Hazreti Kara Efendimizin, hatırlayalım bir de Sinan. Kelimesiyle cümlemize hüsnü hatimeler tehdit etti Ya Rabbi. Yani bunu okuyarak öldür Ya Rabbi. Ya hani ben latife ettim anlamadın mı dedi. Doktorıldım. Ben senden ummazdım böyle lafı ben sana dedi. Hazreti Ali Efendimiz anlayamadı, yedi defa etrafını tavaf etti. Peygamberin kızı Hazreti Ali Efendimizin yedi tavaf Beytullah'a tavaf eder gibi döndü döndü döndü ayağının üstüne yıkıldı. Sen kırgın olursan ben ehli nar olurum ya Ali bana hakkını helal et. Bin boruyla helal olsun anladım dedi. Vaziyeti anladım dedi. Yine inşallah mes'ul oldum yola değil Peygamberimize kopuşuyor. Peygamberimiz de oraya çok gelirdi. Cihattan inince doğru Fatıma annemize inerdi. Fatıma benden ayrılmış bir muzga et parçası. Kim Fatıma'yı incinirse ben incinirim, kim onu razı ederse ben razı olurum. Çok razı olurum. Çöp bahısına girmeye imkanım yok.
Kadınlar olduğu için böyle şöyle konuşayım, mevzusunu bitireyim. Efendim, Resulullah efendimize yolunda rast geldi. Niye Fatıma dedi, iki gözleri Fatıma dedi, iki gözleri, kurt gibi ağlıyor. Hazreti Ali'ye dedi latife ettim dediler, anlayamadı, kırıldı bana diye de tavaf ettim, ayağını öptüm, halalaştım geldim, daha inşallah onun hakkı tamam ya Allah'ı razı edebildim mi? Daha hakkı bende kaldı mı diye geliyorum Ya Resulallah. Olmuş ya Fatıma. Geriye yapmışsın korkma. Eğer kırgın koyup da gelseydin, yolda da ölseydim cenazanı kırmazdım. Hocan sana kırgın olsaydı, hocan sana kırgın olsaydı ve sen de yolda ölseydin cenazen kılınmazdı o zaman. Allah'ımız itaat eden hanımlardan etsin. İtaatsız kadın çok fena, çok fena. Dilleriyle kocasına eziyet eden kadın yarın Allah'ın huzurunda yılan, akrep suratında. Miraca girerken Muhammed Aleyhissalatü Vesselam dillerinden aslı kadınlar gördüm.
Cibile dilim, bunlar kim Hocasına diliyle eziyet veren kadınlar dedi. Vasıpları da şöyle. Bir misafir gelince hocasına Allah'ını seversen kalkma, sen otur ben o işi yaparım derse savan doğrarken ne parmağı kesilecek olur da kan akarsa o kanın diyor bedeli şehitlerin kanıyla tartılacak. Kocasını memnun edip misafirini mesrur ettiği için. Gözüne giden tütün vardı eskiden ocaklarımız yoktu. O tütün gözüne giderek yahut savanın acısı, soğan doğrakanın onun suyu gözüne sirayet ederken ağıt gelecek olursa, gözü yaşarırsa o yaş hürmetine cehennemdeki yanacak yerini söndürürüm. Bir koca kadınına derse ki bir su ver de içeyim. O da kalkar, hürmetle suyunu doldurur, elini göğsüne koyar, buyurun der. Verir. Çok burada söz ya ben birkaçını söyleyeyim bugün. Buyurun der, geriye çekilir durur.
Suyunu ikinciyi elinden alır, gerisin gerisine girer oraya korsa bir haccila umne yapmış sevabı yazılır o kadına. Neyin için böyle oluyor? Allah nikahla onu ona verip takdir ettiği için kocasının vücudu bütün icraatlı olsa, sudan çıksa böyle eninen değil diliyle arılarak iyi etse, kocası hakkım helal olsun demeyince helal olmaz diyor. Çıkalım. Çünkü Allah Kuran-ı Kerim'in de Nisaların üzerine kocaları reistir diyor Allah Kuran-ı Kerim'in de. Hocanın birisi ailesine iki tokat vurdu. Ağlayaraktan geldi. Ya Resulallah, bana kocam iki defa tokat vurdu. Kısas ayetinden başka ayet olmadığı için ailesi de kocasına iki tokat vuracak diye Peygamberimiz emretti, ayet okudu. Dedi ki dur dedi şöyle ailen de sana iki tane tokat atacak, Kuran-ı Kerim bu, kısas bu dedi. Kadının ayağı dinlenip de koca ayağı dinenince cipiyle eminindi. Kadın güçlüktür, oturttur onu, o da otursun. Buyuruyor Allah.
