Dedi ki şey, şeye Enes, biz diyemiyoruz. Şimdi kendi kendine zikir yapıyorlar. Sadece şu kadar diyoruz. Yapılsın da bir sahip konulmasın. Mesela ben şu kadar la hare la kuvvet ilimden ben şu kadar tekrar istiğfar okuyacağım derken onun tahdit olmasın, sınırlama olmasın. Okudukça okusun dilimiz boş oturacak. Allah deriz veya ilahi illallah deriz ama asıl bunu şu niçin diyorlar? Şimdi, Allah bizi karanlıklardan nura çıkartmak istiyor. Bu letaitler de şu vücudumuzda eğmen olacak olan ruhumuzdur. Bakın, bir zat konuştu, konuşma yaptı. Spiker budur nedir? O da özetledi. Ozat dedik orada, kıymetli mizah. Konuşuyor. TV'de konuşuyoruz. Dedim ruhumuzu kurtaralanıyor. Bir daha söz söyledi. Herhalde ilim irfan hakkımdaydı görüşmem için. Orada yakaladığım oldu. İrfan ilmin dedi belki sınırı olabilir ama irfanının sınırı olmaz dedi. Allah'ım zıdul. Sonra dinliyorum onu özetleyen hiç oralara basmadı.
Halbuki o söylediği söz İsa Devrimi Efendimiz'in duası. Ya Rabbi! Aklımızı ve ruhumuzu hakim kıl diyor. Demek ki biliyormuş havyaratını Allah'ın izniyle ruhumuzu kurtaralım diyor. Bak nefis değil. Nefis zaten onlarda mesele değil bunu konuşmuyorlar. Ruhlarını da utanıyorlar. O ruhlarını kurtarmak dediği zulmetten beldeler değil nurdan beldeleri açılıyor, Hacitacı açılıyor. Mümkünse? Evet. Şeyhi onun için ne söylenirse işte beş yüz dıştan değil bu beş yüz lira olmasın. Gönüllülük edin. Ondan sonra beş yüz içten deniyor, ondan alınmaz. Birisi, benden ders almış, iyi dedi hoca. Bu demiş ki demişler, seninle misal ama muazzam bir hoca. Hoca. Demiş, bazı sorularım var, sorayım giderse misal verir mi neymiş? Ders almış. Elli sene sonradan geldi. Efendimiz dedi ki sohbetin ortasında hadiseyi de biliyordum efendim insanlar çıktı. Soruları sorulmuş, cevaplamış efendimiz Misafetli.
Dedi ki bu aldığın ders ile olmaz amca, dedi. Yok hocam dedi. Hocam dedi, o aldığın ders ile olmaz, bu geldi seni ortalığı attı. Şimdi bunu dedi, ileri götürmemiz lazım, bizde buyurmuş böyle cemiyet bozulduğu için yiyeceklerin içecekler karıştığı için buyurülmüş böyle bir hareketiyle biz geçiriyoruz yoksa buyurülmüş kendi arasında detayiflerin bin geleceği var bin, bin. Öyle yapıp bırakmakla değil fok muazzam bir ders. Bunu Sami Efendimizde birisi görüşmüş. Görüştüğünde hakikatiyle anlayın ve demiş ki hep demiş bu zamana kadar dersimizi boncuk milletine çektirdik, demiş. Şimdi Damla demiş Sami ben deyi gönüldür demiş. Ne kadar filme denmiş bu vazife demiş. Evet, Zikir esnasında durur başka her zaman. Kalbinde diyor Allah'ın dışında ne varsa hepsi yok olacak. Hepsi. İç gönlünde başka bir duygu yok. Halbuki ki siballahi, peygamber Allah'a gaybı olun. Allah'ımız diyor gayret sahibidir.