Hacı Hasan Efendi Kuddise Sirruh Hazretleri'nin kendi sesinden Kalemdardan sohbetler başlıyor. Annelerimizin, akrabaya ta'lu lügatımızın, müminlerin, müminatları, ruhları için rızal-i bilayeti ala. Sure-i Bakara'da da var. Sure-i Cuma'da da var. Hatta öyle zikredin ki kıyameten hayatta dururken neden zikredin? Dilinizle zikre alıştınız, tevura, ester aldınız ama kalbinize indin mi, kalp zikrettin mi, ruh zikrettin mi, o zaman vücudun her yeri zikrettin mi, kıyameten geldiğin yerden de zikreder de öyle Efendimiz. Oturduğumuz yerden de letaiflerimiz çalışır, o zaman da zikredersiniz. Yapağınıza yaptığınız zaman sağ oğlumuzun içine şöyle yüzünüzü, sağ yüzünüzü koyun abdestsiz yatmaz kardeşlerimiz. Bilmiyorlar çünkü uyku israf olur, tüm uykuyu arayıverin. Abdestsiz yapmayalım sabaha kadar zikretmiş gibi olurum Allah, Allah, Allah deyin ayaklarınızı toplayın.
Böyle şöyle acele gireceğim çünkü bant bir yerlere giriyor da böyle tersçe konuşuyorum inşallah. Tarife tarif hacet değer. Buyurunca Rabbimiz daima zikkiyle meşgul olalım. Neymiş efendim Resul-i Kibriya sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimiz buyurdu. Kalbin şifası Ziktullahtır. Üstadüle bismillah. Ancak zipdullah ile kalpler mutmainliğe girer. Kalbi mutmainliğe iletince o zaman sınıfların tüm tehlikeli zamanına atlamışsın, emmareyi geçmişsin, levvaneyi geçmişsin, mürimeyi geçmişsin, mutmainliğe varmışsın. Razı yeten narızye, Allah senden razı, sen Allah'tan razı olmuşsun. Ne gelirse hayır şer Allah'tan gelir senden gelir ya Rabbi demişsin, öyle inanmışsın. Katıs kullarımın içine kathuli cenneti, bir cennetime buyuruyor Allah'ımız.
Kulların içine yani raziyetü nazziye makamı yüksek olduğundan Resulü Kibriya sallallahu teala aleyhi ve sellem Efendimiz Allah'ına kavuştuğunda, Allah Resulü, Rabbimize kavuştuğunda Miraç da makamına vartığında iki taviz, iki karış miktarı, iki kaşım arası kadar yakın olduğu zaman tefsirler çeşitli çeşitli mana verirler. Allah'ımız Celle Celalü Hazretleri ilk varıp dava tedkullarımı ta gelir ben böreler cemaatımı, didarımı diyor. Git ümmetliğin içine, benim buradan ayrılmak istemezse ama onlara hizmetimde iş görecek, git içlerine, içlerine girdi Uhud da mübarek dişlerini kırdılar. Yüzlerine halkalar vakti iki tane, dişiyle çekerken Hazreti Talha'nın dişleri çıktı, söküldü. O dişleri duyunca kan cebine başlayınca kanmış soğudu. Hanım gitti mi içine yağ Talha gitti, cennet ile tebşir ederim. Onun aşere-i mübeşşerden birisi de Fazratı Talha radiyallahu anh.
Amelin ziyadı effalı zahmet çekileninde. Zahmetsiz amel olmaz görüyor mu? Hacca giden kardeşlerimiz yollarda, verilerde, otobüslarda, efendim Mekke sıcaklarında, Arafat dağlarında, Müzdelife'de, Mina'da kurban kesmede, tıraş olmada, gelip tuhafı ziyaret etmede, Medine'yi dairenin ateşin ısıcağında Muhammed Mustafa'yı ziyarette yani ne zahmetler çektiler de Allah'ımızdan nasıl mükafat verdi bilir misiniz siz? Biz de bilmek. Kuran'ın elinde, Kuran'ın elinde, Kuran'ın elinde Taif'e gitti. Ben Allah'ın Rasulü, kendimde mucize elimde Burhan, Kuran-ı Kerim'im var, iman edin Taifliler, kızdılar, hayranlıklara kabardı, taşa tuttular. Kendileri değil, kulelerini, cariyelerini, hizmetçilerini, çocuklarını yemek vurmak suretiyle, kesse vurmak suretiyle, taş vurmak suretiyle peygamberimizin ayakkabıları karnında dolmuş, dolmuştu. Hazreti Zeyd'in kafası yarılmış.
