İslami Yolunda Rıza-yı İlâhi ve Adaletin Önemi kaydında Ayet-i celile'den lügatten sultanımız Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin üzerine getirdiğimiz ve getireceğimiz Salavatı bir hadis-i şerif nakli beyan edelim, vadeda dualar edelim. Kula ki Rabbimiz Teala ve tekaddef hazretleri şu mübarek günlerde gittiğimiz duaları dergahı izzetinde ahsen-i kabul ile makbul eyle ya.…
Ayet-i celile'den lügatten sultanımız Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin üzerine getirdiğimiz ve getireceğimiz Salavatı bir hadis-i şerif nakli beyan edelim, vadeda dualar edelim. Kula ki Rabbimiz Teala ve tekaddef hazretleri şu mübarek günlerde gittiğimiz duaları dergahı izzetinde ahsen-i kabul ile makbul eyle ya. Kusurlarımızı ah eyle ya. Böyle Cami-i Şerife çekilip geldiğimiz gibi Muhammed Mustafa Sallallahu Teala aleyhi ve sellem Efendimizin Pirdev-i cennetine, annelerimizle, babalarımızla, akraba-ı talukatımızla, bütün mümin müminatla böylece Muhammed Mustafa buyuruyor. İki cihan güneşi buyuruyor, ve kendilerlik efendisi buyuruyor. Bize ne diyor? Allah'ın rızasını nasıl bulacağımızı tarif ediyor, biz onu dinleyeceğiz. Mucizbil amel edeceğiz inşallah. Allah'ımız bizi Rasulullah yolundan ayırmasın. Oradan getirdiniz cakta cennet-i alaya, Teala'ya girer.
Peygamberimiz buyuruyorlar. Fahr-i Kainat Efendimiz buyuruyorlar. Cenabı Allah'a razı yani mülakı olmak arzusunda Allah'ı razı ederek Allah'a kavuşmak arzusunda bulunanları bana çok da kalas-ı selam göndersinler. Kim bana çok Salavatı Şerife gönderirse Allah'ın razı bulur. Allah kendinden razı olaraktan Allah'a kavuşur. Onun için Salavatı Şerife'ye devam etmek lazım. Bütün gayemiz Müslümanlar, din kardeşlerim, Allah'ın rızasını bulmak, dünyadaki gelmedeki gayemiz bu. Bütün ibadetlerimiz Allah'ın rızası için. Namaz kılarız, Allah rızası için oruç tutarak, Allah rızası için hacca giderek Allah rızası için, zekat verir Allah rızası için, ana yapabilme itaat ederek Allah rızası için, komşularımıza iyilik gideriz Allah rızası için, bütün gelişimiz, didişimiz, maksadımız Rıza-yı Has için olacak. Bunun arasındaki iş hiçbir şeye yaramaz, olmaz hiçbir şeye yaramaz.
Konu olsun uzun geçen sohbetime gelen arkadaşlarıma Rıza-yı Mevla için, İhlas için tabii orada çok süma olur, el gösterişi olur hiçbir şeye yaramaz, hiçbir şeye yaramaz. Sırf Hak Teala Hazretlerinin rızası için olan amel kabul. Ben bu rıza bulandan birini size haber vereyim. İşe başlamışken, bu geç geldik yetiştirebilirsem, muhacir ile Ansar arasında çok muhabbet vardır. Dini İslam gelince Evs ve Hacrak, Hazrac kabilesini birbirine kardeş etti, can oldular. Mekke-i Mükerreme'den gelen Muhacirler Medine-i Münevvere'deki Medinei Münevvere'deki Ansarlar Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Ansara kardeşlerimiz, muhacir kardeşlerimizi evlerimize götürün, ev bulana kadar hizmetini gidin.
