Şimdi biz diyelim bir mürşid-i kamil vasıtasıyla evrad okuyoruz, ezkar okuyoruz. Onlar bize diyorlar aman ibadet ve taatinizi sırf bedenle değil kalbi olarak gönülden yapın, yalvarışınızı, yakarışınızı, zikrederken Mevla'yı, mezkur'u unutmayın, zikrettiğiniz Mevla'yı, buna nasıl ulaşacağız biz, buna nasıl erişeceğiz? Gale baduhum, yah tacul misafir min seferi'yi, Bir kere Seferiden kimse şunlara muhtaç, şu dört şey, bir kere yaptığımız bütün vazifelerimizde ilim sahibi olmak. Mesela en çok rızıktır önemli olan. Burada diyelim rızkımız hususunda helal temin etmek, rızkımızı helalinden temin etmek. Bu nedir? Allah'ımızın kitabını bilmek olacak. Çünkü haramdan şüpheli işlerden tamamen kurtulmak suretiyle. Yavrularımızın irşad ve ıslahı yine ilimle, çünkü üç şekilde yetiştirin buyruluyor. Resulullah sevgisi, ehli beyit sevgisi ve Kuran-ı Kerim okutmak suretiyle. İkincisi nedir?
Bir kere zikirle ünsiyet meydana getirmektir. Bizim kalpteki seferimiz, şimdi biz muzdarimiz, insanlarımızın artık artmaya başladığı psikolojik sıkıntıları çoğaldı ve bunun için ilaçlar kullanılıyor, rahatlatıcı ilaçlar kullanılıyor. Bunların hep sebebi bu. Birincisi ne yaptığımızı bileceğiz. Ticaretimizde ilim önemli değil mi? Çok önemli. Alırken de verirken de Muttefin Suresi'nde bildirildiği üzere onlar ticaretlerinde haksız bir yola girmezler, gerek alırken gerek verirken. Verirken böyle fiyatında bilmem filan da şeri ölçünün dışına çıkmaz. Alırken de öyle her hususta. Zaten bir ticarette kırk tane kural ulema-i Kiramımız koymuştur ve bunlar bilinerek ticaretin yapılması gerekir. Zikre ne yapacak? Ünsiyet meydana getirecek. Allah'ımızı anmak ona büyük bir neşe olacak. Yoldaşı Mevla olacak.
Sonra kötülüklerden kendisini koruyan ve veraun yahcuzuhu, helalde bile dikkatli olmak ve sonra yakin hali kesin bir inanç. İnşallah bunlar bize zor gibi görünmesin. Çalıştığımız zaman bir kere bunu kafamıza ve gönlümüze koyacağız. Ben bunları elde edeceğim diyeceğiz. Biz burada evliyaullah'ın hayatını okusak, ulema-i kiramın hayatını okusak, Meşşai Uzam, mezhep imamlarımızın, mezhepte müçtehid olanlarımızın, onların tavsiyelerinde hep anlattıkları bunlardır. Bir noktada bu hususlardır. Düşüneceğiz, ben bu sayılan güzelliklerin ne kadarına nail olabildim, ne kadarına erişebildim diyeceğiz. Essayru, seyir kalbidir, gönülde olan bir seyir. Çünkü kalp bir et parçası, vücuda kan pompalayan bir maddeden ibaret değildir. Nedir? Kalbini zikrimizden gafil kıldığımız kimselerin arkasından gitmeyin buyuruyor onlara tabi olmayın.
Gönül, ilahi korku da onda havhullah, haşyet, Cenabıhakk'a tazim de onda, daha sayamayacağımız birçok nimetler. Vehhüve seyru bilhuduri vel murakabeti vel istikameti ilallah kissabati ala hukmit tecelliyat öyle özetledi ki Cenabı Hak şefaatine mazhar kılsın, hayatımıza öyle bir nokta tespit etti ki öyle bir esas, bizim bunda yoğunlaşmamız gerektiğini ortaya koydu. Şu dünyayı boşa çiğneyip geçmeyin, aman ha dikkat edin, yarın sizin Allah'ın huzurunda mes'ud olmanız bunlara bağlıdır diyor. Ölürken İman-ı Kamil'le kabirde suale cevap vermek, bunun yanında ayın on dördü gibi kalkabilmek, sonra defterimizi sağ taraftan almak, mizan, sırat, mahşerde ve Cenabı hakk'ın huzurunda nazırakün ila rabbihhen nazırah, yüzler o günde ışıl ışıldır Cenabı Hak'ka nazardan dolayı bu nimete erişmenin yolunu gösterdi işte.