taat, her şeyi bitiyor. Uçuk kötü. Bu, bu ucu şeytanın huyu, dedi ya, ibadet ki biri kadar niyazsın. Ondan Sami sultanımız futbol, aktab biri.
Hutbul, aktab. Hani ne olur böyle bir gönülde bir şey taşımaz zaten güleruz da konuşsa. Bu Sami buyuruyor iki şey düşünüyorum. Bir, kokar sudan olduğunda bir toprak olacak diyerekten sorabilir. Murakabe, ahlakı memnun olmak. Bu yürümedikçe gitmez efendim. Şimdi okuduğumuz Tevhid de inkar Allah'ın böyle reddettiği, razı olmadığı her şeyi, şeytanı, tağutu, her şeyi reddediyor. Nef, yok etmesin demek. Allah'tan yani küfrü yok ediyor, şirki yok ediyor, nifakı yok ediyor, büyük günahı yok ediyor, küçük günahı yok ediyor, masiva. Allah'tan gayrı düşünceleri bir yok ediyor, la ilahe diyor.
Ondan sonra, böyle okumak, bu yola giren Müslümanların, Bu yolun aliminin, mürşid-i kamilin, yol güvenliğini bilen velinin denetiminde Kuran-ı Kerim ve Sünnetle eğitilip, Efendimizin ahlakıyla ahlaklandıktan sonra söz ve davranışlarında kendilerini her an Allahutaala'yı görüyormuş gibi hissetmeleri, her an Cenabı Hak'la olmak duygu ve şuuru bilinci, bu samimi duygu bilinç ve amellerin neticesinde yüce Allah'a imanla kavuşma ve huzura kul olarak kabul edilmedir vüsra. Yine sır. Bir kere yol güvenliğini bilen, ne demek? Şeytan diyor ki ben onların yollarının üzerine oturacağım. Onları hep saptacağım. Sağından geleceğim, solundan, önünden, arkasından, alttan üstten Cenabı hak sure-i nusuf'ta geçer Allahu alem. Benim muhlas kullarıma dokunamaz. O muhlas vehbidir Allah'tır efendim. Yoksa bunu bizim efendilerimiz bildiği için biz onlara müracaat ediyoruz.
Efendim ben murakabedeyim, artık ihtiyacım yok. Bu kadar yanlış üzücü olamaz. Çünkü mel'hum marifette yedi yüz dereceye kadar yükseliyor. Onu ancak Ehlullah'ın, Ehlullah'ın biiznillahi Teala, manevi kılıçlarıyla, onların yol göstermeleriyle. Mesela bu ismini aktarmaya çalışıyorum. Hem İbni Abidin ve bir de bunun yanında Takrettin I Razi Hazretleri. Bir gün Necmettin I Kübra Hazretleri onun şeyhidir. Necmettin I Kübra Hazretleri böyle duruyor. Birden bire, birden bire diyor ki, bizim Necmettin ve şey, Fahrettin Razi vefat etti. Allah'ımızı doksan dokuz yüz delille ispat eden, Müfessir-i Izam içerisinde en seçkinlerinden gönül icra etti. Ne oldu efendim? Meleklere cevap veremedi. Allah'ı nasıl bilirsin diye celle celalühü soruyor. Yani bütün endişemiz bu olmalı diyor. O zaman müstağacı yetişiyor. İhtiyacımız ol. Niçin söylüyor? Ya, Fahreddin buyuruyor.
Rasulullah nasıl tanımışsa ben de öyle tanıdım deyince budur. Yani bir yol gösterecek. İllumiyetini bilen, tehlikelerini anlayalım. Bu münasebetle bir şiir var da, bunlar bir kıta var. Vuslat gibi nimet mi olur? Ya Rab, nice şükredelim. Hizmet gibi devlet mi olur? Ya Rab, nice şükredelim. Vuslatın gerçekleşmesi ve bu yoldaki tehlikelerden emin olunabilmesi için riayet edilmesi gereken bir usul var, metot var Allah'ımıza kavuşmak için. Zaten bunu usulsüzlük, usulsüzlüktür demiştir. Bu bizim şeyimizde var, hadiste usul var. Tefsirde var, fıkıhta var. Hep bir usul var. Yani bu bilgiyi almayan kimse tefsir usulü, diyelim fıkıhta, İstanbul hukukunda en azından resmül müftü. Okur bunu. Yani bizim hocalarımızda böyle beş tane asıl mültebe fıkıh kitaplarını araştırmadan fetva bile verilmezler. En zor konu bu. İmam-ı Azam efendimizi bile hapse giydirmişler Rahmetün ve Ali. Yani usul çok önemli.