Böyle evlerini, yalınız ev ise Setrile geldiler, danısısıla geldiler, bir tarafında, ansar oturdu bir yanında muhacir yalınız akşam iftarına kestikleri tek tavuk doldurmuşlar, kız atmışlar, ısı yağıyla muhacir kardeşlerinin gömüne koymuşlar. Muhacirler ki Hazreti Muhammed'e kadar muhacir. Tüm memleketten hicret etmiş, sattığını ağızdan muhacir. Yel Murtaza muhacir, Azra Tısal Taşibeir'de böyle yüzlerce muhacir. Hep geldiler, bunlara hizmet yerine koymuş buyurun, butbas diye. Ebunu iki bir pişirdiniz, bir pişirdik da sizin de biz burada etmeyi yeğeler içine biraz küpelik peynir katar, onu yeriz siz Allah rızası için. Muhacirler ağlamaya başladı. Nasıl dostluk bu dedim, asıl kardeşlik bu. Ya şöyle ortadan bilelim de yarısını sizin yarısını dinleyelim. Böyle yaptılar. Muhacirler de tahammül edemedi. Oku tarihiyle bak neler var.
İslami Yolunda Rıza-yı İlâhi ve Adaletin Önemi ne anlatıyor?
İslami Yolunda Rıza-yı İlâhi ve Adaletin Önemi kaydında Ayet-i celile'den lügatten sultanımız Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin üzerine getirdiğimiz ve getireceğimiz Salavatı bir hadis-i şerif nakli beyan edelim, vadeda dualar edelim. Kula ki Rabbimiz Teala ve tekaddef hazretleri şu mübarek günlerde gittiğimiz duaları dergahı izzetinde ahsen-i kabul ile makbul eyle ya.…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 10 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Bedir'de, Bedir'de, Bedir Harbi'nde harpte yetmiş tane öldürdüler, yetmiş tane esir aldılar. Getirlerin arasında Hazreti Abbas da var. Hazreti Abbas radiyallahu anh, tufra halinde. Böyle elleri bağlı hazret'a atmaz. İnlettiniz benim bu hambucem olur dedi. Elini gevşenin. Hazret'ı Ömer bağla bu şevke ile gece gevşettiler, getirdiler. Dedi muhacirleri yani şeyleri esirleri misafir alın. Aynı onlara da o iyiliği ettiler. Yani tavuk kızartılarsa yalnız onunla mühlettiler. Müslümanlar bize feda eder Halid Cenab-ı Hak. Zorursa iş ileriye girer, yoksa yetmez senin işin Müslümanlara karşı cinlerin ruh bulmak ne var, iş işiterler, gelmez. Resulullah gelmez, bu ne en güzel biz yeniden başka şeyler yeriz. Nasıl İslam diniymiş bu dedi. Yani dini İslam nasıl bir İslammış diye, desinler ne bile böyle hürmet ettiriyor, ben iman edeceğim derler, başları da iman etmeye açılın.
Misafirperver, etrafı dahi velevkene kafire, misafirinize ikram edin, kafir de olsa. Kafir Müslüman böyleymiş diye iman etsin, sen birbirine hordek etmiyorum. Müslüman birbirinin düşmanı ol. Onlar kafire bile iyilik eden sahabeyi kiramıdı. Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak. Birisi ehli cennet, yetmiş ikisi ehli nar olacak mıdır peygamber. Babam bunu okudun mu korkardım ben. Ne diyor Orhan oğlum? O ehli sünnet vel cemaat ne? Yani ötekiler Aleviler, Rapazlılar, Ceberiler filan lakin bu bir tanesi ehli sünnet vel cemaat. Hocam biz ehli sünnet vel cemaati pek anlamam, okumadık biz çünkü, okumadık biz. Kendimizi de yetiştiremedik. İşlerden güçlerden elimiz başımıza dev de kitapların üstüne de bir eylemiyoruz, okumayı biliyoruz da büyük ilmühanlar alayım, efendim hadisi şerifler alayım, Kuran tefsirleri alayım, onunla meşgul olayım da demiyoruz biz.
Anca yüzlerinde açık kadın suratı olan şeyleri alırız biz onlarla zevkimizi, böyle hoş, ben öyle adamdan hep sevmem ya. Ehli Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ve Allah'ın Kuran'ının üzerine biz imanlıyız. İnşallah imanlı da görüp gideceğiz. İnşallah. Ben razı olandan birini size göstereceğim. Muhacirin birisi elini duvardan tutarak mescide geliyormuş. Ansardan birisi yani Medinelilere ansar diyoruz, müstah eden, yardım eden. Kardeşim başın mı dönüyor? Hasta mısın? Başım dönüyor. Neden dönüyor? Hasta mısın? Hasta da etsin böyle tutuyor ettim böyle bu tür duvarlarda üç gündür hiçbir yiyecek giymedim. Yiyecek yok evimizde aç karnıma bile aç karnıma bile mutlaka camiye gelirim ben dedi. Resulullah'ın ağzında namaz kılacağım çünkü. Ben dedi seni devam ediyorum akşam iptalı biz de aç olmaz mı dedi. Olur dedi. Kendi eve gittik. Ailesine dedi ki yiyecek var mı evde?
