Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Malı sayacağız. Bunu yapmıyoruz. Ya şu kadar mal. Ben bunu hesap ediyorum. Fazlasını da veriyorum. Buyur olmaz. Bizzat sayılır. O mal sayılacak. Sayılacak. Ondan sonra hesabını yapacağız, yapıp vereceğiz. Müstahakkına bir de araştıracağız. Şimdi şartları yerine gelmiş. Malı da var, mülkü de var, Hacettepe asliyesinin dışında, yani ihtiyaç duyduğu mallar var, ihtiyaç duyduğu kabında, kaşığında, yiyeceğinde, içeceğinde, işte düşemesini de, fazla olanlar da hesap edip, farziyeti icap eden bir durumda ne yapar hac vazifesi yapar. Altıncı olarak Helal kazanç. Şeriatimizde altıncı esas, hiç bozulmayan, şeriat binasının temeli, esası ayakta durmasına vesile olan dileklerden birisi neymiş, helal kazanç. Çünkü helal kazanç bereketlendirir. Faiz batırır, helal kazanç ne olur, artırır.
Bu artırılmayı siz sadece maddi olarak hesap etmeyin. Evimizde güzel geçim artar. Helal, taam oldu mu evimizde güzel geçim artar. Çocuklar anneye ve babaya itaat eder olur, bozulmaz. Daha sonra ağız tadı ile yersin. Bundan iyi bereket mi olur? Çoğu insan evinde yemeğini ağız tadı ile yiyemiyor. Yok, huzur yok. O huzurlar meydana gelir. Kalbimize Allah'ımız bir nur verir, genişler. Gözümüze bir ibret verir. Kulağımıza hakkı duymayı ihsan eder. Hep bereket meydana gelir Ve sonra duamız da kabul olur. Ashabiyet yedinci olarak kaçınacak. Çünkü haram bizim kalbimizi siyahlaştırır. Kalbimizi katılaştırır. Sanki taş belki taştan da daha kat ashabında. Sizin kalbiniz buyuruyor Mevla taştan daha Taşların övünesi var ki içinden sular akar, övünesi var ki sular fışkırır, övünesi var ki Allah korkusundan dağdan aşağı yuvarlanır. Allah sizin yaptığınızdan gafil değildir. Mi?
Ezamin sekizinci olarak et-tühulü tahde taatiş şer dinimizin emirleri altına gireceğiz. Yani kendimizi kayıtlı bileceğiz, baş boş değil. Bugün bir su bardağını kaldırırken kayıklıyız. Ne niyetle kaldırıyorsun. İbadet ve taate güç olsun diye. Ağzımıza götürdüğümüzde üç yudum da içeceğiz ve içine nefes vermeyeceğiz. Bir kayıt altındayız. Lokmayı yerken de yemek tabağında kayıt altındayız. Önümüzden yiyeceğiz. Kimin verdiğini düşünerek yiyeceğiz. Mescide geliyoruz mescide gelmenin en az yirmi dört tane edebi var. Hep kayıt altındayız. Biz geziyoruz tozuyoruz. Gezmemiz de kayıt altında. .Şımararak yok. Biz aynı zamanda hal hatır soruyoruz, işlerimizi görüyoruz. O da kayıt altında. Böyle bağırıp çağıranlardan değil, gönül rencide edenlerden değil. Ses de kayıt altında. Içinden, dışı dışından içi görünen kırk bire girecek olanlar kim, sözü yumuşak söyleyenler bu da bir kayıt altında.
Biz akşam evimize gelip gireceğiz o da kayıt altında. Herkesi takip eden bir şeytan vardır. Eudi Besmele çekersek şeytan giremez içeri. Her şey kayıt altında. Bu kaydın altına Evet. Emrine uyacağız. İlahi emirlere uyacağız. Zaten Allah'ımızın emrettiğinin dışına çıkmak, arabayla yolda gidiyoruz yaşama öyle bir uçurumlar var ki, Tekirdağ'den gidiyorsunuz. Eğer sağa sola Allah'ımızın gösterdiği yolun eğer sapacak olursak o yoldan Allah korusun tepetaklak aşağıya girer ve helak olursun. Allah aynen onun gibidir. Bir dilimizin iftiralı söz söylemesi bilmediğimiz meseleyi karıştırması tepetakla gitmek demek. Gözümüzün harama bakması o da öyle elimiz, ayağımız bütün harekatımız ve sekenatımız dini emirlerin dışına çıktığı zaman bu durumdadır. Helalini helal, haramını haram bilip dikkat edeceğiz.