Kalp Selimliği ve Ruhani Kavuşma Yolu kaydında Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Efendim hepimizin muzdarip olduğunu biliyor. Muzdarip olmamak mümkün değil. Müminler olarak. Herkes çocuğundan çoluğundan müşteki şikayetçi. Ne derseniz çocuklarımızı muhafaza edecek mekanlar çok saygı. Bak siz ne kadar ibadet, biz ne kadar ibadet taat yapsak bile…
Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Efendim hepimizin muzdarip olduğunu biliyor. Muzdarip olmamak mümkün değil. Müminler olarak. Herkes çocuğundan çoluğundan müşteki şikayetçi. Ne derseniz çocuklarımızı muhafaza edecek mekanlar çok saygı. Bak siz ne kadar ibadet, biz ne kadar ibadet taat yapsak bile yavrularımızı tutamıyoruz. Sizinle eve de girmiyor. Sizinle hayırlı meclislere de gitmiyor çocuklar. Ancak böyle bir kendisine emsal kendisine emsal olacağı olursa onunla yoldaşlık yapıyor. Bu bakımdan kardeşlerimizin çok idrakli olması lazım. Mesela biz zikrullah altılık diyelim. Çok ürperiyorum. Acaba bu yaptığımız taat makbul oluyor mu? Güzel. O tür biz saatlerce Allah'ınızı ne yaparız? Otuz biz iki saat bize hiç gelir ama bunu yaparken çocuklarımızı da Rabbimizin yoluna kılavuz zaman zikri çok önemli. Böyle kardeşlerimi hep seviyorum.
Muhabbet ediyorum ama yavrularını etkileri çok zayıf. Biz şimdi rabıta hakkında bir kardeşimiz konuşma yapıyor. Onu çok tenkit ediyorlar. Boşuna tenkit ediyorlar. Demiş kardeşlerim Rab'b da Hacer Efendimiz'i şöyle karşımıza alıp kalbinin altına kalbimizi koyup Allah'ımızın nurunu içmenin yanında asıl yapacağımız rabıta şudur demiş. Çok güzel söyledin. Evet bunu yapacağız. Bakın demiş. O yavrularını nasıl bir şehadet etti? Nasıl ıslah etti? Şimdi gelmeniz diye de korkuyorum. Şey diyeceğim. Böyle kardeşlerimizi gördün de çocuklarını göremedik mi çok üzülüyor. Çok üzülüyor. Asıntı yapacağımız rabıta bu. Rabıta bağ ve alaka manasına geldi kelime anlamı olarak. Istılahi manası Rabbimize kavuşmak. Bizi Rabbimize kavuşturacak ameller nedir? Bak öleceğiz. Onlara bir şüpheniz var mı? Öleceğiz. Öleceğiz ama bakıyoruz bazı kimselerimiz oluyor.
Nasıl diyoruz geçiminiz ne durumda iyiyiz elhamdülillah. Ben diyor madende çalışıyordum. Bizim asabiye göre konuşuyorum. Kasabeye göre. Şimdi mademde diyor çalışıyordum. İşte Bağkur'u da yatırdım. Emek oldu. O aldığı emek diye öyle memnun oluyor ki geçiniriz. Bacınızla bizi Şimdi biz de öldükten sonra bizim akur nasıl gelecek? Hele sigortadan emekliyse biraz daha fark ediyor. Bizim o sigorta nasıl gelecek? Bizim sigorta, bizim bağkur eğer yavrularımızı Allah'ın yoluna kılavuzamışsak öte gelecek. Sam Sultanımızın Gaddiselahu sırra erkek evladı yok. Bir kız çocukları var. O da verdiği ah anam. Bak şimdi dertleşeceğiz sizinle. Derdimi paylaşacağım. Siz de bekleneceksiniz. Bu iş üzerinde yoğunlaşacağız. Evlatlarının çocukları üzerinde öyle bir hassas ki. Kıymetli bir halifesi, çok kıymetli bir halifesi ona şunu sorarım.
