Onun bir devesi vardı, sattı. Kendisine şöyle dediler. Onu satmasaydın olmaz mıydı? Şu cevabı verdi. Olurdu ama o kalbimde bir yeri aldı. Kalbimin bir miktarına olsun, onun uğramasını istemiyorum, buyurdu. Zünnun-ı Musri şöyle anlattı. Kalbin bir saatlik ıslahı, insan ve cinnin ibadetinden hayırlıdır. Melek bile heykel ve yaşayana benzeyen resim bulunan eve girmediğine göre, hak tealanın vasıflarından gayret taşıyan bir kalbe onun müşahedesi nasıl nasıl nasip olur? Hak tealanın vasıflarından gayrını taşıyan bir kalbe onun müşahedesi nasıl nasip olur? Halid bin Ma'dan şöyle anlattı. Her kulun yüzünde iki gözü vardır. Onlarla dünya işlerine bakar, aynı şekilde kalbinde iki gözü vardır. Bunlarla da ahiret işlerine nazar eder. Sonra şöyle devam etti. Allahutaala bir kulu için hayır murat ederse, onun kalbindeki iki gözünü açar. Onlara rahip aleminde kendisine vaat ettiklerini gösterir.
Ama kul için bunun dışında bir muradı varsa onu haline terk eder. Sonra şu ayeti kerimeyi okudu. Halbuki onların kalplerinde kat kat kilitler var. Ahmet-i Hadreveyl şöyle anlattı. Kalpler, kalplara benzerler. Hakla dolduğu zaman artan nuru hislerden görünmeye başlar. Şayet batıl işlerle durarsa o zaman da artan zulme yine hisselere bürünmeye başlar. Ebu Turab, Rahmetullah hazretleri şöyle anlattıti. İbadetler içinde kalbe gelen havatırı, ıslahtan faydalı bir şey yoktur. Sehl bin Abdullah şöyle anlattı, Rahmetü aleyhi. Bir kalpte Allah Teala'nın sevmediği bir şey varsa oraya nurun girmesi haram olur. Rabiatü'l Adeviyye annemizle insanlar rahmetullahiha, kalplerini dünya ile meşgul ettiler. Eğer dünyayı bırakmış olsalardı meletut aleminde cevelan ederlerdi. Yani uçarlardı. Sonra o cevelan ettikleri alemden kendilerine faydalı, zarif şeyler dönüp gelirdi.
Geçmişte yaşayan büyük zatlar kalplerden oyalayan, meşgul eden bağlayan yabancı şeyleri söküp atmak için çok ciddi çalışırlardı. Sebebi şuydu. Kalp ne zaman oyalayıcı işlerden temizlenirse, ancak o zaman yaratılış sebebi olan halıkının sevgisine getir. Hal, iman, haşyet, inabe. Zikir takva, selamete tahsis edilmiştir. Bu hakka dair ayeti celileler geçmektedir. Salkallah lazım. Doğrusu bunda kalbi olanlara veya hazırlanıp hazır bulunup kulak verenlere ders vardır. Hayır, Allah bir kula hayır murad ederse, kalbimin, kalbinin cenab-ı Hak kilitlerini açar. Orada kesin inanç hasıl olur. İmamı Uşeyli rahmetullahali hazretleri, kalpler dört kısımdır. Bozulmuş galip. Tamamen bozulmuş. İtikatta de, ibadette de, ahlakta da, her şeyde. Bu kafirin kalbidir. Ve kalbim makbulün kilitlenmiş galip.
Artık ne aynel yakine, ne hakkal yakine, ne şeriat, ne tarikat, ne marifet, ne hakikat, ne namazda huzur huşu, ne oruçta takva, ne cihatta bunlar yok, açılmıyor. Kapalı. Ve kalpül makfur, ve hu ve kalpül meful, bu münafığın kalbidir. Allah'ım muhafaza buyursun. Ve kalburül müminin, huzurlu olan kalp, ve huve galbi'l mümin, bu kamil müminin kalbidir. Ve galbi'l selimü, tamamen kötülüklerden kurtulmuş, nur üzerine nur olmuş bir kalp. Bu hem 7 hem de sevilen kimselerin halidir. Bu kalp Allah'ımızın hem celal hem de cemal sıfatının ayinesidir. Mevla'yı Zülcelal'miz beni ne arz ne de sema aldı. Ancak mümin kulumun kalbi aldı. Ve gale İbnü'l Müseyyye, Rahmetü vadi. Sedim kalp, huzurlu kalp. Bu müminin kalbidir. Kafirin ve münafığın kalbi ise hastadır. Onların kalplerinde hastalık vardır. Bu hastalığı yine ulemai kiramımız beyan buyuracaklar.
