Kalp İyileştirme ve Ruh Arınması kaydında Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Şimdi Allah'ın böyle bir rahmet sahibi diyor. Günahın şirkinden, o ağzı alınmayacak ne için de onlar kazanırlar buyuruyor, dinlenemez. Al. Hizmet veremem. Ama bana müsaade edeceksin. Ben iki cihan güneşini Sandalula Aleyhi ve Sellem arkasında namaz veriyorum.…
Kalp İyileştirme ve Ruh Arınması kaydında Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Şimdi Allah'ın böyle bir rahmet sahibi diyor. Günahın şirkinden, o ağzı alınmayacak ne için de onlar kazanırlar buyuruyor, dinlenemez. Al. Hizmet veremem. Ama bana müsaade edeceksin. Ben iki cihan güneşini Sandalula Aleyhi ve Sellem arkasında namaz veriyorum.…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 16 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Şimdi Allah'ın böyle bir rahmet sahibi diyor. Günahın şirkinden, o ağzı alınmayacak ne için de onlar kazanırlar buyuruyor, dinlenemez. Al. Hizmet veremem. Ama bana müsaade edeceksin. Ben iki cihan güneşini Sandalula Aleyhi ve Sellem arkasında namaz veriyorum. Almışlar. Onun cenaze şeyi, teçhizizli, tekfirini gibi, neyse, her şeyi yapın. Efendimiz onu Teneffip tahtası, mübarek ezleriyle delikanlı. Vaktiyiz. Muhacir olan kardeşlerimize, yerimizi döndük, onlara verdik. Bağımızı, vaktimizi, malımızın, hükmümüzü yardım edecek. Allah'ın Öbür uçakların kendine geldik. Bize bunu niye yapmadın deyince, bakın efendimiz ne buyuruyor. Şimdi, efendimiz buyurdu ki, Ensar siz şuyuz buyuz falan ne oluyor, bilmem filan özelliklerinizi sahip duruyoruz. Ey muhacir siz de aşağı hareket etmiyorsunuz.
Siz de sayıyorsunuz ama, ama ben bunların hepsini kaldırdım, kaldırdım. Yani siyahın beyaza, beyazın siyaha kırmızının, ne bileyim esnere, esmene kırmızıya bıçağının üstünlüğünü yoktur. Ancak üstünlük Allah'tan korkmaktadır. Kim Allah'tan en çok korkarsak Rabbimiz katında makbul olamaz olur. Beş vakit namazını benim arkamda kılmak için kılmak için azim ve gayret gösterdim, ben onun için yaptım diyen buyruklarım. Böyle geçiyor, bir daha tam hazırlansın Baktım ki diyor, böyle demirden, demirden. Bu ne ya? Kenife parçası gibi. Onlardan tırnakları var burada, bakırdan tırnakları var. Yüzlerini hep yoluyorlar, böyle tırmalıyorlar. Dedim ki, ya civciv bunlar nedir? Bu kelime de aynısının bir haline ikinci Bulabilirsem trilyon yoksa kan terimizde Allah'ın izniyle. Evet. Sanki bin tane nebiyi, nebiyi gıybet ediyormuş, ona eza ediyor musunuz cezasını, münasip olmayan sözüdür.
Milletin yanında bulursa, bin meleğin devletin yapmış gibi cezasını görür ve onun da, senede, Zaten azabın en hak ikide haber verilirken ayağının böyle tutul kısmına ateş konuyor, bir kor ateş, belli kaynıyor. Olay ne alakası yok. Şahitli iki farklı olsun diye. Şahitli diyor ki adam yazıyor. Nasıl olduysa, nasıl olduysa, alimlerin sıkıntı meydana gelmiş. Sıkıntı, doğru. Hır gür dinleyen de ortaktır bunu diyor. Hazreti Salehü ve Selam denir. Bugün sen de daha iyi anlayacağımız için veriyorum ve program hazırlasınlar bu vakte halledelim. Şimdi, isterseniz Mardin rızkını helalinden temin için levha yazarlardı. Çünkü dişlere dökülürler. Yaza yaza dişlerin dökülür. Şimdi iyi iddianlar neler yoktur. Alttan Vanbanın ışığıyla, Nesi'yle onunla yazmaya çalışın. Bağlarını bahçelere lazım ki lavmıyor. Yazıyorlar, tanık yanında bir cemaat konuşuyorlarmış.