Zira usul bilmeyenin ilmine itibar edilmez. Bu yargı bütün ilimler için geçerlidir. Hele de konu Rabbimize vuslat olursa mesele daha da ciddidir. Çünkü yol uzun ve tehlikedir. Tehlikesi metotsuzluk ve yolda şeytanın veya şeytani düşüncelerin etkisiyle meydana gelecek olan maddi ve manevi arızalardır. Metotsuz ve yol güvenliğini bilen refik olmadan vuslat'a kalkışılırsa Allah'ı bulayım derken Allah'tan bulma da vardır. Tanımından da anlaşılacağı üzere vuslat ne olacak? İrade, iradesi sağlığı. Ben bu yola girdim. Bu yol vasıtasıyla Rabbümü bulacağım diyecek bir azim içersin. Testiyeli, işte anlattık ya, zihinde, de şeyde geçer. Tevbe suresinde yirmi dördüncü Ayet celdede yanlış mı? Asifullah acaba. Burada yedi veya sekiz. Ondan sonra hemen Ali İmran'da. Buradaki bütün putlardan Altındur, gümüştür, maldır, mülktür.
Babalar, oğullar, kardeşler, hoşumuza giren ticaret malları bunlar yok olacak. Kalbimizin tezkiyesine sunacak. Allah sevgisi Cenabı, Resulü'nün sevgisi. Bak burada iki tane husus anlatıldı zaten. Kafayı bir kere bundan kurtarın buyuruyor. Aşiretimdi, kabilemdi, bilmem filandı, evimdi, barkımdı, arabamdı, telefonumdu, hanımdı şuydu buydu. Bunlardan hep korktum. Bu sevgilerden korktum. Hep bunlar Allah için. Bundan sonra da gönlümüzün nurlanması için Allah'ımızın sevgisi Celle Celalühü, Habibi'nin sevgisi ve cihatçı sevgisi. Tevhidi, rehberlik, salih amelli ve ahlaklı bir yolculuktu. Hani bütün ayetler ve hadis şeriflerinde, kese diyemem ama bilmiyorum, zorla vuslat olamayacağı aşikardır. Tevhidi olması ise vuslat yoluna koyulan kişinin Salihin düşüncesinde amellerinde Allah'tan başka bir varlığı gaye edinmemesidir. Tevhidi olması bu.
Mesela nef ispat dersi veriliyor ya, Ondan nefes alacağımız zaman ilahi enta maksudi ve rıllake makdu olmayayım. Ya Rabbi maksat ver gaye. Arzum mecliyim sensin demek. Senin rızanı talep ediyorum, demek. Ve Rullahum minellahi ekber. Ayet-i Ellesiğ. Ne kadar üzülmüş bu. Kısacası salik, yani bu yola giren kendisini Allah Teala'ya atanmamaktır. Yani tarikat şu demektir. Tarikat, kendimizi Allah'a adamadır. Ne demek bu? Böyle olur mu hocam böyle? Allah'ımıza kendimizi işte, adamımız bu. Namazın, ben de suki Olduğu zaman geçerli olur. Bir firasili olduğu zaman geçerli olur. Ne bileyim? Ne yapayım? İbadetim, taatim, hayatın ve ölümün, eşi ve ortağı bulunmayan Allah'ım. Adam adam adanmak kendimizi Rabbimize adamak ne demektir? Şimdi Belkıs annemiz olursak Allah'ımıza kendimizi Bağışla beni. Bir acziyetini ortaya oku diyorum. Yani insin şu eteklerimiz, bir suya değsin de. Zorlamazsın kimse bunu.