Ona acıyor, şey diyor Cebrail Aleyhisselam yedinci kaç semamenet verip feryat ettiler. Habibime selam söyle, Taif Dağı'nı içine yarayım da içine doldurayım mı bunları? Ağzını kapatayım, zencile yapayım mı? Nasıl istersen öyle yapacağım. Hiçbirisini istemem. Belki torunlarından bir iman eden olur. Hakkım helal olsun buyurdular. Bunu kahin ahlakçıları bile diyorlar ki nasıl bir peygamber vermiş bu yahuda, nasıl ahlak ve hamide de kötülüğü gidene kötülük gidene eğri geliyor? Allah'ımız Resulü ki ihya efendimizin yolundan bizi ayırmasın. Yavrum sıkıntısız olmaz. Daha çok olur. Bu, Rabbimizin edayasıdır. Onu hedaya olarak kabul edenler, neler olduğunu ben şimdi buraya girdim mi çıkamam da onun için böyle geçiyorum dinleyenler çok arif insanlar, azdan çok anlamlar. Bikeci Zekeriya Aleyhisselam'ı diyeyim kavak içerisine girmişti, hızarla biçiyorlardı. Kafasına hızarın dişleri geldi.
Vay dersen peygamberlikten silerim vay günah yok dedim. Vay demeden ikiye şak ettiler. Zekeriya Aleyhisselam'ı, Yahya Aleyhisselam'ı daha cami emiriyenin içinde yatıyor. Koç boğazları gibi boğazları var. Hazreti Ali'yi deve boğazları gibi boğazlılar. Basra'da daha çok Hazreti Huseyli bu defterler havşak ettiler arkadaşlarla. Biri su verin de hakkım helal olsun dedi. Vermeyeceğiz sizi garazla öldürüyor biz dedi. Ondan sonra ayağını vurunca su fışkırdı, içmeyeceğim şu Hazreti Muhammed'in ümmetine şefaat vereceğim dedi. Kardeşim çok acil şeylerden angut birini söyleyeyim. Hazreti Hasan'a zehir çektiler. Hazreti Osman'ı caminin içinde ayetinin üzerine şehit ettiler. Hazreti onları namaz kılarken Ebul Bülbül namında bir Yahudi, Yahudi hançerları orada öldürdü, Hazreti Sıddık ve Azam'ın ayağının altını ejderha soktu, Hazreti Muhammed, Mustafa, Haybar'da zehirli kuzu yedirttiler.
Ondan müteessiren diyor şehit olaraktan ölüyorum, şehit madalyası takınıyorum, diyor. Ebunlar şehitlik madalyası ile gittiler. Yavrum koca Hacı Eshadı Erbili, koca Shakespeait, şakta kalpte hep idam oldular bunlar Allah yolunda. Zamanımıza kadar getirdim. Bundan öteye söylemem yeter. Şöyle vicdanımızın yazdığı şeylerden okuyayım size. Zikir kalp ve lisanla olur. Zikir Allah, Allah, Allah, Allah, Allah, Allah, Allah Celle Celaluhu ve Resul verirler, iyi verirler, kimin gelenler, rabıta yanında çok kuvvetli oldu mu kalp Allah demeye başlar çıktı. Tahammül edemez eder. Kalp tahammül edemez yalnız şeriata uygun olsun. Varmak kadar şeriattan ayrılırsa mağrip, neşriyat kadar tarikattan ayrılır insan. Böyle panga yemeyle veresini pamınca yapmayla, bilmem neyi rüşvet ile öyle yapmayla insan bir adım defa atamaz, bir adım atamaz.