Diyor ki, ben yavrum'u Adana'da İmam Hatip böylece hayır yanınızda bulunsun buyurmuş. Yanınızda bulunsun. Çünkü Adana'nın yaşantısı belli. Çocuk sizden olursa bozulur. Sizden uzak olacak olursa bozulur. Bakın nasıl hassasiyet göstermiş. Nasıl ehemmiyet göstermiş. İşte Efendimizin bu yönlerini tahmin edeceğiz biz. Bugün de de hep öyle. Bu internet kafelerde ne de Efendimizin mübarek Hadis-i Şerif'inde salgılansak Sabah da mümin akşam da kafir. Akşam da kafir, sabah da mümin. Ben demleyeceğim siz çıkaracaksınız bunu şimdi. Değil genç yavrularımız yaşlılarımıza biz sahip olamıyoruz. Hakikaten böyle. Çok böyle internetlerde, nelerde işler yapanlar var. İşler yapanlarımız var. İki hususa Allah'ın Resulü çok riayet buyurmuşlar. Birisi yiyeceğimizde helal olması. İkincisi de, ikincisi zina hususunda tutturmuşlar. Mürşid-i Kamil'de müziğin en çok üzerinde durduğu konu Sina olurdu.
Kalp Selimliği ve Ruhani Kavuşma Yolu ne anlatıyor?
Kalp Selimliği ve Ruhani Kavuşma Yolu kaydında Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Efendim hepimizin muzdarip olduğunu biliyor. Muzdarip olmamak mümkün değil. Müminler olarak. Herkes çocuğundan çoluğundan müşteki şikayetçi. Ne derseniz çocuklarımızı muhafaza edecek mekanlar çok saygı. Bak siz ne kadar ibadet, biz ne kadar ibadet taat yapsak bile…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Sinan'ın üzerinde çoktur durdu. Ama öyle bir heyecana gelir. Öyle bir heyecana gelir. Nasıl misaller verir, nasıl misaller verirdim. Şimdi efendim biz daha ilkokul ne yok ve onun Sa'd'ı devletleri de bir çocuğun gelişimi için burada sayacağım inşallah. Bir çocuğun gelişimi için çağında bulunan büyüklerle alakalı olacak. Alakadar olacak. Biz yavruyuz. Burada o yaşta kimse yok. Gerçi ayağa kalkmış bir yavru var. Onun kadar ne? Ahmanıza lüzum yok. Küçük geçti mevzusunu. Mevzuyu. Götürdü bize. Sami Sultanımıza dedi ki Gaddesallahu sırra Efendim zamanın şartlarından çok korkuyorum. Yavruma bir evrak ezkar verirsiniz. Düşündü, düşündü. Mübarek parmağı ile işaret etti. Bizim evimiz üstadımız gece Evrak ve Ezkara kalktığı zaman hepimiz kalkardık. Hepimiz kalkardık. Çünkü öyle gördük biz. Biz ne zaman kalsak mürşidimizi seccade üzerinde görürdük.
Şimdi çocuk seni ve benini görsel yayınların karşısında gördükçe nasıl ıslah olsun. Etrafında da bir şey yok. Nasıl olacak bunu nasıl temin edeceğiz? Öğreneceğiz? Kafaları bir araya getirin. Böyle oturmalarınızda neden bunun mütalaasını yapın. Deyin ki nasıl sahip olacağız bu çocuk nerede geziyor. Bizim isim vermeyeceğim, profesör bir kardeşimiz var. Bak çoğu çocuğu, torun sahipleri çocuğumuzla hiç alakamız yok. Tabi sen oturacaksın şuraya ben de oturuyorum. Zaten seni beni ev kabul etmiyor şimdi. Onları niye oturtamıyoruz onu soruyorum. Değil mi şimdi? Kırk yaşına gelir. Kırk yaşından sonra zorlamayla olmaz. Kırk yaşında başlar bunu. Daha bir velinde başlar bunu. Zorluyorum olmuyor. Çocuğumu kessin diyor bize. Gel beni bir de şeye çıkar. Ne diye çıkar? Çocuğumu kessin. Şu olacak bir şey mi? Şu olacak bir şey mi? Bunu dört yaşındasın biz yavrularımızı işaretız. Sağ başlayalım.
