Bine bir bana sekiz şeyi tavsiye ediyorum. Eğer namaz biliyorsanız, vesvese ile namaz kılmayın. Namazda huzur hoş olmazsa, o namaz, namaz, ne yapıyor? Şöyle tahlil yapayım Namazı huzur huzur istiyor musunuz? Namazı huzurla huşula kılan korkumdan kurtulduğunu, numune nail olduğunu nasıl isterler? Laflamak istiyoruz. Ama böyle olunca diyor Namazdan bir yer, üç şeraiti yerine getirilen. Birisi, Hazancımız mutlaka helal edinmez. Haram taam kazanır. Haram, boğazdan girerse, tıpkı amel hap olur dualar kabul olmaz. Tam mutlaka halamın da olsun. Annen sivri gibi helal olsun, ben diye ve o halanın ağını da Hakk çarkı zikriyle dönmezse, bir yıl ta'am gafil değildir. Umur olmaz! Ben kardeşlerimizden, bazı yakınlarımızdan! Işte biz deviydi Doğu, bizler de nereden geçti girdi. Yemeği yerken böyle işlerini altına alınca Allah, Allah'ım Yuttun mu hiç tam olarak yetmiyor, diyor.
Hiç de dışarıya gitmek istemiyor, binlerce olmuyor, değildir. Yani nur olup geliyor, diyor. Tekkeden de yollanmış Halil efendimizin gösteriyor ki: Kabus falan gelsin mi? Böyle? Böyle yenirse, halal taam böyle yenirse, Abdestle huzurla alınırsa, baştan başlıyorum abdestle elim ile ittiğim günaha tevfi olsun diyor. Hem duasını okuyorum, alırdı. Yani yuvasını görür görür, ezberlemesi, kız krallarına telleneyi verdi. Peki ısılık beller, Yani buna benzer belki sekiz-on tane benim yapmadığım noksanları gizli şeyleri bana haber verdim. Emri aldıktan sonra tabi hilafine hareket edecek, merhamet. Yalnız onlar doğrulttular bizim, yollarımızı. Biz de dilimizi ve size buyuruyoruz. Allah ters yerine hareket etsin inşallah. Abdest, baştan ayağa kadar hep tevbe ile, istiğfarla, dua ile o alzayiri ettiğin günaha tevbe ile abdest alınacak. Şu dışlığa ünmayacaksın, iç yunacak abdestle. Etmiş.
Bizim gibi dehlması benden daha Allahu ekber. Hedefliğini bildiği yok kime diyor Allahu ekber diyor. Büyük olan Allah'ınsa Allahu Ekber bunu büyüklük şehit tecelli ile rağmen yirmi kadar derim demiş. Başlamış Kuran-ı Kerim'e ederiz. Sabaha kadar bunu demiş, sana ibadet ederiz dedim mi kasadaki para, kese belki para geliyor, işte doları geliyor. Sığırı geliyor, ailesi geliyor, çocuğu geliyor, mağazası geliyor, işi geliyor onlara ibadet girer gibi hiç ibadeti çekmemiş sünger gibi içine. Yelken aldı diyor ağlamaya başlamış. Kız çocuğu Hep namazı kısmetçısı! Yani asıl şeriatı yapman için tarikata niye giriliyor? Aşk, ev, muhabbet gelsin diye büyük olan zat hizmet edilense Peygamberimiz Muhammed Medine'ye hicretini de bilememişler. Ondan sonra gelmiş oğlum ne oldu? Kalbim muhafazaydı. Namazı huzurla dumanı için arkadaşlarımız, namazı ile ilgili etmemiz helal olacak beni huzurla yiyeceğiz.