Bak, yetsiz söz söylüyorlar, öyle de bir söz konuşmuyorlar. Dilimize çok sahip olacak. Bak, Ali Rahmet Dane Hazretleri'nin bunu aslında gayretlerimi unutmasaydın, yok. Birisi diyor ki iki hususse lazım. Birisi helal lokma, bir diğeri de, bir diğeri de, dibimize de midenize dikkat edindiniz. Dibimizle, yanlış sözler söylemeliyiz, midemize de aram düşünmeyin. Hakikaten çok önemli, nasıl fulaza yapıyor, nasıl söylemişler? Eğer bir Müslüman, yine hadi sen olur, Gizli hallerini kişi araştıracak olursa, o zaman da diyor Allah ona yarın huzur-u ilahide her şeyini ortaya döker. Her şeyini ortaya döker. Ne olur o huzur-u ilahide. Hiç, şoföre bir şeyimiz yok bizim. Efendimizin dolu ne hadisi Muhammediyyeleri buna göre şekil alırız. Mesela bu karanlık şeylerde, bu denizaltılarında neden? Kutup yıldızlarına göre tayin ediyorlar gönül.
Mesela seddini dönüyorsun, ön taraf Sedna olmuş oluyor, tayin ediyor yani. Hem yurümüzü tayin ederiz, Kuran-ı Kerim ve Hadis-i Şerif'ler de demek istiyorum. Bakın Miraç hadisesi böyle bir gün ile takdir veremez, üçüncü veremez onu. Her zaman Miraç yapıyorsun siz zaten. Namaz Müminin Mir'atıdır buyuruyor Efendimiz. Ruhun bir yolculuğa tükürüyor. Bak yoldan gelen adam, karşılaştığı kimseye veya yerine farkına ne diyor? Aynen bu bir yolculuğa Allahu Ekber diye çıkıyoruz. Yolculuk tamamlandıktan sonra Esselamu aleyküm ve Rahmetullah Miraraka diyor. Meleklere selam veriyoruz, cemaate selam veriyoruz. Yolculukta her an biz yoldayız zaten. Malum bir İsra suresinde Rabbimiz Hadisenin çok mühim oluşundan dolayı, çok acayip hallerinde müşahedesinden ötürü Rabbi Zülcelal'imizi noksan sıfatlardan tercih, kemal sıfatlarıyla muttasıp oluşunu ikrar ile başlıyor Ayet-i Kerime.
Süpahen Nebi dendiği zaman, dendiği zaman Allah'ımızın bu ayet bu Ayet-i celilede çok mühim bir haberin verildiğini ifade etmektedir. Okumuş olduğum ayeti cebinelerin de manasını Kuran-ı Azimüşşan'da dinleyelim ve biraz devam edin. Baktığı zaman hamdolsun yıldız erkeğin, arkadaşını Muhammed sanından sanırsam. Tanımadı ve bağcılığa inanmadı. O kötü arzularına göre de konuşmaz. Onun konuşması kendisine vahyedilenden başkası değildi. Çünkü onu, kuvvetlinin kuvvetlisi Cebrail öğretti ki o aklında ve davranışında kamil bir melektir. Hemen kendi Asrın suretine girip doğruldu, işte o zaman kendisi en yüce bir ufukta idi. Sonra ona yakardı ve çarptı, iki yay kadar yahut daha yakın oldu. Allah vahlettiği şeyi bunun üzerine vahvetti. Gözleriyle gördüğünü kalbi yalanlamadı. Onun gördükleri hakkında şimdi kendisini de takip eder misiniz?