Şimdi bir çocuğun gelişiminde en verimli an dört yaşı ile hatta üç diniyor, üç yaşı ile on iki yaş arasıdır. Şimdi siz hatırlayın, siz okulda okuyun kimselersiniz, okulda bitirdiniz. İlkokulda duyduğunuzu daha taze ve canlı olarak gönlünüzde taşıyorsunuz. İlahiyat da değil üniversitelerde değil. Üniversitede bizim hocalarımız vardı. Fakat ilkokuldaki hocalarımızın konuşması o daha çok kafamızda bizim. Demek ki Efendimizin mübarek çocuklukta alınan bilgi, mermilere kazılan yazı gibi Bak Hadis-i Şerif'e. Hadis-i Şeriflere. Yaşlandıktan sonra alınan bilgi ne deniyor? Yaşlandıktan sonra alınan bilgi suyun üzerine yazı yazmak gibi, buzun üzerine yazı yazmak gibi. Bundan dolayı hemen başladı. Kardeşlerimiz çok teşekkür ediyorum. Çantada da yüzlerce kitap listesi çıkarttılar. İtikada ait, ibadete ait, Rıfkı ait. Kuran mahalleleri bütün olduğu gibi çıktı ve bunu dağıttılar.
Bunda büyük bir hassasiyet istiyorum. Çok büyük hassasiyet. Böyle hazır kitapları bulup da, hem de vardığımız oturumda mide doldurulan en kötü haktır deyip başlanmayacak. Yok. Bu devre geçti. Siz yapmazsanız biz bunu yapacak alan buluruz. Şu memlekette üç kişi bize yeter. Üç kişi bunu iyi anlayacak üç kişi. Onun üzerinde dururuz. Hayır diyoruz ki Allah'ım uzun bu nimetler hepimiz faydalanalım. Ve bunda mesela bir konu verilmiş. Hakikaten biz bu zamana kadar okumuşuz ama anlayamamış. İlk verdiğimiz konu din nedir? Bunu yirmi tane öğretim görevlisi çalıştı da çıkardı bunu. Bunun için iyi çalışacak kardeşlerimiz. Çok hassas tutun üzerinde. Dinledir. Sure dinin Kuran'daki anlamı nedir? Sünnette anlamı nedir? Sonra dinlerin sınıflamaları. Okumuşuz ama biz bunun üzerinde hiç durmamışız ama buna iyi çalışırız. Size de bize de bu bilgileri verirse kıymetli kardeşlerimiz, ne diyeceğiz?
Din İmamı Gazali Sultanımız buyuruyor Rahmetullahi. Kul ile Allah arasındaki muamelelerdir. Mesela en basitinden. Şimdi Kuransız olsa ne olur insan, Ya yemekte elini yıkayacaksın. Tuzla başlayacaksın diyorlar. Önünde dileyeceksin. Tıka basa mideyi doldurmayacaksın. Sonra tuzla bitirip ellerini yıkayacaksın. Kimin verdiğini düşüneceksin. İlk Kuran olmasa bir din. Bunu neden göreceğiz biz? Yine öyle yemeyiz. Hayatın bütün alanını ne kadar mühim olduğunu bileceğiz. Bundan sonra Kuran'daki anlamı nedir? Din, Kuran-ı Azimüşşan'dan mükafat manasına gerekir. Ceza, hesap vereceğimiz gün anlamına da gelir. Sünnette baktığın zaman mesela haya anlamlı da gelir din. Din haya manasına gelir. Sınıflaması ise çok kolay olsun size. Biliyorsunuz bir ilahi dinle diyoruz biz buna. Nedir? Bak sorsam haya ederim sizin gibi büyüklerimize sormaya. Başta biz çıkaramayız öyle değil de anlaşılsın.
Şimdi Hristiyanlık, Yahudilik ve İslam. Yahudilik, Hristiyanlık diye bir şey yok. Yok. Bunun hepsinin adı İslam'dır. Bütün ayetlerde bu sırada. Hepsinin adı İslam'dır. O son zaman da bu isim verilmiştir. Adem Aleyhisselam'ın iki cihan güneşine kadar sayılanlarsa İsimler İslam'dır. Şimdi bir bozulmayan kitabeler var. Bir de Bozuna Bozulmayan Kur'an-ı Azimüşşan. Bak bizi de bozmaz. Kur'an-ı Kerim'e iyi sarılırsa bizi bozmaz. İtikadımız bozulmaz. Amelimiz bozulmaz. Ahlakımız bozulmaz. Beşeri münasebetlerimiz bozulmaz. Adeta düzenimiz bozulmaz. Ticaretimiz düzgün olur. Yiyeceğimiz, içeceğimiz helal olur. Kokutmaz bu sözü. Bozulmamış şimdi. Şimdi bunlar diğer elleriyle, diğer Yahudi ve Hristiyan diyoruz ya elleriyle kitaplarını değiştirmişler, bozmuşlar. Bu uzun sürer kafaları da karıştırır. Öyle bozdular ki ben haya ediyorum şu mescit müsait değil.
