Ama hocam kardeşlerim, diyorum ki daima böyle fikirli insan olalım, Allah'ımız da bizden böyle istiyor. Allah'ı zikredin bunların, kıyamam. Dinlediğiniz yerden Allah'ı zikredin. Hacı Eszade evliliği bu küsessirullah Aziz Efendimiz, bunu tefsir ederken dinyaliyi vererek Allah'ı zikretmek letaiflerin çalışmasıyla olur. Zikri kül oldu mu dinelin yerden her yerin Allah, Allah, Allah. Çok rabıta yapmağı yok. Çok rabıta yapma yok. Hacı Eshabı Elbili Efendimiz Mutdise sirrab-ı Aziz buyuruyor ki: Benim yavrularımın semtinden şeytan geçemez ki vesvese verirsin. Nevi namazda vesvese geliyor sana ya? Abdestte ağır sana deviş kısmısı, oğluna yiyorsun, üç defa yüz yine uyuyor. Ne yiyorsun oğlum? Bunu kaldı Beyoğlu içimden. Öyle çok kardeşimiz var içimizde. Ondan sonra ayağını yürüyor, derisini sığınacak şekilde yiyor, devirlerin altına girmiş de. Nereye öyle diyorsun, havuz Aklında diyorlar.
Benim damat, sanayi imamına daha kızımı ev vermeden ebemi yavrumdu benim. Çok severdim çocuğu, kuru kaldı diyorlar. Kendi askere gidince böyle dediler. Onu vesvesen gelen şeytan vesvese diyor, bunu kaldı diyor. Aişe annemiz abdestları bana niye çok güzeliyor böyle? Bunu kaldı diyorlar. Ama bunu kaldı diyene bakma, nefs-i emmarayı tatbik, nefs-i levvameyi tatbik, nefs-i mukmaineyi taklit ettin mi? Temizlenin mi üçünü? Ondan sonra kalbine küpe alma, oldu o abdest, oldu inatlaşma. Ondan sonra onu vesvese veriyor şeytan. Necip Fazıl saklayan şurada Ayşen'e konferans verirken Nakşilerde bir adet var diyor. Bizim keyifte gelmiş de abdestin olmadığı kulu kaldı. Abdestsiz namaza niyet Allahu ekber demişmiş. Bindihad semtine yaklaşamamış. Bunlar hep müessbis, bunlar hep vesvese yapıyorlar. Ben biliyorum vesveseyi kanlarım ya, Cervan bunu şeytan veriyor. Afiyet olsun, bunu hep ben neyim.
Hacı babanızın son basıyeti olsun size. Bir, hacı. Şeriat-ı Karlayı Ahmediyeye Kuran-ı Kerim'e tıpkı tıpkısına uyacaksın, uyacağız. Uyuyamayayım ben, çok şeyi zayi ettim. Demek ki yaptığımı da kaybettim, iflas ettim. Huzurumuza geldim, bana dua edin. Allah sevapsız demiyorum, aç bir ilaç bırakmasın demiyorum, Rızasız bırakmasın beni bugününde. Amma hocam biliyor da, evlerden ne yaptığımı saf hasta olunca yapamadığını Allah yapmış gibi yazdırıyor melekleri. Yazdırıyor, yazın amelini evvel camiye mı giderdi? O geceden kal şapağı camiye giderdim. Gözleriniz ağlayamıyor mu? Ağlayamıyor efendim. İstiğfar şeridine ağlasam günahını doymasıyla sövür. Ama ben ağlayamıyorum. Ağlayamıyorsanız diyor, teşkil ettiği Evliya'da Kuran-ı Kerim'den onuncu sahibede Sün ve Kaset buyuruyor. Ayet-i celilesi var. Adısınız var mı okuyacak, adı mı hemen? Sün ve Kaset buyuruyor. Neyin demini o Mücaare?
Neyin demini bu ayetse Kuran-ı Kerim'den bulunun. Onuncu sayfada sünmeyle başlar, ondan sonra diyor Allah, yani o palnü taş olan kimseler, yüzü taş olmuş da yaş çıkmayan kimseler. Yüzü. Bak sanki sular taşın arasından çıkıyor. O su delil, o diyor Allah'ımız. O diyor, başım diyor, gözü yaşlı diyor. Zan zannediyoruz ki bunlar çıktı zannediyoruz. O dallardan bazı taşlar yuvarlanıyor, geliyor. Yağmur yağdı, toprağını aldı, niyetini ondan zannetmeyin diyor. Allah Kuran'da, o Allah'tan haşyet edip korktuğundan, o yuvarlanaraktan aşağıya giden taş Allah korkusundan geliyor. Sen baştan da mı daha katı oldun diyor bizim gözlerimize? Oradan müzlenen camiye giderdin dedim de bunu da gecenin ikisi geçip de birisi kaldığı zaman şafak yakın değil daha namaz kılan kadar ilki Sübhaneke'yi okuyor, Elham'ı da okuyor. Bu ayeti bir defa okumadı.
İkinci defa elinde baktın mı yine Elhamil oku, zammı sure yerine yine sığınma başlatıyor bu ayetini okur. Öyle iki rekat namaz var da kalbimin gözü mü sana emanet ya rabbi. Ne olur gözlerimi delda ağlasın. Derin mi diyor, gözlerinden şapır şapır yaşlı ölür. Adamın dışarısına çıktım da şöyle yoldan semaya baktın mı? Her yıldız Allah diye yurtmaktan bütün yıldızlar, kudret sahibi. Böyle alevlüklerini semaya takmış güneşin kocaman, ayı dünyanın dörtte biri kadar ona öyle. Dünya güneşin dörtte biri kadar ancak alıyor. Bunları döndüren Allah diye hatırıma gelince gözümden kendiliğinden yaş şapır, şapır dökülmeye başladım. Meğerda bu söz beldeymiş. Size de belliyorum, bunları böyle belletmeye çöp ateşli sohbet etmeyeceğim, usul usul kişi belletmeye geldim Allah izin verirse. İnşallah, inşallah. Bismillah ona? Şu üçü dedim ya birisi, kılın buçuk kardan da Kuran-ı Kerim'den ayrılmayacaksın.
Eğer bir tarikat ehli, bana niçin karışabilir, neyse bilemiyorum. Allah'ım bunu bilesin inşallah.