Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Yunus Emre'nin de ifade buyurduğu gibi şeriat, tarikat, marife, hakikat. Şeriat, tarikat yoldur varana hakikat marifet andan içer. Şeriatın de, tarikatın de, marifetin de, hakikatin de ibadet, ahlak, muamelat bunların hepsini içerisine alan müstesna bir yoldur. İtikat, inanç esasları. İbadet malum, inandığımız esasları yaşamak. Ahlak, yaptığımız ibadetlerle ahlakımızın güzelleşmesi ve muamelat, ticari husus, zirai meseleler, nikah ahdi vesaire, aile hukuku, insanlar arası beşeri münasebetler bunların hepsidir. Dikkat buyurulursa bir ibadette nedir, önümüzde oruç ayı var. Biz ondan ele alalım. Oruç ayında itikat var mı? Var. Yani orucun farziyetine iman edeceğiz. İbadet var mı? Zaten tutuyorsun sen onu Allah'ımız nasip ederse sabahtan akşama kadar yeme içme ve cinsi münasebetten uzaklaşarak.
Bunun ahlaki yönü ne olacak? Ahlaki yönü de bütün azalarımızı kötülüklerden dört şekli var. Bir kalbi yönü var. İki havli yönü var. Üç fiili yönü var. Dört imsaki yönü var. Kalbi nedir? Mesela Allah korkusu. Bunu siz zahirde göremezsiniz. Bu batında olur, kalpte olur. Mesela haşyet, azamet-i ilahiden titreme. Bu gönülde olur. Niyet, mesela buraya geliyoruz niyetimiz nedir? Buradan bir manevi haz, manevi nasip elde etmek, halimizin şerife, Kurtulması için bir içinde bir sızı var, bir aşk var. Bir muhabbet var bu işten olur. Mesela buğz, ehli küfre buğz ediyorsun. Bu kalbi amellerdendir. Kavli ne? Kavli olan da Kuran okuyorsun vaktiyle alakalı. Selatü selam dille alakalı. Bir de fiili olan ameller vardır. Fiili bedenle. Ben namazda ayakta durmuyor muyum? Bedenim ayakta durmuyor, rükua da iniyor secdeye de varıyor.
Mesela cihat ediyorsunuz, cihat da bizzat bedeninizle ehli küfre karşı saf bağlıyorsunuz, Bir araya geliyorsunuz. Bunun gibi. Bir de imsaki olan ameller vardır. İmsaki tutmak. Mesela yalandan kendini tutuyorsun. Gıybet etmekten tutuyorsun. Allah korusun başkasının namusuna bakmaktan tutuyorsun bunun gibi Misakı olan ameller. Demek ki bütün ibadette ne var şu saydığımız hususlar var. Önümüzde Ramazan-ı Şerif olduğu için nedir başta biz oruç ibadetine iman ediyoruz. İbadeti nedir? Oruç tutuyoruz. Ahlaki yönü nedir? Ahlaki yönü oruç bizi bütün kötülüklerden alıkoyuyor. Bu işte. Bütün ibadette mevcut olan husustur. Biraz daha açacak olursak nedir? Müslüman ve Müslüman kadına, erkek ve kadını her birimize farzdır. İlim, ibadet ve taatlerimizi yaparken farzını, vacibini, sünnetini, müstahabını bunu bileceğiz, bu farz.
Bunun bir de ibadet yönü var ne yapacağız, ilmi öğreneceğiz biz, İlmi öğreneceğiz, ilmin farziyetine bir inanacağız. Çünkü bilenlerle bilmeyenler bir olur mu, buyuruluyor. Bir bileceğiz biz. Neyi bileceğiz? Allah'ımızın, Allah'ımızın varlığını ispat edeceğiz, bileceğiz bunu. İnan dedikleri esasların hepsine inanacağız. Bunu bileceğiz biz. Nasıl inanmamızı emretmişse o şekilde inanacağız. Biz inanacağız. Ondan sonra ne yapacağız? Tahlil edeceğiz. Mesela biz Kuran-ı Kerim okumaya ne var? Bir imanımız var. Bize vahyolunan Allah'ın kitabını okuyacağız. İlim bize nedir farzdır. İbadet öğreneceğiz. Mesela oruç saatinde, bundan misal verdiğimiz için bunu diğerine kıyas ederiz. Orucun farzı nedir? Sünnetleri nedir? Orucu ne bozar? Oruca muhalif olan hareketler nelerdir? Bunları bir bir bir talim deriz. Aynı zamanda biz ilimle de bunu ifade edecek olursak ilmin farziyetine inanıyoruz öğrenmenin.
İkincisi öğreniyoruz, ibadet. Ahlaki yönü nedir? Allah'tan en çok korkanlar O'na ilim sahibi olanlardır. Şimdi ilim ehli olur insan da eğer Mevla korkusu meydana gelmezse o ilim bizi Allah'tan uzaklaştırır celle celalühü. Celle celalühü. Bütün taatlerde bu esastır. Şimdi ilim taatinin farziyetine inanıyoruz. Bu ibadette nedir? Yapacağımız vazifelerde ilmin farziyetine inanıyoruz, ilim öğreniyoruz. İlmin gerçekleştirileceği de nedir Allah korusun. Bir İmam-ı Azam Efendimiz gibi Rahmetullah Ali ne yapıyor ilmin öyle şartları var ki biz ezil diyoruz diyor. İlmin öyle şartları var ki, malumatı arttıkça neyi artıyor? Edebi artıyor. İlahi korku artıyor. Ben diyor meslülüm. Çünkü bildiğim halde yapmayacak olursam ne olurum huzur-i ilahide diye. Burada dedelerimizden bizzat tedavi için sığara hicab etmiş. Kendisi talebelerle meşgul.