Evde yiyecek var mı? Evde bir kişi yiyecek kadar yiyecek var. İki kişi yerse doymaz. Bir de ben varım üç, bir de çocuğum var dört. Bir kişi yiyecek kadar var üçümüz aranızda yersek misafirini alıp getiriyorum dedi. Gel kaldım misafiri getireyim. Sen de aç kal, ben de aç kalayım çocuğu da uy. Lamba, ilikmen, yanakana onun fitilini de içeriye düşür, onaracağım derken ben sana darıltım diye aldırma, karanlık olsun da ben elimi uzatayım, o da uzattın, yiyor zannetsin. Ne yiyor zannetsin de karnını doyursun. Muhacir kardeşimiz diyor Peygamber'im. O iman-ı kamil sahibi değil. Kamil imanı yok. Kurban olsun imana. Din kardeşi aysa, kariyerle benimle çalışaydın iyi de olmaz böyle. Onun evinde açlığı duydun mu sen din kardeşiysen vicdanın böyle ciğerin derunun yanacak. Yanmıyorsa imanın çok sahip. Bir üfürüp de şeytan alır girer öyle imanı. Allah bizi imandan ayırma Ya Rabbi.
Birbirini sevenlerden git Ya Rabbi. Kardeşim, camiden götürdüğü, camiden götürdüğü misafiri iletmişler ve lan bana fitillenir. Ona demiş, kumar'ın içerisine düşürmüş. Yahu ne diye düşürdüm öfkelenme Allah rızası için demiş, bacıma rahatsızlık verdikten kıl, seni getirdiğin de boşa olur. Böylesi karanlıkta yiyelim, karanlıkta yiyelim ne yapalım? Karanlıkta Fatih kendinin, kendinin hileyi şerdiyesi öyle. Elini uzatıyor, ağzını ne diyor, elini uzatıyor, elini ağzını şapır dalıyor. Muhacir'i aç Kemal'i afiyetle doyuyor. Bilmiyor, gizli sadaka vermek böyle sevap, yani gizli sadaka aleyhi ve sellem imam, sahabei kiram ne kadar var, sahih bilir misin? Yirmi dört bin sahabe, yirmi dört bin saadeti var peygamberimizin. Hiçbir akış kesilip yıllık olur kafirlerin üzerine. Bak Kuran-ı Kerim'den istersen. Kafirlere çok uzattılar, kendi aralarında çok merhamettılar. Hırsız, nasılsın kardeşim?
Esselamü aleyküm birbiriyle hoş geçiniyor. Peygamberimiz yemin ediyor. Nefsin Havza'yı kudretinde olan Allah'a yemin ederim vallahi ki iman etmeyipse hiç kimse cennete giremez. Bunu demedikten sonra yüzlerce elektrik icat ettin, yüzlerce çizgiye gibi sefalet yaptım, vallahi cennete giremez diyor. Ağacını yaptın, şehadet getirdin. Amel yapmadıktan sonra, oruç tutmadıktan sonra, tereddüt durmadıktan sonra, zekat girmedikten sonra, anaya babaya itaat etmedikten sonra, Kuran-ı Kerim okumadıktan sonra, Kuran'ıla amel etmedikten sonra kuru ağaçtır, o meyvesi ameldir onun. Amel yapmadıktan sonra en ağır, kuru imanı bir solukta şeytan elinden alır. Onun için vallahi iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Bir, vallahi Allah'a yemin ediyorum kabza-yı kudretinde olan, nefsim kabza-yı kudretinde olan imanlı olan imanlı kimse birbirini sevmedikçe kamil iman sahibi değil o.
