Kalp Salihliği ve Allah'a Yakınlık kaydında Allah'ın huzurundayım, Allah'ını göremiyorum onunla Allah'ın beni görüyor gibi namaz kılın. Allah'ı görür gibi namaz kılın da buna gücünüz yetmez. Neyse ise Allah sizi görüyor gibi olun böyle bir sallandı Namazın içinde. Caiz de de eğer sallandı mı? Mecbur düşünün nedir böyle? Gayri ihtiyarı sallar niye sallar Salihlar da bu yolu ancak…
Allah'ın huzurundayım, Allah'ını göremiyorum onunla Allah'ın beni görüyor gibi namaz kılın. Allah'ı görür gibi namaz kılın da buna gücünüz yetmez. Neyse ise Allah sizi görüyor gibi olun böyle bir sallandı Namazın içinde. Caiz de de eğer sallandı mı? Mecbur düşünün nedir böyle? Gayri ihtiyarı sallar niye sallar Salihlar da bu yolu ancak tarif edenler. Onlar tarif ettin mi tariflerine muvafık hareket ettin mi? Kalp salihlar ile olur. İsterse şahta olsun, isterse harpta olsun, isterse limende olsun, isterse çölde, hürde olursa olsun, büyük hürde olursa olsun senin yanındaki gibi olur onlar. Evet. Her büyük bu farisiyi okur. Şu da asam gibi göründe dursanız, yanımdaursanız kalbiniz benimle olmayınca yemin kadar uzaktasınız. İnle kalplerimiz birleşsin. Allah kalplerimizi birleştirsin inşallah. Evet, eğer kalbiniz benimle olursa, bir bende olsanız böyle dişinin dibinde doldurursunuz.
Siz vallahi bir adım dalılır mı dünyaya diyor. Ben hayattayken da ünlü ülkene de yani görülmem ya biz ölmek ya. Mutefable entemu sırrına mazhar olan bunda gördüğü Hacfu neşri metayis sulhayı sulh olmadan ya eğer ahirete gidersem bine çığırana yetişirim. Düşenin elinden tutar, yakın uzak demez yeter. Tabiatına giden o her açık Gürhan-ı Geylani Geylani Geylani. Mı daha doğrusu müridime benim tarikatıma girene cefaiden ketin hazırlasın erken ketinle hazırlasın da ondan sonra da etsin cefasını o ölür muhakkak kılıca çarpar. Evliyalar kabzasın yerde çakılmış kılıç gibi. Ben öldürmedim ki diyor efendim ha onu öldürmeseniz ne olurdu demişler. Ben öldürmedim demiş yemin etmiş kendi kılıca çarptı kendini. Oldu Evliyullah'a atıp tutma. Birisi buradan iner der ki aşağıda uhkebden mi geliyorsun der. Hey yani Fümeynin yanından mı geliyorsun der. Biz Ehl-i Sünnet Velcemaat mezhebinde elhamdülillah.
Öte yandan birinden soruyorlar. Diyor. Filan hakkında ne diyor? Diyor? Bir de caminin imamı. Para sakallı papazın sakal mı nehydin mi? Yani abdest yapıyor. Biz ne diyorlar filan. Ona diyor ki Hacı Askon Hocanın kitabını Kuran'ını mı iyi bilirim diyor. Aşağı ve kella Ya Rabbi! Azmış bunları. Böyle cefa ediyorlar bize yorum. Isterseniz sorun bunu ismini neyi vermeyin bir çocuk bizimle alakası da yok ağlayaraktan çıkmış bize niye öyle deyince o gün akşam üçü birden geberdi gitti. Onun için cefa etmeyin size de diyorum ya laf olsun başımdan elimizden gelip de. Yani Ahlatımız buyurdular ki bu diyor işte şimdi bu sohbet emanettir. Kim dışarıya giderse bunu saçarsa emanete hıyanetli gider münafık olur. Buraya ya gelmen ya laf duyup da saç mı dışarıya bire oğlum saçarsan yok daha gene bir şey olmaz ya siz ki rezil olun arada onun için büyüler ve cefa etmen lazım olur.
