Burada bu kelimeyi nasıl kullanacağım ama bakıyorum. Diyor. Henüz olsa da henüz güzel olur. Efendim, Mahbub, sevgili olan Cenab-ı Hak ile dostluğunu temin eder buyuruyor. "Zikullah" diyor aynı zamanda Kalpteki gafleti de giderir. Bütün rahipları bölünmeyen, hadiseleri bilen hani bu sadece onun nimete kanunu bütün her şeyi demektir. Cenabı Hak'tan gafleti de giderir Burada özellikle üzerinde duruyor. Diyor ki kalbim ağyar, Cenab-ı Hak'tan gayrı düşüncelerden tekil olması lazım diyor. Kurtulması lazım. Evet. Ve Çünkü kalp, çok bağışlayan, kendisine büründüğü zaman yüce geceye çok bağışlayan Rabbi Zülcelal'nizin nazar mahallidir. Cenabı Hak kalbe nazar bulunur. Buyurur. Aynı zamanda kalp imanın mekanıdır ve madenü'l esrar sırların de mademidir. Efendimiz hadisi şerifi bile diyor kalbin salahı düzgün olması, bütün azaların düzgün olunmasına sebeptir. Mümin olması ancak bir imanla tasdikidır.
Allah'ımızın Celle Celalühü varlığını, gizliliğini her şeyin rızık etmesinden tutalım hayatımız, ölümümüz, her şeyimiz onun yerleştiği yer olması itibariyle çok büyük bir numune acizdir. İlla bir akdi Kalbin diyor Akdi ile Sözleşmesi ile Alame aleyecibul imanim imanın yeleni imanın makarayı durumunda Öden nasıl o ibadet, Şimdi ibadetlerin göğü yapılırken yapılan taatim namaz gibi oruç gibi ve sahil taatlerden milletin de mekanı kalptir. Öden CEVFİ tahsistir, kalp. İman, kalp, şunlara tahsis edilmiş. Yani iman başka bir iş için değil. Sadece değil, kalbin, kalbin hususiyeti şudur, özelliği şudur. Bir iman, imandır. Böyle bedenen değil o. Bedenen dönüşe tövbe dönüyor ama bu kalp dönüyor. Onun nasıl hissedeceğini? Yaşanır. Öyle olur ki ona döndüğü zaman başkalarına dönmekten nefret eder zaten. Allah'ımızın razı olmadığı hallere dönmek ona şu kötü gelir. Nasıl?
Anlatayım ben bir şey yapamıyorum, yerleştiremiyorum diye. Evet. Veldikir zikir yeridir ve bedbaht olan Cenabı Hak'tan korkunun yerine katdir. Vesselama huzur yeridir. Allah'ımız hüznanın kalplerine imanı yazdı. Burada hatırladığım kadarıyla şu anda bulamam belki, ağrım da kalk diye arasam belki bulur. Bir tane satır var. Evliyaullah'ın kalbinde ve hilelerin kalbinde iman hususunu ele alınca iman kalbe yazılmıştır. Bir tane satır var. Kamil kulumun, yani gerçek hakiki kulumun kalbine muhabbetin Bak düşünsenize bu çok düşünmemiz gereken bir husus. Kalbimizin Mevla ile olması, Onun muhabbetiyle donması, olmak istemez. Şimdi şöyle diyeyim büyüklerimiz buyururlar ki Bir an kalpleri böyle Mevla muhabbetine gelişti mi o zaman söyle bunu. Şimdi Basırlarmış kalplerimiz. Şimdi belli olur. Özümüz harama bakmıyorsa basırlarlanmış.