Birbirine düşman olmuş, hizmet etmiyorsun? Ne bu? Benim de öyle bir fikrim var. Senin fikrini kabul etmem ben. Dile benden bulacaksın seni. Hadi senin gittiğin yolu fena biliyorsan ben, herkes hürriyet verir. Benden ibret tüm adamların devrini de yaşadık biz. Bir hocanın kılına zarar getirmediler. Tamam ne oldu da çıldırıyorum yahu. Çıldırıyorum, onun için fitne hizmet etmiyorum. Hazreti Allah buyuruyor, vallahi diyor Peygamberimiz, birbirinizi sevmedikçe kamil mümin der etsin. Ben böyle kesip kesip veriyorum. Öyle az az kesme değil ki. Çünkü gevreli Kelimesiyle cümlemize husmü hatimeler tevhitiyet ya Rabbi. Kardeşim, euziye mana vereceğim, mevzuma diyeceğim, hiç tükenmiyor. Yani ne kadar dersen de tipyan tefsirinden aldık. Tefsiri tipyandan kolay tükenmiyor. Tekbiri diyeyim sana. Tekbiri Firavun bile bismillah'ın mevziyetini bilmiş, firavun.
Kafasının üstüne bismillah'i yazdırmış koydurmuş. Hepsi böyle diyor, bak burada yazmıyor de. Salgınla bismillah'ı koymuş. Dört yüz sene, dört yüz sene yaşadı. Dört yüz sene yaşadı. Başına bir musibet gelmedi. Gelmedi Çünkü cehennemden gecesi en aşağı olacağı için Allah göklek verdi ona. Yalnız Musa aleyhissalatü vesselam'a Kuran-ı Kerim'in yarısı Musa Aleyhisselam'a külavunun Vakası. Peygamber bizi teselli için Ebu Cahil'e, Utbe'ye, Şeybe'ye çok kızma. Firavun da Musa Aleyhisselam'a neler ettiği ve neler ettiği ve ta onlar bizi teselli etmese çatlar ölürüm. Peygamberimize neler ettiler. Mübarek halka, iki tane halka, hazırlaıp halkanın iki dişi çıkmıştı. Anını ağzıyla sordu, kanunun içine gitti mi ya Talha dedi. Gitti ya Resulallah sen ehli cennetsin dedi. Aşere-i Mühbetü'l-beşşereden, kafirin attığı bir taşla alt dişi şırdan vurunca kırıldı ve içine düştü.
Aldılar dişi, kan damlayacak Cebrail Aleyhisselam'ı Allah emretti. Muhammed'in kanını yere damlatma, damlatma yeryüzünde hiç Nebahat et bitirmem dedi. Bitirmem. Onun için dişin zanını düşürme yere. Peygamberimiz şöyle, hiçbir yerde peygamberine böyle eder mi diyor. Gözleri yaşarmış mı tabii? Cebrail aleyhisselam geldi yetişti, ya Muhammed, Allah sana salahiyet veriyor, kılıncını eline al, şöyle gezdirdiğim zaman Allah uzanacak, kafirden sahne kalmayacak, hep ölecekler. Şöyle salla bir dile. Ya Rabbi, benim kavmim beni bilmiyor da onun için bana vuruyorlar böyle, bunları hidayette kıl Ya Rabbi diye dua etti. Kessen ne? Kesemem diyemem belki nesillerinden bir İslam gelir dünyaya, dünyaya bir İslam gelir belki. Onun için hocam olarak biz, canımıza kurşun sıkan oldu bu sene ama ne dua ettiniz hocam, doğru söyle kürsüde yalan olmaz. Ya Rabbi binemiyorlar, Allah ıslah et ya Rabbi.