Kalp Salihliği ve Allah'a Yakınlık kaydında Allah'ın huzurundayım, Allah'ını göremiyorum onunla Allah'ın beni görüyor gibi namaz kılın. Allah'ı görür gibi namaz kılın da buna gücünüz yetmez. Neyse ise Allah sizi görüyor gibi olun böyle bir sallandı Namazın içinde. Caiz de de eğer sallandı mı? Mecbur düşünün nedir böyle? Gayri ihtiyarı sallar niye sallar Salihlar da bu yolu ancak…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 10 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Üstadımız bizi Nahşuh tarikatından vazifelendirdi ve kırk dokuz sene oluyormuş. Cehr-i Tarittan Hz. Abdul Vahid'in ilanı tuttu. Sriha'nın, belki otuz sene Nakşibdan otuz beş tane kutlu cihan uhkul aktablar yani nahşart'a göndermeyin Ya Rabbi, Cehennem'e gitmesin. Abdulkadir Geylani kudüses sirrahul Aziz Efendimiz soyuyor Azrail'e diyor ki hiç diyor benim evlatlarımdan imansız ölen oldu mu? Vallahi fil evladımdaki imansız ölmeli hep imanları öldü. Ey kira, bir şeyler, Münker, Nekir melekleri hiç şu anda dolaşan evladım oldu mu? Vallahi bir tez yeri dolaşmadı. Çünkü sen başındaydın daha diyor. Ondan sonra zebanılardan sordum diyor, mevlitden sordum diyor cehenneme giren oldun mu benim evladımdan vallahi bir kişi girmeli daha Kufretüm min küferin mihan kabrinin çukuru, cehennem çukuru olmanı bir teninin bitecinin. Ne meslekteyiz biz bre uzun sen boşuna gir lan hor hor bakalım buraya. Yaa!
Dedi ki üstadımız dedi ki Adana'nın öte yanda misis var Hasan Efendi dedi. Misis de değirmenler var su değirmenleri. Orda onların öğütmüşler. Bir Ermeni çocuğu da öğütmüş. Müslümanlar yükletmiş gitmiş. Bu da sonra kıvırcık karanlık. O da merkebini yükletmişler. Sürünce merkebinin ayakları çamdıra batmış düşmüş oraya. Çevirmiş, onu de gidenler duymamış. Gerisini beklemiş. Gerisinden gelenler doğmuş, ağlamış demiş ki Bizim köyde Müslümanlar var da böyle başları sıkça geldi mi? Yani başka bir musibet geldi mi? Biiznillah yetiş ya Abdülkadir Geylani derler. Ben de diyorum diyor Efendimiz diyor ravisi diye. Hiç çok kuvvetli. Efendimiz öyle buyurdu. Çok Eussuruk Boğaz lakırdısına girdi. Taifet buna ya arasından dinlersiniz inşallah. Sonra böyle çıldırmaya başlayınca birisi geliyormuş hemen yükü yükletmiş nur gibi sakallı bir zat ve iyice bir ateşlemiş, kendi ile geliyor.
O, Ermeni çocuğu hiç seslenmeyince o yükü yüklenen zat demiş ki bire oğlum, nereye beni tab bağdattan Tabağa'dan çığırdın. Şurada çapacı Baba var. Şu tepenin başında. O da Evliya'dan mı? Onu çığırsam o da yüklenirdi. Yükulu. Siz ahirete gireni öldük ettiniz anlarsınız. Onlar kitabını yazan zatlardan dinle bunu. Aşk kılı cila fisedelere gördü demek. Şu verilensiz, şimdi ıssıp, şehit olanları manasını verip geçiyorsunuz. Öyle demeyin. Aşk kılıcıyla kesilenler daha başka olur. Allah şefaatlerine nail etsin. Sen Abdülkadir Geylani mısın? Evet demiş Bana iman et yardım et. Buyur. Karar üç gönlün parlaması salihlarla oturup bakmaktan sonra Belhüs-ü Teyfe alınıyor, ondan sonra Kuran-ı Kerim'e devam etmek, geceleri Kuran-ı Ulak kalbinin nur eden nur yassıdan sonra ne haram böyle manaya hani yerlerde Allah'a sevgili kitap okundu.
