Kalp Selimetmenin Yolları ve Ruhun Arınması | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
Kalp Selimetmenin Yolları ve Ruhun Arınması
Kalp Selimetmenin Yolları ve Ruhun Arınması kaydında Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Dikkat edeceklerdir. Bunu sağlayabilmek için Allah'ımızın sevgisini, Resulullah'ın muhabbetini biz ne yapacağız, nelere dikkat edeceğiz? Bir, Ademü'l muhaffatatı ales salatim al cema, Bir kere bizim Rabbimizin sevgisi, ne demek rabbımızın sevgisi, müminlerin sevgisi…
Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Dikkat edeceklerdir. Bunu sağlayabilmek için Allah'ımızın sevgisini, Resulullah'ın muhabbetini biz ne yapacağız, nelere dikkat edeceğiz? Bir, Ademü'l muhaffatatı ales salatim al cema, Bir kere bizim Rabbimizin sevgisi, ne demek rabbımızın sevgisi, müminlerin sevgisi her şeyden ona fazladır diye buyuruluyor. Sevmemek mümkün değil. Diyelim ki bize bundan yirmi yıl önce, otuz yıl önce bir ikramda bulunan veya bir sıkıntıdaydık da o sıkıntımızın aşılmasına sebep olmuşsa ömrümüzün sonuna kadar unutmuyoruz. Halbuki onun kalbine o yardım etme duygusunu veren kimdir? Cenabı haktır. Bir çocuğa bakıyorsunuz çocuk annem ve babam diyor başka bir şey demiyor. O anneyi ve babayı halk eden kim? Böyle biraz daha eserden müessire doğru geçecek olursak kimi seveceğimizi çok iyi biliriz. Gerçekte aslında şuursuz olarak seviliyor.
Yoksa bunu idrak ettiğimiz zaman sevilecek olan hiçbir zaman Cenabı Hak'tır. Bu sevgimize mani olan nedir? Cemaatle namaz kılmayı terk etmektir. Eğer mümkün değilse evimizde, ailemiz, çocuğumuz, çoluğumuzla beraber namaz kılmaya beraber alışmamızda fayda vardır. Ve Ademü'l itiani leyya mübekkiran, camiye erken gelmemektir. Kuran Azimüşşan'ı okumuyorsak ne var ki? Ne var ki? Enbiya suresi, Saffet suresi, Fetih suresi, Buruc suresi, hiçbir şey değil bu. Kişi Mevla ile konuşmuş gibi olur. Bunları okumaktan yorulmak, işte okuyorum, çok güzel, Buruç suresini okuyorum, Saffet suresini okuyorum ama Enbiya suresi fazla gel, hayır. Yusuf İslam şunu anlatmıştı bir ara, dedi ki ben Kuran okumakta çok zorlanıyorum, çok zorlanıyorum. Sonra dedi, nefsimi buna alıştırdım. Ey nefis, sen bunda bana muhalefet mi ediyorsun Allah'ın kitabını okumakta ben de azmettim, okudukça aşkım ve muhabbetim arttı.
Bize üstadımız anlattılar. Benim de diğer arzu ve isteklerim vardı ama nefsim ne demişse onun kötü arzusuna karşı çıktım ancak öyle muvaffak olabildim diye. Şimdi eğer fırsat verecek olursak mesela adam hasta perhizleri var, bir tutuyor iki tutuyor ilk günlerde çok riayet ediyor. Son derece dikkat ediyor. Ondan sonra aman canım diyor, benim de canım istiyor diyor bir şeker hastası, benim de diyor baklavalardan neden canım istiyor yiyeceğim diyor. Diğer perhiz neyse alıştığı zaman ne olacak? Yine aynı komaya Allah korusun girmişse bu sebeple ona da giriveriyor. Yine aynı hastalık nüksediyor. Şimdi isyandan günahtan kaçmışsak öyle bir azim, öyle bir gayret ve kararlılık olacak ki ben bir kere tövbe ettim, Allah'ıma bu sözü verdim, katiyen kötülüğe dönemem demeliyiz.