Bu ayeti gönderdi. O hocası onun amiri dedi. O onun memuru dedi. Ona itaate mecburdur dedi. İtaatsız zamanında, dört zamanında sopayı atacak. Birisi namaz kılmazsa, birisi kusnetmezse, birisi kendinden izinsiz gelin evine girerse. Yetme evvel evden çıkma diyor. Bir kadına kocası diyor ki ben gelene kadar evimizden çıkma diyor. Emrediyor, su var, ateş var. Yiyeceğimi koyuyorum, ben gelene kadar yenmeyeceksin evden. O katta duracaksın. Birinci katta da babası varmış o kadının, o kızın. Sekerata düşmüş, öylesin. Hanıma demişler babam görüyor. Ben inemem, hocam böyle tembih etti. Babamı sevmediğimden değil, Rasulullah'a danışın Resulullah indim mi inerim ben. O indimezse benim inmeme imkan yok dedi. Peygamberimize vardılar. Dediler Ya Resulullah babasıymış, ölüyor. Kocası da inme evden demiş, evde dur demiş. Ne olacak bu, o kadın sizden soruyor.
Babası ölürse ölsün, kocasının dediğini tutsun, inmesin, ehl-i nar olur diyor. Siz böyle gıcık zannediyorsunuz bu iş ama kadınlar da gıcık zannediyor ama, zaman bize unutturdu kocaya salahiyet verdi. Kadınları ayağının altında ezilme izni verdi de şimdi kadınlar şımardı. Kocacağızlarını görürüm ben. O birkaç ilmek atan, koca onun suyunu çeker götürür eve. Ondan sonra yemeğini pişirir zavallı, çocuğunu tutan başka yerlerini de temizleyen insanları ben bilirim. Bilirim. Bunun için bu kadar engin düşme aileye karşı dokunmaz azmına yatsın. İki attığı ilmekle hep senin yüzünden. Tek kalımız dokunmaz bizim, tek. Ne diyeyim? Evin temizliğine misafir anca yetiyorlar. Üç dört tane varlar ama temiz ol, tahir ol. Temiz ol. Ailen sana itaatli evlatların itaat dursun. Halı yapmada yarış basma. Evimdeki hasırın altını her perşembeda kaldır, dışarıya götür.
Bütün paspas yaptır, adını, kadının hasın evleri tertemiz olsun. Ben her evleri gezdim, samimi yerlerde tembih ettim. Bizimle dost olanlara her cihetten örnek olmaya çalıştım. Hüzün doyduğu bükteki pekmezi tab baharın pınarda yıkar. Başında bir çatı dolup da o yas bez ile her döktük. Böyle pisliğiyle bereket mi kalır evde o kadınla? İsterse yirmi beş halı dokusun. Tenircentaşsın onun dokunduğu para, halının parasını verip de kafasını kaldırıp da daha ben kadın bilirim. Benim dokuduğum halıyı ucuz vermişsin. Oradan geriye alacaksın. O balının bürüneceğine manen bürünüyor. Güneş şapkası var ya, kazasını atsın o şapkanın. Gaga, kazasını atsın. Geliyor, ailem razı değil diyor. Çekip halı'yı elinden alıyor. O da diyor ki üçten Sen bir daha senin işine karışırsan halına şart edip gezip geliyor. Böyle neler duyarım, ben neler bilirim.
Bunun için yani bu kadar salahiyet vermeyin Allah'ınızı dilinizi severseniz yahu. Bizim ailelerimiz neler burada? Nedeni ciddiyetini kullan yahu kocalığını muhafazayım. Yine yüz otuz dördüncü, lakin hadis sekiz sekiz yüz altmış beşinci. İspatını müfteyene girerler, vaıza girerler, hoca bize doğum bir hakaret etti, teypten dinlesin, hadisin yerini de bulsun. Ben yalan mı söylüyorum, Resulullah'ın dediğini, dosdoğru mu söylüyorum erkek kadına böyle alnını karışlayın, bitecik noksanını bulalım. Hepsi Kuran-ı Kerim hadisi şerif. Hocam burada ne diyor bu hadiste? Rayiha-yı tayyibesini nasat duyurmak üzere istimal-ı atariyat eden kadınlar zaniah hükmündedir. Öldürdüm. Türkçanla biz yine anlayamadık. Kadınlar koku sürünemez. Eğer koku sürünür de sokağa çıkar da iller kokumu duysun niyetiyle niyetiyle kadın koku sürünür de sokağa sokağa çıkar. İller duysun da imrensin.
