Sıddık-i Azam hadi yen-i murtaza Efendimizden müteselsilen üstazımızın ve o tayyibelerine, sevgili provalarımızın, sevgili annelerimizin, akraba-i tabir ruhatımızın, müminlerin, müminatları, ruhları için rıza-i Allah'a zikredin, zikran kesiyor ha. Zikri kesiyle zikreül. Hatta öyle zikredin ki kıyameten ayakta dururken neden zikredin? Dilinizle zikre alıştınız, tevrat, ester aldınız ama kalbinize indin mi kalp zikrettin mi, yok zikrettin mi, o zaman vücudun her yeri zikrettin mi, kıyamet geldiği yerden de zikreden de öyle tefsir ediyor. Hacı Esad-i Erbili Kuddise sirrahul Aziz efendimiz. Oturduğumuz yerden de letaiflerimiz çalışır, o zaman da zikir edersiniz. Yatağınıza yaptığınız zaman sağ avucumuzun içine şöyle yüzümüzü, sağ yüzünüzü koyun abdestsiz yatmaz kardeşlerimiz. Bilmiyorlar çünkü uyku israf olur, bütün uykuyu arayıverin.
Abdestsiz yapmayalım sabaha kadar zikretmiş gibi olurum Allah, Allah, Allah deyin ayaklarınızı toplayın. Böyle acele gireceğim çünkü bant bir yerlere gidiyor da böyle tersçe konuşayım inşallah. Arife galip hacet diyen zikran kesiyaha buyurunca Rabbimiz daima zikreden meşgul olalım. Neymiş efendim? Resul-i Kibriya sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimiz buyurdu. Kalbin şifası Zikdullahtır. Üstadüle bismillah. Ancak zipullah ile kalpler mutmainliğe girer. Kalbi mutmainliğe iletince o zaman sınıfların tüm tehlikeli zamanına atlamışsın, emareyi geçmişsin, levvaneyi geçmişsin, midineyi geçmişsin, mutmainliğe varmışsın, razı Allah senden razı, sen Allah'tan razı olmuşsun. Ne gelirse hayır şerhallahtan gelir senden gelir. Ya Rabbi demişsin, öyle inanmışsın. Katıs kullarımın içine, bir cennetime buyuruyor Allah'ımız.
Kulların içine yani raziyet-i naziye makamı yüksek olduğundan Resulü Kibriya sallallahu teala aleyhi ve sellem Efendimiz Allah'ına kavuştuğunda, Allah Resulü ve Celle'nin ayeti Ya Rabbi, Rabbimize kavuştuğunda Miraç da makamına vardığında iki kavis, iki karış miktarı, iki kaşın arası kadar yakın olduğu zaman tefsirler çeşitli çeşitli mana verirler. Allah'ımız Celle Celalü Hazretleri git varıp dava ted kullarımı ta gelir ben, böreler cemalımı, didarımı diyor. Git ümmetimin içine benim buradan ayrılmak istemezsin ama onlara hizmetimle iş görecek, git içlerine, içlerine girdi Uhud da mübarek işlerini kırdılar. Yüzlerine halkalar vakti iki tane, dişiyle çekerken Hazreti Talha'nın dişleri çıktı, söküldü. O dişlerinin önüne kan içine başlayınca kan diş soğudu. Hanım gitti mi içine yağ Talha gitti. Cennet ile tebşir ederim. Onun Aşere-i Mübeşşerden birisi de Paskatı Talha Radıyallahu Anh.
Yani Peygamberi benim kanım senin günahınla karıştı mı emti mi yüzlerimi, bu zahmetlere katlandılar da Amelin ziya adı effalı zahmet çekileninde. Zahmetsiz amel olmaz görüyor, hacca giden kardeşlerimiz yollarda, yellerde, otoposlarda, efendim Mekke sıcaklarında, Arafat dağlarında, Müzdelife'de, minada, kurban kesmede, tıraş olmada, gelip tuhafı ziyaret etmede, Medine'yi dairenin ateşin ısıcağında Muhammed Mustafa'yı ziyarette yani ne zahmetler çektiler de Allah'ımızdan nasıl mükafat verdi bilir misiniz siz? Biz de bilmek. Kuran'ın elinde, Kuran'ın elinde, Kuran'ın elinde Taif'e gitti. Ben Allah'ın Rasulü, kendimde mucize elimde Kuran-ı Kerim'im var, iman edin Taifliler, kızdılar, hayranlıklara kabardı, taşa tuttular.
