Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Kalbin sıhhatinin işaretlerindendir. Rabbi Zülcelal'ini zikretmekten usanmaması, hiçbir an Rabbini zikri terk etmemesidir. Gerek Kelime-i Şehadet, Tevhid, zikrullah, Sıfatı ilahiyeyi, Efal-i ilahiyeyi, esmai ilahiyeyi okumak, manalarını bilmek, hayatımıza geçirmek, inandığımız esasları, başta namazımız, cihadımız, iyilik ve emir kötülüklerden nehyetmemiz, yavrularımızı ıslahımız, evimizi barkımızı gözetmemiz, konu ve komşumuza riayet etmek, insanlar arası münasebetlerimizle dikkatli olmak, güzel geçinmek, hakkı tavsiye etmek ve sabretmek suretiyle Allahu Zülcelali zikretmekten usanmamaktır. Kalbin sıhhatinin işareti. Velayes emimin hikmeti. Hizmetinde de katiyen usağç duymaz. İmam namazı tez kıldırsa da ayrılsak demez. Kıldıktan sonra namazını tesbihatı yapmaktan üşenmez. Zekatını vermekten katiyen çekinmez.
Belki de fazlasıyla infakta bulunur imkanı dahilinde. Haccı ise, umresi ise defalarca gitmeyi, oralardan ders almayı, aldığı dersle hayatına yön vermeyi hiçbir zaman terk etmez.
Usanmaz taatten beş vakit namazını kıldığı gibi, yatsıdan sonra kıldığı gece namazı ve yatıp istirahat ettikten sonra kalkıp eda ettiği teheccüd namazı ile güneşin artık zahir oluşundan sonra kılmış olduğu işrak namazı öğle vaktine kırk beş dakika kalıncaya kadar eda ettiğin kuşluk namazı, akşamdan sonra kıldığı evabin namazı ve salatü havf bunun yanında salatü küsur ay tutulduğunda güneş tutulduğunda namaz kılmak, sevindiği an bir nimete kavuştuğunda şükür için secdelere kapanmak, eğer oruç ise Ramazan-ı Şerif'te tuttuğu gibi onun dışında da Muharrem ayında bir başkalarına benzememek için Muharrem ayının dokuzu onu veya onu on birinde tek değil de onlara yine Yehuut ve Nasara'ya muhalefet için iki gün olsun oruç tutmak, pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmak, Arabi ayları on üç, on dört ve on beşinci günleri İhya mı bir yıl dindir.
O günlerde oruç tutmak bunlardan hiçbir zaman usanmaz. Zekatını verdikten sonra, muhtacına fakir ve yoksulu gözeterek onlara el uzatmaktan usanmaz. Haccını eda eder, tekrar tekrar gitmeyi cani gönülden arzular. Onreler yapar, o mübarek beldelerden öğüt ve ders alır. Zikrullah'ı her anne dilinden ne gönlünde hiçbir zaman düşürmez ve mümin kardeşlerinin irşad ve ıslahı için de eğer nerede bir imkan bulursa onları anlatmaktan da geri kalmaz. Kalbin sıhhatinin alametinden biri de geçirmiş olduğu, namazlardan geçirmiş olduğu taatlerden, hayırlardan bunları yapamamanın gönlünde büyük bir sıkıntısını duymak onun kalbinin sıhhatindendir. Neden ömrümü batılların yaşantısı gibi geçirdim diye büyük bir sıkıntı duyar. Malını, mülkünü kaybetmekten daha ziyade ona elem verir, ona sıkıntı verir, ona dert olur. Neden vaktinde bu işi yapmadın? Neden bu zamana bıraktın? Diye üzülür durur.