Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Öyle bir hadis-i şerif ki devamında bütün hayrı içerisine alan. Birçok hayrı içeren Hadis-i Şerif. Halid bin Velid radiyallahu anh'den bir Arabi Araplardan biri Resulullah'a geldi. Pekala ya Resulullah, biri, ey Allah'ın Resulü, beni dünyada ve ahirette müstağni kılacak, dünya ve ahirette beni huzura geliştirecek meseleleri, onları sana sormak için huzuruna geldim. Ve gale Resulullah Salli Allahu Aleyhi ve Sellem, sen amma buyurdu ki Efendimiz Aleyhisselam'a sor buyurdu. O da başladı. Şimdi burada dikkat edilecek husus soru soranın güzelliği. Bir insanın güzelliği sorusundan anlaşılır. Bakın ne güzel sorular soruyor. Demek hayırlı bir kimseymiş. Gan dedi ki ya Resulallah, ben insanların en seskini olmak istiyorum, en üstünü ol, yok, yanlış okumuşum. Biraz önce silik çıkmış.
Ben insanların en bilgilisi olmak istiyorum. Buyurdu. Allah'tan kork ki insanların en bilgini olasın. Buradan çıkaracağımız mana Evet. Çok alim olur, çok malumatı olur da bunun yanında ameli olmaz. Yoksa derli hacmi bir ilme sahibi olmaz. İş o değildir. Bir derli hacmi bir ilme sahibi. Amma velakin ameli yok. Bunları hem ulema-i kiramımız hem de Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hadis-i Şeriflerinde yererler. Buyuruluyor ki asıl alim olan kimse, sırf böyle deliller, ilmin delilleri var ve hükümleri var. Onları sadece bilmek değildir. Yani Nashih me'suh yani hükmü kaldırılan ayetler, bunun yanında mesela bir hadisi şerifin zayıf, merfu, ha sen oluşunu bilmek değildir ilim. Bir fakih iyi bir malumat sahibi insan. Bin tane abidden, şeytana, şeytana daha ağır gelir. Bin abidden korktuğunu, bir alimden korktuğunu, bin abidden korkmaz. Cehalet diyor, cehaletle yapıyor.
Şimdi gerçek alim Allah'ımıza ilmi ile, ameli ile, gönlüyle çok yakın olan kimsedir galallahu Teala. Gerçek alimler Cenabı Hak'tan korkanlardır. Yalnız burada haşyet korkudan bir ayrıdır. O Rabbi Zülcelal'imizin azametinden titremektir. Ebu Habs buyurmuş ki hüsnü edebil zahir, unvenu hüsnü edebil, edebil, batın. Şimdi işte gönülde düzgün olmak, zahiri görünüşü ne yapıyor belli ediyor. Husnü edeb-i zahir zahiri edebin güzelliği için güzelliğine bağlıdır. Efendimiz mescide girmişler sallallahu aleyhi ve sellem. Birisinin saçıyla sakalıyla meşgul olduğunu görmüşler. Buyurmuşlar ki, Eğer bunun kalbinde Allah'ımızın korkusu bulunsaydı, azalarında da olurdu da böyle gözüyle yüzüyle meşgul olmazdı. İnsanların en alimi olacağım derken bu şekilde olan alimlerdir. Insanların en alimi olursun. Çünkü Efendimiz Aleyhisselam ilmi ile amel etmeyen kimselerimizi değirmen merkebine benzetiyor.
Aynen değirmen merkebi gibi. Bağırsakları da dışarı çıkmış vaziyette. Onu tanıyanlar diyorlar ki biz seni alim bilirdik. Geldi bizim yanımıza konuşurdun. Otururdun kürsüye. Vaazumla seyahatte bulunurdun. Bu ne hal? Senin bu durumun nedir? Dediğimde o da diyor ki ben size anlatırdım ama ayrı sizden gizli yerlerde de yapacağımı yapardım diyor Cenabı Hak muhafaza buyursun hepimiz. Demek ki sadece bilmek değil bilip bildiğimizle amel etmektir. Müriydü enekune amen nas. Dedi ki Ya Resulallah ben insanların hem de zengini olmak istiyorum. Buyurduraki fega'n kanian. Tekün anem nas. Sen kanaatkar ol buyurdu. Evinde olana hamdet, şükür. Bir başkasını da görünce bu bende yok. Evine girince şunlar da bizde bulunsa, bunlar da olsa deme, neyse ona razı olun. Ol. Kün ganian. Allah'ımıza teslim ol. Elinde bulunana kanaat et. Yetin onunla. Daha bir bulamayan vardı. Şükret. Tekunanen nas.