İki gündür okutturuyorum Abdulkadir'e ve onun acele ümmetlerin Yusuf 'ı okutup. Yusuf ' ın tansiyonum, şekerim olduğundan kuyuya kardeşleri. Vav birisi kucağına basmışsın canını çıkarayım değilim. Yahu Hoca varmış demiş yapma. Birisi bıçağı almış keseyim diye kesmeyin. Bir gıda amacı dikildi. Ondan sonra bunu öyle etmeyelim bir kuyuya atalım girelim de bir yol çıkarır gider uzun ayeti manası çünkü. Elnullah'tan batan nazar. Büyüyen de sonra cıblak olaraktan kuyuya. İlk paralar atar kadar biri öfkesinden yağıyor varmadan daha ipi kesiverdi. Cebrail Yetiş! Kuluma yetiş de hemen yetiştiğinden bir başını üstüne aldı boğazındaki sorgubatı çıkardı ve elime İbrahim A. S Ataş'a akınırken cennetten giden ipek gömleği müşkonu girdiler. Ağız sesi duyuluyor orayı şatlat yaptırmış, uyuyor. Ürdün de bu Ürdün de şu anmanın oralarda.
Ondan sonra kuyunun içinden ses gelirken büyük bir aya kafasına vurayım da O kitabından efendimizin yazdığı kitap neler yazmış neler yazmış ne ililler dökmüş vallahi diyor İbrahim ekem bu zat gibi kitap yazan görmedim Her yerden neler almış da yazmış kitaplarına kuzularım hem Rabıta olur hem İlim olur hem iran olur kitaplarını birer birer okuyun. Çok okuyun biraz kazanç gelmesin olmasın burada başka şeyler okursunuz. Kuran okumak da böyle parlatır. Karnını boşaltmak da kalbi parlatır. Namaza devam etmekte kavmi parlatır inan şu şey dağdan çocuk var ya Sami onun gibi bir çocuk İstanbul'da bana soruyor Efendimiz Güneş şuradan çıktın mı? İçrak namazı kadar iki rekat Kuşluk Namazı kıl İtikat Ondan sonra Tevvabın Namazı kıl İtikat Teheccüd Namazı kıl Teheccüle bakamıyorum geceler böyle çok kısaldı yaz günlerinde Şimdi gündüz de var o zaman da şimdi geceler uzadı. O zaman da gündüzler uzadı.
On beş saat ne olur? Ondan sonra, yatsıdan sonra kıl dayattı. Efendimize vardım sordum efendim bir hata ettim çocuk Hasan'dır küçük çocuk uyuyunca sabaha kalıyormuş da yattıktan sonra ben teheccü Namaz'ın astın da yat oğlum benim Seher Vakfı'nda Zarilik Kırmakla KALBİ PARLADIR BEŞEK OLDU BU NE OLA Onun için Herhalde Fatih HASINDA Çektim dedi. Çektim mi? Allah kabul etsin. Allah kalbimizi nur etsin. Allah sevgililerimizin şefaatından mahrum etmesin. Allah anamızın, babamızın, Hat-babaya tabi, kalkımızın, bütün müminlerin, müminatların kabrini doğru etsin. Şitaatlarına nail etsin. Allah cümlemizden razı olsun. Hacıt cemaatimiz çok oluyor da, korkuyoruz da. Ah, düşman göllerinden muhafaza etsin. Rablarını ayırmesinler. Bizi hiç görmesinler. Niçin buyurun da içinde kaçayım? Çerboşel kaçayım? Namazı kılmaları için, halkam yığ, onu da huzurla yiyen için.
