Kalp Şifası ve Ruh Arınması kaydında Kulun Allahu Zülcelal'den uzaklaşmasının ilacı nedir? Hepimiz için gerekli olan bir nimet, bir ikram, bir ihsandır diye düşünüyorum. Neden derseniz Müddessir suresinde Cenabı Hak onlara ne oluyor ki Cenabı haktan uzaklaşıyorlar kevferah yaban merkeplerinin aslandan ürküp kaçtıkları gibi yaban merkeplerini anlatıyorlar diyorlar ki şöyle az…
Kulun Allahu Zülcelal'den uzaklaşmasının ilacı nedir? Hepimiz için gerekli olan bir nimet, bir ikram, bir ihsandır diye düşünüyorum. Neden derseniz Müddessir suresinde Cenabı Hak onlara ne oluyor ki Cenabı haktan uzaklaşıyorlar kevferah yaban merkeplerinin aslandan ürküp kaçtıkları gibi yaban merkeplerini anlatıyorlar diyorlar ki şöyle az bir elin hareketi veya sesin biraz yükselmesiyle ürküp kaçtığını Cenabı Hak burada teşbih buyururken, o kadar güzel ifade buyuruyor ki, bizim güzel dememiz hatasında, o her şeyiyle müstesnadır yaban merkepleri gibi halktan nasıl kaçıyorlar diye buyruluyor. Malum peygamberlerden kaçtıkları belli.
Kuran-ı Azimüşşan'da kulaklarını tıkadıkları, bu içimizdeki delilerdir dedikleri, onları dinletmemek için insanları başlarından ayırmaları, Aleyhisselatu Vesselam Efendimizin risaletini duyunca etraftan, kabilelerden gelen kimselere yolun böyle geliş yerlerinde, Mekke'ye giriş yerlerinde bekleyip işte burada bir peygamberim diyen bir kimse çıktı, sakın ha ona inanmayın dedikleri, onlardan bir tanesinin de kulaklarına hatta yanına düşerim de sözünü işitirim diye kulaklarına pamuk soktu malum. Allah'ımız da öyle denk getiriyor ki kulaklarına, pamuk tıkamasına rağmen Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'ın yanına düşüyor. Nebi-i Ekrem Efendimiz sallallahu teala aleyhi ve sellem Kuran-ı Azimüşşan'dan ayetleri böyle duyacak şekilde okuyorlar kendilerinin mübarek kulakları işitecek şekilde okuyorlar Şair de bir zatmış diyor ki ben bilen bir kimseyim. Eğer hak olursa kabul ederim.
Yok, eğer ters gelirse kabul etmem deyip kulağından pamukları çıkarıp dinliyor. Efendimiz aleyhissalatu vesselam ihlas-ı şerifi okuyorlar. Ona hayran kalıyor, okumuş olduğu ilahi kelama ve iman ediyor. Nedir? Hak kelamları duyurmamak için yine Kuran-ı Azimüşşan'da ellerini çırpıyorlar. Ellerine vuruyorlar. Aman ha kimse duymasın onların hak kelamını diye. Hem böyle yapıyorlar hem de insanlar Allah'ımızın hidayet lütfetmediği, iradesini şerre kullanan kimseler peygamberlerin de varislerinin de etrafından dağılıyorlar. Daha anlatacağım çok hususlar var. Mesela bizim çok kıymetli hocalarımızdan birisine gelen mektuplar ağıza alınacak gibi değil diyemem. Allah'ımızdan uzaklaşırsa gönlünü Rabbi zü'l-celal'imiz tarafına değil de şeytanın tarafına çevirecek olursa haktan ikrah etmeye başlar. Hatta onları bile görmek istemez. Böyle bir nefret uyanır içerisinden.
Yok, Mevla'ya dönerse zaten yaratılışımız nedir bizim fıtratımız? Dindir. İslam'dır. Yaratılışını, hayatını arz ettiğim gibi şeytan ve onun avanelerine dönecek olursa o zaman haktan ikrar eder, kaçar. Yok, Mevla'ya dönmüşse hep hayırlı yerleri arzu eder ve ister. Mesela, cennetlik insanlar anlatılır. Cennet ehli olan insanlar ibadet ve taate meyyaldir, buyruluyor. Mesela Kuran-ı Azimüşşan'ı açar, onu okumaya asla doyamaz. Okudukça okur, hiç ayrılamaz. Mesela namazdan da haz duyar, Allah yoluna insanları davetten de zevk duyar, Rabbimizin yolunda hizmete bir şevk ve aşk gelir içerisine. Eğer aksi olacak olursa o da ateş ehlinin işaretidir diye geçer.