Manasını düşünerek azameti ilahiyesini tefekkürle ve huzurla Kuran-ı Kerim'i okumamak bize bu aşk ve muhabbeti temin ettirmez. El kesbul haramü miner ribe vellraş, filbeyi ve şira ve rüşfe ve nahvederlik, rüşvet gibi bir çılgınlık, alışverişteki azgınlık ve faiz gibi bir durumlar alışverişimizdeki yanlış tavırlar haksız kazançlar ne yapar? Bu muhabbeti engeller. El Kibru vel intikamu limnefs ve itikarun nasi vel istihzev bihim. El Kibru kibir bu artık öyle bir sıfat ki şirke yakın bir sıfattır. Çok çirkin bir sıfattır bu. Kibir Allah'ımızın sıfatıdır. Kibir, kibriya ve azamet Onun sıfatıdır. Kim bu kibir ve benliğe düşecek olursa benimle muharebe etmiş gibi olur buyuruyor. Çok kötü bir sıfattır o.
Kalp Selimetmenin Yolları ve Ruhun Arınması ne anlatıyor?
Kalp Selimetmenin Yolları ve Ruhun Arınması kaydında Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Dikkat edeceklerdir. Bunu sağlayabilmek için Allah'ımızın sevgisini, Resulullah'ın muhabbetini biz ne yapacağız, nelere dikkat edeceğiz? Bir, Ademü'l muhaffatatı ales salatim al cema, Bir kere bizim Rabbimizin sevgisi, ne demek rabbımızın sevgisi, müminlerin sevgisi…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 11 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Vel'İntikamul lin nefs kendi şahsı için öc almak ve ihtikaru'n nesvel istisayibihim insanları alaya almak insanları küçük görmek bunu çokça söylüyorum çokça söylüyorum o beğenmediğimiz hiçbir işe yaramaz dediğimiz giyiminden dolayı alaya aldığımız konuşmasından dolayı alaya aldığımız vesair tavırlarından dolayı ne olur? Bu çok büyük bir vebaldir. Çünkü Cenabı Hak ashabına ve la tüssair hadtekel innas insanlara hadliyen alaylı bir tavırla onları küçük düşürücü bir hale girmeyiniz diye buyuruyor. Zulüm, zulüm, zulümle hiçbir şey abad olamaz ve mümkün değildir. Zalim mi bir insan? İşte firavun, işte Nemrut. Sadece bu iki misali veriyorum ve birçok zalimler ne olmuştur? Helak olmuş, mahvolmuş, görüyoruz. Görüyoruz, kahrolmuş ve bitmişlerdir. Zulümle ne bir memleket ne bir millet, ne de bir insanlık şad olamaz, mümkün değildir.
Şimdi bizim şu vücudumuz ruhani ve manevi alemimizde rahatlığa ve huzura eremez zulümle. Adem Aleyhisselam ve Havva annemiz şeytanın yalan yemini üzerine yasaklanan meyveden yediği için ne buyuruyor Adem kendi nefsine zulmetti o şeytanın yalan yemini üzere Biz Allah korusun bildiğimiz halde hataları günahlara düşmeye başlarsak gözümüz kirlenecek olursa, hasetle bakacak olursa, insanları küçük düşürücü ifadelerle bakacak olursa, dillerimiz hayır kelamlar varken şer kelamları konuşmaya başlarsa, fahiş ve mütefahhiş diyor Resulullah değildi, kötü söz söylemezdi ve kötü söz söylenmesine de kat iyen razı olmazdı. Eğer eğer böyle olursak Cenabı Hak muhafaza buyursun, kendimize zulmetmiş oluruz ve hiçbir rahat hiçbir huzur da duyamayız. Devamlı gönlümüz daralmaya, bunalmaya, sıkılmaya başlar. Hırka-i Şerif'te bir imam.