Artık kalbi bid'atle dolmuş, yani dinde aslı olmayan, dinde aslı olmayan hallerle. Çünkü her bir bid'at sünneti seni yeyip yok eder. Evet. Eğer selim olacak olursa, ona da şu izah yapmış. Bit Artik gibi tarikatların üç mücadelesi var. Birisi nefsin tezkiyesi, kalbin tasfiyesi. İkincisi bidatlerle olan mücadele, üçüncüsü de cihattir. Sünneti seniyye üzerine nihayetkar, bir gönül selim olan kalp odur. İlaklerden uzak, sünneti seniyye riayetten uzak. Mal ve evlat fitnesinden uzak olan kalptir. Allahu Teala en iyi bilen Rabbi zülcelalimizdir. Huzurlu kalp, selamet eylen kalp, Allah'tan gayrı gönlünde hiçbir şey kalmamış. Allah'ın korkusuyla dolu olan kalp verilmiş. O günde ne mal ne de evlat fayda verilmez. Ancak selim huzurlu kalbe gelen müstesna. Nedir bu?
Böyle şüphelerden, vehimlerden, niye şöyle, niye böyle, emri ilahi hususunda, sünnet-i seniyyede tamamen şek ve şüphe diye bir şek kalmamış. Tamamen dil olarak ifade ettiğini kalbe tasdik etmiş. Bu reddiye dediği uygunsuz olan artık kötü düşünceler, bunlardan salih kurtulmuş. Kalbi hastalıklardan da kurtulmuş. Kim, kibir, hasetlik gibi, şey, yayvanni duyguları. Eğer biz selim kalbe, huzurlu kalbe ineceksek kamil bir mürşidin efendimizden icazetli olan mürşidi kamilin rabıtasıyla ancak o şekilde mümkündür. Beşeri sıfatlardan rahmani sıfatlara bürünmelidir. Nasıl anlayacağız bunu? Mesude Aksa yatsı namazı kılındı. Kapılar kapandı. İçeriye böyle kapılar kapalı olmasına rağmen bir tanesi girdi. Arkasında da kırk kişi. O gri böyle mihraba sırtını verdi. Kırk kişi etrafını aldı. O kırk kişiden birisi dedi ki efendim burada bir beşer kokusu geliyor. O İbrahim bin Ethem dedi.
Bir sebeple beşer kokusu, bir firma atmış biliyorsunuz. Başkasına aitmiş. Beşer kokusu değil, Rahmani koku. Efendimizin mübarek burunlarını Yemen'e çevirir, bana rahmani koku geliyor dediği haldir. İşte selim kalp bu hale etmektir. Cenabı hakk'ın ahlakı ilahiyesiyle ahlaklanmış bir kimsedir. Burada bir kesilme var. Şimdi tamamen kötülüklerden arınmış. Tekrar Bucurat suresindeki bu yukarıda kalp, takva ile selim olan kalp dedi ya, münib olan kalp, o ayet celileleri alarak izah buyurmuşlar. Hücurat suresinde üçüncü ayet-i kerime bunun izahını yapıyor. Kulemayı kiramız. Kalplerini Cenabı hak takva ile dinlediği kimselerdir. Ve Nefsin bütün arzularından kurtulmuş. Kibirdir, benliktir, tamadır, adavet mi içersiniz? Huzurmuş. Böyle yeme içme, giyme, kuşanma, baş olma. Dediğin dünyeviş, hayvvari duygular bunlardan tamamen sıyrılmış. Kütuh ahlakın kinlerinden de arınmış.