Esad El-Bili Hazretleri de dedem Rahmetullah Aleyh'e hazretlerine de dermiş ki kayınpederinizi görmediği halde selam söyleyin, selam söyleyin mübarek bir zat. Velilerden bir zat. Daha bir üstadımızın bu ana tarafından dedeleri baba tarafından dedeleri de buranın aynı zamanda kadısı. Mustafa Efendi Hazretleri velayetinde hiç şüphe yok. Sami Efendimiz Hazretleri geldiği zaman kabrinin başında duruyor, dedeme Mustafa Efendi bu kimdir diyor. Bu efendim dedelerimize mübarek bir kimse diye söylüyor. Biliyorsunuz ilim talimi için ilçeden buraya gelirken huzurlarını, böyle soğuk kış gününde ısınmak için böyle çalı çırpı neyse onları yakıyorlar huzuruna geldiğinde o öğrenciler diyor ki evlatlarım siz yolda o çalıları neleri yakıyorsunuz, o ağaçları yakıyorsunuz, içinde küçük küçük hayvancıklar var. Öyle müttaki. Bunu kimse düşünmez öyle kolay kolay.
Onlar da yanıyor deyince talebelerin gözlerinden böyle inci mercan gibi yaşları dökülüyor. Böyle bir yevliya. Korkuyor Mevla'dan. Benim halim bir başkalarına delil olur diye, fiyalul ulema delilil cühhela olur için geçerli çünkü. Hepimiz çobanız şimdi, hepimiz. Evrehisiniz ya çobansınız. Elimiz altındayken mesulüz. Hepiniz eminsiniz şu anda. Hepiniz emir durumundayız. Mesulüz onlarla. Akşam bir halloldu burada. Evden çıktım. Bir çalgı acayip böyle mahalleyi kaldıracak gibi sonra öğrendim yakınımızda bir düğün vesilesiyle çalgı çalınıyor sahiplerini de tanıyorum camide de varlar siz demesülsünüz biz de men raminkum min keran fel yuvayir hubiyedih ile ahir ve hadis bir kötülüğü gördüğünüz zaman elinizle değiştirin bu yanlışlığa mani olalım dedik ve elhamdülillah terk edildi. Biz de arkadaşlarımız arasında emri bil maruf nehy-i anil münker farzdır. Bak buna itikadi yönü budur.
İkinci yönü nedir? İnanıyoruz buna. Bunu bizzat yapmak ama usulüne uygun bir şekilde yapmak ve terk edildi. Bunun getirisi nedir, ahlaki yönü nedir? Memleket temizlenecek, ruh da temizlenecek, gönül de temizlenecek, ülke de temizlenecek. Hepimiz bir kötülüğe mani olacak olsa tamam. Allah'ımızın sevdiği taatler bunlardır. Böyle bir inanç. Birinci olarak şeriat dört başlık altında birincisi şeriat. Bunun on tane riayet edilecek esası var. Allah'ımıza iman, meleklere iman, kitaplara iman, resullere iman, ahiret gününe, hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna iman, kadere, öldükten sonra dirilmeye iman. Amentü de ki altı esas, birincisi bu. Beş vakit namazı kılmak vel muhapalatu alaya buna ne diyeceksiniz vel muhapalatu alaya edebi edebi kılıp, kılıp geçmek değil o namazın edeplerine dikkat edeceğiz. Üzerinde tek tek durulduğu zaman bitmesi mümkün değil.
Sizin gibi anlayışlı kimseler onu çok genişletirsiniz. Namazdaki edep nedir? Mesela taharet. Taharet zaten farzıdır. Edebi Edebi, ünlün de taharetidir. Kıbleye duracağız, istikbali kıble. Fiziken durmayacağız. Ruhen de döneceğiz. Maldan, mülkten, kadından, kızdan, araba sevgisinden, şundan, bundan her şeyden dönüp Mevla'ya. Öyle bir kıble basitçe ifade edilemez. Ayeti celilesinin işareti budur. Her an kıbleye dönmüş durumdaacağız. Her an ona döneceğiz. Düğünümüzde ona döneceğiz, sem oynayacağız. Yememizde, içmemizde, ticaretimizde ona döneceğiz, haram girmeyecek. Evimizde, barkımızda batılların yaşantısı hiç olmayacak. Evde suretler neler haddimiz ya. Evimiz Resulullah'ın teşrif edeceği bir ev olacak sallallahu aleyhi ve sellem. Büyüklerimizin girip çıkacağı ev olacak. Bu yakın bir yerde üstadımız teşrif buyurmuş bir haneye. Eski evlatlarından birisi de hiç haberi yok ondan.
Üstadımızın geldiğinde. Ev sahibine demiş ki üstadımızın kokusunu alıyorum evde hayırdır bir şeyim var. Demiş bugün Hacasın Efendimiz gelmişti Haddes Allah'ın sırrı demiş Hayrettin Efendi o Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi selim sohbetini dinlediniz.