Okumuş olduğumuz Fatiha suresinde Halıkımız Essalbillah. Ya Rabbi bizi dosdoğru yolda kıl. Nimet verdiğin kimselerin bu bölümde Mevla-yı Zülcelal'imizin ayeti celilenin bu kısmında müfessirine zan buyururlar ki esahne Nebiler, sıddıklar, şehitler ve salihlerin yolunda olmak. Peygamberlerin yolu bugün eğer Cenabı hak lütfeder, ihsan ederse Şuayip aleyhisselamdan anlatmak istiyorum. Kimdir Şuayip aleyhisselam? Sami Ramazanoğlu, haddesallahu sırra üstadımız bize Şuayb aleyhisselam hakkında şöyle buyuruyorlar. Şuayip enbiya arasında hatibul enbiya nebilerin içerisinde hatib olan, hitabeti çok güzel fesahat ve belagatta ama şunu göz ardı etmeyelim. Hepsinin madeni aleyhissalatü vesselam efendimizdir. Şu sebeple ki kavmiyle güzel muhavere eder ve suallerine de cevapta kemali iktidar zahir olurdu. Sordukları suallere onları doyurucu bir şekilde, ikna edici bir şekilde cevaplar verirdi.
Bir başka hususiyeti de çok ağlamasıdır. Hatta birkaç defa mübarek gözleri görmez olmuş. Çok ağlamasından dolayı. Bu ağıt hususunda İmam-ı Ali radiyallahu anh efendimiz buyuruyorlar ki Gözyaşı üç şekildedir. Birincisi min havfillahi taala Allah'ın korkusundan celle celalühü. Yalnız burada şunu çok iyi oturtmamız lazım. Cenabı hakk'ı tanımadıkça olmaz. Mesela kişi gelişigüzel hareket ediyoruz diyelim. Cümlemizi kast ederek başta biz gelişigüzel hareketlerimiz oluyor. Yani bu tavrımız Cenabı hakk'ın razı olmayacağı amel diyelim. Neden oluyor bu? Bunun olma sebebi Cenabı hakk'ı tanımamaktan ileri gelir. Mesela Cenabı hakk'ın el musalvir sıfatı var. Hiçbir kimse bir diğerine benzemiyor. Bu beden olarak olduğu gibi bedendeki azalarda da öyle. Mesela gözün rengi, saçın kıvrımları buna benzer. Parmağın uç kısımları diyelim mesela. Şimdi kar taneleri diyemsal vermiştik.
Hiçbiri bir diğerine benzemiyor. Bitmez tükenmez Cenabı hakk'ın yüce kudreti. Bunu bilen bir kimse nedir? Ben böyle bir azamet sahibi Cenabı hakk'a karşı ne yapmışım diyor. Der? Tanımmakla alakalı. Yoksa Esad Erbili Hazretleri buna temas ederek buyuruyorlar ki Allah afvolduk ve rahimdir deyip aldırış etmeyenler diyor, şunu düşünsünler. Mesela Cenabı Hak, Rezzak hepimizin rızkını lütfedecek, ihsan edecek. Böyle olduğu halde neden çalışıyoruz? O zaman diyor, Gafur ve Rahim derken, onun mağfiretine erecek güzelliği elde etmemiz lazım. Mesela, o rahmet ve mağfiret nasıl zuhur edecek? Diyelim ki denizler, sular, onlar buharlaşmak suretiyle ne yapıyor, o bize rahmet olarak semada bulut olup dönüyor. Ve sonra o rahmeti celbeden nedir? Ormanlar. Bunlar vasıtasıyla ne oluyor? Yağmur yağıyor. Şimdi biz Allah'ın rahmetini yağdıracak bir kere tövbekar olacağız. İkincisi ibadet ve saatte bulunacağız.