Hamdolsun onu Sidretü'l münteha'nın yanında önceden bir defa daha görmüştü. Cennetü'l mev'a da onun yanındadır. Sidreyi kaplayan kaplamıştı. Muhammed'in gözü kaymadı ve kamaşmadı. Hamdolsun o Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü. Hususi, hususen kardeşlerimizin Necm suresini de okumalarını arzuyla. Necm suresinde şu acayip haller göreceksiniz. Son kısımlarına doğru Velid bin Muğire'nin, Velid bin Muğire'nin iman etme arzusu doğar içine. Şimdi diğer kafirler hep toplanırlar demezse, niye iman etmek istiyorsun? Ateşten korkuyor musun? Azaptan korkuyor musun? Sen bize biraz karar ver, ama çokça ver, biraz değil. Çokça karar ver, Hisseni ateşten kurtaralım, der. O zaman Cenabı Hak Yüz çevirip açıyor, onların ikisi altında kalıyor. Ve çok az veriyor, çok az veriyor. Acaba zayıfın bilgisi ona mı aitti? Azapta yanacak veya yanmayacak azap görecek veya görmeyecek diye devam eder.
Son kısmında da kıyametin yaklaştığı haber verilir. Biraz üstüne çıktığımız zaman çeşitli kavimlerin Ad Kavminin, Semud Kavminin, Nuh Kavminin, Lut Kavminin yapmış oldukları çılgınlıklarla helak olduğu bildirilmektedir. Baş kısmında Efendimiz aleyhissalatu vesselam'ın Mir'at Hadisesinde Rabbim Zülcelal'inimizle boğuştuğu öyle bir boğuşmaki izahında tabii ki müfessir-i nizam zorlanmaktadır. Çünkü Öyle oldu ki, öyle oldu ki ona yaklaştı, ayet-i celîleyi mal olarak söylüyorum. İki, kaş arası diye de ifade edilir, yay arası diye de ifade edilir ama bunu ifade oldukça düşkün. Çok acayip sırrın zuhur ettiği bir vahadır. Tatlimde de ifade edilmeyen, bir peygambere nasip olmayan ilme, Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'a nasip olmuştur.
Şimdi siz bir yolculuğa çıksanız, yolculuğa çıksanız, o yolculukta hoşunuza giden bir memlekete geldiğinizde, bir güzellik varsa, bir nimet varsa, bir yiyecek içecek evinize, barkınıza, arkadaşlarınıza getirirsiniz. Efendimiz aleyhissalatu vesselam sema haklarını geçerken, öyle sırlar müşahede etti ki, Melaip-i Kiram'ın bir kısmı kıyam halinde, bir kısmı rüku halinde, bir kısmı Seyde halinde, onu ümmetine istedi. Cenabı Hak bize Habibi vasıtasıyla beş vakit namazı hediye olarak getirdi. İkinci olarak, ikinci olarak, Amenerrasulü diye yatsıdan sonra okuruz Bakara Suresi'nin son iki ayeti bize hediye olarak geldi. Ne bu hediye derseniz, Bizden önce geçen, ümmetlerin üzerlerinde bulunan o ağırlıklar kaldırılmış oldu. Mesela elbiselerine affoyum bir necaset bulasine olsa, onu kesiyorlardır, Bizde ise Efendimizin hürmetine Sandalula Al. A. S.
Kalkınıldı bir defa yatırıyoruz, artık son damlasına kadar sıkılıyor, ikinci defa yine öğeler, üçüncü defa yine öğeler ve temizlerim soruyor. Öyle ki, mallarının eski hürmetler dörtte birini zekat olarak veriyorlardı. Efendimizin hürmetine kırkta birini zekat olarak vermeye başladılar. Sonra onlar taatlerini ancak mescitlerinde yaparlarsa kabul oluyordu. Efendimiz aleyhissalatu vesselamın hürmetine, Yecdüzü mescit kılındı ve temiz oldu diye ifade doyurulmaktadır. Böyle büyük bir nimet en sonunda da Ya Rabbi, kafirlere karşı, hislerim güçlü korkun, kuvvetli kıl, isim avnimizde ol, yardımımızda ol diye Cenabı Hakk'a yalvarılıyor ve sonunda da amin diyoruz. Ve bugün dede Allah'ımıza yalvarıyoruz şu mübarek gecede, haritamız müminlere en kısa zamanda korkuluşu, ehli küfrün de makbul oluşunu göstersin. Şimdi Miraç hadisesi anlatmakla bitmez, mümkün değildir bitmesi.