Böyle hep baktığında ibret anlıyor, eşyanın esrarını görecek bir özse, o müstesna. Mesela, Allah'ımızın muhabbetini oldukları zaman o sözü söylüyorlar. Bir an bile ondan gaflet etmek istemeyi istiyorlar. O hale gelince Çok atlattığım için demiyorum Bunu Sami Beynimiz buyurmuş kalpte Sallallahu Aleyhi ve Sellem Benim buyurmuş İhvanlarım içerisinde, gıybetların içerisinde bir veli sözlerinden, bir hadis şeriflerinden, hiç onu ilgilendirmez. Dinlemek istemez, ne diyor? Şu başıma geldi onun için, öyle bir yerde vuruyordu. Demek ki konuşulmaması lazım. Ben de Musa hariç'in de tıkladım. Da Musa-yı Bismillahı anlatıyorum. Denemek istiyorum diyor yaşında bir adam. Hayır, çektim. Bir şey diyeyim mi? Denemek istiyorum diyor. Musa-yı Bismillahı Bir kalp daha var ki, Allah'ımızın muhabbetiyle dolu ve şubudihi bunda artık isimlerinin, sıfatlarının, fiillerinin, Tamam.
Şimdi, isimlerinin tecellisi dendiği zaman, Melehud alemi, sıfatlarının tecellisi dendiği zaman, bu, Hiberud alemi. Eğer zati sıfatlar dendiği zaman o da yahut ilahi alem. Gördün mü? Allah'ımız. Görecek gafiliyetleri insana vermiş. Bunları da hep müşahede edeceğim. Gafiliyetler insan da mevcut. Çalıştırmamlıkla alakalı. Şimdi, Allah'ımızın dışındaki inşallah da etmez, haller olacak olursa diyor o dediler ya o bizde tarağı olmazsa insan ilgilenmez dinlemez Bu Müddessir Suresi'nde geçen elbiseni temizle deyince ahabi bulunan burada elbiseni temizle demekten gaye amelini temizle. Bu ameline riya girmesin, üstleş, kibir girmesin, kendini beğenme girmesin, sümmaderler, bir başkasına duyurma, bunlardan temizle. İkincisi, kalp buyurmuş, Dördüncüsü, cismin temizliği, beşincisi, El Ehlül demiş. Artık, ailesine, çocuğu mu, çoluğumu, onların İslam'a göre yetiştirilmesi, Yani eteği temiz.
Onun telaffuz bir burç Allah'u alem hata almasın ve la'l ismin hata, bunlar olacak olursa, elbise temiz değil demektir. Ahlak söylüyor demek ki. Bunda dört tane husus vermiş. Ağırlığınla mana alır ve ziya beke, ne da temizlik manasını, elbiseni temizle. İkincisi, Bu da elbisemizin temiz olması başka bir mana verildi mi? Evet, unsurlarımızdan arılmak, temizlenmek, üçüncü olarak su ile temizlenmek demiş, Dördüncüsü, helal, helal elbise olması, bu şekilde müsait vermişler. Burada kısaca, kalbe imanın yazıldığı bir kalptir. Bir ay önce de Cenabı Hak onlara imanı sevdirildi. Bu da kalptedir. Rabamızın azameti ilahiyesine olan sahibi ve münih bir kalp gönüldedir. Yine anlayışta Ayet celle, Kaf Suresi otuz yedi, kalptedir. Allah'ımız kalplerimizi en artık mühim olan bir ayeti celilde, takva için kalplerimiz imtihan ediliyor.
O zaman diyor, fıtratına döner, çünkü yaratılışı insanı Cenabı Hak'ı tanımak için yaratılmıştır. Sahte için yaratmıştır insanı, ona döner, Mevla'sının muhabbetine döner diyor. Ondan sonra izahlar yapmış. O diyor, kalbime bazılarını diyor dokundum, işte develiyordu, acaba yerde oturuyor, eve de geldi mi? Bunun için diyor, kalbimi Allah'ın huzuruna Abdullahımızın muhabbetinin dışında bir muhabbet kalpte olursa diyor, buraya nasıl rahmetiyle aittir, kuyruğun. Allah'ımızın sevmediği haller kalpte bulunursa diyor oraya, kalp oraya nurun girmesi haramdır. Eğer kalpte kalpte hak varsa hak varsa o zaman diyor o kalpte hak olan gönlün azalarında da diyor nurlar