Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Iki başlık altında işleyeceğimiz onarı madde var birisi hakikat bir diğeri de marifetdir. Kısaca maddeler halinde sayın izahını başka zaman Allah'ımız lütfederse yapılır. Hakikat hakkında bir bölüm konu. Onun on tane makamı var. Konuştuğumuz, görüştüğümüz kimselere çok yumuşak bir hareket ve şefkat kanatlarımızı indirmek. Böyle kibir değil benlik değil çok mütevazi, mütevazi. Ikinci madde bu. Bir kere yetmiş iki milleti bir göreceğiz. Allah'ımız yaratmıştır diyeceğiz. Biz şu şöyle bu böyle diyemeyiz. Allah'ımız yaratmıştır halif sıfatı vardır. Eğer yoldan çıkmışlar ise onların haliyle hallenmemek için, şimdi bakış açımız sadece Halid yaratma sıfatından dolayı. İtirazımız nedir? Allah'ımızın razı olmadığı amellerin yapılmasından, habibinin razı olmadığı hareket ve tarza girişlerinden dolayı olacak.
Aksi halde yok şahıslarına böyle bir bakış açımız yok. Halid sıfatı ile bir bakıyoruz ve bu iyi yetmiş iki millet dediğimiz zaman Allah için sevgi, Allah için buğz ölçüsünü neye göre koyuyoruz? Hareket ve yaşantısına göre. Bakıyoruz ki zalim mazlumu, mazlumu tamamen yok etmek istiyor. Mazlum kimse suçu yok günahı yok. Öyle insanları bir aileden yedi kişiyi öldürüyor. Ne suçu var diye öldürüyor. Bunların bu fiillerine buğz ederiz. Allah için dost olduğumuz kardeşlere de sevgi ve muhabbet içerisinde olur. Şöyle pişirmen gerekirdi, ben sana yemek kitabı da aldım, şöyle yapacaksın, bak komşuda öyle yapıyorlar ki bir yere gittin, börekleri, çörekleri bildiğin gibi değil deyip de rencide etmeyin. Bir ara evimizde hiçbir şey bulunmamış. Misafirler gelmiş su, içinde şeker, bazlamayla üstağzımız oturmuş, etrafı da varmışlar, üstağzımızın üstağzının yakınını anlatmışlar bunu.
Hasan bunu Hasan efendi bize bir ziyafet çekti. Huzumu kesti, koç mu kesti, ballar, yüretler mi döktü ne oldu? Efendim bir su biraz da şeker, o kadar da tatlı değildi bulamamışlar. Ekmekle bunu duyan üstadımızın üstazı derviş böyle olacak buyuruyor. Mevlana'mızın eve gelip de hanım yemek var mı yok. Kuru ekmek de mi yok o da yok. Dövüşme yok hiçbir şey yok hazırlamadın diye. Desenle evimiz Rasulullah'ın evine dönmüş. Hak yolda devamlı koşmak hizmet için insanlara eza etmemek bel yahmilu'l-evri yetemin onların zahmetlerine partlanmak, katlanmak, şikayet etmemek Mevla'nın yolunda hem nefsimizi ıslah hem de başkalarının hayır yolda olması için gayret etmiyor. El hamis. İçinde bir intikam hissi var. Bu bana bir tarif böyle etti. Ben bundan üçümü alacağım demeyin terk edin bunu. Unutun gitsin. Bir zata anlatılmış bu da kıymetli bir kimseye.
Demiş ki oğlum sen akşam ne kadar yemek yedin ziyafette? Ben sayamam demek ki. Yirmi çeşit yemek. Yirmi kabı hazmettin demiş şu sözü mü hazmedemedin? Belki kötülüğe bulunun. Zul müdeni bağışlayın, alakasını kesenle bir alaka kurun. Ya düğünüdür, ya bir sünnet merasıdır, ya bir haccıdır ya umresidir ya düğündür ya bir cenazedir vesair meselelerle bir seferden dönmüştür. Bir sebep olun Aman ha dervişlere, fakirlere, yoksullara öyle kibirli hareket etmeyin. Ben onunla oturamam demeyin. Bir gün içerisinde en zenginiyken memleketin fakir olan var. Burada pazarında ekmek kuyruğuna giren fırında bir zat öyle diyor dün buranın en zenginiydim. Şimdi bakın ekmek kuyruğuna girdim. Yedinci olarak Aman ha kendimizi beğenmek, üstünlük taslamak bunun için değil sırf Allah için girin bu yola, buyur. Sırf Allah için girin. Bağlandı bendim gidemem gayriye deyin. Bağlandı bendim gidemem gayriye.