İller yeni elbiseme imrensin. Gereklerini kesmiş koyan imrensin. Olursa zaniak, zinayeden hükmündedir böyle kadın. Buyuran Rasulullah, imza Rasulullah'ın. Yani şu gözlerime, dizlerime dursun, zırce kadar hilafım yok. Fahri kainat yine can-ı zahirde cennete muttali oldum. Ben Miraca girerken cennete, cehenneme muttali oldum bana gösterdiler. Ehlinin et serisini cennete muttali oldum. Ehlinin et serisini dünyada fakir olan kimselerden buldum. Zenginler cennette çok az gördüm, fakirler cennette çok gördüm. Baştan aşağıya yoklar da bak camiden şu kapısına dur Hiçbir zengin anca bulabilin camiye gelip bağzı dinleyen üç beşe çıkar. Geri anne hep fakir yavruları, fakir adamlar, onlar ibadete devamlı. Fakir camisi oldu. Kimsenin da evladı olmaz yanında, getirmezler de. Onun için Peygamberimiz diyor, ben de diyorum. Yani cennete vakıf oldum, fakir fıkara-yı sabiriğin olan efendim.
Fıkaralığına sabredip de ben fakirim, yeni yeni bir sesler duyuyorum filan filan da zengin, dünkü dediğim gibi hasetlikten ciğerim patlayacak. Ben komünist tarafından olayım da onların halılarını, koyunlarını belişelim diye böyle bütün gelişetiyle değişen delil. Fıkara-i sabirin, ben zengin olsam mıdır belki azardım Allah'ım beni böyle yetmiş razıyım diyen fakirler cennete Ala'da ehlin ehlinin ekserisini dünyada fakir olan kimselerden gördüm. Naricahime de kesbi vukufeyledim. Naric cehennemi de gözümden geçirdim Miraca girerken diyor Peygamberimiz nasıl gördün Ya Resulallah? Ehlinin eksersini kadınlardan gördüm. Cehennemin ehlinin çoğunu kadınlardan gördüm. Niye böyle Ya Rasulallah? İnan zemrini de bir sinek kadar azlar diyor cennette. Cehenneme dolmuşlar. Neden Ya Rasulallah? İki şeyden sordum Cebrail'den. Niye bunlar bu kadar böyle buraya girmişler?
Hem azap görüyor, hem de saçından asılmış. Asılmış. Birisi diyor diliyle kocasına eza edenler. Bir de çocuğuna küfür söyleyenler. Ağzından laneti, küfrü çok söyleyen kadınlar. Aman ağzımıza sahip olalım, hocamıza itaat edelim. Niye bu kadın inil inil inliyor iniyor saçından asılmış Ya Rasulallah Saçını erkekten muhafaza itmemiş de saçı açık gezerimmiş de onun için Ya Rasulallah Şu niye memesinden asılmış ya, şu kadın memeden asılırsa çok zor uşak. Bir kadını şöyle kaldır kürsünün burada saçından tut. Yani sülyeyerek yevmiye iki karış kalsın bilse hatta amma imkan yok saçları yolunur, ele gelir. Allah'ımız böyle azap etmesin. Öyle onca itmesin diye aminle kurtarmaz kadınlarımızı da, erkeklerimizi de tövbeyi nasuhula tövbe olsun, bir daha itaat etmezsem, başımı açarsam ayağım aç, anca öyle.
Bunların nevi memesinden aslı kocasına danışmadan elim çocuklarına meme vermiş Sütü, çocuğu, bütün vücudu kocasının hakkı gibi O Hakk'a taarmuz etmiş Bundan daha başkası var hocam da ondan o. Neden? O çocuğuyla endişen kızı unutturuyor sonra kocasına demediği için, oğluna alıyor iki bacı beraber evlendiği için. İki kız kardeşiyle o daima zina ettiklerinden memesinden aslı. Niye bunlar ayağından aslı diyor Cebrail Aleyhisselam. Bunlar ayağından hocasına danışmadan elin evlerinin birini koru ikincisine girer, laf taşıyacak çünkü akşama kadar Ne laf biriktirebilirse, filanın geliniyle filan bozuk filan var, şu şöyle olmuş, akşama kadar kadının ne işi var? Ne işi var? Onları geziyor, yahut bacaklarını açmış da erkek görüyor. Kadınların şöyle kolundan onları görmez de siz görürsünüz dersiniz.