Yaşını başını almış da bizzat ikindi namazını müteakip bir aşr-ı şerif okudu esamle, kim bizim zikrimizden ayrılırsa onlar için dar bir geçim, sıkıntılı bir hayat vardır buyuruyor. Bakıyorsun adam çok zengin, yatları vesairleri her imkanı var ama Allah'ımızın zikrinden burada tefsirlerde El-Kur'an buyurulur. Kim Kuranımızdan ayrılırsa onlar için sıkıntılı bir hayat vardır buyuruluyor. Hakikaten dertlidir, elemlidir, sıkıntılıdır Hastalıklarda bile hastalıklarda bile gördüğümüz hastalıklarda inanın kitabı kerimimizin emrine uymayanlar hep hastadır çünkü Allah'ımız kitabı keriminde yiyiniz içiniz ama israf etmeyiniz buyuruyor. Yiyeceksek Allah'ın Resulü buyuruyor. Daha yemeğe arzulu iken çekilin. Şimdi Hasan Hüseyin Efendi kardeşimiz çok iyi bilirler.
Hasan Hüseyin Sırrı kardeşimiz Reklamlarında da görüyorum Ya diyor boğazını tutacaksın ya spor yapacaksın ya da onların sunduğu bir ilaç var Ya yemek ya boğazını tutacaksın ya bol su içeceksin ya spor yapacaksın ya da bizim ürünü kullanacaksın Ya da diyor bizim ürünü kullanacaksın burada kolaylığı gösteriyor Onun ilacı satılmasın demiyorum Tabii ki kardeşlerimize biriznillahi teala şifa için gayret gösteriyorlar. Yemen boğazımızı tutacak olsa tamam.
Sadece yemeğe ve suya dikkat ederek insanlar tedavi olabiliyorlar efendim çok ilginçtir yani Şah zamanında İran Devrimi olduğunda bir doktoru hapse atmışlar Şah taraftarı diye Bu doktor hapse girince herkes onun doktor olduğunu öğrenip işte başı ağrıyan karnı ağrıyan direkt ona gelirmiş o da hapishane ortamında herhangi bir ilaç olmadığı için gelene işte sen yemeği az ye, üç gün boyunca suyu şöyle iç, ötekine sen işte yedi gün su orucu tut, ötekine işte sen aç karnına bu kadar su iç, sırf su ve yemek reçetesi yazarak oradaki mahkumları tedavi etmiş beş yıl geçmiş beş yıl sonra tahliye zamanı gelmiş demişler artık senin süren doldu çıkabilirsin dediklerinde o demiş bana bir iki sene daha müsaade etseniz iki sene daha ben hapiste kalsam diye ricada bulunmuş iki sene daha hapiste kalarak çalışmalarını tamamlamış tamamladıktan sonra da bir kitap yazmış kitabında aynen şöyle diyor hastalığınız yok susuzluğunuz var yani su içmeyi bilmiyorsunuz yemek yemeyi bilmiyorsunuz diye şu an Amerika'da sırf su ile tedavi eden bir uzman olarak çalışmalarına devam ediyor.
Gerçekten sizin de buyurduğunuz gibi yemek çok önemli. Bir Gayrimüslim bu İngiliz midir Fransız mıdır Alman mıdır, neyse bilemiyoruz. Şiddetli bir kanser hastası. Çok şiddetli, artık tedaviyle bitmiş. Arada bazı sıhhat bulunacak durumlar oluyor, bulduğu haller oluyor. Onlar da geçmiş, bitmiş. Tıbbın artık ona müdahalesi mümkün değildir. Bu nasıl olduysa duymuş Ma'u zemzem şifa min kulli da Zemzem suyu her derde şifadır diye Beytullah'a gelmiş. Beyt-ül muazzama'ya gelmiş zemzem-i şerife dayanmış içtikçe içiyor. Şimdi zemzemdeki o bileşim suyun teşekkülünü ifade eden maddelerin çözümü mümkün değildir. Diğer suları işte magnezyum şu kadar bilmem falan deniyor ama bunda işte şu özellik var, bu özellik vardır diyemiyorlar, mümkün de değil bulamıyorlar. Bu sırdır diyorlar. Bu başka bir şey değildir. Zemzem-i şerifi içe içe içe biiznillahi teala şifa bulmuş.