Ondan sonra nedir Bir de insanların kendi kafalarından çıkardığı Brahma gibi, Hinduizm gibi vesaire. Konfüçyüs gibi vesaire. Dinle dinler aslında. Uydum işler diyelim biz bunu. Şimdi biz bunları çok iyi öğreneceğiz. Orada soru olarak verelim. Bir de amaç var altında amaç. Onlar nasıl işleneceğini gösterir. Bir de öyle kafadan değil yüzlerce kitabında listesi var. Bu elinizin iyi çarşayacak kardeşlerim. Bize bunları anlatacaklar. Biz artık yorulduk. Böyle şöylelerim böylelerim gerek yok. Bu hazırlandı, ellerimize verildi. Bunu artık tam manasıyla yerine etmeyeceğiz. Elimizden geldiği kadar. Boyalanacak zaman yok. Şimdi yavrularımız hususunda çok önemli bir çevrenin oluşması gerekir. Mürşidimiz bizim gibi insana derdi ki hakikaten biz daha konu olarak işlense iyi olur. Bir öğretim görevlisiyim. Öğretim görevlisiyim Profesörden üstün olabiliriz.
Diyor ki efendim diyor niye diyor Hacasın efendimiz işlenmiyor diyor. Ben de haya ediyorum tabi. Çok doğru söylemiş. Bizim gibi adama değildi ki mürşidimiz sizi emekli etmeyecek. Düşünüyorum da çok sığlı bir söz söylermiş. Sen çekmediysen gene dersini çeken hatta yalvarıyoruz biz. Efendim biraz daha artırsam boşun emekli de oldum zaten. Evde de oturuyorum. Camiye biraz erken gelirim. Sonra da çıkarım. Tabii görevlileri rahatsız etmeden. Sonra da çıkarım. Bin ise ben iki bin çekeyim, çekemem lazım. Ama asıl o yavrulara bunu çektirmek lazım. Ne kadar güzel demiş Mürşidimiz. Burada Sıddık kardeşimiz de var. Şirsar da çalışıyor. Fasını bu kasabada. Şimdi, Şirsar ilçesinden oradan birisi davet etti mürşidimizi. Bir tanesi davet etti. Bakın verdiği önüme, genç de bir yavruydu. Böyle Salih gibi nehiri bir kardeşimizdi. Salih'den daha genç olabilir. Hatihten iyice gençtir.
Mahmud Sam'den iyice gençtir. İbrahim kadar olabilir. Musabkaleler olur. Musabkalından daha iyi git şöyle tuttu Kendin gibi on tane eleman bulmadığı gitmem dedi. Efendimizin yaşı yetmişin üzerindeydi neredeyse. Değildi mi? Şurada gayb bir köşede oturmuş ama Efendimize Allah öyle bir nur vermiş ki hakikaten çok müstesna. Bakın bir veli tabiri var. Hayrola. Evliyayı camide aramayın. Zaten İmam Veli ve gene kapıyı içeriyor. Gidip müftülüğe de şikayet ediyor. Gelmiyor İmam diyor. Niye? Yatamıyorum. Tam bir daha alıyor. Anca camide sıcak. Şimdi Haluk Halil Feryon bankından ısıtıyor oradan. Oturacak, ayağı da sıcak olunca karnı arınmayacak ona. Oh bizim halimiz bu. Seçkinleri müstesna. Şimdi asıl, asıl gerekli olan mürşidimizin bir veli tabirine var. Bunlar değil veli diyor. Veli, evliya, evliya bazı mahallelerde bulunuyor, yerlerde bulunuyor.
Orada dinini korumak için mücadele eden kimselerdir. Dedi. Mücadele eden gençlerdir, dedi. Şu söylediği bulduğu ifadeye bakın Mürşid-i Kamil'imizin. Ayet meali, Hadis meali bir irfan ehlinin Sullice Suresi Cami köşelerinde değil diyor. Asıl evliya inancını koruyabilmek için şu cemiyetin içerisinde inancını koruyabilmek için mücadele eden insanlar diyor. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi serin sohbetini dinlediniz.