Kadın ve Aile Hayatında Dini Değerler ve Toplumsal Sorumluluk
Kadın ve Aile Hayatında Dini Değerler ve Toplumsal Sorumluluk kaydında Hem üçte döndü gelelim bu arada bize. Tefsirini yok okudum, bunun binediğinde cemaate yarardım olayım, diye. Yani bunun beş, yirmi ay ferdi yok bir buçuğu tertemiz sünnet yanıyor, oldular. Dedi ki, Allah yüz, yüz, küsur, sener, mağarada unutmuş bunları. Sapları at, atıyoruz o zaman böyle. Fıktkım. Yalnız Allah mağara edeni ile halt etmiş…
Kadın ve Aile Hayatında Dini Değerler ve Toplumsal Sorumluluk ne anlatıyor?
Kadın ve Aile Hayatında Dini Değerler ve Toplumsal Sorumluluk kaydında Hem üçte döndü gelelim bu arada bize. Tefsirini yok okudum, bunun binediğinde cemaate yarardım olayım, diye. Yani bunun beş, yirmi ay ferdi yok bir buçuğu tertemiz sünnet yanıyor, oldular. Dedi ki, Allah yüz, yüz, küsur, sener, mağarada unutmuş bunları. Sapları at, atıyoruz o zaman böyle. Fıktkım. Yalnız Allah mağara edeni ile halt etmiş…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 9 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Hem üçte döndü gelelim bu arada bize. Tefsirini yok okudum, bunun binediğinde cemaate yarardım olayım, diye. Yani bunun beş, yirmi ay ferdi yok bir buçuğu tertemiz sünnet yanıyor, oldular. Dedi ki, Allah yüz, yüz, küsur, sener, mağarada unutmuş bunları. Sapları at, atıyoruz o zaman böyle. Fıktkım. Yalnız Allah mağara edeni ile halt etmiş ki girenlerimiz var, sözünü göre dönüyorlar. Hep pusu girenler görüyor, adamaya giren görüyor, diğeresine meraklı olan görüyor. Yeni konduğu ki, sürekli vuruyor o gündüzleri nöbetlere çeviriyordu. Böyle bayat mahkasında rahat olsunlar. Uyandılar ki, yarın bunu yakmıştık. Yarın Güneş buradan soğuk vatana kadar uyumuşuz dediler. Yüz bile söyle diyorlar. Demek ki gazve gidenler hiç bilmiyorlar doğumdan orada duruyorlar. Allah, Hazreti çektirmesin, bayıltıracak. Ulinin dilini gönderecek, boğazlar sarılıp böyle uyuyakalacak işte böyle kalacak.
Bir de hi kıyamet kopmuş tahammül silecek Müslümanlara. Allah'ım öyle etsin bizi inşallah. İmri hal göndermez bile, unutturtular, sesini geldiler. Su diyor geldiler, deli gelirse ne yapacağız? Seni bütün millet bizi bölmeye geldi. Eski afyonış dövmüş, dedi, kesermiş, getirmiş kafir. Bilinmez efendim, diyorlar bunlar da. Ben bu makyajla karşı dürüstüm varınca üç yüz senedir kaybolup da varınca sen Libya mısın geliyorlar tarihlerde yazdığı, levhalarda yazıymış, E, dedi. Ne olsun ki mağarada, yıl varlık'tan, sıyrılık bir gündüz zannediyor. Birisi de deriz ki, yok bir buçuk binevi. Bir buçuk binevi. Dedi ki arkadaş ırzamın uzandığına bakıyorum, kuşlarının yendiğine bakıyorum, Allah bilir sizin ne kadar kaldırdığınızı dedi. Allah bizi, Allah bizi, başka kimse gibi o zaman olduğu için onlar da imanlı oldular.
Ya Rabbi, bir de biz daha bunları gitmişler çıkarma, bir de çıktıkça kalmışlar, Bizi görünce gülerler iki boylarında tuttuğu zaman o belediyenin neyin makinesine yetişmeden ilk beni, bunların ismini aklım bu adam sönmeye başlar diyor. Hepsi, Kuran-ı Kerim. Yani sönmeye başlar. Allah'ım bu sırrı bunların fetih için yazıldın mı? Hiç tahammluğu gidemiyor da şimdi çocuğun sönmüş da utanmazsın Allah'ım. Onun için diyoruz hazır kadın camidan uzundan haşa. Kadın hamini bastetine vaziyet, cansız oranı da yazınız da sok yüzüne bağlanıverin, İzmir'e gale çözüm gerçeği insana gelir. Böyle yazmış ki da derste bunları buyuruyor Allah rızası. Adının bir aşkına? Onuncusu da ve Nahayn-ı Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Peygamberimiz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin böylesi de borç suresinde cennete girecek.