Ve güzel ahlak ile, öğlen güzel ahlak ile ahlaklanmış. Hatta Yani beşeri olan bir şey kalmamış. Hep Rahmani kalmış. Ne yapsa Allah'ımızın kitabı, resulünün sünneti artık o pota, o manevi, bu ifade biraz hoş değil mi? Manevi potada erimiş. Rabıta ile mürşid-i kamilin kalbinden ilahi deryada çalkalana çalkalana kendi nefsinden halinden bir şey kalmamış, tamamen onun o güzel haliyle hallenmiş. Murakabesinde aleyhissalatü vesselam efendimizle ve cenabı hakk'ın ahlakı ilahiyyesi. Asıl yukarıdaki kalbin iman merkezi olduğuna ait olan hususları ayete verildi. Allah'ın sonlara imanı sevdirdi. O sevmek diyor Allah'tan gelen bir lütuftur. O zaman ne yapacağız? O lütuf yanındakına ne? Oyarsın. Şimdi o lütuftur. Bir üzümü yıkayabilin. Şimdi bunu elde etmek nasıl olacak? Bazı bölgeler oluyor. Mesela oraya yağımız düşüyor. Bazı bölgeler oluyor. Böyle kurak olduğu zaman düşmüyor oraya.
Ama böyle ağaçlıklı diyelim, yeşil, ormanlık, ondan sonra böyle suların bulunduğu yerler olduğu zaman onlar çekiyor yağmuru. Bu ilahi ilhamı çekebilmek için bizde o güzellik bulunacak ki kalbe ilham nurani ve ruhani hal zuhur etsin. Kerem kalemiyle onların kalpleri süslenmiştir. Küfür ve isyan ona tamamen çirkin bir hale gelmiştir. Onlar hakikate ile Allah'ımızın yolunu bulan kimselerdir. İzah ediyoruz zaten. Asamine az kaldı şurada ve şu yerde bırakalım arkadaşlar uzun sürecek. Allah'ımız onların kalplerine imanı yazdı ve kendi tarafından da onları güçlendirdi. Burada anlayacağımız nedir? Cenabı hak'ta çok iyi bir şekilde dayanmadı. Allah'ın emrini korurken o da seni korusun, Allah'a tam teslim ol dayan diyor. Efendimiz aleyhissalatu vesselam Abdullah bin. İbn Abbas Allah'ınız velilerine ve kalbi imanlarına imanlarına yerleştirmiş ve sabit kılmış.
Efendimizin duası var ya sallallahu teala ve sellem dinin üzere beni sabit kıl diye. Bir ismi Hayır. Allah'ımızın ismiyle süslenmiştir. Yani Türkçeye geçmesi biraz zor oluyor. Evet, artık ilahi sırları cübbesi ile de diyor, onu Allah'ımız taciz edip şereflendirmiştir. Evet. Abi. Ebedi olan aleme durur. Dünyevi bütün işlerini görür. Senden, bizden daha çok çalışır ama kalbini katiyen dünyaya kaptırmaz. Helal rızık talebiyle çalışır. Mevla'ya dönmüştür. Şu aldatan dünyadan tamamen gönül olarak sıyrılmıştır. El-iki harfi gönül yerdedır. Daha ölmeden önce ahiret alemi için hazırlık yapar. Ancak diyor bu genişleyen kalp Rabbimizi tanıyarak taat yapan ve onun muhabbetine erişen kimselerdir. Allah korusun daraların kalp nurun girmediyse dar ve zulmetle dolu olan bir kalptir.
Elhamdülillahi rabbil alemin aleyhissalatü vesselam efendimizin ruh tayyibelerine ehl-i ashabını, peygamberane zam ve pirani zam mümin geçmişlerimizin mümin ve müminatın ervanını, İslam'ın ve Kuran'ın hakimiyetine, omzumuzun başarısına, Efendimizin ihvanının aşkına, şevkine, muhabbetine, onun buyurduğu ihvanımızı aşkullah, şevkullah, muhabbetullah ver deyip de yapmış olduğu duanın gerçekleşmesine el Fatiha.