Çok kısa bir zamanda vuku bulmuştur. Ayet-i Celile'ye baktığımız zaman Kabe-i Muazzama'dan, Mekke-i Mükerreme'den Kabe-i Muazzama'dan, bu şeririne kadar bulan kısmı Ayet-i Celile ile ifade ediliyor, binkarı Kürt, sonra bir nimet lütfetileceği zaman, verileceği zaman başta bir sıkıntı, müşrik ve meşakkat çekiliyor. Ondan sonra Cenabı Hak rahmetini, lütfunu, ihsanını kapıların arkasına kadar lütf ediyor, ihsan ediyor, akıyor. Mesela Ve Maide Suresi'nin hadis-i celit'in cesedesinde bildiriliyor ya, her zorluğundan sonra Cenabı Hakk kolaylık ihsan buyuruyor. İsra Suresi'nin, İsra Suresi'nin bir önceki, bir önceki suresi olan, sure olan Nahl Suresi'nde son ayetlerini yirmi dört. Son ayetlerinde, son ayetlerinde, Efendimize diyorlar ki, Sallallahu aleyhi ve sellem diğer bir ifadeye göre bu Muhammedü velebbir şey bilmez, bilmez ona Vahinen geldiğinden değil.
O eskilerin kitaplarında, yazmış olduklarında, ondan haber verir kendisinin bildiğinden değil diyorlardı. Ona yazılıyor, eskiden tarafından yazılmış, çizilmiş eline verilmiş, anca onu okuyor, onu söylüyor. Daha ne diyorlardı? Bu Muhammed var ya, Hafta Suresi'nde göreceksiniz tefsirlilere, bak. Orada Muhammed aileyi darmadağın'ın ismi, aileyi bozdu diyorlar. Bir kere Allah korusun papaz haşa, aynen diyor ifadelerin, kafası çalışan oluyor, bilmez o. Bilmez o, eskilerin satırlarında ifadeler anlatır ve birçok oyunlar oyunladılar zaten. Rabbimiz de onu bildiriyor ya Onların hilelerinden dolayı da Habibim sen kalbini gönlünü daraltma diye buyuruyor. Şimdi Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem için diyorlar, babayı oğulda, oğlu babadan, Ardeş'in, Ardeş'ten, Yeğenin, dayıdan hep ayırdınız. Yoktur. Artık Konak'ı ilk beşer olarak Efendimiz üzülüyor.
Siz Hicr Suresi'ni, çünkü Vaktim kısa oluşundan dolayı da ifade edemiyorum, son ayetlerine de bakın, son ayetlerine de bakın, göreceksin. Habib-i Biz sana Fatiha Suresi'ni ve Kuran'ı verdi, ondan dolayı üzülme. Yine bakın, yine bakın, Kaf Suresi'nin sol ayetlerini sana. Habib-i Bunların sana ne demek istediklerini biz biliyoruz. Sen onlar üzerine bir zorba değilsin. Raziye Suresine de bakın. Sen ancak tebliğ edersin. Allah'tan gelen Celle Celalühü emirleri bildirersin. Sen onlar üzerine, yine ifadeler zorlanıyorum ancak Türkçeye böyle geçebiliyor, zorda değilsin. Ey Habibim ancak Allah'tan korkan kimselere sen tebliğde ve nasihatte bulunursun buyurdu. Böyle bir güçlük çekti efendim Musaevvazede. Çok sıkıntılar çekti anlatmak için nedir? Aişe-i Sıddıyka validemize buyuruyorlar ki Ya Aişe peygamberler içerisinde en çok eza sıkıntı çekeni benim buyuruluyor.