Bir. Abdestimizi baştan huzuruna alacağız. Ve Müslümanlar. Peki Şah-ı Hak, ben Efendimizin tarihi bu. Üçüncüsü, dünyayı yerime atmış, kusuruma geldim Ya Rabbi diye, Allah'ın huzuruna gelirsen, ondan sonra siz danışman geresinler, diyor. HUZUR GÜNDERİ KEYER VÜCÜTÜNDA inileyi inileyi namazdı. Amelin manda olduk biz, ustaya. Yani bir farklı yaşamış değiliz bugünü, öyle bir günü yaşadım. Ben kaybettiğimiz için o daha zor. Çok para eline geçer de kalbi verse, kazanmayan alandan daha çok kaybınız olur. Biz sizin hepinize daha iyi bir şey olmuş oluyor. Bakınız, esmeye başlayalım on dört ayetmiş. Dört bin nebiyi tahkayı yedim onlardan sekiz kelimeyi seçtim birisi Namazdaysanız kalbinizi muhafaza edin. Iki Başkasının evindeyseniz gözünüzü muhafaza edin. Başka kimsenin evindeyseniz gözünüzü muhafaza edin.
Hırzına na'l-ı şerife şefkat muhafaza gözüyle değil de şehvet gözüyle bakılmazsa yan diyor Allah cümlemizi muhafaza edin kalbinizi Peygamberimize Muhammed ' ın hanımları, müminlerin anneleri olduğu halde biz oradan perde çıkacağız diye anlat. O işte söyle nam-ı haramdan ayrı otur bacısıyla da olmaz bir odada bir kardeş bir nebacı olmaz ataşla pamuğun şakası olmaz çıkacak yangından evde kurtulmaz diyor Hadi böyle yazıyor geliyor, Enes sonra onun Risalelerine bunun için kardeşim, gözünü münafık edeceğiz Ya o merza radiyallahu anh sen küfrü halindeyken üç huyun var ben ona teraccüb ederdim dediler Sa'den. Fırat Hihristu gibi içeride herkes haram demezlerdi kimse derdi Kuran gelmedi diye hiçbir şey yoktu Fıkru halinde eder herkes bir- Yalanı sen gibi akılırdı.
Dedi ki gelin ırzı namusun üstüneydi kırmızı çapında bağlarlar çalarak geldığımızda müsaade var, derlerdi Sen bunun üçünden de bir şey yapmadın sana baktın, küfre haline gelene. Ne kimsenin namusuna baktın! Yani küfre haline gelene ne Irak'ı işte, ne yalan söyledi, niye bu nedeni, bu neden eder? Yani günah derdi bu o zaman. Hop ne olduk günahkar çünkü. Rahmet derdi yalan söylersen Benim yüzümün kara olmasını istemediğimden yalan söylemedim. Ama dinimize İslamiyet'e girince, bir tek yalan bir içeriden adam Hadis-i Şerif yalan ile İmam Buhari'de yarın nazar vermez diye yazabilir de Hadis-i Şerifler bir yalan söyleyene Allah lanet olsun. Üç defa Allah lanet ediyor. Ben çok söyledim bunları ya tekrar kaşar bile hemen yüz seksen diyorlar. Güzel şeyi yüz seksen kere söyledim de yine güzel.
Hacı Hüseyin Efendi Hocam'ın rahmet duasına gelince ellerini, ölüler döndüler döndür verince, yani İslamiyet'i o gün Ya Rabbi, Sen açıktan göster, dedim. Yani İmam şu şeyler neler hocalar bile cümlemde rah yağmur getiriyor diye taklit ediyorlardı. Yalan söylemeyin, kendinizi beğenmeyen, dua ederken kabul olur ya filan filan işte zina etti filan da filan günah etti o yüzden yağmur. Yediğinlerin dibi size yeter, o güne size kafi gelir. Siz baştan tövbe edin diye, bize tarif ederken yalan söylemeyin, torunum gel, oğlum gel beni bir kucakla da şeker vereyim dese, günde şeker olmasa çocuğu aldatsa yetmiş sene alma azap edecek. Gel çocuğuna o çocuk neyin için dedi biz aşağı indi hocam bu kadar çocuk hak etmezsin çocuğa tamam emretliğinin din günahı ediyor. O çocuğu yalanla yetiştiriyorum. Şeker bulunmayınca çocuk seninle yalan evlenmiş olacak o zaman. Onun için ne yapacağım? Yalan mı?