Allah bizi helal yiyenlerden, iyi kestim olanlardan, üstadımız diyor ki çok rabıta edenlerden etsin de kalp çalışsın ancak o çalıştırır. Hiçbirilerini pırıl pırıl döndürür için Allah ayırmasın bizi Ya Rabbi. Kalp, lisan, ikisi birlikte olursa efbal olur, daha efdal olur. Yalınız olduğunda kalbin zikri daha efdal. Yalınız oldun mu dilini damağına yapıştırın da kalbimi dinleyen Kürt, Kürt, Kürt, bir yerden kopuşunca, din eli verince kalbimi gırt gırt gırt gırt veriyor. Böyle bırtü bırtüden, zikirden tahammül edemez demez efendim. Bunlar başlardan geçen işler, bunların her biri için kitap ve sünnette şahitler vardır, Allah'ın Kur'an'ında şahitler vardır. Öyle hadislerde şahitler vardır. Manay-ı Hadis buyurmuş da ben kulumun zannı derdindeyim, rabıta yaptığı zaman kalbim çalışır diye zannederse sıhhat çalıştırırım biiznillah.
Nasıl zannederse öyle tecelli ederim hadis-i nüzul, hepsini okumayacağım, yetişemem. Bunu dinleyenler, ulemalar olduğu için onlar gelir. Onun için hiç uzatmayacağım. Kıyamet günü olup da Cenabı Hak mahlukatı, hesaba çektiği vakıf da, Hafaza melekleri, Hafaza melekleri, Kiramen Katibin melekleri sağımızda birisi, omzumuzun başında birisi solumuzda. Bulundukları mekan da ağzın, azı dişlerden birisi sağında birisi solunda olur da yemek yemeyi yiyince ağzını yıkamayan alanlardan o melekler nefret ettiğim kadar hiçbir şeyden nefret etmem diyor. Yemek yemelerinin evvel sünnet diyor ki elimi yıka yavrum, ondan sonra da yemek yedikten sonra elini sabullah iyice yıka. Bismillahirrahmanirrahim de, tuzdan evvele al. Ben her yerini nasıl gideyim ben gidemem. Onu o çocuk.
Hani çevireyim şurayı, hasenat ve seyyiat defterlerini getirilen melekler, yarın huzur-u ilahiyeye mizanı adalet durulur, hesaba çekililir. Cenabı Hak buyuruyor ki umumun amelinden bir ameli kaldı mı? Amelinden bir ameli kaldı mıdır? Der. Melekler de Ya Rab, Rabbi, biz bir şey bırakmadık, tüh deliğini de yazdık, üf deliğini de yazdık, birisi görmüş sekiz dokuz tane yetime yazdık oldu dedik, çok büyük günaha yettik. Yani yettiler, bir şey yazmadık, iyi dinleyelim. Yalnız şeyleri biz bir şeyi bırakmadık, bildiğimiz şeyleri saydık ve yazdık. Sahife yüz otuzda edep risalesi, Osmanlıca basıldığı kitaptan okuyorum, iyi dinleyin oradan siz de tekrar okun çok yer alıyor çünkü. O vakit Cenabı Hak buyurur ki, Cenabı Allah buyurur ki benim yanımda kulumun bir hasenesi vardır, sizin de görüp bilmediğiniz bir hasenesi vardır. Ne o Ya Rabbi?
Ben o hasene ile o Abdum'e mükafat ederim, o da Abdum'ün beni hakim olarak zikrettiği ki meleklerin işitmediği bir zikirdir buyurdu, yazmadığı, işitmediği kalben zikir, hayrı zikir el-kafi, hayrı rızık mayepti. Zikrin hayırlısı gizli mi olan zikir? Gizli olan o da gizli değer var. Ama kalben oldu mu gizli, melekler de duyuyor. Ondan birini koyuyorum terazının gözüne, koyduğun zaman dağlar gibi günaha kaldırıp atıyor. Allah kalp zikrini yaptıran kullar zümresine ilhak buyursun bizi. Üstadımız dedi ki kalbiniz olsun zikrettireyim. Bir kalp zikri ile ahirete girersen vücut yürümeyecek. Nasıl edelim efendim? Anlatınız olsun uzun gider de ben konuşamayacağım. Geldiler bize gittik diyor en büyük bana rabıta olacak diyen adama kadar da gittik, dört bin yapın zikrinizi zikreder yine etmeli.