O zaman insanların en zengini olursun buyurdu efendimiz aleyhisselam. Çok zengin olur da sıkıntılı bir hayat yaşar. Böyle varlık sahibi bir insan nasıl olduysa daralmış, sıkıntıdanmış. Evin bir köşesine oturmuş. Demiş ki aile fertleri, hep bana saygısız duruyor. Beni sevmiyorlar. Huzur duyuyor. Mal pek çok ne yiyebiliyor, ne yedirebiliyor. Bir huzursuzluk içinde. Bu çok kötü. Demek ki varlık insanı mesut etmiyor. Asıl huzurlu, bu. Hazreti Ömer radıyallahu anh efendimiz Şam-ı Şerife bir sefer yaptılar. Ordu komutanı Ebu Ubeyde Tebnül Cerrahili. Tabii ordu komutanı olunca evine gizdiler. O misafir aldı. Baktı ki evde bir post görünüyor. Bir desti, bir de kılıç gözlüler. Çok mahsun oldu Hazreti Ömer radıyallahu anh dedi ki sen burada ordu komutanısın. Sen ordu komutanısın.
Nasıl oluyor da evin böyle senin böyle bir yoksul gibi gibi neden böyle deyince, ya Ömer beni de kurtaracak olan budur dedi. Yarın bunun tek tek hesabı olacak. Az oluşu benim hesabımın. Kolay görülmesine vesile olacak. Ruhibbu en ekune adelennes. Ben dedi insanların en adaletlisi olmak istiyorum. Bildiğim hükümde, hareketimde, yaşantımda öyle olmak istiyorum. İnsanların en adaletlisi olmayı ben seviyorum dedi. Kendi nefsin için arzu ettiğini, kardeşin için de arzu etti. Insanlar için sev. Nefsin için sevdiğini, arzu ettiğini onlar için de sev. Tekin, adelen, nes. O zaman insanların en adaletlisi olursun. İnsanların ben, en hayırlısı olmak istiyorum en, seçkinlerinden de olmak istiyorum denir. Kün, dinler, tekün hayrannas. Kün napian dinler, insanlara faydalı ol. İhtiyaçlarını görmeye çalış, elinden geldiği kadar. Ne yapabilirsin? Tek ön, hayran lez. O zaman insanların hayırlısı olursun.
Ben aynı zamanda insanların en seçkinini de olmak istiyorum. Allah'u Zülcelal yanında, ona has, ona sevgili, saygılı da olmak istiyorum deyince ve Galip buyurdu. Allahü zü'l-celal'i zikretmeyi çoğaltdı. Tekün, ahassun nasi illallah, Allahü Zülcelal'in de seçtiği, sevdiği kullarından olabilesin. Galip o Arabi dedi ki, o hibbu en yekme de imanı himani. Ben imanımı da çok üstün kılmak istiyorum. Kamil olgun bir iman sahibi olmayı istiyorum ya Resulallah. Fegale buyurdu ki sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, Hassin hul hukuk, ahlakını güzelleştir. Yekmelu imanı. O zaman imanın senin kamil olur, üstün bir iman sahibi olursun. Hıhı. Bu ahlak düzgün olmazsa ibadet ve taatimizle beş para etmez. Mühim olan ahlakımızın güzelliğidir. Çok taat yapılıyor da bunu Miftahuul kulüp'te izah buyurmuş. Diyor ki adam yedi kat veya on kat bina yapar.