Öyleyim okumaya çalıştım, bir hoca kardeş de buraya gelmişti dün, o da ifade etti. İmanın güç ve kuvvetine göre eza ve sıkıntı olacaktır hiç şüphesiz. Bu eczalardan sonra rivayetler var. Efendimiz hatimde istirah buyuruyorlardı. İstirahat ederken Cebrail a. S geldi ve Efendimizi davet etti. Şimdi hüzün yılı var. Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizi muhafaza için çalışan Ebu Talib annesi irtihal etmişti. Bunun dışında Hatice validemiz radiyallahu anh onu her zaman koruyor, muhafaza ediyor ve teselli ediyordur. Bir de görürsünüz İslam tarihine baktığınız zaman ikisinin de girtihali Efendimizin mübarek gönlünü mahzun etmişti. Bundan dolayı daha önce hareket ettiler. Öyle taahhüt dediğiniz kolay değil. Bugünkü yolları düşünmeyin. O sıcağın altında yaya olarak Efendimiz a. S. Azaklı kölesi Zeyd ibn-i Harise ile beraber yetmiş kilometreyi geçtiler. Yetmiş kilometre bitti.
Risalet fena Efendimiz Allah'ın Celle Celal'ı, Elinizi duyuracağım. Orada da ezan çekti, sıkıntı çekti. Bakın bu ezalara karşı Efendimiz aleyhissalatu vesselamın tavırlarına bize ahlak olarak o haber verinin Ahzab suresinde yirmi birinci ayeti değerli olarak hatırlıyorum. Cebrail Aleyhisselam geliyor, Tahammülüsü güç, mübarek ayakları, ayakları, hallar içerisinde, Nami-i Şerif'ine de hallar olmuş, taşlar atıyorlar, cam parçalara atıyorlar, her şeyi atıyorlar, köpekleri arkasından koşturuyorlar, çocuklara hakaret ediyorlar, ediyorlar da ediyorlar. Bu ezanın karşısında Efendimiz Cebrail Aleyhisselam geldi, Ya Muhammed, ye senin emrinde. Eğer istersen şu Kiddağı kavuşturmak suretiyle bunları helak ediveririz. Yedi yana içine aynen kul, aynen Barun'un girdiği gibi, Firavun'un Firavun'un Bahrolduğu gibi deriz'e bunları yok ederiz dediğinde Efendimiz 'in ifadesi suçu olmuştur.
Allah'ım Gavmime hidayet ve onlara kurtuluş ve onlar bilmiyorlar da onun için böyle yapıyorlar diye söylüyor. Umut muharebesinde de aynısını söylüyor Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz. Ahlak-ı Muhammediyyesini içeren bir hadisi şerifte de bunu görürsünüz, ve aksin men esara biley, kötülük edene iyilik edin. Mübarek gül yüzüne eza edenleri hep bağışlamıştır ama bin yüzüne eza edenleri bağışlamamıştır Efendimiz Cenabı Hak'ta hepsinin başına musibette vermiştir. Senin başına musubette vermiştir. O olmamak bugün değil zaten. Şimdi geçiyoruz tabi, kısa bir zamanda, çok kısa bir zamanda, neyle ifade etsin, tenvinle, kendinle beyan ediliyor. Ne demek çok kısa, büyüklerimiz dediler ki yatağı soğumadan geri dönmüştür. Öyle uzun bir zaman değil o. Düşünün Yemin suresinde kırk.
Ayeti celilede biliyorsunuz Belkıs'ın tahtını Süleyman aleyhisselam cinlilerden birisi kalkınca ona iltifat etmemiş, kendisine kitap, yani ilim verilen Asaf bir perdiyak, burada da çok önemli bir hususa dikkat çekiliyor. Olay ilim sahibi insana, ilim sahibi kimseye iltifat buyuruyorlar. O ise göz açıp Mumuntiye kadar bir zamanda bundan da daha az bir vakitte tahtı getiriveriyor. Karşısında taht korunmuş bir vaziyette görüyor. Çok kısa bir zamanda meydana gelmiş. İşte bundan dolayı müşrik kafalar kabul edemiyorlar. Bir türlü kafaları almıyordur. Hazreti Sıddık-ı Azam Radıyallahu Anh'ın Sıddıyıyyete gelişi de bu hadisenin sonunda bu hadisenin sonunda beyan buyrulmuştur. O da müşrikler hep birbirlerinin yanlarına koşuyorlar. Kıyana suresinin son ayetlerine de bakın aynısını göreceksiniz. Aynısını göreceksiniz. Ebu Cehil bana Muhammed bu sözü söylüyor deyip yandaşlarının yanına koşmuştu.