Islah et ya Rabbi, bu duadan başta Allah kahretsin bir defa demedim daha. Çünkü Resulullah'ı örnek tanıyoruz biz. Sağda, hızaya geldiği diyor o bize. Peygamberimizin rızasına büzülmemiz için sen de affedici olacaksın, sen de dua edici olacaksın. İnktihar etmeyeceksin, inktihar etmeyeceksin. Allah'ım, Allah'ım dinimize, hocamıza, acımıza, mukaddes saatimize hakaret edenleri ıslah et ya Rabbi. Amin. Islah ya Rabbi. Taif'e gitmişti. Taif'te ahladi hamide bunlar, Taif'e gitmişti. Taif'te kafirlerin ayranı kabardı. Ben Kuran-ı Kerim elimde Kuran, Gömümdet, Ruhan, Muhammed, Mustafa, tiril tiril titriyor. Beşler yetiştik süre, yeşertik süre, yenimiz bizim nerede kalacak gibi size. Onlar tiril tiril titriyor. Allah'ımız gençlerimizin kalbine büyük ufuklar yaksan buyursun inşallah. Efendim yarı koyma bir şeyi bitir. Firavun ne oldu sonra? Musa aleyhissalatü vesselam o memleketten şerh ettiler.
İşte biz buradan geçtik, Kızıl Deniz'den. Turist Sina'nın o kısmından Musa Aleyhisselam asasına, asasını denize vurduğu zaman on iki tane yol açıldı. İnanmaktan küfre varır çünkü Kuran-ı Kerim bu. On iki tane yol açıldı, böyle tozlu yol gibi on iki fırkalarızı, akraba yani filan, filan, filan, filan, yani filanın filanın filanın filanın böyle isimleri var ya soy isimleri böyle ayırdılar. Birbirini görüp geliyor cam gibi. Hiç korku yok. Musa aleyhisselam önlerinde geliyordu çünkü. Hiç korku yok, geliyorlar. Firavun dedi ki Musa kaçıyormuş, e kaçma lan bunu tutalım. Çünkü ne kadar hülliyet varsa düğüne giriyor, devne'ye giriyor, bayrama giriyor diye evlerimizden almış, onun Beni İsrail almış götürüyorlar yetişelim. Firavun bir aygır atabilmişti, etrafında göğü göğüler ki denize girmişler denizin içinde su böyle maallakta kalmış. Yedi ben Allah olduğum için dedi.
Diyor, bencil yüzünün Allah'ı olduğundan sular böyle yolarım istiyor, görüyor musunuz diyor. Musa Aleyhisselam'ın mucizesini derdine, derdine benzemiyor kafir. Ondan sonra haydi yetişin de öldürün bunları diyor, kendi biliyor Allah'tan bir hal bu, kendi biliyor, bile bile kafir oluyor. Çoğu insan bile bile hakaret eder zaten. Eğiliğini bilir de ömründen yuhü verince haydi ver de geliyoruz dedi ama zat bir edatı içeriye girdiği zaman Musa Aleyhisselam'ın kavucu dışarıya çıkınca onlar tam ortaya gelince suya kavuştur dedi, ve Allah kavuşturdu su. Firavun diyor ki, beni Nursa'nın Allah'ına iman etsin. Nursa'nın Allah'ına iman etsin. Böyle bir sene Cebrail Aleyhisselam ağzına mum bastı. Yani sağ kanatlık hattayken'a iman etmedin de ölüm göz yum önüne gelince iman etsin. Allah kabul etmiyor imanını. Gavur olur da bir adam hastalıkta ölürken ey iman ederse kabul değil. Buna iman değildirler.
Estağfurullah. Yani teypler de tespit ediyor sözümü ya, dünyaya danışıp olmaz. Ama Müslümanlar çok günahkar olurlar. Yani çok günahkar olurlar. Ben anlatıyorum bak bebeğin müjde günü. Müslümanlar çok günahkar olur. Can kuluma gelir. Gözü tavana dikilmeye başlar. Gözü tavana dikilmeye başlar. Yavrularının hıçkırığını duyar, kendine muht gibi gözünden döker. Elveda, elveda. Ben hayır, der ki hepimizin başına gelecek niye birbirimizin gönlünü geliyor biz olalım. Hep böyle kollarımızı uzatacağız, nasıl iftira edebiliriz ona. Nasıl ihtiras yapabiliriz ona. O halde böyle, havuz kağıdını okumuyor mu? Hafız kağıdına vardı müezzimiz, nasıl şimdi? O gittim kameti. Hafız kağıd kağıdını. Siz müezzimizin yanına var ama oraya oturun. Dua'ı okuyıyorsun, bir de kasiği de okuyacaksın sonunda. Cemaat bilmem ne olsun. Çok kıymetli hazırlarımızdan.