Gittik Dişçi Baba'ya, dedik gidiyor efendim kalbini zikretmiyor dedik diyor birisi İsmail'e, hangisi Hacı Mehmet, birisi Hacı İsmail. Beytullah'ın karşısında Hacerül Esved karşısında oturuyorduk. Ondan sonra dedi ki oğlum ne kadar zikrediyorsun dört bin, dört bin yapanlar bizim burada uçuyorlar arkadaşlar. Nasıl öyleyse bir şeyiniz var sizin. Öyle dedi geldik ki ne olmadı. Şimdi dediler ki bunun ustası Yahyalılar var, oraya gelin dedi. Burada bize deliler. Bunun üstadımızın buyurduğu benim evlatlarımın semtine şeytan umlayamaz ki namaz da vesvese versin, ölürken imanını şeytan atsın, imkanı yok bunun dedi. Nasıl üstadım? Birisi şeriatı tıpkı tıkkısına yapar, şeriatla Kuran-ı Kerim ile harfi harfine riayet eden, ikincisi efendinin, efendisine ders aldığı zata teslim-i külli de teslim olan ama efendi değişilebilir.
O doktordan aldığın ilaç tesir etmediyse ikinci doktora gitmede hiçbir mani olmadığı gibi zevke kadar kalbine şüphe gelmesin ki o da o doktor, o da o doktor, o da o nakçının doktoru, o da kadrinin doktoru hiçbir farkı yok. Allah'ımız bizi manevi doktorlarımızdan ayırmasın inşallah ama her şeyini yaptım da her şerait oldu da olmadıysa bu kalp ritmi başkasını değişmede hiç tereddüt etmeyi caizdir. Doktoru değiştiğin gibi bunu da değişebilin. Bu da Mektubat'ta yazdı. Açayım okuyayım uzun gider. Onun için kanaatiniz olsun. On birinci Silsuanciğim cevap şeyinde yazdı Mektubat'ın. Oradan okursun hocam Allah izin verirse. Daha, devam et efendim. Hafi olarak zikreder ki meleklerimin eksiltmediği bir zikirdir, onu ben mizanın göğsüne koyuyorum deyince kaldırdığıyla atar. Cami-i Sa'de zikredilen olan hadis-i şeriftir bu. Hayr-ı zikir el-Hati, hayr-ı ruzıp mahiyettir.
Zikrin hafi, zikri hafiinin tazayili hakkında çok hadis-i şerifler vardır kardeşim. Burayı da geçiyorum şimdi, nereye geçiyorum? Daha mühim bir yerlerden size grup grup konuşmaya geçiyorum. Hak rızası için yapıyorum bunları, kusura kalmayın. Açılın bir aşkla ismi camiada bütün zikirleri kendine cem eden ismi alsan ki Allah, Allah, Allah kendi üç defa yazmış bu diye üstadımız, ben de üç defa okudum. Nesli Şerifidir, bu zikirden başkasına tecavüz etme, gördüğün kitaplardan şu duada çok eftan, şu tevhidi şöyle okursan böyle olur. Yahu doktorun tarihinden niye çıkıyorsun sen? Nereye için çıkıyorsun? Baştan yazdıysa ondan yiyeceksin da kurtulacaksın. Yoksa öyle evine geçen şeyi yedin mi hastalığın daha çoğalır o zaman. Hep başımızdan geçti bu hastalıklar. Allah cümleye afiyetler versin. Bize de dua ettim de kurban olduğum Allah. Diyorum böyle öldür yarabbim Necaşi.
Yok eğer hayatta bırakacaksan kardeşlerime sohbet edecek bir sıhhat değil de onlara sohbet edeyim derim, Allah'ımız da bu tarafı kabul etmiş size Allah rızası içinde gıybet yok, iftira yok, isnat yok, malayani yok, hiçbir şey yok Sırf kitaptan, sırf efendilerimizin sözlerinden size konuşuyorum. Şerifidir, başkasına tecavüz etmen lisanınla, kalbinle de söyle, kulaınla da bu zikri eşit ki Kürt dediğini, ruhun da dediğini, sırrında dediğini, kafinin de dediğini, takbaanın da dediğini, nefsin de dediğini, zikri külün de dediğini kardeşlarımızdan birisi efendim zikri kulun yaparken kemiklerim erimiş diyor doktorlar. Zikris yaptığını bilmiyor da kemiklerin neden erimiş? Gemikler böyle gelin, gemi kütür kütür sızdılar. Allah hepimize nasip etsin. Nef-i ispat, nef-i ispatı da yapan Mümin-i kamil olun o zaman. Murakabalara geçen daha mühletleşir. Allah cümlemize nasip etsin inşallah.
Hacı Hasan Efendi Kuddüses Sırruhu Hazretleri'nin kendi sesinden, kalemdardan sohbetler sona erdi.