Aynen öyle yaptılar müşrikler birbirlerine diyorlar olacak bir şey midir? Köklüklü olur. Gecenin içerisine nasıl girecek? Ta Mekke'den çıkacak, Gusül Şerif'ten dönecek, iki ayet diyor nasıl olacak? Diyor kafalarını sığmıyor, Sıddıygı Azam'a da geliyorlardı. Ne diyordu Sıddıy-ı Azam? Bunu söyleyen kim? Resulullah değil bu, bundan da daha fazlasını söylese yine tasdik ederim, yine tasdik ederim demişti. Elhamdülillah biz de tasdik ediyoruz, takliden de olsa tasdik ediyoruz. Cenabı Hak, Tahmini. Çok kısa bir zamanda vuku bulmuştur. Bakın Cebrail Aleyhisselam verip davet etti. Aslında Allah'ımız bizi hep zaman davet etti, esak. Allah sizi cennete davet eder. Cennet deyip de sınırlayamazsınız, cennetten cemaatatını lütfediyor bak cennetten diyorum zaman ve metan olarak ifade edemezsiniz, metan olarak ifade etmek atadı cennetten cemali Cenabı Hak idari mi insan buyuruyor?
Haslis selam evine davet eder diye buyuruyor. Sadece biz bu davetle kavrayacağız, insanları da Hakk'a davet edeceğiz. Yine Nahl suresinin son ayetlerinde İnsanları Allah'ın yoluna, Allah'ın yoluna hikmetle davet etti. Et hikmetin anmanı pek çok ama diğerleri toparlıyor Ulema-i Kiramımız Nufessilri Zam şu sözü söylüyorlar Muhammed Hamdi Yazır hocamızla görüyoruz Faydalı olanı alıp, faydalı olanı alıp şer olanı şer olanı atmaktır. Faydalı olanı alıp şer olanı def etmek atmaktır diye ifade eder ve mevuza bindiği zaman yine tefsirlerde göreceksiniz Kuran asi kuşandır, düzenli sanlerdir, ibretlerdir diye geçer ve derdin hubbil lediniye haksen mücadeleyle en güzel şekilde yaparım. Kısa bir zaman diyorum.
Şimdi anlatılıyor bu cereyanlar da anlatılırken elektrikler bir saniyede, bir saniyede elli defa gidip geldiği yanıp söndüğünü, Bir saniyede, bir saniyede elli defa yanıp sönüyor, böyle devam etmedi. Hesap edemezsin. Bu iki cihan Mesih sakın Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Birçok rivayetler olmakla gerilikte bilhassa Aişe-i Sıddıyka validemiz radiyallahu anh'a kat gözüyle ölmüştürler. Bunda da bir incelik var. Çünkü Esavül nakede bel tuadun ma'raf, gördüğünü kalp yalanlamadı diye buyuruluyor. Mübarek Huzud-u Aliyyeni ile beraber yapmıştır Onun mübarek ismini oklaşmıştır. İşte size misal olarak Neml Suresi'nden Asaf-ı Bel-i Gayri söyledim. Kısa bir zamanda getirmiştir. Delil ki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in görüşmesi bin bir kelamı kıldı denir ve huzuruna barışları. Sonra semadatlarını geçiyor.
Biz bunu ehli irfadın sözlerine baktığımız zaman uygulamalarına, bak bize de Sema'nın katlarını geçiriyoruz. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem birinci gaz semada Adem aleyhisselam ile görüşüyor. İkinci gaz semada Yahya aleyhisselam ile görüşüyor İsa aleyhisselam ile görüşüyor. Üçüncü kat semada Yusuf aleyhisselam ile görüşüyor. Dördüncü kat semada İdris aleyhisselam ile Beşinci kat semada Harun aleyhisselam ile altıncı gaz semada Musa aleyhisselam ile, yedinci gaz semada İbrahim aleyhisselam ile bölüşür ve birçok son Necm suresinde okudu ya kardeşimiz okuduğumuz ayetin mealini verdi birçok haya birçok sırlar görmüştür diye ifade buyuruluyor. Şimdi tarife zor. Buyuruluyor ya, serapa nur olur gönlüm anarken ben o miracı, beyan etmek değil bu sahurdan kemik harcı.