Ben bu ortama geçerken, feyiz geçiyor gibi düşünürsen, feyiz olurmuş çay. Yani şöyle bismillah. Yani çok düzelecek birlerimiz var bizim çok, çok. Bunakla artıç ağacımı, eline babam kalkasını alacaksın. Yana, Yana, Yana bizi insan edecekler inşallah. Şimdi bırakmıyorlar ayaklarını altından ve Kürt bir pınarmıştı daha koparıyorlar. Kopak kopak, dümdüz ağaca bıraktık Allah'ın izniyle. Yine, beni bir dağda fırtular. Kolum kanadını kıydılar. O oğula laalik örtüler, efendim Hu Mevlaluğu deyip, Sarplar boşa mı diyor. Biz, BAĞIM bir, oradan yürüduk. Canıyorlardı. Öyle mi? İki cihan güneşinin zamanında çocuğunu. Çocuğunu. Kuyu kazmış da. Babacı, diyor. O koyun ne olacak? Senin gibi geberesiceği buraya döveceğim de. İl kapısında görüp de ağırlanmayacağım diye. Diyecek bu kadar azdırmış bir müşrik sonra umalı farik oldu onun rehine göre on yedi tane ayeti celile geldi.
Benden sonra bir peygamber gelecek o saydı Umarul Faruk gelir buyurdu Peygamberimiz. İyi de budakla ağaçları gündüz itti de çağrı yarik müziği oldular onlar yavrum Bizim düzenleyecek bir yerimiz yok. Dedi ki bu dağımız var. Olaydaki esnekine yani, sobana ok olacak gibi bir biz oluruz inşallah. Bir ben de yesene vereyim, oralardan öyle oldular. Yahya, Yahya bunun suratında gelirdi Peygamberimize Cebrail gayet özel bir Arap'dır. İhya, ülkülebi. Ondan sonra iman etmiş sabah ile geldi hüngür hüngür ağlayarak kapandı diye. İman ettiğine pişman mı oldun ya? Dihya dedi. Hayır ya Resulallah. Altmış tane kızın eğelim bile kestim. Boğazlarını öldürdüm. Dedi altmış kız olmuş. Veli kafana vur. Mubarekalı konuşmayı sen sevmen ki iki yüz tane cariyesi var. Onlarla da yatırmak her birinden çocuk oldu, oğlan çocukları kalkıp.
Sami Usta şecere var da iki yüz tane çocuğu olan o cahiliyet devriyle insanlara tesadüf etmek, böyle sahip etmek yüzlerce. Altmış tane kızımı diyor elimi de kestin de diyor. Yani Musa aleyhissalatu vesselam babam bunu belle dedi. Babamın kabri künnur olsun. Gerek yoktu. Okurkene ondan sonra alet kitapları da okuyordu. Epiy yere de de çıkmıştım. Gravus havuzu da okuyorduk. Gerekiyor onun için göçmüştü. Yani Arapça ilmine gidemedim. İyice bilemediğim için. Türkçeye çok çalıştım. Ondan sonra Hansan burayı belle dedi. Tü'l-Nasifinden okuyordu. Bir Musa dağda bir ataşa tapani gördü. Mecusiymiş mi elime? İçmiyorum oralara ben şimdi. Sizin hürmetinizi hatırıma çok geliyor. Feyz içiyorum gibi oldu elhamdülillah. Ne adammışsınız siz, ne iyi insanmışsınız ki benim gibi günahlara gelip de huzura sevdik o kavuşturduğumuz Allah sizden razı olsun. Ondan sonra da sen bu taşa niye ne yapıyorsun?