Fakat hatta temelinde böyle bir tahrip kalıbı bulunacak olursa bir ateş isabet eder. O on katını da on beş katını da olduğu gibi yere indirir. Böyle ibadet, taat, zikrullah, fikir, şükür çok ileri noktalara gelir. Belki gönül aleminde zikirler uyanır, sadrinde zikirler uyanır, bütün vücudunu zikrullah olduğu gibi kaplar fakat kötü bir huy bulunacak olursa, bu bir tahrip kalıbı demek, şeytanın bir çizgisiyle, onun bir aldatmasıyla kişi de ona uyarsa olduğu gibi mahvolur. Ondan ahlakımızı güzelleştirin buyurdu bize efendimiz Aleyhisselam. O Arabiye derken hepimize ifade buyuruyorlar. Ben ihsan erbabından da olmak istiyorum deyince, Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz Allah'a ibadet et, öyle ibadet yap ki Sanki sen onu görüyormuş gibi yap ibadetini. Göremesen dahi, çünkü o seni görüyor. O zaman ihsan erbabından olmuş olursun.
Korkma buyur ihsan erbabından olursun ibadetini Rabbizi Celalimizi görüyormuşçasına yap. Sen onu göremesen dahi buyurdu. Ben dedi itaatkarlardan da olmak istiyorum efendim. Buyurdular ki Allah'ımızın sana farz kılmış olduğu vazifeleri yerine getir, o zaman itaatkar kullardan olursun. Rahip bu. Ben dedi günahlardan tamamen arınmış, temizlenmiş, pak olmuş, tutturdu bir halde Rabbime kavuşmak istiyorum. Peygamber buyurdu, evi ile olduğunda sağ tarafına biraz dönüp biraz bir müddet dinlendikten sonra çok da beklemeyin. Bu cenabet halinden Oğuz dedin. Tertemiz ol Cenabıet hali zuhur ettiği zaman. O zaman sen günahlardan arınmış olarak Rabbi Zülcelal'imize de kavuşur züldülurdu. Ben haşr olmak istiyorum. Yevmel kıyama, kıyamet gününde minen nuşur, böyle o huzura gelenler içerisinde nur diyelim artık. Nur içerisinde çünkü hadis-i Ayet-i cellelerde de geçer.
Onların sağlarında ve önlerinde nur olacaktır buyuruyor Cenabı Hak. Efendimiz buyurdular ki nur içerisinde Allah'ımıza kavuşmak istiyorum değil mi? Kimseye zulmetme. Zulmetme ki sen Rabbımızın huzuruna nur içerisinde gelebilir, gelebilesin buyurdu. Günahlardan da tertemiz olarak kavuşmak istiyorum dediğinde cenabetten temizlen diye buyurdu. Nur içerisinde varmak istiyorum deyince aman zulmedenlerden olma. Kıyamet gününde Rabb'ımızın bana rahmetle muamele etmesini, şefkatle muamelesini istiyorum deyince, Peygamber buyurdu. İrham, nefsek, Merham abde ol, Allah'ın kullarına da merhametli ol, o zaman sana Rabbimiz de merhamet eder kıyamet gününde. Ben dedi, bu Arabi günahımı çok azaltmak istiyorum. Bu dağlar gibi olan günahım azaltsın dedi. Ektir, minel istiğfar, İstiğfarı çok oku buyurdu Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam, estağfurullah el agviim diye. Çok oku, istiğfarı çok oku buyurdu.
Ta ki günahım azalsın. İnsanların, ekramın nesh, insanların el ikrama layık olanı da olmak istiyorum. Hiçbir sıkıntını insanlara açma. Açma. O zaman sen insanların en mükerremi olursun, ikrama layık olan olursun. Bu efendimizin sahabesi dedi ki insanların en güçlü olanı, kuvvetli olanı da olmak istiyorum ben. Allah'ımıza tam bir teslim olun. O zaman insanların da en güçlüsü olur. Allah'ımızın benim rızkımı artırmasını da istiyor. Bana rızkımı artırmasını da istiyorum. Düm adalet tahareti yusiallahu aleyke fir rızk, sen taharete devam et, tertemiz ol. Madden ve manen temiz ol, o zaman rızkını da çoğalır buyurdu. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi selim sohbetini dinlediniz.