Anlatmak şöyle dursun Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, onu hatırladığın zaman dahi tepeden tırnağıma kadar nur olurum diyor. Beyannizo kalbin yaşadığı bir haldir. Tatmış oldukları manevi lezzettir ve huzurdur, mütübettir. Efendimiz sana haklarını geçmiştir, dikkat ederseniz bizde de bir ayeti celilde okuyacağız. Allah'ımız gerek abakta, gerek kendi içimizde ve dışımızda olan, yüce kudretine delalet eden işaretleri gösteriyor. Bakın sema haklarını geçmiştir diyoruz. Kalp, kalp Allah'ınızı zikretmeye başladığımız zaman vermiş oldukları evrak ve eski haline çok iyi dikkat edersek yanıyor, batıyor ve vuruyor. Kalp nerededir? Adem Aleyhisselam'ın mübarek ayağının altındadır. Bizim ruhumuz nerededir? Kalbin tam parçası. Sağ memenin iki parmak aşağısında o da bu Habi aleyhisselamın mübarek ayağının altındadır. Sır nedir dedi?
Musa aleyhisselamın ayağının altında Hafi İsa aleyhisselamın affa da Muhammed Mustafa İmamı Kaderinin ifadesi olarak söylerim çok uzun. Allah'ımız Celle Celalühü beni ne yer aldı, ne sema aldı, ancak Kamil Müminin kalbi aldı. Kamil Müminin kalbi aldı derken, Heyvin ve veda eden kötülükten sıyrılan, ne güzel Ahmet sahibi olan kimsenin gönlü aldı benim muhabbetimi buyuruyor. Asıl mühim olan bu. Kalbimize bunu yaşayabilmek. Miracı diyorum, her zaman yaşıyor bizim kardeşlerimiz. Namaz müminin miracıdır buyuruyor. Bu zikirleri yaptığımız zaman aldığımız evrak ve ezkar ile istihaye yapmışız. Artık biz Mukaddime Evradından sonra Ramazan'ı Kerim'in son on gününde üç gün istihkareyi yapıyoruz. Asıl evrak ve eski haline geçmeyen kimselerimiz. Ne yapıyoruz?
Ya Rabbi bizi Sıddıy-ı Azam'ı, Sıddıy-ı Azam'ın, Ebu Bekir Sıddık Radıyallahu Anh'ın ve Abdülkadir Geylani efendimizin açmış olduğu risale fena efendimizin sallallahu aleyhi ve sellem Sıddıy-ı Azam'a akhi Ali keremullah ve celle efendimize açık zikri öğretmiş olduğu bu yolda bulunmam nasip olacak mı diye yapıyor. Üç gün neticeyi bildiriyoruz. Ondan sonra da gönlümüzde şu vücudumuzda semanın haklarını geçiyoruz. Ne bu semanın hakları? Kalpte Cenabı Hak öyle sırlar nakletmiş, öyle ihsan etmiş ki okuduğum hadisi fıkhiden de bu anlaşılmış oluyor. Sonra bitmez ve tükenmez. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin kutsi şerife gelmesi, oradaki rekat namaz kılması, enbiya ervahına kıldırması, bu bir temizliktir. Ruhun arınmasıdır. Resulullah için ifade edemeyip, o nur üstüne nurdur. Zaten Ben Allah'ın nurundan halk oluntum diye buyuruluyor. O nur, ne yapacağız biz?
Bu sefer gerçekleştirirken abdestlanacağız, namaz kılacağız ve ruhen arınacak, temizlenecek. Peygamber Efendimiz namazı tarif duyururken, salih dehhanenin önünden bir su geçiyor, o kimse ise günde beş defa yıkanıyor. Düzelecek değil ve pas olarak bir şey kalır mı? Elbette kalmayacaktır ve bu bir temizlikle meydana geliyor. Sırlarını anlatmakla bitiremem. Vakit de fazla de geçti, size yormak istemiyorum. Cenabı Hak cümlemizi yolunda muvaffak kılsın. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi selim sohbetini dinlediniz.