Şimdi bizim müezzin kardeşlerimizden biri hafız Ali diye üstadımızı anlattı. Efendim dedi. Ben Kabe'de öyle rahatsız oldum ki hiç dedi, bende bir hayat namına bir şey kalmadı, öleceğim dedi. Sürünüyorum, zorla kendimi bugünkü gibi değil, o zaman zemzem kuyusu vardı, oraya iniş iniş merdivenlerden iniliyordu, Kendimi dedi ata ata zorla indim. Öyle bir dayandım ki suya dedi, öyle bir dayandım zaten öleceğim dedi. Biiznillahi Teala. Öyle içtim, sonra vücudumdan öyle bir ter geldi ki ben hastalığı attım dedi. Şunu söyleyelim yalnız, sevgili kardeşlerim, iki yönden tedavi gerekir çünkü tedavi olunuz, buyruluyor. Sadece böyle dualarla nelerde, tabi dikkat ederiz biz ona, dikkat ederiz. Bunun yanında da doktorlara da gitmemizde fayda vardır. Eğer biz efendimiz aleyhissalatu vesselam buyurduğu sözleri tutsak yeter. Gayrimüslimler diyorlar ki Kitabı Kerim'de tıbba dair bilgiler var mı?
Yaş ve kuru ne varsa hepsini zikrettik, hiçbir şeyi eksik bırakmadık, yeğiniz içiniz ama israf etme. Tamam diyor. Habibullah'ta var mı Sallallahu Aleyhi ve Sellem daha yeme arzulu iken kalkınız. Sahabeden iki yıl oluyor da onların yakınına bir doktor geliyor. Diyor ki doktor, Sahabe-i Kiram'dan hiç kimse gelmiyor ama başka yerden geliyor. Sizin sahibiniz ne söylüyor? Aynen bu arz ettiklerimizi ifade ediyor. Bizim Allah ve Resulünün sevgisine mani olan durumlar şu Biliyorum bu uzun sürecek o tıbba dair Efendimizin tavsiyeleri bize yeter, o ayrı bir konu. Şurayı müsaadelerinizle tamamlamak istiyorum. Bizim çok sevdiğimiz Hasan Hüseyin Efendi müdahale etsin istiyorum. Karşılıklı görüşelim istiyorum. Onun için Rabbimiz lütfederse başka bir zamanda görüşürüz. Er rükunu liddünya vel itiraru biha ve nissiyanu mevti vel kabri vetdaril ahira.
Er rükunu liddünya dünyaya güvenmek ve onunla gururlanmak, şöyle malım, şöyle mülküm var demek, ve nisyanu'l mevti vel kabri ve deril ahira ahiret yurdunu unutmak, ölümü hatırına getirmemek, Bu da tüysüz böyle erkek güzel edilirler Onlara mill ve kadına olan bakılması caiz olmayanlara bakmak suretiyle. Adem-i muhasebetin nefsi ve tul-il emel uzun endişeler şunu yapacağım bunu yapacağım demeler bunun yanında da yersiz yere yani hiçbir Allah'ımıza yarayacak işleri düşünmeden yapılan emeller ve hesabı da hatırlamamak yarın ne olacak durmam diye. Aziz ve celil olan Allah'ın zikrinden gayrı sözleri çoğaltmak, böyle çokça gülmek, bel mizah alaya almak ve alaylı ifadeler ketretü'l ek, çok yemek ketretü'l nevm, çok uyumak. Hasan Ali Efendi bu uyku hususunda dört saat diyorlar. Bu da yemekle alakalı. Şimdi çok yediği zaman mesela akşam yağlı yiyecek olsa kalkamıyorum.
Halbuki gecesi olmayan mümin olmaz, gecesi olacak mümin. Geceye dair öğle ayat-ı ilahiye var bitmez ve tükenmez. Gece anlayışı daha güçlü, daha kuvvetli buyuruyor. Anlayış olarak gece çok müstesna. Bize eskiden hafızları neleri gece anneleri kaldırır. O zaman bu elektriklerde yok. Mum ışığında veya gaz lambasıyla yanına tutarlar onun okumasını temin ederlerdi Evradımızı ezkarımızı gece yapmamız gerekir hele onda katiyen bir taviz verilemez özellikle söyleyeceğim şudur Eğer burada bir saat görüşmüşsek bir saatin hepsinde biz erkekli kadınlı sünnet-i seniyyeye riayet edelim diyecektim. Erkekli kadınlı sünneti seniyyeye riayet edelim. En azından mecmuullah adam işte içinde israiliyat bilmem ne onu alma. O birkaç husus. O yüzden koskoca bir kitap kaldırılamaz, okuruz, başka eserler de var. Efendimizin sünneti seniyyesine uygularız.