Arkadaşlar mevzuyu dağıtmayın, insan ölürken, gözü tavana dikilirken, diliyle bir yerine metne diliyle, tevhid okuyamıyor, tespih okuyamıyor, dili kalmış. Çünkü kumaya düşmüş gitmiş adam. Aklı da eriyor aklı, eriyor. Eli ayağı debeleniyor, ağzıyla söyleyemiyor da gözüyle delettim sen vallahi ya kulum ben senin diyor boynunu bükmüş Allah. Sen Allah'ımsın, ben kulum yarabbim, ne olursun beni affet dese yine o kulumu affedersin diyor. En son can gelirken. Kafirlerkini son can gelirkene imanını kabul etmem ama Müslümanların en son dakikalarını tövbelerimi yine kabul ederim. Burasından inemiyor da gözleri ağlıyor, boynunda bir köleyi şöyle Allah'ı görüyor Allah'ımız ya tabi. Rabbim, ahrettim sen vallahi Ya Rabbi diyor, yine affederim. Dünden mevzumu koydum, yavruları böyle bekliyor, ezen de birdenbire geldi, birkaç kelime daha konuşayım inşallah.
Şeytan, aleyhinlane, Allah'a aleyhillane Allah emrediyor Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemin huzuruna varacaksın ve sor artık cevap vereceksin. Geliyor sen melun şeytan mısın dedi. Evet, şeytanım Allah gönderdi. Ne sorarken ben cevap vereceğim. Ben de arıyordum seni dedi. Sorularıma cevap ver bakalım. Kaç düşmanım var? Benim ümmetime, ümmetimin içinde kaç düşmanım var? On beş tane düşmanım var ya Muhammed. Ümmetinden on beş tane düşmanım var İslamların içinde. Kimler onlar? Say da biz dinleyelim dedi. Bir, birinci düşmanım sensin ya Muhammed. Eğer sen olmasaydın, alemine rahmet için gelmeseydin hep kafir edicekdim bunları, hep cehenneme gideceklerdi. Senin yüzünden bu dünya rahmete kavuştu, imana kavuştu, en büyük düşmanım sensin dedi. Bir, dün uzatmıştık onu.
İkincisi, İmam-ı Adilün, İmamı Adiller, adaletli hükümdarlar, adaletli hükümdarlar Reis-i Cumhurdan köy yıllık darına kadar, Gavyin ailesinin geyisine kadar. Bunlar cumhurun adaletli olması lazım. Kim adaletliyse ben onu düşmanıyım, hiç dövmem dedi. Zalim olsa ah, takdir olsa ah, namazını kırmasa ah, orucunu tutmasa ah, iki çocuğunun beyninde iyi iş görmese ah, böyle daima işi vur bile olsa ah, onlar benim dostum olur. Lakin adalet ettilerime düşmanım olur. Onun için adaletin her gün namazında burada Kendi başına bir mevzuu sığmaz buraya çünkü bu ayeti celile-i celile-i cemile'nin içinde bütün Kuran-ı Kerimger olmuşsa onun için bu ayeti okunur. Çünkü yarısı emir ayeti, yarısı nehyi ayeti. Bütün bir işareti vermiyor, biz ezel olsun diye bekleriz. Muhakkak Allah, illallah'tan bak, anlat, kendi buyruğu. Emri innallah yerru emri der. Allah yerru emri der.
İnnallah yerru bil adeli vel yahsalani der. Bir velin edra. Evde mi duyuldu bu? Baba baban, yat, dekolsun geçsin başımdan. Kim vermiş daha duydun mu? Olmaz vermezler. Sen ne verirsen elinle o gider. Başka çaren yok. Diyor ki bana şunu da diyor, şunu da diyor. Benim bilgilerim var, okuduğum mütalaam var Allah'ın izniyle. Onlardan gelip değiyor, haberi verdi. Sığmayın diyorum, geriye kovuyorum. Onu çok açıklayacağım ama imtihan yok sığmaya. Dedim mi?
Kaynak: Genel
İslami Yolunda Rıza-yı İlâhi ve Adaletin Önemi | Mihmandar