Kendiler değil, kölelerini, cariyelerini, hizmetçilerini, çocuklarını yemek vurmak suretiyle, kesret vurmak suretiyle, ders vurma suretiyle peygamberimizin karnında dolmuş, olmuştu. Hazreti Zeyd'in kafası yarılmış. O hacı diyor, şey diyor Cebrail Aleyhisselam yedinci bads sema melekleri feryat ettiler. Habibim söyle, Taif dağını ikiye yarayım da içine doldurayım mı bunları, ağzını kapatayım, zencile yapayım mı? Nasıl isterse öyle yapacağım. Hiçbirisini istemem. Belki torunlarından bir iman eden olur, kulum helal olsun buyurdular. Bunu kafir ahlakçıları bile diyorlar ki nasıl bir peygambermiş bu yahuda, nasıl aklı-ı hamide de kötülüğü gidene kötülüğü gidene eğri geliyor? Allah'ımız Resulü ki ihya efendimizin yolundan bizi ayırmasın. Yavrum sıkıntısız olmaz. Velanın en büyüğü peygamberlere geldi. Ondan sonra evliyalara geldi. Ondan sonra ulemalara geldi.
Onun emsali, onun emsali özel kimselerin başında musibet daha çok olur. Bu, Rabbimizin edayasıdır. Bunu, edaya olarak kabul edenler, neler olduğunu ben şimdi buraya girdim mi çıkamam da onun için böyle geçiyorum dinleyenler çok ait insanlar, hazdan çok anlamlar. Bikecihi Zekeriya Aleyhisselam'ı deyin kovak içerisine girmişti, hızarla biçiyorlardı. Kafasına hızarın dişleri geldi. Vay dersen peygamberlikten silerim vay demek yok dedim. Vay demeden ikiye şak ettiler. Zekeriya Aleyhisselamı Yahya Aleyhisselamı daha cami ehemmilerin içinde yatıyor. Koç boğazları gibi boğazları var. Hazreti Ali'yi deve boğazlar gibi boğazları var Basra'da. Daha çok Hazreti Huseyli bu belirtiler havşak ettiler arkadaşlarla. Biri için su verdiğimde hakkım helal olsun deve Vermeyeceğiz sizi karazla öldürüyor biz dedi. Ondan sonra ayağını vurunca su fışkırdı içmeyeceğim.
Şu Hazreti Muhammed'in ümmeti ve şefaat vereceğim dedi. Kardeşim çok acil şeylerden angut birini söyleyeyim. Hazreti Hasan'a zehir edecekler. Hazreti Osman'ı caminin içinde ayetinin üzerine şehit ettiler. Hazreti onları namaz kılarken Ebu'l-Bü'l-Halim namında bir Yahudi, Yahudi hançerları orada öldürdü. Hazreti Sıddık ve Azam'ın ayağının altına ejderha soktu. Hazreti Muhammed Mustafa, Aybar'da zehirli kuzu yedirttiler. Ondan müteessilen diyor şehit olaraktan ölüyorum, şehit madalyası takınıyorum gibi. Hep bunlar şehitlik madalyası ile gittiler. Yavrum koca Hacı Eshadı Erbili, koca Shakespeait, şakta kalpte hep idam oldular bunlar Allah yolunda. Zamanımıza kadar getirdim. Bundan öteye söylemem yeter. Şöyle vicdanımızın yazdığı şeylerden okuyayım size. Zikir kalp ve lisanla olur.
Zikir Allah, Allah, Allah, Allah, Allah, Allah Celle Celalühü eş yüz verirler, bir vehimler, iki bin gelenler rabıta yanında çok kuvvetli oldu mu kalp Allah demeye başlar. Tahammül edemez eder. Kalp tahammül edemez yalnız şeriata uygun olsun. Varmak kadar şeriattan ayrılırsa mağrip leştir kadar tayyigırttan ayrılır insan. Böyle panga yemeyle, veresini pamunca yapmayla, bilmem neyi rüşvet ile öyle yapmayla insan bir adım defa atamaz, bir adım atamaz. Allah bizi helal yiyenlerden, iyi teslim olanlardan. Üstadımız diyor ki çup rabıta edenlerden etsin de kalp çalışsın, anca o çalıştırır. İşlilerini pırıl pırıl döndürür için Allah ayırmasın bizi Ya Rabbi. Kalp ve lisan ikisi birlikte olursa efbal olur, daha efbal olur. Yalınız olduğunda kalbin zikri daha efdal.