Kalp Şifası ve Ruh Arınması kaydında Kulun Allahu Zülcelal'den uzaklaşmasının ilacı nedir? Hepimiz için gerekli olan bir nimet, bir ikram, bir ihsandır diye düşünüyorum. Neden derseniz Müddessir suresinde Cenabı Hak onlara ne oluyor ki Cenabı haktan uzaklaşıyorlar kevferah yaban merkeplerinin aslandan ürküp kaçtıkları gibi yaban merkeplerini anlatıyorlar diyorlar ki şöyle az…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Rabbimiz bunu Kuran-ı Azimüsşan'da esamle Allah yolunda Allah yolunda sarf eden ve Rabbi Zülcelal'imizden de korkarak riyadan, kibirden, ucubden, benlikten uzaklaşan, onun emrine riayet eden kimseler için ve sadda gabil hüsna ve kelime-i tevhidi tasdik eden kimselere Allah'ımızın yolu nimet ve ikramlar, onun, onun yolu kolaylaştırılır. Ama ashable cimrilik yapıyor, kendini her şeyden müstağni görmeye çalışıyor. Tevhidi de inkar edecek olursa ona da ateşin yolu gösteriliyor ve hayır yol ise ona çok zor geliyor. Mesela bir kimseye tesadüf etmiştim. Kendisi hayırlı insanlarla da konuşan, görüşen bir kimseydi. Nasıl oldu bilmiyorum. Çok da yaşı ilerliyordu. Namaz hususunda kılalım dendiğinde inanın diyordu. Şu karşıdaki dağ, sanki benim üzerime konuyor. Namaz kılacağım zaman dağlar benim üzerime konuyor. Ben kılamıyorum diyordu. Gerçekten böyle kimseler var.
Mesela, Zikrullah dendiği zaman Allah'ımızı zikir, zikirden insanlardan bile kaçıyor. Cenabı Hak korusun, muhafaza buyursun. Gönlümüzü Rabbimize aşık etsin Allah'ımız hidayetler lütfetsin mesela bakıyorsunuz bir Hadis-i Şerif şu anlatacağım husus husus bize şu Hadis-i Şerif'i hatırlatıyor. Kişi cennete bir adım kala ateşe, ateşe bir adım kala cennete döner diye. Bu inkarcılardan birisi Hristiyanlığı ve Yahudiliği savunan bir eser hazırlıyor. Hazırlarken ama İslam'ın da amansız bir düşmanı Hazırlıyor, eser hazırlıyor. O eserde Yahudiler hakkında yazmış olduğu kitapta şöyle bir terim geçiyor Yahudilerin dışındaki kimseler hayvan mesafesindedir diye. Bunu görünce diyor ki bu nasıl bir din? İnsanlar arasında bu farkı gözetmek nedir? Hepsi insandır diyor ve İslam'ı araştırmaya başlıyor. Bakın cehenneme bir adım kala cennete nasıl dönüyor.
Orada Kuran-ı Azimüşşan'ı inceliyor inceliyor Bir gece şu hatırına geliyor. Diyor ki ben Cenabı Hak'tan, eğer Müslüman olursam, Müslüman olursam bana bir işaret göstermesini istiyorum. Gece böyle bekler. Bekler ama hiçbir şey hasıl olmaz. O kadar arzulu ki son noktaya gelir. Hiçbir şey göremeyince Kuran-ı Azimüşşan'ı hemen açar tesadüfen orada bir Ayet-i Celile Rabbi Zülcelal'imiz onlar semaya bakmazlar mı? Semada hiçbir yarık var mı? Onlar aya, güneşe, yıldıza, semavat-u arza bakar da ibret almazlar mı? Ayet-i celilesine denk gelince, derhal kelime-i şehadeti getirir. Bakın, bu Rabbimizin lütfudur, ihsanıdır, ikramıdır. O hakka nasıl koşuyor, bir diğeri ise nasıl kaçıyor. Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam bir genç gördüler. Genç mescide doğru koşuyordu. Buyurdular ki bunun cennet ehli olduğunu kendisine haber verin. Bu gerçekten bizim çok tesadüf ettiğimiz bir husustur.
Mesela yatağa bile giremiyor. Cenabı Hakk'a öyle bir aşk, öyle bir muhabbet var kiraz bir istirahatten sonra ibadet ve taate başlıyor. Rabbimiz de Zariyat suresinde Onlar gecenin az bir kısmında uyurlar diye buyuruluyor. Gecenin az bir kısmında uyurlar. İbadet ve taatle meşgul olurlar. Çünkü zevki o. Sami Efendi Hazretleri Develi teşrif buyurmuşlar. Bakmak doğru değil ama nasıl takip etmişlerse istirahat ettikleri yeri şöyle görmüşler böyle yatağa girmişler, biraz yatağın şeklini bozduktan sonra iki dizleri üzerine oturmuş sabaha kadar murakabe halinde. Mürşid-i kamillerimizden var mesela, murakebenin diyor çokluğundan dolayı şu boyun kemiği dışarı çıkmıştı diye. Bu haz almakla alakalı, zevk almakla alakalı. Onlar ne haz için yaparlar, ne zevk için yaparlar, ne için Mevla'ya muhabbetle yaparlar. Zaten bizim asıl farkımız da bu değil mi? Mesela ibadet ederiz.