Ya ben açarsan Efendimiz'in biz evladıyız. Allah, kafasını da tutmuyor, umulmaya aşıklık El verirken dahi Efendimiz'e, Yapma ya sen de hak ettin, yeni ders almışsın. Yapma, at içinden şunu benim, sıkma beni ya! Biz ne işimize? Es'abi Erbili Hazretleri'nin, zerre bile olmayan Es'arı gör genci. Şimdi efendim, Belkıs validemiz diyor ki ben Ay'a, Güneş'in, Yıldız'a, nefsime zulmettim. Ben Süleyman'la beraber, Süleyman aleyhisselam'dan, alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum diyor adam. Adam, adamak kendisi Rabb'ımda alır. Sonra İbrahim Aleyhisselam ne diyor? Yanlış mı kullanıcılar? Çünkü Lut Aleyhisselam'ın da var. İmam etsin. Ben Rabbime geliyorum. O benim yollarımı açar diyor. Şey böyle Ben Allah'a hicretim oğlum. Efendimiz vesselam. İbrahim Aleyhisselam Rabbimize kendimizi adamak bu demektir. Yani tarikatı aliye diyoruz, adamaktır kendimizi Rabbimize ya.
İbrahim Aleyhisselam, Ya Rabbi diyor. Ben yönümü zatına çevirdim. Ben yönümü zatına çevirdim. Semavat ve arzı yaratın. Allah, hanif olarak, tevhid inancı üzere olarak gayemi ve maksadını sen kılarak kimsenin dışında her şeyi Kısacası Salih kendisini Allah Teala'ya adanızdır. Adanmışlık halinin şirksiz tahakkuku için akaid ilmi zorunlu gören bazı ulema, akaid ilmini okumayan ve bilmeyenleri bu yola almamışlardır. Alimlerimiz marifeti olmayanın vuslatı olmayacağına inanmışlardır. Çünkü akaid inmemekten kaynaklanan cehaletle bu yola koyulan bazı insanlar Allah'ın sıfatları ile bağlı oldukları şeyhlerin sıfatlarını birbirine karıştırmıştır. Nasıl? Şeyhim beni diyor hidayet et. Hidayet Allah'a emanet. Hasat suresinde geçen Habibim ben hidayet etmedikçe sen hidayet edebilirsin. Nedir? Hidayete vesile ol. Vaaz dolu. Mesela şu ilaç türü bana şifa verir. Hayır, Şafii sıfatı var Cenabı Hak'tan.
Şifayı o verir. O şifaya vesiledir, bu seferdir. Uzattım içini gördüm. Sadece hizmet gerekiyor benim. Hizmet gerekiyor. Hidayet Allah'ın. Safiye da hizmet gerekiyor. Nus saymış olduğumuz özellikleri taşıyan vuslatın gerçekleşmesi için, çıkılan manevi yolculuğa suyunu Yani Allah'ımıza dosdoğru diyebilmek, onu tanımak, rızasını kazanmak, hayatımızın her anını Allahu Teala ile anlamlandırmak için hareketliliği, eylemselliği, etkinliğini, varlığının bilincinde olarak gayreti ve çalışmayı ifade eden seyri süluk, minden ila ya yapılan yolluyorlar. Minden ila ya. Ne demek? Minallah ila, O zaman nefsi emmareden, nefsi levhana, tiranlar, tağutlar, heva, şeytan ve şeytana ibadet dünyaya tabakcısına bağlıdır. Minden hilAllah'ı şehitdir. Tüketim tutkusu çok. Atalar kültürüne iman. Ne demek atalar kültürüne? Emin olun, üye bir kimseler var. Benim diyor babamdan nasihat diyor.
