On yedi şube ve seksen altı bayisiyle bakış kapak hep bir adım önde. Üstelik kapak siparişleriniz üç gün içerisinde adresinize teslim. Mutfak ve banyo dolap kapaklarında doğru tercihiniz bakış kapak. Bakış kapak nokta com. Bakış kapak Kalbi Selim'i sunar. Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. İnsanları ve cinleri zatımıza kulluk etsin diye yarattım. Ya Rab, ya Rabbi dedi Davud aleyhisselam. Mahlukatı niçin yarattın? Pekala azze ve celle. Ya Davud, künte kenzen mahfiye. Ya Davut, ben gizli bir hazine idim. Tanınmayı murat ettim. İnsanları halk ettim. Halk dendiği zaman taş toprak her şey onun içerisine girer. Yaratılan her varlık girer. Yalnız buradaki kasıt insandır. Zülcelal'imizi tanıma. Öyle bir kabiliyet var ki insanda o kabiliyetle Rabbi Zülcelal'imizi tanır.
Ve müsteidden, li esrarillahi taala ve muratte kalbi Allah'ımızın en güzel biçimde insanı yaratmasıyla ilahi sırları çözebilecek bir niteliktedir insan. Bunu suda da görür, sudaki letafetleri görür, Havada da görür. Havanın yaratılış sebebini ve hikmetleri alemin kokmasına mani olduğunu ve birçok sırlarını sezer. Semada da görür, yıldızda da görür, aynada da görür, güneşte de görür, toprakta da görür. Kalbini gözetleme gibi, kalbinde de Mevlamızın beni nehir ne de sema aldı kamil müminin kalbi aldı buyuruyor ya. Kalp acaba neden Rabbimizin muhabbetini içerisine almıştır? Bunu da sizce kabiliyeti Cenab-ı Hak insana bilmiştir. Ve Muğhiran ve muslihan li envari cemal illai teala. Halıke zülcelal, sanın ilahi nurlarla nurlanacağını ve cemali ilahi ile cemali ilahi ile şerefleneceğinin sırlarını vermiştir. Halıkımız bir yedi kudretihi erbaine yevme.
Kendi kudret elleriyle insanın çamurunu, hamurunu yoğurmuştur. Ve galallahu Teala. Ayeti celilei cemilesi ile de, insanlar ruhundan ruh üflemek suretiyle, tarifi mümkün olmayan Esrarı ilahiyeyi vermiştir. Meleklere Adem'e secde ile emretmiştir. Bütün isimleri öğretmiştir. Onu yeryüzünde kendi namına halife kılmıştır. Bunlardan maksat insandaki çok büyük kabiliyet ve üstünlükleri Bütün kainatta bulunan mahlukattan bambaşka bir özelliğin içerisindedir. Bunu siz taşta, toprakta, nebatatta, hayvanatta göremediğiniz gibi bu özellikleri, mükalre olan meleklerde bile bu özellik yok, şeytanı yok, insi olan da yok. Nefsinin arzu ve istekleri de yok. Onun için bir mücadele yok ondan. Nurdan yaratılmış. Nuri ilahi olduğu için hep ibadette ve taatte. Yani kendisine işte biraz şöyle dünyadan haz al, eğlen, istediğin gibi ye, istediğin gibi iç, gez, toz diyecek hiçbir nesne yok onda.
Ama insanda mevcut. Ondan dolayı insanın bu mücadelesinden dolayı, ilahi emirlere riayetiyle üstündür. Ve imanla, vaatle, taatle, nefsine yapılan darbelerle ıslah etmezse, La Yasihu ilel maalifin ilahiye İlahi marifete Rabbimizi tanıma gibi bir nimete de giremeyecektik. Çünkü nefsini ıslah etmemiş. Islah ettiği zaman Rabbi Zülcelal'ini tanıyor. Bunun için kim nefsini tanırsa, Rabbini tanır diye buyuruluyor. Sonra peygamberler geldiği gibi Ebu Bekir-i Sıddık, Hazreti Ömer, Hazreti Osman, Hazreti Ali radiyallahu anhübeyayn gelmiştir. Ulema-i Kiram gelmiştir. Sülaha gelmiştir. Onlar Onların nefislerini ve ahlaklarını güzelleştirmek için, görevlendirilmişlerdir. Sıfatı beyan-i devair. Bu nefsin sıfatları nedir mertebeleri. Ve sercia. Yedincisi el-Kamile, nefs-i kamiledir. Acaba bu emmarede olan kötülükle emreden nefsin sıfatı nedir? Bu ne demek? Nefs-i emmaret.