Şu kadar yere açık olursa, şu bir el basımı elinden yukarı bir el basımı zift karanlık, evinin zift karanlığında namaz kılsın Allah bir senede ömür versin, anlı gelinene kadar namaz kılsa bir tanesini kabul etmem çünkü Sedril avret oradan devidir, farzıdır Sedril avret buradanıdır. Derke görünme de öyle, namazda da öyle. Gecenin karanlığında saçından bir el basını yer kadının açık olursa ne kadar namaz kılarsa kızsın, dörtte biri açık çünkü, namazı kabul olmaz Ayağının topuğundan yukarı bir el basımı gökte biri çünkü olacak. Gökte biri o diz kapaktan aşağı, şu koldan aşağı bir, iki, üç anca geliyor ya Peygamberimiz dörtte biri, tövbe. Abdest ağza söylese şuradan bir, iki, üç, dördüncü. Dörtten biri saçından tokuğundan açık olursa, ne kadar namaz kılansa kılsın kabul değil. Çünkü şart olmayınca meşmut olmaz. Ben başka yerlerden misalını vermeyeyim de tahsil taraf para verdin, aldı.
Olmaz Sana oraya yazacak, hem de makbuz verecek. O zaman olur. Şartla mekruh bir arada oldu mu yine de yine gelir, omuzuna dikilir. Ver ki, büyürdüm, desenirim. Makbuzun ispatı. Allah kabul, niye iyi etmedin kıldım kıldım da. Allah bacağını aç ban şunu. Böyleydi diyor senin dünyada. Taniledin söyle elinin sılasına gelmeye razı olmazdın. Yine haydi o solda tanımaz herif, ellerden utanıyorum ben. Halle alacaksın. Bu olmadı, bu kısa şeyden uzun geliyor. Taş şurada olacak da bunun anda namaz kılacak. Iılmaz, aklına yatsın. Olmaz bu. En son ne kadar okusam bitmeye imkan olmadığı için dönüp ağlıyorum, tam şurada konuşacağımı herhalde ezen okundu. Bir bakayım etrafına. Vay. Geçirmişim, Allah cümlemize tahammülullah lütfetsin. Bunu bitirmiş olayım. Hangi kadın ki kocasını gazaplandığı sinirine koparır akşamına. Lüzumsuz söz söylemeye neye başlar?
Gazaplanır, Cenabı Allah'ın lanetine müstahak olur. Allah benim benim şu erkek olarak halk ettiğim senin karşına çıkıp da konuşmaya tahammüllu olmayan senden o kan kulum var ya benim indim de o makbuldur, gazaplandırdın onu, Sinirlendirdin onu, Allah sana lanet etsin. Buyuran ki ne Peygamberimiz menavi hadisi şeriflerinden yüz otuz dördüncü sahife kenzü'l-İrfan. Koca dövün hırsını tüm bizden almaya gelmişsin ya, öyle develedi kanaatim olsun şu kağıtlardan konuşacağım ya, elime alınca bırakamayı verdim, böyle tamamlayayım. Şimdi müjdeleliyorum sizi. Zercü kendisinden razı olduğu halde bir kadın vefat ederse hocası kendimden razıyım, Allah senden razı olsun diye öldükten sonra arkasına çok üzülüyor. Hiç incitmezdi. Güler yüzlüydü, tatlı dilliydi. Kocasına süslenir püslenir dışarıya çıkarken ve kötü elbise giyerdi, beni sevinmesinler, bakmasınlar diye böyle bir kadın kocasını razı etmiş.
Razı ederek de vefat etmiş. Sevci, kocası ondan razı olaraktan vefat ederse cennete dahil oldu diyor Peygamberimiz. Olur da demiyor, cennete dahil oldu. Elhamdülillah. Demek ki kadın olursan böyle kocana itaat edip cennete ala'yı yakalayacaksın. Ben terazi koydum, ağır söylemedim. Rasulullah'ın hadisiyle tarttım birer birer. Rasulullah'ın hadisine uygun geldinse kurtuldum. Ona uygun gelmedin mi anayasayı çınadınsa boğazını ipte. Çığnadınsa. Kuran-ı Kerim'i çınadınsa Resulullah'ın hadisini yerin cehennemde. Kusura kalma. Bu Hadis-i Şerif'teki beşarat günahı kebairden masum olan hanımlara ait olduğu aşikardır. Bu cennet müjdesi günahı kebair işlemeyen kadınlara ait olduğu aşikardır ve onu da konuştuk elhamdülillah. Allah cümlemize cümlemize ahlaklı koca, ahlaklı aile, ibadete bağlı, Allah'tan ayrılmayan zümreye ilhak olmuş o zümreye bizi ilhak eylesin.