Seni yapmaz mı bunu? Dedi. İşte o ulvi olduğundan, yanınca çok şiddetli olduğundan bunu Allah zannettim. Sok bakalım elimi ayy yakıyor dedi. Bak beni yakmaz dedi. Musa elini soktu yapmayın. Nereye yakmıyor bu? Benim imanım var da onun için yakmıyor dedi. Ya kuzum, ondan sonra ben bildim bunun Allah olmadığını yer, beni kabul eder mi? Ben üç yüz doksan dokuz senedir bu muhataplarım dedi. Üç yüz doksan dokuz, bir senede gelse dört yüz sene olacak. Onun için dedi beni kabul eder mi? Sen derhal şehadet oku kabul eder. Nahal okuyun, ben okuyayım sen de oku. Musa Rasulüm bahdillerdi onlar Musa Rasullullah dedi. Hiç cezbe tuttu kendini yıkıldı düştü. Bunu gasp etti, kabre koydu, tadını verdi. Yarabbim üç yüz doksan dokuz Küfüne mukabil bir Tecik Tevhidi var. Buna ne verdin diye sordu. Kendinden sor dedi.
Kendinden sordu, dedi ki Allah'ım beni o bir tevhit hürmetine, şehadet hürmetine üç yüz doksan dokuz küfrün mahvetti. Şimdi Cennet-i Ala Ravzat'ın müziyazlı bir defa La ilahe illallah diyeni Allah yakmayacak buyurdu. Bunu deyim de sevilsinler mi? Belki ona güvenirler de ibadet etmezler, dayanırlar da buyurma yerlere dönük, ölürken hadis kalbinde kalmasın diye, ölürken sekeratında söyler de bize müjde Riyazus Salihim Bey okulda baki açıktan birçok kitaplarda inşallah yolun ümitsizliğe düşmek de kötü. Yani kaynağı ölçüyoruz, kanaatiniz olsun. Diyor kimsenin yine son küfre varır birisi de Allah'ın rahmetinden ümit kesenin. Benim günahım çok değil. Allah beni akt etmez ki demek Allah'ın rahmetinden ne var kiraz bir rahmeti var demek olur diyor. Aman ha!
Gözüne gelmesin hatırınıza şu dünyanın dolusu günah etseniz bana şirk etmeseniz Allah iki demeseniz tövbe etseniz bu dünyada iki dolusu rahmetimle gelir. Günahını makbullerim. Bu da Hadis-i Şerif. Bunu da okudum ben unuttum, getirdim ya. Herhalde Riyazu Salih'im de, Şuhkam'dan evvel yazdı. Gördün mü, damadımız olur bu çocuk bilinmez mi? Hacı Kadir'in oğlu Adem derler bunun ismine. Gelir gelmez vazife aldı bak herkese verir miyiz biz vazifeyi? Bu çocuğu severim ben çok severim onun için. Allah evladım sen de o zaman. Tamam. Hoş geldiniz. Üç tane aşağı hiç kimseye verme, iyi mi? Çoğalırsa bana çoğalsın. Bakın şu levha ortak akıl. Hacı Mustafa Sağlan kardeşimiz getirdi. Bir gün şu anda gelin Beytullah görmüyor. Ben önüme doğru geleyim. Şu yanına bakın. Ravzai mutakara görünür. Süreye gel. Yani Suriye gel. Umule gel. Şimdi kim neyi görünüyor?
Fahri Kainat'ın kavmi'nin resmi buymuş, dışarda tak tayının neyine çevirmişler. Ömerbe diyor ki yine hayalı çizilmiş ben şimdi açıyorum diyor. Kuran'ı tamiriyle meşgulun siz, ıssız, sızlısına size gönderirim şeyini derim. Ondan sonra. Üstadımız Bihreli demiş ki Ömer Bey'e, Yüksek Mimarleriniz arenana evlenince. Paramız kılmadı diyor. Nuri has çıkardı. Süre bir bina açacağız on beş bin lira vereciymiş. Efendimiz de danıştım diyor: Hayır, orayı panda yapacak o. Pangayı çizmek caiz değil. Seni Allah Cami yapmakla hala Rozai Mukakara yapmakla meşgul etsin. Bundan sonra niye de biz Cami yaptık bizi bulurlar diyor. Şimdi Rozai Mukakara'ya bir zatın bir fizik Ümmeti, Ümusu böyle etki ediyor. Haydi Selametle gelin, güle güle gelin. Kusura kalmayın. Saçman laflarımı dışarılarda. Siz biliniz. Bu lafı ispatlı olur insanız zaman.