Yalınız oldun mu dilini damağına yapıştırın da kalbimi dinleyen küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt, küt. Bir yerden kokuşunca din eli verince kalbim gırt gırt gırt gırt gırt gırt veriyor ya. Gül, bırtü, bırtüden, zikirden tahammül edemez demez efendim. Bunlar başlardan geçen işler, bunların her biri için kitap ve sünnette şahitler vardır. Allah'ın Kuran'ında şahitler vardır. Öyle hadislerde şahitler vardır. Manayı hadis Buyurmuşlar ben kulum zann derdindeyim, rabıta yaptığı zaman kalbim çalışır diye zannederse sıhhat çalıştırırım diyeiznillah. Nasıl zannedense öyle tecelli ederim hadis-i nüzul hepsini okumayacağım, yetişemem. Bunu dinleyenler ulemalar olduğu için onlar gelir mi, o gelir. Onun için uzatmayacağım.
Kıyamet günü olup da Cenabı Hak mahlukatı hesaba çektiği vakıfta, Hafaza melekleri, Hafaza melekleri, Kiramen Katibi melekleri sağımızda birisi, omuzumuzun başında birisi solumuzda. Bulundukları mekan da ağzın, ağzın dişlerden birisi sağında birisi solunda olur da yemek yemeyi yiyince ağzını yıkamayan adamlardan o melekler nefret ettiğin kadar hiçbir şeyden nefret etmem diyor. Yemek yemeden evvel sünnet diyor ki elini yıka yavrum, ondan sonra da ilmek yedikten sonra elini sabullah iyice yıka. Bismillahirrahmanirrahim de, tuzdan evvele al. Ben ev yerine nasıl gideyim ben, geliyorum. Onu çevireyim şurayı. Hasanat ve seyyiat defterlerini getirirler melekler. Yarın huzur-u ilahiyeye mizanı adalet kurulur, hesaba çekililir. Cenabı Hak buyuruyor ki umum amelinden bir ameli kaldı mı? Amelinden bir ameli kaldı mıdır? Bir.
Melekler de Ya Rab, Ya rabbi, biz bir şey bırakmadık, çık dediğini de yazdık, üf dediğini de yazdık, birisi görmüş sekiz dokuz tane yetmeme yazdık oldu dedik çok büyük günaha hallettik. Yani yettiler, bir şey yazmadık, iyi dinleyelim. Yalnız şeyleri biz bir şeyi bırakmadık, bildiğimiz şeyleri saydık ve yazdık. Sahife yüz otuzda edep risalesi, Osmanlıca basıldığı kitaptan okuyorum, iyi dinleyin oradan siz de tefekkür ruhum çok yer kalıyor çünkü. O vakit Cenabı Hak buyurur ki, Cenabı Allah buyurur ki benim yanımda kulumun bir hasenesi vardır, sizin de görüp bilmediğiniz bir hasenesi vardır. Ne o Ya Rabbi, ben o hasene ile o abdüm'e mükafat ederim, o da abdüm'ün beni hakim olarak zikrettiği ki meleklerin mediği bir zikirdir buyurdu, yazmadığı, işitmediği kalben zikir, hayrı zikir el kati, hayrı rızık mahiyetti, zikrin hayırlısı gizli mi olan zikir? Gizli olan o da gizli değil bak.
Ama kalben oldu mu gizli, melekler de duymuyor, ondan birini koyuyorum terazının gözüne, koyduğun zaman dağlar gibi günaha kaldırıp atıyor. Allah kalp zikrini yaptıran kullar zümresine ilhak buyursun bizi. Üstazımız değil de kalbiniz olsun zikrettirin. Bir kalp zikriyle ahirete gidersem ücret çürümeyecek. Nasıl ederim efendim? Anatınız olsun uzun gider de ben konuşamayacağım, geldiler bize gittik diyor en büyük bana rabıta olacak diyen adama kadar da gittik, dört bin yakın zikrinizi kalp zikreder, yine etmeli. Gittik Dişçi Babaya, dedik ki diyor efendim kalbimiz zikretmiyor gelip diyor birisi İsmail'e, birisi Hacı Mehmet, birisi Hacı İsmail. Beytullah'ın karşısında Hacerülesved karşısında oturuyorduk. Ondan sonra dedi ki oğlum ne kadar zikrediyorsun dört bin. Dört bin yaparlar bizim burada uçuyorlar arkadaşlar. Nasıl öyleyse bir şeyiniz var sizin. Öyle dedi geldik ki olmadı.
