Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi. Bismillahirrahmanirrahim, er-Rahman, filluvar. Rahmetin lüvi anlamı rikkatül kalp, kalbin incelmesi, kalbin şefkate gelmesi, merhamete gelmesi. Vel adfu vel ehse, önün ikramda, ihsanda bulunmasıdır. Bu şekilde geçiyoruz. Yalnız kalbin rikkati çok mühimdir. Kalbin inceliği. Mesela amellerin hapt olması, kabul bulunmamasının bazı işaretleri var. O da nedir? Cümüdü'l-aynin, gözün taş olması. Hiç damla çıkmıyor. Bir de, bir de kalbin katılaşmaz. Mesela fakir duyuyor, yoksul duyuyor, irtihalelerini duyuyor, musibet içerisinde olanı duyuyor, Arakan'daki Müslümanları duyuyor. Sadece Arakan diyordu. Doğru. Diğer ülkelerde zulüm içerisinde olan müminler. Bunları duyduğu halde hiç etkilenmiyor, tesir etmiyor. Ne kadar münasebetsiz, münasebetsiz bir hal çirkin bir durum. Rahmet, lügatte riktatül kalp.
Kalbin şefkate gelmesin, merhamete gelmesin, yerine göre uyuyamaması, bir güz günü sonbahar, Elmaların toplanma zamanı ki elmalar tam olgunlaşıyor toplanacak geçimini bununla temin ediyor. Öyle bir rüzgar esmiş ki o rüzgar da elmalar düşürmüş. Üstad-ı halimiz sıkıntıda olan bir kimseyi duymuş. Elmalarının döküldüğünü, onunla perişan bir hale düştüğünü. Sabaha kadar uymamış. Gelişimi nasıl temin edecekti. Sabah gelmiş mescide, o elmaları dökülen kimse uyuyor. Onun kaygı ve kederini üzerine almak suretiyle biiznillahi teala ona rahatlık etti. Kim yapar hasta yatağından kalkacak, bir hış gününde gece dışarıda bir kedinin miyavlarını indi. Onu alıp eve getirecek. Bir gün sabah vaktini üstazalimiz hikayede getirdi eve. Camide namazı kılarlar, işrak namazını kılmadan çıkmazlardı. Öyle de bir edep var ki cemaatten bir hayli mescitte kalanlar oluyor.
Onların yerine göre sesli hareketleri, yerine göre uykuları, bunlara hiç seslenmiyor. Onlar ayrıldıktan sonra bambaşka bir neşeye eriyorlar. O anda yanına bir kendi gelmiş. Ona gelir. Anlatamam bitmez. Burada kalbin dikkatinin incelmesinin, şefkat ve merhamete gelmesinin önemini ifade etmek istiyorum. Errahman, elkefirrahm. Şefkatin, merhametin, lütfun, ikramın, ihsanın pek çok olmasıdır. Allah'ımızın sıfatı, sıfatullahi Teala, şimdi sıkıntı duyacağız bir kimseye. Diyelim ki o bizim çoluğumuza, çocuğumuza, eşimize, dostumuza, evimize, barkımıza, şahsımıza hakaret eden bir kimse rızık verir mi kişi? Ona iltifatta bulunun bulunmaz. Şimdi Allah'ımıza kız isnadını yapıyor müşrikler. Melekler Allah'ın kızları diyor. İşte bu Zehir Allah'ın olduğu İsa Aleyhisselam haşa yüz bin kere haşa yine de rızıklarını veriyor. Rahman sıfatıyla. Er-Rahim kefirürrahman.
Yarın ahirette müminlere ihsanda bulunacaktır. Er rahme halül arif. Rahmet ariflerin halidir. Mevlayı zülcelali tanıyanların halidir. Anlattım ya size. Bugün Sami Efendi Hazretlerinin, Hadi Sallallahü Sırrı, etrafta bulunan fakirleri nasıl düşündüğünü Şam-ı Şerif'teki öğrenciler anlattığım için sadece size hatırlatmak istiyorum. Hozan'daki Mehmed Savur diye ismini de veriyorum. Onun harçlığını temin etmesin. Bu bildiklerimiz, bilmediklerimiz pek çok. Çamardın elmalı Şeyler Köyü'ndeki Hüseyin Efendi'ye, verseler, yiyecekler hazırlanmaz. Daha neler neler. Halul arif, ariflerin halidir. Okuduğumuz zaman biz Tabakatü'l Kübra'da evliya yavruluğa hep şefkat sahibi merhamet sahibi. Düşmanlarına bile, muhaliflerine bile çok ikram ediyor. Rabbi züncelalimize kalbin yönelmesidir. Ne kadar güzel tarif etmiş. Demek ki şefkat. Merhamet kalbin Cenabı Hakk'a miracıdır. Onun muhabbetine gitmesidir.
