Bir bakalım tecridu'l kalbi billahi teala. Allah'ımızın Zat'ı, Kibriya'si için kalbin ona has kılınması. Zaten biz her şeyimiz de ona aitiz. Her zaman şey yapıyorum, bunu yazayım diyorum. Hem bu Vahşi suresinde, hem de Necm suresinde bir ayeti celile var. O bizim her şeyimizle, Rabbamıza ait olduğumuzu ifade buyruluyor Mevla'mız. Bakın şimdi biraz aşağılık sınmaya da olacak herhalde. Niçin sorusu? Allah Allah. Buradaymış. Ayet-i celile şu, Asail-i Bilne Ahiret de Allah'a ait, ve'l-gu'le Dünya da O'na ait. Yani bu, şu kastediliyor. Hiç, onun dışında bir şey ona, şeytana ait olamaz, nefse ait olamaz. Biz de öyle, bunu inşallah sonra kaydedelim. Bir de Ayşe Suresi, böyle okurken insanın hemen dikkatini çekiyor. Suretü'n tüm geyiği deniyor. Haşetü'l-Leyl Suresi. Burada da bu geçiyor. Esanör. Dünya ve ahirette Rabbimize ait, yani biz her şeyimizde Rabbimize aitiz. Bilhassa kalp çok önemli.
Buraya bir işarette bulunurmuş. Senelerce diyor Kuran Azimüşşan'ı ilahi korkuyla okudun. Fakat ben kalp yönünü göremedim diyor. Kalbimde pek bir değişiklik olmadı. Allah'ımızın rahmetinden ümitvar olarak okudum, yine bir şey bulamadım. Aslında bulamadım değil, oldu da istemilerini herhalde elde edememiş olabilir. Şimdi ben diyor kalbimi Rabbımızın dışında her şeyden kurtardım diyor. Bu, bol rabıta ister rabıta döneminde. Murakabe ehli ise bol murakabe ister, bir de boş konuşmaz zaten. Hemen bozar, onu diyeyim size. Bu, evlatte, iskarda onun tadını, lezzetini koymayan boş konuşmalar, böyle boş bakmalar, boş duymalar çünkü bunların hepsini bir ürün elde etmesi gerekiyor. Ürün elde etmesi gerekiyor. Mesela, göz battığı zaman semavata, Allah'ımızın buyurduğu gibi bir yarık göremezsiniz, buyuruyor. Onun birçok kudretini görebilmek.
Ben diyor kalbimi tamamen Cenabı hakk'ın dışındakilerden diyor, ağrıttım, temizledim. O zaman buldum. Ben diyor, her şeyden tamamen sıyrılıp Allah'a döndüğümde bu her şeyi bırakıp bir köşeye çekilmek değil. Dünyasını, gezisi olarak görür. Harama gitmez, o şekilde yoksa her şeyi bırakıp bir maliye sözleşme anlamında değil o. Çok diyor, yüksek mertebeler, ulvi şeref ve büyük velayete diyor bir evliliğe o zaman Bazı kitaplarda Cenabı Hak şöyle buyuruyor. El Kulubi yedyedi. Kalp, benim huzur kelimesini kullanırlar burda, inşallah da onlar. Kalp, benim huzurumdadır. Yani benim gözetimimde. Sevgi benim hazinemdir. Sevgi, Ben zaten onu diyor, eziyette zikrettim. Eğer o olmasaydı, O beni zikretmezdi. Bir kimse gördüm diyor Aliye. Alim, mescidin etrafında dönüyor. Ne istiyorsun? Galiba dedi ki Mescidin etrafında dönüyormuş, ne arıyorsun biliyor musun?
Ben şöyle dedi boş bir yer arıyorum, namaz kılacağım. Ve Gan dedi ki Eğer böyle boş bir yeri alıyorsan, kalbini, buraya bakarak deyin, kalbini Allah'tan, gayilerden boşalttı. Hiç Allah'ımızın dışında bir sevgi olmasın. Nerede namaz kılarsak, ister çarşıda, ister dağdan, bağda, yeterli kalbini Mevla'nın dışında bir şeyle meşgul etme. Şimdi, Rabbi Zülcelal'imize döndüğümüz kadar, kalp, Mevla'mıza yakınlaşıyor, yakınlaşıyor. Yahya bin Muaz Hazretleri Eğer siz kalbinizi dünya muhabbetiyle doldurursanız, o zaman kaybetmiş olursunuz ve yine Eğer siz, kalbinizde ahiret bulunacak olursa, eritirsiniz diyor. Ne diyor zaten? Eğer, Mevlana'nın muhabbetini koysanız, Tabe, bu kelimenin anlamı çok. Tabe, şey manasında olur, güzellik, iyilik, tatlılık, çok uzun manaları. Siz en güzelini yapmış olursunuz, yani zorla durdurmuş olursunuz. Ve gayret dünya haram.
Dedi ki dünya haraptır ve dünyanın haraplığının daha bir haraplığı nedir? Evet, dünya haraptır. Ondan daha harap olan kalbinizi, o dünyayı imara meşgul olmaktır. Ahiret nedir? Ömür sürülecek yerdir, siz asıl orada yaşamayı düşünün, siz kalbinizle onu isteyin. Nefsin helak olması, kalbin ihya olmasıyladır. Nefsin şahlanması, kalbin harabıyladır, buyurmuş. Rabbi Zülcelal'imizin tarayan arif kimdir? Kalpleri zorlandığınız kimselerdir. Kulları için kitabında Rabbi Zülcelal'imiz, Allah'ımızın kitabında büyük misallerle anlatım vardır. Sonra hikmetleri vardır, bir işlerin ayarlanması vardır, tatdili vardır, hükmü vardır, korkutması vardır, teşvik etmesi vardır, azabı vardır, nimeti vardır, emri vardır, nehyi vardır. Allah'ın nimetlerini ifade buyurması da vardır. Yaratışındaki güzellikler vardır. Kemal-i kudretinin kemali vardır. Rab buluşunun azameti vardır, demiş.
Üç tane burada kalp anlatıyor. İnsanların kalpleri ve kalpler üç bölüm, üç kısımdır. Bir kalp vardır ki dünyanın etrafında uçar, o diyor hayvani duygular içerisindedir Ahirete uçan bir kalp vardır ki o da nedir? Her iyiliklerin etrafında dolaşır ve Sidre münteha kainatın son bulduğu noktadır. Birkaç de vardır ki orada dolaşır. Bu da nedir? Bu Allah'ımızla dostluk içerisindedir ve onunla adeta dilleşir. Dünyaya bağlı olan kalp, dünya düşünür, Ahirete bağlı olan kalp, bir de Mevla'ya bağlı olan kalp vardır. Evet. Burada e bunları söylemiş. Kalbin Ebu Bekir Sıddık Radıyallahu Anh Efendimiz rahatsızlaşmış. Sana demişler bir tabip çağıralım. Dedi ki Kalp, Beni görüyor. Gıyla dedi ki, dedi ki, Gıyla dedi ki, ne diyorsun? Gıyla, Cenabı Hak istediğini yerine getirendir. O beni görüyor dedi, gerek yok.