Şimdi dediler ki bunun ustası Yahyalılar var oraya gelin dedi. Orada bize deliler. Bunun üstadımızın buyurduğu benim evlatlarımın semtine şeytan umlayamaz ki namazla vesvese versin, ölürken imanını şeytan atsın, imkanı yok bunun dedi. Nasıl üst lazım? Birisi şeriatı tıpkı tıkkısına yapan, şeriatla Kuran-ı Kerim ile harfi harfine riayet eden, ikincisi efendinin, efendisine ders aldığı zata teslim-i külli de teslim olan Ama efendim değişilebilir. O doktordan aldığın ilaç tesir etmediyse ikinci doktora gitmede hiçbir mani olmadığı gibi zevke kadar kalbine şüphe gelmesin ki o da o doktor, o da o doktor, o da o nakçının doktoru, o da kadrinin doktoru, hiçbir farkı yok. Allah'ımız bizi manevi doktorlarımızdan ayırmasın inşallah. Ama her şeyini yaptım da her şerait da her şerait oldu da olmadıysa bu kalp zikri başkasını değişmede hiç tereddüt etmeyip caizdir.
Doktoru değiştiğin gibi bunu da değişebilin. Bu da Mektubat'ta yazdı. Açayım, okuyun uzun gider. Onun için kanaatımız olsun. On birinci Silsuan, kim cevap şeyinde yazdı Mektubat'ın. Oradan okursun hocam Allah izin verirse. Daha devam et efendim. Hafi olarak zikreder ki meleklerimin işitmediği bir zikirdir, onu ben mizanın gözüne koyuyorum deyince kaldırdığıyla atar. Cami sabir'de zikreden hadis-i şeriftir bu. Hayr-ı zikir el-Habbi hayrr-ı rızık mahiyettir. Zikrin hafi, zikri hafiinin gazaili hakkında çok hadis-i şerifler vardır kardeşim. Burayı da geçiyorum şimdi, nereye geçiyorum? Daha mühim birlerden size grup grup konuşmaya geçiyorum. Hak rızası için yapıyorum bunları, kusura kalmayın. Açılın bir aşkla.
Kelimesiyle cümlemize husmü hatmeler, Azadları buyurdu kimsenin zikrin ismi cami olsun ki, ismi camiada bütün zikirleri kendine cem eden ismini alsan ki Allah, Allah, Allah kendi üç defa yazmış buraya üstadımız, ben de üç defa okudum. Mesnevi Şerifidir, bu zikirden başkasına tecavüz etme, gördüğün kitaplardan şu dua da çok efdal, şu tevhidi şöyle okursan böyle olur, yahu doktorun tarifinden niye çıkıyorsun sen? Nerenin için çıkıyorum? Aç da yazdıysa ondan yiyeceksin da kurtulacaksın. Yoksa öyle eline geçen şeyi yedin mi, hastalığın daha çoğalır o zaman. Hep başımızdan geçti bu hastalıklar. Allah cümleye afiyetler versin, bize de dua ettim de kurban olduğum Allah eğer la ilahe illallah Muhammedün resulullah diyorum böyle öldü Ya Rabbi diyor ki sen. Yok eğer hayatta bırakacaksam kardeşlerime sohbet edecek bir sıhhat değil de onlara sohbet edeyim derim Allah'ımız da bu tarafa kabul etmiş.
Size Allah rızası çünkü içinde gıybet yok, iftira yok, isnat yok, malayani yok, hiçbir şey yok sırf kitaptan, sırf efendilerimizin sözlerinden size konuşuyorum. Şerifidir, başkasına tecavüz etmen lisanınla kalbimle de söyle, kulağınla da vuzitleri yeşil ki, küt, küt dediğini, ruhun da dediğini, sırrında dediğini, kafinin de dediğini, takvanın da dediğini, nefsin de dediğini, zikri külün de dediğini, kardeşlarımızdan birisi efendim zikri kül yaparken gemrik erimiş diyor. Doktorlar ziktiz yaptığını bilmiyor da kemiklerin neden erimiş? Gemikler böyle gelir, gemi pütür pütür sızdılar. Allah hepimize nasip etsin nef-i ispat, nef-i ispatı da yapan mümin-i kamil olun o zaman. Murakabalara geçen daha gurbetleşir. Allah cümlemize nasip etsin inşallah.