Ben diyor CHP'liyim diyor. He? Benim anı da dinledim. He, babamdan diyor bana nasihat diyor. Yani bu değil mi? Yani atalarının duyuyor ya Cenabı Hak atalarımızın dininden vazgeçmeyiz. Rabbi Zülcelal'niz de haydi atalarımız yanlış yoldaysa buyur. İman-ı alem ya taklidi, tak, bir de istiknalı bir de taklidi var. Zalim siyaset, kötü çevre kafir, zalim ve fasık, velayeti. Bu yolculuğun Kuran ve sünnete uyması ve manevi yolculuğa çıkan Müslümanın, hayatın her halalarında, rüsva olarak yani hareketi bir başkasını da tatmin düzenlemek. Efendimiz'i örnek alması gerekir. Kuran ve sünnete aykırı düşen, Resulullah'ı örnek kabul etmeyen hiçbir yol ve yol için meşru değildir. Yolun meşruiyetinin kaliteli, vahiy olması münasebetiyle Kuran ve sünnetten dayanağı olmayan hiçbir seyrüsünü vuslat yolculuğunun İslam nazarında geçebiliyor.
Bu yeni dönemde vuslata eren mümin Allah'ı Teala'ya olan içtihadı, ibadet aşkı. İstikamet üzere hayatı ve insan bilinci sayesinde Allah'ın dostluğunu elde etmiş olur. İhsan bilinci insan demiş. Sevdiklerini Allah için sever, buğz ettiklerini de Allah için huzur ve velayeti hak kazanır. Şimdi bu uzun, hemen bu şunu anlattı bize. Şeyde, bu Meryem suresinin son bir ayeti var. O ne güzel istersiniz? Tam mana veremeyeceğini diliyorum. Allah'ım, bizi affetsin. Benim Allah'tan katlanmaz. Şimdi, tefsire bakalım. Güzelim. Güzelim. Çok şükür. Özetleyeceğiz şimdi. Himmetinizi de böyle açınca çıktın. Bunu olsun, yazarım doksanıncı ayet. On üç tuttursun. Meryem Suresi'nde doksan altıncı ayeti. İnşallah bol bol sohbet edeyim, bitirdim. Bu hakikaten iman eden demek. Gerçekten iman Böyle tatmin değil. Böyle İslami değil mi ya delillerden nelere ulaşmak? Bu şunu ifade ediyor.
Ahmet bin Hanbel Hazretleri evliyaya çok hürmet edermiş meşayiyiz. Çünkü okuduklarımızı onlarda yaşıyor olarak görüyoruz diyerek. Bak, yalnız gezen bir zehirmiş. Evet, salih amel işleyen kimseler için kulımız ne buyuruyor? Sevgi lütfediyor, ihsan ediyor. Burada hemen şu hadis kutsi hatırlayacağız. Cenabı hak bir kulunu sevdiği zaman Cebrail aleyhisselam. Cebrail aleyhisselam da işte bu kulunu çeviriyorum diyor. Meleklere, meleklerinden de yeryüzüne iniyor. Bunlar da yesem olur. Hep sohbet eden kimselersiniz. Ne yapmamız icap eder diye. Şunu yapalım. Risaleyi essayiye varsa onu iyi okuyalım. Risale-i Essadıyye de bulalım alalım yani. Cep telefonunun en güzelini de içki alıyor. Ahiret ediyorlar. Ediyor. Nasıl alıyormuş? Altı, yedi, üç, altı, yedi, altı, yedi, yedi, yedi, yedi, üç, beş kuruş bir kitap alıyor. Risale-i Yesra diye. Orada Mürşid-i Kamil'in özellikleri var.
O özellikleri biz sohbet ettiren kimselerimizi düşüneceğiz. Bak, bizim hiçbir halifelerimiz var ya, hak efendilerimiz yok. Bu, Rasulullah'tan gelir zaten. Ve hiç kimse başımızı kaldıracak diyor. Devamlı, başımız iyi, mütevazi ediyor. Allah'ın Rasulü ya, Sallallahuullahu Teala arasında. El fakrı fakrı. Nasıl bir Peygamberimiz var bizim Sallallahuullahu? Bir tane. On iki tane peygamber ona ümmet olmayı istiyor. Böyle bir peygamberimiz var. On iki tane peygamber diyor ki, Ya Rabbi, bizim Muhammed'e.
Kaynak: Genel
Kalp ve Zihin Tezkiyesi ile Allah'a Vuslat | Mihmandar