Daha efendim evamir ve nevahidir onuncusu da, Allah'ın emirleriyle emretmek, nehyettiklerinden milleti korumak Allah'ın emanetidir bu. Demek herkesi kötülükten men etmek, yani bir insanın kötülüğünü görürseniz dilinizle ümit verin men edin. Dilinizle olmuyorsa elinizle dilin oradan kurtarın onu. Hadisi şerif bu. Elinizle kadir değil, dilinizle kadir gelirseniz, ona kalben buğz edin küsüm de bana niye küstü ben doğru yola geleyim desin. Kalben de buğz etmezseniz hardal denesi kadar imanınız kalmaz buyuruyor Peygamberimiz. Demek onun cezasını biz de mi çekiyoruz? Sen de çekiyorsun ya. Bağlıyor sen, bağıyla sen düğün yaptırmaya adetli miydin? Köyde düğün yaparken ha ortada saz çaldırıp da kadın erkek karşı karşıya oynatmak, ruslar mı geldi sana? Ruslar mı geldi sana? İki ses sahibine Allah lanet etsin buyuruyor Peygamberimiz.
Birisi birisi ölüsüne iz vuran, saatçe olan, yakayı yırtan açıktan anlayana Allah lanet etsin. Birisi de eyyam şuururda, düğün günlerinde, davul çaldıran, zurna çaldıran, saz çaldırana lanet olsun diyor Peygamberimiz. Bunlar diyor kafirlerden geldi. Doğru söylemeyin mi şimdi? Dilini bükmek mi istiyorsun? Bükemiyorum ne yapayım? Bükemiyorum. Sen gidişatını büktün kardeşim. Vazgeç Allah'ı Muhammed'i seversen. O kadın ve erkeğe bakanlar ve bakılanlara lanet olsun buyuruyor Peygamberimiz. Nasıl ırzını elin erkeniyle kucaklaştırıp öyle diyorsun. Nasıl ırzının namusu mu iki köydeki düğünlerde ortaya sazcık oynuyorsun da kadın oyna diyorsun. Cahil mi bunlar? Böyle bakılanlara lanet olsun buyuruyor Peygamberimiz. Nasıl ırzını evin erkeğiyle kucaklaştırıp oyna diyorsun. Nasıl ırzının namusunu iki köydeki düğünlerde ortaya sazcık oynuyorsun da kadın oyna diyorsun. Cahil mi bunlar?
Var mı hocam burada? Ben bilmiyorum. Bizim memleketlere ucu geldi de bir yere bir iki yollar düğün ediyorlardı, onu ucuz söylüyorum. Orada bayram günü olunca ilk tek bir yanda kadın bir yanda oynaıyorlardı, onu ucuz diyorum. Sende de varsa üstüne anın, yalan varsa sızlasın varsın. Sekizincisi geçmişsek, dokuzuncusunu geçmişsek, onuncusunu geçmişsek, iyilikle emretmek, kötülükten nehyetmek, şart uleması şart. Büyük ulemaları Abdü mükellef'in üzerine bilmesi lazım olan farzlar kaç tür der? Otuz üç dedik biz onlar otuz ikidir. Ne niye otuz iki der? Biz dedik ki altısı imanda beşi İslam'da dördü abdestte, üçü usulde, üçü temnimde, on ikisi salatte otuz üç eldirik. Onlar dediler ki fassatı elli iki tane farz var. Bir araya mühimleri toplanacağız, altısı imanda, beşi İslam'da, dördü abdestte, üçü gusülde, ikisi emri bil maruf nehyi anil münkerde, on ikisi sanatte.
Teemnün insanın başına ömründe bir kerecikle ya lazım olur ya olmaz. Onu sonra insan beller. Lakin iyilikle emretmek, kötülükten nehyetmek her gün insana farzdır bu. Her gün oğluna da diyeceksin, kızına da, ailene de, çocuğuna da, komşuna da, aklabana da, tarikatına da, müminlere de, müminlere da iyi öğüt vereceksin. Yalnız hoca ne yapsın bir hoca? Ne yapsın? Herkes birbirine öğütçi olacak da bu dini ali öyle korunacak inşallah.