Kimi insanlar cennet ümidi, kimileri cehennemden korktuğu için birileri de var ki onlar Allah'ımıza aşk ve muhabbetle yaparlar. Bu aşk ve şevk içe girdiği zaman artık yatmak, uyumak onlara haram olur. Tabii beden olarak, zaruri olarak ihtiyaçlarını giderler ama öyle dillerini lağva, boş söz söylemeye, gözlerini boşa bakmaya, azalarını israfa katiyen meyletmezler. Cenabıhakk'a dönmüşlerdir. Zaten kalbi dönünce bütün azalar da dönecektir. Mesela bir memleketin başkenti elde edilecek olursa bütün vilayetler elde edilmiş olur. Mesela diyelim ki merkezden, başkentten Reis-i Cumhur bir emir verdi veya bir başbakan emir verdi. Ta köylere kadar uzanır. Eğer gönlümüzde iman, Reis-i Cumhur olur, İslam başbakan olur. Güzel ahlak da bakanlar olacak olursa, ela, ayağı, göze, kulağa bütün azaya Rabbi Zülcelal'imizin emrine muvafık tavsiyelerde bulunur. O zaman ne olur?
Mahuli kaleh, azamız ne için yaratılmışsa o hususta vazifesini yapar. Göz ibretle bakar, el cömert davranır, ayak Allah'ın yolunda cihada gider, gönül Rabbi Zülcelal'imize muhabbet ehli küfre de buğz eder. Allahu Zülcelal'den uzaklaşmanın ilacı bunu derken Rabiatü'l Adeviyye annemizin bir sözü var Rahmetullah Aliya bir an Cenabı Hak'tan gafil olmak bize Cehennem ateşinde yanmaktan daha zordur. Ebu'l Hasan-ı Harakani kalpte sallallahuü sırra Cenabı Hak kırk yıl kalbime nazar eder, kendi muhabbetinden başka bir şey göremez. Allah'ımız gayurdur, kulunun kalbinde kendi muhabbetinin dışında bir sevgiyi görmek istemez. Kalp çok mühim. Ben bakıyorum insanlar tesbihatın yerine neyi tercih ediyorlar? İçki şişesini tercih ediyorlar.
Allah deyip tesbihi tutup zikretmesi gerekirken bira ve içki şişelerini, mesela gözü Kuran'a bakması gerekirken, insanlara şefkat nazarıyla bakması icap ederken şehvetle bakıyor, hasetle bakıyor. Diyelim ki ayağı Allah'ımızın dininin hakim olması için hayırlarda koşması gerekirken şerlerde koşuyor. Bu neden böyle oluyor, Ben bundan dolayı çok şikayetçiyim diyor Zaten kişi Cenabıhakk'a muhabbet edince insanların da muhabbet etmesi için çaba gösterir Zaten hayırlı kul kimdir Allah'ın kullarını Cenabıhakk'a sevgili hale getirendir. Fegale, seyyidüne süfyan lise-il soran kimseye Sufyani Sevri Hazretleri buyurdular: Bunu okuduğumuz zaman, bayezid bistami Hazretleri'nin bir tımarhanenin önünden geçerken, bu kafasından rahatsız diye söylerdi üstadımız. Deli tabirini bile kullanmazdı, rengi de ederim diye. İşte edep budur, ahlak budur. Ne güzel bir insanı kamil.
Ne yapıyorsun deyince işte kafasından rahatsız olan kimselere ilaç yapıyorum deyince aşk hastalarına da bir ilacın var mıdır, der. Ondan sonra sıralar ya, bu da ona çok benziyor. Buyurdu ki aleyhke bi'rukil İhlas, ihlasın kökünü alacaksın. Yani Allah için samimi olmanın kökünü alacaksın. Ve veragu's sabır, sabır yaprağında alacaksın. Ve asirut tevazur, tevazu suyunda sıkacaksın, ondan. Da hade fi inay takva, takva çömleğinin içerisine bunları koy. İhlasın kökünü de koy, sabrın yaprağını da koy, tevazuun suyunda içine bırak, ondan sonra da haşyet suyunu da içine dök ve evged aleyhi bineril hüzün, ahiret derdiyle dertlenmenin ateşini de yak, ocağı da böyle yakacaksın ve saffihi bi' mushafatil murakabe, murakebenin nuru ile de onu nurlandır temizle, paket ve tenavulhu bikef-i sıd doğruluk kaşığı ile yemeye başla ve eşrifu min keesil istiğfar, istiğfar bardağıyla da iç.
Temel bill vera helalde bile harama düşerim korkusuyla riayet etmek suretiyle bunu yudumla. Veba'd anil hırsı ve tamah dünyaya aşırı hırs ve temadan baş olma arzu ve isteğinden ve bunun yanında hayvani duygulara düşmekten uzaklaş. Tüşfe min marazike biiznillahi teala, Allah'ın izniyle şifa bulursun buyurdu. Cenabı hak cümlemize hem bedeni hem de ruhi şifalar ihsan buyursun.