Efendim, tıbdîneyle haber vereyim, müritekilere tasdik et, gelmiştim. Bekcecik veriyor. Hepsi saadette oturuyor Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem. Sahabe-i Kiram başında bir de ben bir geldi. Dedi ki ilk defa niyet ediyorum dedi. İlk defa niyet edilmezse de konuşulmaz Cabir'de, dünyaya kelamı var. Bazı devri Kuran okunur ya, niyet kelamı konuşulmaz. Buyur oğlum, kim ediyorsun diyor sünnet? Benim şöyle dedi işimi görmüyor Ya Resulallah. Gever su çıkarıyor dedi. Gene dedi, inatlaşıyor, işimi görmüyor dedi. Dedim de biz söyleyebilelim, geleyim ben, dedim, bu adamcağızın. Müşkülini halletsin, niye görmediniz, o anına bakıyor, müslüman bakabilir misiniz? Peygamberimiz böyle konuşur mu diye bütün sahada ardında adam da bak, tefekkür göstersek ediyorlar bu bakarak. Ve lahim-i Ezimiyet kitabında.
Aldık bunu ve şimdi gittiler bahçe akısını acı verince böyle kinlü olur ya, canı sıkılmış böyle, bahçenin duvarına dayanır böyle. Kindi kinlü bakıyor, Peygamberimiz iri verince sahabeler de girdiler. Böyle bok içmeye başladılar. Aman ya Resulullah, ben de derdi aklın sahibi olmuş diye bir mevzu olması, muhtemel olur. İşte biz zarar tutanın, çıkalım da kapsıyor, seni yoğurun, dedi. Yok, dedi. Hiçbir hayvan bana zarar etmez. Benim kürsüsünde insan olanlardan başka bana tutan olan yok benim. Bütün de hayvan benim dostum olur, bana muhabbetleri var onların biri. Demiyor mu hicyesi verseler mağarayı, besmele, yılan. Hazrasız, duydun ayağı arı sokunca ey terbiyesiz filan, niye elimize ezümün ayağını soktun deyince bir insan mı aşık ya Muhammed sana? Ben üç beş yüz senedir bu mağarayı yetmeyle Muhammed Mustafa bu mağaraya gelecek kırptık, herif yere toptu toptu toptu. Ona açık kaldım.
Ayağında benim geriye bastı. Muhammed Aleyhisselam'la bir zarar sulanmasın ki. Ben geldim yaksı bağ döksin. Bana ay gibi olan sık sık mani oldu ya Muhammed geliyor. İkincide bağrına vurdum biri. Yani müsaade, ben çıkacağım, Resulullah'ı göreceğim diyor. Allah Duymayın diyor diyor. Vicdanımı anlayamıyor. Peygamberimiz de Sıtkı'da ablamın peşinde yatıyordu böyle. Yakın kadar ayağa bak uğruna öfkesi konulu. İşte hak anne sıkılabiliyor dağa, devenin deniz dağına. Şimdi girmiş gibi Peygamberimizin kokunun içinde duruyor. Şimdi girmiş gibi bin dört yüz sene iptal, iyiliği mağara. Allah görenlere tekrar dövmeyenleri angarıyor bu zaman nasip etsin. İnsan vermişden ne kadar bahsetsek sadık veya mahsulamazsan ama imkanı yoktur. Uyumuşta yılan olan süt sürdüğü ayağını sokunca onun acısına tekamül bilemediğinden mübarek gözlerinden yaş Peygamberliğin kişisine sıfır sıfır süpürür, aşırıya gidiyor.
Hayrola? Ya, korktum niye alıyorsun, denir? Ben yüzüne baktım, hiç demir diye çıkmıyor. Sen sebat ediyorsun, lordum sana, dedim. Hiçbir şey yok ya Resulullah. Geçen kişi Allah'ı bu sefer sorumlu sürece. Peygamber incinini giy, ayağının oraya koyuyor, sopuyor, yine çekmiyor. Böyle canlarını feda ettiler Rasulullah yolunda ama onların hükümleri böyle fıskıyla aldanmedi, öylece yazıldı buralara. Bütün oysa böyle camini içme, yazılmaz o işte. Allah, sabahlarına nail etsin bizi. Dedi, Allah'ın sebebi değil mi Ya Rasulallah? Pignası yok dedi. Yok, senin yılan soktu dedi. Oraya giydiğini gördüm. İnsandan bir şey bulurmadın sokacak ayağımı koymuşsun. Çek ayağını. Bana yılan bir şey yetmez söyledi. Şimdi nereye geleceksin yine. Bir şey yetmez çek dedi, çek bir yılan. Eşhedü enla Benim Böyle deyince Peygamberimiz, söyleyirse sizi hak ettin sizi, gel yansıttık. Mübarek kütlüğünden aldı.