Onun aşkına gitmesidir. O kadar güzel bir tarifte bulundu ki Allah'ımızın arif kullarının mahlukata yaratılmış varlıklara, Rabbi Zülcelal'imizin rahmetinin zuhurudur. Rabbimizin rahmet, Rahman ve Rahim oluşunun bu sıfatlarının mevsufu olarak mevsufu olarak mahlukata Allah'ımızın şefkat nazarıyla, rahmet nazarıyla batmasıdır. Bak ne kadar değişiyor. Allah'ımızın rahmeti, merhameti bunun yanında bir kimsenin acıması bir olur mu? Mümkün değildir. O azametine göre Cenabı Hakk'ın şefaati merhameti. Buyuruyorlar ki Allah'ın yüz rahmeti var doksan dokuzu yarın ahirette. Bir tanesi bu dünyada. Bir anne çocuğuna ne kadar bir hasret duyuyor. Bak biz bunu haberlerden işitiyoruz. Haberlerde geçiyor. Diyor ki ben evladıma kaybettim, bunu gelin benden sorun diyor kadın. Benden sorun diyor. Bu acıyı benden sorun. Bizim bir arkadaşımızdı Ürgüp'ten, Damsa bir ismi Taşkın Paşa diye.
Orada vefat etti bizimle beraber okuyordu. Anası on üç sene aldı. On üç sene evinin önüne oturuyor diye onunla alıyor. Tabi Rabbimizin gayretine dokunmamak şartıyla bir ananın evladına olan şefkati ve merhameti. Bak uyuyabiliyorum, bir çocuğu için sabahlara kadar uykusuz hal alıyor. Bir gün evlat anasına asi olunca, anası onun beşiğini getirmiş gözünün önüne koymuş. Demiş ki evladım ben seni beşiğin içerisinde büyüttüm ve ne zahmetler çektim senin için uykularımı kaybettim. Bir babanın şefkatini düşünelim evladı için aman ha evladım okuyacak diye. Mesela Diyorlar ki yaşlandın, başlandın yeter artık. Yok diyor çocuklarım okuyor. Onlar için diyor onların rahat geçimlerini temin etmeleri, tahsillerini yapmaları için çalışıyorum. Şimdi hayvanata bakalım. Hayvanlarda bir kedinin, bir tavuğun, bir atın yavrusunu muhafaza için nasıl bir harekete geçti?
Hep bu Rabbi Zülcelalimizin rahmetinden, yüz rahmetinden bir tanesidir. Bu rahmetinin, Halıkımızın Evliyaullah'ta öyle bir tecelli ediyor ki mahlukata bu nazarda bakıyor. Mesela İmam Şarani Hazretleri diyor ki bizim diyor şefaatimiz muhaliflerimize olacak. Efendim niye muhalifiniz oluyor aleyhimizde da zaten diyor dostlarımız kendisini kurtar. Biz diyor Resulullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem şefaatiyle ehli kebairimin ümmeti, şefaatim ümmetimin günahkarları üzerindedir. Böyle bir merhametin içerisinde. Nedir rahmet? Muhammedi bir hakikattir. Efendimizin en çok anlatılan nedir? Pek çok da bildiğimizden söz, söz. En çok bildiğimiz taifteki hadise Uhudtaki o müthiş vaka yeter. Her şey bu rahmet iledir. Ne dinlemek istendi burada? Bu kast edilmiş oldu, iç Onun vücudu alisi var ya hayatta bulunması, rahmeti ilahinin zuhuruna sebeptir. Kuran-ı Azimüşşan'da.
Sen içlerinde bulunduğu ve Rabbi zücelal'imize de onların istiğfar edip yalvarması olduğu sürece, Halık-ı Lemyezev onlara azap eder olmadı. Vücudu adileri zaten rahmetun efendimizin, vücudu saadetleri. Sen olmasaydın kainatı yaratmazdım. Nebiyyürrahme SVS. Yaşadığı sürece artık insanlık için bir teminattır bu Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Bunu nasıl anlıyoruz biz? O zahiren yaşadığı sürece değil bu. Öyle anlamayacağız. O yaşadığı sürece ilahi rahmetin her tarafı kuşatması. Biz zannediyoruz ki altmış üç yıllık hayatı, bu devam ettiği sürece hayır hayır hiç öyle değil. Asıl onun yaşaması gönüllerde muhabbetinin peydah olmasıdır. Onun sevgisi gönüllerde yaşadığı sürece Allah'ın rahmeti vardır. Büyüklerimizden bir tanesi bir gece büyülen kaygı ve keder içerisinde oldum. Acaba ne olacak benim halim yarın mahşerde diye.