Mesela biz görüşmelerimizde de deriz ki bir hafta diyelim, bu hafta bir sünneti icra edeceğiz. Bizim cumartesi günkü esnaf kardeşlerimizle yaptığımız görüşmemizde Resulullah fahiş ve mütefaahiş değildi, bunu uygulayacağız. Kötü söz söylemez ve kötü söz söylenmesine razı olmazdı. Dikkat edeceğiz, riayet edeceğiz, elimizden geldiği kadar oradaki kardeşlerimiz bize söyleyecek. Bak efendim şöyle yaparsak daha güzel olur, istifade edeceğiz bundan eğer şurada şöyle yaptık, burada böyle ettik diyorsa anlaşılsın diye söylüyoruz.
Biz üstadımızdan eğer Edep alabilirsek o işte evlatlarımıza Aşullah Şevkullah Muhabbetullah Muhabbet-i Rasulullah lütfettir kendimi de en geride biliyorum dedikten sonra biz kendimizi nasıl anlatabiliriz şöyle yaptık böyle ittik Cenabı Hak muhafaza buyursun eğer söylüyorsak biz bunu daha mevzu iyi anlaşılsın diye ifade ediyoruz gülmeler oturmalarda neden bir an böyle bir şıkıt başlıyor ondan sonra kahkahalar, öyle bir kahkaha ki bugünlüğü öldürür, kalbi öldürür. Mevzumuz zaten Allah'ımıza sevgi, Resulüne sevgisi, onun yolundaki çalışmamız, gayretimiz, çabamız, emirlerinin yerine getirilmesi hususundaki bizim çabamızdır. Bu nasıl olur, bu nasıl Efendimiz bir defa sallallahu aleyhi ve sellem bir cemaate denk geldi kahkahayla gülüşüyorlardı, bunlar kalbini hatırlamıyorlar buyurdu Dikkat ederseniz büyüklerimizde devamlı bir hüzün vardır. Ara ara sorarlar, rahatsız mısınız, rahatsız mısınız?
Rahatsız ne değil? Ahiret endişesiyle rahatsız o Ne olacağım, ne yapacağım diye Bir gün üstazı alimiz, Samir Ramazanoğlu, Kaddafi Sallallahu ve Sellem hazretlerinin evlatlarından birine der ki ben size intisap edeceğim ama nasıl olur? Siz bizim büyüğümüzsünüz dedikten sonra daha yeni Sami Efendi Hazretlerinin yanından geliyorum ağlamışlar, buyurmuşlar ki bu Sami bir damla sudan olduğunu ve bir de toprak olacağını hatırlar. Esza'lem nahhluküm minma immehin bunu hatırlar bir de estaizü billah minha halaknakum mefhihha nuyidukum taraten ukra topraktan yaratıldığımız tekrar toprağa gireceğimiz tekrar da bir çıkışta oradan çıkacağımız bunu hatırlasak gider bize her şey vaizdir Allah bir kuluna hayır murat ederse kendisini kendisine vaiz kılar. İşte attığımız adım ya biz adım atmıyoruz ki evimizden çıkıyoruz şöyle on adım yürüdükten sonra arabaya biniyoruz.
O on adımda on adımda bu toprak bir gün bizi içine alacak işte vaaiz arabaya biniyoruz burada ben vasıtalara biniyorum ama yarın ahirette Burak'a binebilir miyim Mahşerde Burak nasip olur mu? Yoksa elli bin yıllık oradaki zamanda güneş tepelere kadar gelmiş ne yapacağım? Hep sevindirmek isterdim ama ne yapayım bizim hallerimiz bunu icap ettirdi sizi sevgiyle saygıyla karşılıyorum ama bizim gibi insanlara da herhalde hastalık biraz ziyadeleşirse iğnelerde nelerle tedavi olması gerekiyor. Bizim kendimizi bir kardeşimiz umrede öyle demişti kendimizi artık yoğun bakıma almamız gerekir diye yoğun bakıma almamız gerekir dediğinde o kardeşimizin kalbinde yanmalar başlamıştı. Çünkü kalbin üç devresi var. İlk anda yanar, batar, vurur. İkinci devre vurur. Ondan sonra bir huzur hali meydana gelir, o zaman içe geçilir. Bunu neden yaparız?