Doktora göre şiri verince, ağzımız sütle beraber bütün vücudunun sanki beraber kendini verdi. Resul ağzımız da muhterem geçmişten de o, üzerine kesiplerinde Muhammed Aleyhisselam'ın gözü ağrıyor, siyeti kendin dövmemiş, mübarek çıktığını sürünversin demiş olursan işte gözü ağrıçılarına. Adsaflara benim için gözü alırmış, Peygamber bize getirmişler. Bu baharat dininden söylediler diye anlıyor. Vallahi örünceye kadar bizi daha gözü alışık örme. Peygamber diyor bu. Bir gece kedinin sırtını sarmış şöyle. Babam günahını başında baksan, mucize papaz da bu zamana yapıyor. Kendi yine ayağının üstüne düşer. Delikanlı şey, yani yok. Sütün mü kaç bağına? Dışarı pozisyonlar sonra peygamberimiz verdi ve böyle sırtını sığamıştı. Onlar bizden gelen hiçbir kelime hırsını ustaya düşmez. Allah'ın izniyle eğer de Peygamberimiz böyle, sabahtan öyle bazı adam dirsek geliyor. Bu şeriat.
Bunu şöyle tam elinin sol elinin üstünde rüyamdaysa, ağızının üstünü altına vereceğim. Millete böyle altını demiri, gelini istemeyeceğim. Epeki İsa bu, eğer oturuyor mu ne diyorsa sol elinin dışını bulacak. Böyle solunum dışını bulacak. Bu da salih içini bıktan çıkıp böyle Amerikesin olduğu için sağ elinin da dışını sol elinin da dışını. E, Peygamber Muhammed aleyhisselam, Esma mersi diye hatun ve hikmet şeytandan geldiğinde, Peygamber tefsir mersi gelse, her sabah getirir, mucizedir bu. İsraf olarak, esen gelirse Peygamberimiz yetneme versin der, o nimeti. Peygamberlerimiz Muhammed Mustafa, Peygamber, deliye girelim de bir elif geleyim diye bahçeye girdiler. Böyle bokçu. Ya Resulallah, şey olur belki yok hiçbir hayvan benim pişmanım değil, benim akrabamdan Ebu Leheb benim pişmanım. Akrabam alacağı, akrabamın çok bakımından Ebu cahil benim pişmanım.
Avucu oğlum olan o lehşeyidir benim düşmanım. Benim düşmanım daha bunun menfaatları, onun etrafı olanlar, o koçların neyin benim düşmanım, benim yürekimle veteriner güne göre Müslümanları benim için gönül yollarımla, değersiz kalkıp, kafidem beni boğulluğu bak sana kızdırmıyorlar. Diyecek kadar sürdüracaklar diyor. Eğer kötü onlar diyor, boğazına batardı. Çünkü onun omuzunda şeytan oturuyor. Onun omuzunda nereye kurtulduğu için ters tercih edecekler hocalar. Getiriyorum Allah'a ıssan da vaktu ve itaat cahil değildir. Allah'a ıssan duyacak mısın bir şeyde? Makduktan yüzdere olsak da, gitme hocam, elini ayağım mı tutayım yahu? Geç şuraya şöyle. Ben o gün boşeyken teslimum olurum Allah indindedir. İmanı rızık dese imtihan yok. Şuraiyenin boş inancını verme. Bunu olsun. Hiç mi uğraşmamak lazım? Orada gitmek geçmek lazım. Allah'ın cümlemize iki Şubatlara getirsin inşallah.
Israr etsin, inşa etsin. Vevemiyet getirdim. Vevem edin geldi, üç adımlık eder çıktı, kişinin birisini isteyerek Rasulullah'ın açı ayağına yüz derdi sürdü. Ya Muhammed, dövmeler ayaklarını döküyor, açıktan şahadet gözüküyor, müsaade edersen saat secde edecek. Yani secde edecek secde pek Allah'a olur. Başta hiç sus diye olmaz dedi. Secde ile emretseniz kısa varınız o zaman, diyor. Sen eğer secde ile emretse mi, secde yeminse mi kadınlara emzirerdin? Yerel beyin dersine bakıyor, bunun işini göreceksin. O çıktığını gönderip bunu çıkaracaksın. Yapmam ya bu hatta bunu etmesin mi? Yedi yapman, dedi bütün sahabe dinliyor. Niye yapman, dedi. Birincisi, dedi, boğazıma iyi bakmıyor, hırsıma iyi bakmıyor, bunları ara bağırıyorsun. Saçma sabaha geldi, çekeyim diyordun. Lakin hayvanlar bölüneyince de bu azap böyle bulduksuna günah da söylüyor, vallahi bunun şeyi vermem lazım. Ne diyorsun ya sahabe?
Vallahi ya Resulallah, doğru söylüyor, dedi. Gut gibi ağlıyor, tövbe etsin. İstin var etsin. Yine benim ahirete varmadan önce sahabesini yaptiyyacağız, Resulullah. Tövbe olsun dedi, sen tövbe ediyorum. Tövbe estağfurullah, usanağa bakacak, dedi. Artık Kureyş niye iyi mi, dedi. Kesin dedi, sahabe dedi ki, seninle uğraşan hileyi, yine hikmet getiremem, Allah'tan hayal dedim. Mübarek işçiliğine kafasını vura vura orada yürüdü. Allah. Bu Nevaid'i ledünni'ye kitabı yazıyor. Mufa'ydı, ulfa ulfa'ydı Hazırları kocalarına secde ile kendi derdini çıkıyor ya, ben şu da kadın hakkında birkaç kelimeyi bugün söyleyin, koca hakkında da birkaç kelimeyi yarın söyleyin inşallah. Bir şöyle. Hadis olmazsa hocam, babaların vücudunun da ailesi var burada. Sana iyiliği etsin, hizmet etsin, kitap etsin diye belki yalana hamlederler. Hadisle ispatlayın. Ayetle ispatlayın ve Resul'le buluşanın senfi kadından da.
İnanmayan olur. Bir kadın bir kadına, bir kadına hocası iki tane tokat oldu. İki, üç yerde vurulur. Birisi burs yetmezse, birisi namaz kılmakta, hüsrana gelmez namaz kılmakta, birisi ve yen gitmediği yere girerse. Böyle de haklı çıkmamış da, hemen buzunu niye azaltsın, niye çok aklımda buzdaysın diyerekten vurmuş, haklısın demiş gençler. Peygamberimiz, kadın da saat iki sokak vuracak halim bir yerde böyle demiş. Susak. Kadın da saat iki sokak bulacak deyince Allah'ın da ağır gelmiş. Çünkü, niyet hep göğün malın olduğu. Şu ayet-i celîleyi Allah, hemen Cebrail etmiş. Azra-ı Muhammed, Hafız'ı bir seher tokat durduracak Yetiştirıyor. Böyle. Kuran-ı Kerim'e sen bu halim. Olmaz böyle şey. Ancak dinleyelim Allah'ımızın selamını, Peygamberimizi. Ya mühim bir deyim de bu muydu? Biraz Yusuf gibi cevap verilir. Çünkü nurdan tahammül ediyor. Niye? Boşa daha geride koşabilir.
Üstüne altta bir evlenme misyonlar yakasına girerler. Hiç imkanı bulamıyor. Niye bu? Bunu kabul ediyor ama sabra ne veriliyor? Bütün yüzü huzuruna buz düşmüş de, hapsetmiş Yusuf Aleyhisselam'ın verilirse bu cevap veriliyor kendine. Hem haklısın. Sen toplumumuzda göre öyle bir şey bilirsin inşallah. Bir, hocanın gazındaki hakkı. Bir, hoca hocasına friabiler gelirken ayrılacak. Yani birinden memur çıkıyor, süt yere çıkıyor, maviye çıkıyor, çevreye çıkıyor, burayı hacede çıkıyor. Onunla beraber takacak, ayak olsun çevirecek, güle güle güle, Allah şunlara tebessüm diyecek, gülecek. İki, örnekle karşılamak. İşlerden gelirsek ki işler, yine geleceği yerli olduğu zaman hemen kafeye çıkıp örnekler karşıla. Buyurun. Allah
Kaynak: Genel
Kadın ve Aile Hayatında Dini Değerler ve… | Mihmandar