Allah'ımız sevdiklerimizin muhabbeti gönüllerde olduğu sürece onlar sıkıntı görmeyecek. Resulullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem muhabbeti gönle girmişse bunu devamlı canlı olarak yaşatıyorsa, ailenle yaşatıyor, her türlü işinde gücünde yaşatıyor. Bu muhabbeti yaşatmak suretiyle işleri düzgün bir tarzda devam ediyorsa, rahmeti ilahiye mazhardır. Çok güzel tarif edilmiş. Onun aşkı yaşadığı sürece muhabbeti yaşadığı sürece. Şimdi o muhabbet yaşadığı sürece öyle rahmet meydana gelir ki, komşu komşuya büyük bir sevgi içerisinde olur. Baba evladına, evlat babasına, anne çocuğuna, çocuk annesine, müminler birbirine, etrafta sıkıntı görenler, delt ve elem içerisinde olanlar bu rahmet, bu muhabbet, Efendimizin muhabbeti gönüllerde yaşadığı sürece hiçbir ızdırap ve eylem çeken kalmaz. Mesela diyor ki kimse ne aradı, ne sordu ben defter içerisinde kaldım.
Bir lokma ağzına sokacak lokma temin edemedim. Eğer muhabbet-i Muhammedi sallallahu aleyhi ve sellem olsa bu olur alem hayata gelir. Alem canlanır. Birbirlerine hep sevgiyle, merhametle bakar. Şimdi nasıl bakıyor acaba bir zarar gelir kapısını açık bulundurmuyor, iş yerinde öyle, her türlü tavrında bulundurmuyor, iş yerinde öyle. Her türlü tavrında öyle. Neden? O muhabbet yaşamadığı için. Ve ma davmetüsünne babyetün adavet çizeme çok güzel tahlil etmiş. Biz buraya bakmadığımız için konuşup durmuşuz. İsa etmiş mi? Biz bu bölümüne bakmadan konuşmuşuz. Ama müellif Hazretleri ne güzel ifade buyurmuş. Yeter ki onun edebi, onun ahlakı, onun ahlakı, onun göstermiş olduğu yol devam etsin, insanlar da bunu takip etsin devamlı ilahi rahmet üzerlerine yar. Kalpler onun rahmeti ile nedir? Devamlı uyanıktır. Devamlı Mevla'nın zikri iledir. Devamlı hakkı görmektedir.
Ve rahime bihil erva, feşehadet ve aşegat. Eğer ruhlar onun rahmeti ile canlanacak olursa, o kimse müşahede halindedir ve ona aşıktır. Ve rahimallahu bihin nüfuz. Canlılar o rahmetle, canlandıkça, o rahmetle dirildikçe, o rahmetle güzelleştikçe ne olur Felzehet ve Hadat, büyük bir huzur içerisinde mütevazi ve gönüllerde onunla aran alınır. O rahmet eğer nefislerde bulunacak olursa ne olur? Şerh suresindeki hallolur. Eshaubillah. O rahmet eğer nefislerde meydana gelecek olursa o nefis arınır, o nefis durulur, o nefis mutmainli olur, o nefis Cenabı hakk'ın hitap edeceği sırrına mazhar olur. Ey huzura giren nefis, dön Rabbine. Sen ondan, o senden razı olarak gir cennete, nimetine mazhar olur. Ve rahime bihiletsen eğer o bedenlerimizde zuhur edecek olursa o rahmet, ferrakat ve secedelet. Şu belimiz Rükua başımızda secdeye iner. O rahmet eğer tecelli edecek olursa.
Rahimallahu Allah'ın rahmeti. El-Aval bütün aleme zuhur edecek olursa ne olur? Zaten onun zuhuruyla meydana gelmektedir. İnsan yaşamanın tadını o zaman alır ve insanlar birbirine, bir başkalarının tarif ettiği gibi birbirine kurdu değil, birbirine canlı verecek hale gelir. Bir başkası Allah'ımız kendi sıfatlarını burada habibine kullanılıyor. Öyle bir peygamberimiz var ki bizim Sadrigu'l-Arabîin, hiçbir nebiye, hiçbir peygambere bu tabir yok. Bu ayrı bir eser halinde sunulur bizlere. Efendimizin diğer enbiyadan ayrı güzellikleri saymakla bitmez. Mesela bir tanesi, ya Nuh ya Musa ya İbrahim derken Efendimize, Sallallahu aleyhi ve sellem, ya eyyühen Nebi, ey nebim, ey peygamberim diyor, ey şerefli peygamberim diyor, daha biz bunu izah edemiyoruz. Ne büyük bir nimete masarız elhamdülillah, Efendimizle.
Onun için her an olmakla birlikte artık nisan ayının, nisan ayının o günleri işte yirmisi ile günleri işte yirmisi ile yirmi yedisi veya nasıl tanzim edilmişse bu ara içerisinde tesid ediliyor, anılıyor. Bu neleri, bu anılması her an anmamız için. Efendimizi sadece bugüne hasetmek değil, her an anabilmemiz onu kafamızda da gönlümüzde de, her şeyimizde de muhabbete hakim kılmaktır. Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi.