Şimdi şöyle gidebileyim, imkandır, seni el ense gitmeyin, evden iş çıkmaz ki beceriksiz kadınlar gibi. Konuşun konuşun yine orada pes gibi durun. Üçüncü kan tarada zeketten sorulacak. Surattin Köprüsü'nin üstünde bekle bin sene daha burada bakıyor. Ahiret çakılacak diyor kitap. Zekatı verilmemiş mal yılandan yılandan halka olacak, birini sormaya başlayacak mahşer yerinde. Zekat bildiğiniz gibi değil. Salrud-u talet hat zekat kelime-i şahade. Bu beş tane İslam'ın şartından zekatı vermen de onlar kirli olup diyor vücudusuna çakılacak. Sen ne diyeyim malının zeketini vermenin değil. Onun da şeraitleri ayrı düşen adam var, düşmeyen adam var. Malın varsa vereceksin ta ki bu konuları mizaha imkanı mı yok?
El-Muhal'lara, Kitap'lara, Dini kitaplar çok diyor memleketimize Konya'dan Doktor Ali Kemal Belberenin kitabı hem İngiliz'e hem de Fransa'da hem de Türkiye'ye Yunus, ona yeni yazılan başlıyor. Daha zedef böyle zekat verilmeyen mal ahirette yılan olup boğasına sarılacak dillerini sonra daha çok. Dördüncüsü oruçtan sorulacak, tuttu mu tutmanın mı? Bir teciğini tutmadınsa altmış bir kefaret, altmış kefaret bir de borcunu tutacaksın ama sevabına ümrüğün boşu boyunda tutsan gene Ramazan'daki tutulan böylece denk gelmeyecek. Hoş şeref başka Şehru Ramazan elde ettiği bir döndürmüyor mu? Furkan, o Şehru Ramazan bildiğiniz gibi değil, bugün cennet-i e'aladasınız. Gelsin attınız amma Allah'ın emrini tuttunuz, Allah'ın emrini tuttunuz oruçlar hakkında birçok şey konuştuk, o mevsimler geçti kusura kalmayın. Daha dördüncüsü de soyundan oruçtan sorulacak. Beşincisi de hacca gittin mi gitmedim.
Efendim yasak Nuranım işte bir diyetim yetmeden diyorlar, niye yemiyor? Bol bol kapayım önünde otopoşlar gülüp çalarkana seni zor ola sürüklerken yetmedin de şimdiye mi kaldın? Yazlıklar olsun sana. Eşimdi böyle kesti alıkoydu. Bir de ilan ediyor, utanmadan ilan ediyorlar. On tane hüccet var. Ya yüz elli bin hüccet vardı giren sene, yüz elli bin hüccet vardı. Onu niye demedin de şimdi on bin kez koydum millete? Beşincisi hacdan sorulacak, altıncısı abdestten, gusülden sorulacak. O hep izahat istiyor bunlar. Yedincisi zulümden sual edilecek, zulümden sual edilecek. Bu hadise buraya koymuşum, bunları okuyayım. Yani mümine narih Cehennem ataş, sıratın üstünden geçenlere ataş çüririliyor. Müminin nuruna cehennem bayamamıyor, cehennem söylüyor. Aman, kez geç nurum, narımı sövdürüyor diyor.
İnşallah Allah'ım derg-i hatip gibi geçmek nasip etsin Ya Rabbi, şu ellerinde dolu olan mevzularımdan size neyi okuyacağımı bilemediğimden, kağıtları karıştırmak mecburiyetindeyim. Şöyle karıştırayım bakalım Allah'ımız ne buyuruyor, Peygamberimiz ne buyuruyor? Hocam, kısıldı Ayet-i da Malaşalın rütbesi gibi rütbe var. İmanımız var ya Allah, bu iman rütbesi kadar büyük bir rütbe yok. İstersen sana misalla şöyle anlatıvereyim, Reis-i Cumhur görmüş, öyle mi vay-i Ya. Allahu alem. Oraya buldular bu sefer de karşına. İmam Efendi cübbasını sallayarak ya Saüdeys-ü cinruh cenazesi kıldıracak çünkü. O gelir sallanır, geriden birisi ergişi bir mesele, reisi cumhurun cenazesine buyurun, var ya, buradaki aldığı cisim o kadar, o müddeyi kabir de Allah düşecek, Allah düşecek. Ben başka şeye barışmam. Şimdi tanışırım yeter mi dedim, yetmez dediler, Allah rızası için der.
Sami düz kaynak, savunma uzmanı, bir yaslanmış kulağında, göründü. Şimdi bu öyle millet iftarını aç. Fincanı çocuklar da tutuyor, sonunda bakın bu çocuklar oruç tutuyor. Allah veriyor o kudreti, bu oyunu böyle kanun oluyorlar, imanın layık olduğu için o utanmıyor. O utanmıyor, israf etmediğimiz için, eylem yemeğini kaldırdığımız için hem o Allah'ın ahlakıyla ahlaklanıyor, hem Muhammed Mustafa'nın ahlakıyla ahlaklanıyor, hem de Allah'ın rızasını buluyorum inşallah. Allah'ın rızasını bulursak diyor olur ya, Allah'ın rızasını bulursak rızasından halt ettiği kimseye girer Resulullah'a komşu oluruz. Allah'ın gazabına orucu ye ye ve muzler çakmağı ne olur hocam? Allah'ın gazabına mahvettiği cehennemde hazef görür. Adem Aleyhisselam'a lazım olan hurmanın gıda biri kadar bir ateş getirdi, Cibril-i Emin kanadının üstünde. Yetmiş dakika alıyor suda yıkadı çünkü ateşe dayanmaz yelteyi.
Bu yer cehennemin ateşına dayanmaz kardeşlerim. Onun için yıkadı ya Adem dedi Adem ibadetle yetti. Vaktiyle kurgu gibi verilmiş taç yine. Yetmiş defa yıkandıktan sonra koymuş, yetmiş kütünü çıkıyor, kütününden kükürt maden çakmak taşlarını buldular da ondan da hasıl oldu bu ateş. Yetmiş defa yıkandıktan sonra tütününden bir ateş bu. Cehennemden, inceciktim yanan bir insan bu ataşa yatırtan bir senedir bir yandan bir yandan kıpırdamayacak rahatlığından, gözyaşı yatmış gibi olacak. Bu ataç ataç değil, nimettir bu ataç dökerim ya da Allah kardeşi diyor. Onun için birbirimizi incitmeyelim inşallah. La, lettehu Allah'a takardığı mümkün vesile arayın. Allah'a kavuşmak için cennetine, cemalına vesile arayın vesile, vesileyi aramıyorsun. Bir vasıta aran da mahzeleyen ağa durumundayım. Görün ya, onun gibi Allah'ı ve peygamberi razı etmenin için vesile arayın. Bir vasıta arayın. Nasıl onlar?
Hakk'ın rızasına nailiyet için ibadet ve taat'ta bulunamam da ibadet taat Allah'ın şahih kulları hıfzlardan, gibilerden alan tutun onlarla beraber haşri cem olun, kim ile sevişirseniz onu ile beraber haşr icap olursunuz. Biz Allah'ın velileri ile sevişmek istiyor. Öyleyse maşallah onların yanındasınız. Allah'ımız da seçemem diyor. O gücün yetmez değil mi? Seçmem diyor yani. Seçemem, haya muamelesi buyururum. On sene avam iyice yendi, kah kötü lakin o tür yerin içine dağılmış, o da onlarla sohbet eder, muhabbet eder. Mahşer yerim de onlarla beraber haşbir cemilerim. Gel bakalım zezanlara. Tutun yakasından, yatırun cehenneme diyemem diyor. Çünkü o dokuz tane iyi arkadaşının için o dilini affederiz. Çünkü budur, çık. Resul hamizaniyes diyenler diyor. Çünkü haya ederim, o dokuz tanesi birden bana hırılıverir.
Sen Allah'ın Resulü ile sevişir, çariyabıyla sevişir, sahabesiyle sevişir, hubbu cihanları ile sevişir, İmam-ı Azam'ı sever. Bunlarla sevişir, müminleriyle çürüyir, görüşün de Allah acibe yarın yakamdan tutar da sen diyor. Sahabelerim, velilerim bürünür, günahına tövbe etmiş, estağfurullah eski ettiğim günaha demiş, bu can Allah yolunda feda olmadıktan sonra neye yarar? Yüz sene daha yaşa. Ondan sonra yine zehir zikir öleceksin, Ondan sonra kafirlerle, dinsizlerle, imansızlarla cihad edin. La alle kuntumuhun ta ki tevzi Feraha naip olasınız. Allah'ın tevzi Ferahana mevzu bulamadı, onu buraya gelince sinirler gibi atıyor, ben ne bileyim? Zeket, zekat, dünden kalmış, söyleyin, bitir yıl sonra, ben asla, canım kusuruma kalmayın Allah aşkına. Zerket verenin birinci kart gökte ismi Kerim'dir. Mükerrem Allah'ın ve lehatkarane Burada Nur insana biz size ne Onun için zekatını vereceksin.
Bir, zekatı insan birinci farklı dörtte iki bin kerimdir. Allah'ımüke. İkinci farklı dörtte ne efendim? Curu, sadakanlı ver, hem yaksın, inan ya. Kim demiş ya Hacab diye? İki, üçüncüsü, üçüncüsü, üçüncü Nuhte ismi desene şöyle, üçüncü katta ismi şöyle yapın, Lut ya, Allah'ın Lut'nin kulu Allah'a itaat etti ve malının gırtla birini zekat verdi, fakir dağdaşlarını doyurdu bugün. Ne kadar keyifli o zekat alan fakir, size tarif ediyorum bölüm bölüm bölünmen, her birinin bir fakire sahip olun. Halenik, halenik bizdeydi, oradan bir takara takirle görüştüm ben, hoca diyor on iki ay yeri verdikleri zekesi on iki ay. Diyor, ben ikinene adam olur değil mi? Bizde burna mı? Bakarız ya diyor. Yok filan alıyor ekmeğimizi demek, biri daha biter. Fırinaları alın da, fırıncıyla da anlatırız, on iki ay etmeyen mümin olur.
Ne diyelim, niye bozulduğumuzda düşman aldı sizi ya bu kadar peygamber ahlak kıydığımızda salemik verirler. Neden bozulduğumuzda düşman istila etsin sizi? Hoca Efendi, dedi ki diyoruz bir büyük keramet ehli Hoca, sizi düşman istila eder. Birisi anasına sevdim mü, çoban çayı çektiğiyle alnının çapından çat yapıştırdım diyor. Böyle bu kadar şeyler ya, adam güldürülmez, bir tedirgin sevmez. Çünkü ihtar olan memleketi düşman istila eder. Sizin memleketinizi düşman istila edecek. Kardeşim siz de burada birbirinizi vurmaya bakarsanız Müslümanların evlerine bundan atar, taş atar, camını hurdelerseniz, o mücahit kardeşiniz da ben bundan iftihar duyarım, Allah'a çalışırsan o memlekete düşman, istila eder Allah için mensup olursun.
Üçüncüsü, dördüncüsü, dördüncü kat semada ismi şöyle yazılı, Sahi, Sahi, Sahi'lerin yurdu cenneti ala, aksak aletlerinden bahsediyoruz iki höyluyla beraber durmak caiz olsa benim canım hastayım ağzındasa, misafirime zor kalktım geldim öteki evden, şimdi gelince güne hastaydı ya bura beni sağ ol diyor adamda. Beşinci kat gökte, Allah'ın makbul uluu. Beşinci Sema'da da zekat veren böyle. Altıncı kattaki zekat veren ismi şöyle yazılır, mahfuz. Allah bunu muhafaza eder bütün belalardan. Tüketmez bir eylememiş, ben niye diyor? Hepsi de gelmiyor. Kulak sahiplerinden Sami en kıymetli hocamız içimizden oturuyor. Demir, Türkiye'de hafız, Şam-ı Şerif'te Arapça Bağdat'ta son farklıdır vaaz verdenin, bir yerde oturuyor içimizde, onu oturuyor. Bu coşkınlık ondan geliyor. Çünkü sermayesi bol aman geldi. Ben ne yapayım, tahammül edemiyorum.
Benim burkum mikrofonun, cereyanın elini elinde, o villa diyor da ben söylüyorum. Daha yedinci kat, Zebur, Allah affetmiştir bu ceket diren kulunu, daha arşi ala da Habibullah, Allah'ın boştu bu. Nasıl Muhammed boştu, bu da Allah'ın boştu, zekat veren böyle diye ayrı isimlerle çektiğim olunur. Namazı kendi dulsın, bu gelen habuzunuz, yerinde de aşk-ı şerik okusun, tespihi münafıklar dayanamaz diyor kitap canımı sıkar kendini, tesbih çekmeden çıkanlar mahkum olur. Tespihi çeken o gelen hocamız da namazımızı çıldırır ve sefer de düşmez. Niğde engeldi çünkü, ora on dört saat, Bayseri on sekiz saat, ondan sonra hem namazımızı yıldırsın hem de Kuran'ımızı olsun. Allah rızası için, ağzımızın tadıyla ayıralım gidelim Rızai la