Bakara Suresi yetmiş dört. Ayeti celilede bu ayet-i kerimeyi Sami Efendi Hazretleri çok okurlardı bu ayet-i celileden sonra kalbin beş halini haber verirlerdi ehli hakikatin tercihine göre Cenabı Allah size bir sığır boğazlamanızı emrediyor ayetinde nefsin behimi sığırını kesmeye işaret vardır. Behimi hayvani duyguları. Zira onu boğazlamakta ruhani kalbin hayatı vardır. İşte bu Rasulullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem küçük cihaddan büyük cihada döndük sözüyle işaret buyurduğu büyük cihattır ayrıca Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem mücahit nefsiyle cihat eden kişidir buyurmuştur. Binaenaleyh bize kalplerimizi hayatı hakiki ile ihya, bize kalplerimizi hayatı hakiki ile ihya, gönüllerimizi hakiki ıslah ile ıslah etmemiz ve amellerimizi de hakiki ihlas ile bezememiz gerekmektedir.
Zira Allah'ın nazargahı ancak kalpler ve amellerdir yoksa köşkler ve mallar değildir nitekim Efendimiz Sallallahu ve sellem Şüphesiz Allah Celle Celalü sizin suretlerinize ve bedenlerinize bakmaz ancak kalplerinize ve amellerinize bakar buyurmuştur. O halde insanda Allah'ın itibar ettiği iç dünyadır zahiri değildir bu yönde iki hatıra var beynimde onu nakletmek istiyorum rabbımızın izniyle Trablusgarp'ta ilim tahsil eden Hacı Zühtü Efendi büyük bir Alim o tarihte Diyanet reisleri bile içinden çıkamadıkları meseleleri ona soruyorlar dedemi de çok ziyaret eden dedemle çok görüşen bir zat Esad Erbili Hazretleri'ni görünce zahiren Esad Erbili Hazretleri Irak'ın Erbil'den mübarek Vechi saadetleri esmer dedem şiirinde esmer yüzlü deyince üstadımız hazretleri baba diyor esmer kelimesini kaldıralım Enver yüzlü diyelim diye ifade eder.
Görünce Hacı Zühd Efendi'nin şeyhi Hüsamettin Efendi ve seyyidlerden geliyor, gönlünden geçer. Diyor ki benim üstadım daha yakışıklı daha bir biçimli diye gönlünden geçer geçmez biiznillah buyururlar ki Zuht Efendi o zaman Estağfurullah efendim Estağfurullah der.
Efendimiz Hazretleri giyim ve kuşam olarak çok güzeldi her şeyiyle mükemmeldi yalnız bunu acaba nasıl değerlendiririz bir çeketi vardı onu çok giyerdi görüyorum İstanbul'da yaşlı yaşlı adamlar takım elbiseler giyiyor Sami Efendi Hazretlerine doğru gidiyoruz herhalde gençliğimden olacak ki buna cesaret ettim dedim ki bu ceket olmasaydı da şöyle birtakım elbise o da vardı kendilerinde çok ağır bir vaziyette gidiyordu düşünceli çok ağır vakur bir halde bu kapıya kimler geliyor, kimler gidiyor diyerek bu güzel duygularla hareket ediliyordu buyurdu ki onlar bizim dışımıza değil içimize nazar ederler akıllı insan nefsini hesaba çeken ve ölüm sonrası için çalışan kişidir Cahil insan nefsini unutup heva hevesine uyan kişidir. Bunu ancak alimler düşünür ama ancak kamiller bilir buyrulmuştur. Meşayihten birine İslam nedir diye sorulduğunda cevaben nefsi muhalefet kılıçlarıyla boğazlamaktır.
Bize üstadmi şunu anlattı. Benim de aynı duygularım vardı ama şunu hedefledim. Nefsim neyi söylerse hep ona muhalefet ettim diye. Nefse muhalefet nefsin arzularını terk etmektir. Seri sakati kaddesallahü sırra nefsim otuz veya kırk sene müddetle benden bir yudum bal şerbeti istedi onu ümitlendirmedim boşlukta oturan bir adam görülmüş bu makam ne ile elde ettin denildiğinde hevesi terk ettim Hava, gökyüzü boşluk bana müsahhar kılındı şeklinde cevap vermiştir. Ben nefsimin arzu ve isteklerini terk ettiğim için hava da benim emrime verildi denmiştir. Meşayihten bizzat ben her şeyden kendimi tecrit ederek haccetmek istiyorum deyince o şey kalbini sehivden nefsini eğlenceden çok güzel esaslara işaret buyuruyor. Kalbini sehivden kalp devamlı uyanık devamlı Cenabı Hak'la uyanıklı Mevla-yı Zülcelal'le çünkü kalp Cenabı Hak'ın muhabbetini taşır. Kalp Habib-i Ekrem'in sanrısa muhabbetini taşır.
Kalp Allah ve Resulünün muhabbetini elde edecek, ona vesile olacak kimselerin muhabbetini taşır. Kalp havfi ilahiyi Allah korkusunu, haşyeti, kalp, münip olmayı, bütün varlığıyla insanın ona dönme düşüncesini, güzelliğini taşır. Nefsini eğlenceden ve lisanını da lağivden tecrit et. Çok güzel beyan etmiş. Çok hoşuma geldi. Kalbini sehivden, kalp devamlı uyanık. Bu devamlı uyanıklı zikri daim haber verilirken bunu Esad Erbili Hazretleri işaret eder. Esselamülah, biz annenizle devamlı Allah'ın muhabbetinden konuşuruz diye dermiş Aişe annemiz üstadımızın anneleri babanızın sakalları hep Allah diye zikrediyor böyle kıpır kıpır kıpır kıpır zaten bedeninde olur o bedeninde onu dışlarının hissedilmez de mesela elini kaldırsa Zikrullah duygusuyla eli böyle şapır şapır zikrediyor halde bulunur. Her halinde zikir uyanmıştır.
Bunu beyan ederken gül yaprağının her noktasında gül olduğu gibi vücudunun her noktasında Zikrullah uyanmaya başlar lisanını da lağırdan boş verden tecrit et tamamen kurtar sonra dilediğin yola gir diye cevap vermiştir Cenabı Hak yolunda daim ve kaim eylesin. Velhamdülillahi Rabbil alemin El-Facha