Zulmetten nura dönmek için küfürden şirkten nifaktan imana imandan İslam'a İslam'dan ihsana hakikate marifete erişebilmek için ilmel yakin aynel yakin hakkal yakin ve nefsin mertebelerini geçmek için bunlara biz azami riayet ederiz sevgili hep bunu konuşurken hatırıma şu dünyadaki hadiseler de geliyor. Burada zulüm kelimesi geçti, biz devamlı adil olmamız lazım. Adil olmamız lazım. Hiçbir gölgenin bulunmadığı bir günde karşı azamın gölgesinde gölgelenecek olanlar adil devlet reisidir. Şimdi bir ev reisi de adil olacak. Bir mahalle muhtarı da en yüksek birime kadar halkına sevgiyle, şefkatle, merhametle bakması icap eder. Dini bir sebep olmaksızın devamlı bağırıp çağırıyor ne sofrada huzurla oturması var ne eve girmesi var Velhasıl her hareketinde nefsi davranışlarla huzursuzluk bizim ilahi sevgililerimize mani olur.
Sadece eğlenmek için küfür beldelerine eğlenmek için gitmek yalandır, gıybettir ve söz getirip götürmektir. Celihsü şu, kötü niyetli insanlarla oturmaktır. El hiktu vel hasedü vel bağda buğuz haset ve kin içerisinde olmaktır. İddaatül vakti bigayrife feidetin ve ademü istilali fil müfit hiç faydasız verdiğimiz meselelerimizi öğrenmemezlik. Bundan gafil olmak bizim gönüllerimizi siyahlaştırır. Bu da göz bağlayıcılık böyle elin mahareti ile acayip işler yapmak ondan sonra sihir ve kahinlere gitmektir. Bu nargile ondan sonra sığara sekiz veren çoğu azı sekiz verenin çoğu sekiz verenin azı da sarhoşluk verenin o da haramdır buyuruluyor ya o etil alkol erimesi mümkün değildir. İçeceklere çok riayet etmemiz gerekir. Ademü kıraati elkaris sabahıi velmese sabah ve akşam zikirlerini terk etmekte kalbimizi siyahlaştırır Allah resulünün ve başta Rabbimizin sevgisine mani olur.
Şimdi biz akşam ve sabah zikri deyince akşam zikri denen ikindiden sonra üç İhlas bir Fatiha Aleyhisselatu Vesselam efendimizin ruh taifelerine, Gavsi lazan, mutugaygillerin efendimizin ruhlarına, bin tevhid o zaman da nurlansın diye çünkü ve sebbihuhu bu ukraten ve asıyla onlar sabah ve akşam Allahü Zülcelal'i zikrederler diye buyruluyor. Bu şehevi, hayvani duyguları tahrik eden kafaları gönülleri karıştıran gazeteler, dergiler hele dizi filmleri çocuklarımızın okullardaki konuştuğu nedir? İnsanlar hep bir araya geldiğinde akşam şunu seyretmiştim deyip bunları konuşuyor. Hayırlı bir seyrettikleri olsa ne ala ama bizim kafa gönül ve ruh alemimizi perişan eden o diziler bizi Allah korusun ateşe doğru dizmesin Rabbimiz muhafaza buyursun. Ademü'l ihtimami bir emri dua duayı da terk etmek bizi mahveder. Dua ibadet manasına da gelir. Hayır yoluna davet de anlamlarına gelir.
Velhasıl kendimizi çok iyi bir yoğun bakıma alıp İsyandan kurtulmaya elimizden geldiği kadar gayret ve çaba göstereceğiz Cenabı Hak şefaatlerine mazhar kılsın. Elhamdülillahi rabbil alemin. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi selim sohbetini dinlediniz.