Ben onun için yalan söylemem, dedi. Bu ne diyor Irak içmedim Irak içenler sarhoşmuyor, düşüyor şunu cevaplarımız, yellen koltuğunda aptal gibi sürüyorlar götürüyorlar evine ailenin neyin yanında itibaren kalmamayı istemedim ben Erkekler kanunlarının abileridir, memurlarıdır. Yani onlar onlara daima bağlı tokadı burama sen ona, kısas yapacağına ama Allah ayet gönderdi ne yapayım diyor. Onun için ben ailem içinde düşük olmayı istemedim de ondan hiç geçmedim, aklımız ayıp etmedim. Neden, neden dedi kimsenin namusuna bakmazdı? Mı? Ben şöyle bakarım misafirim, gelelim gözüne bir yere vardır onun. O Eyruh hanımını derhal aşağı bir süzer. Benim Aileme geldi böyle bir süzdün mü bir ara Dostluk geliyor ama gelmez araya. Gözü çıksın.
Böyle baktın mı diyor defemden bir kaynar ayna sütü, hırdığı nama yeniyor, aileme baktır ama bana zor olan şey yine de zor olur diye ben kimsenin hırsına bakmazdım diyor. Kardeşim zor ararsın Kendine hoş gördüğün şeyi başkasını. Kendine zor gördüğün şeyi ille de zor İslamiyetin kamil imamsa iner bunlar. Oralara da en fazla. Demek ki başkalarının evindeysen kızımı muhafazayım. Dört bin Nebiye'nin şeyi iki, üç İnsanların arasındaysan dilinin muhafazayım. Diline sahip ol. Filan parti şöyledir, filan şöyledir, filan şöyle etmedi mi arkadaş bu herif. Şurada kaç tane onlardan adam var kim bilir. Memleket icılığından dolu bir yer. Dilini insanların yanında muhafaza Hacı Zühtü Hoca'm, Şah Efendi diyor, sana elli oldu ikili diyor, bundan sonra diyor aman üç kişinin yanında iki kişinin yanında konuşma! Hiç kimsesiz de kanuna yasak olan şeyi yapmanı Kimsesiz yemiyor.
Çangallar gelecek haber vereceğim, diyor. Başlar, başlar. Ben kitapta böyle gördüm işte. Babam da tabi pasta oturmuş bir paçaya alemi insanı. Hani Abdullah efendi ile kadar üstü. Hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi hi h üçünüzle bir aradasınız. Seni ben Kuran'ı tema etmiş tecbidi ile, Medine ile okuyan bir Hafız gibi görüyorum. Abdullah İbn-i Ebiddin olarak yüzünü okuyabilir gibi Müminlerden de öyle görüyorum. Ben mi öğrettim şu haber diye diyor. İnanmıyorum oğlum, oğlum sizin diyor. Gibi kabiliyetsiz olacak, adamın çürüğü olacak. Bunlar bizim birader, uzak dur. Biz bir de oradan münhasır bir ağızdan hafız çocuk sırlı bir şey söyler, sabah ona kokardı.
Her gün tabiatında fitnecilik varmış, nemmamcılık varmış, Gidermiş burada emanet diyor Efendimiz şuradaki lezzetli sohbetini haber vermeyesiniz, infakın arasında şu lezzetli sohbeti haber vermeyesiniz, lezzet var burada şimdi bak uygun ne gelir böyle olmasa bak bunu dışarı da bir arkadaşa haber verin onu da çıkmazlarsa ebedi bu yoldan. Necaşi aile çok sonra ve ağlaktan kocasına diyor ki Bugün, gençleriniz diyor: Buyur, üzüm, ben o üzümü gideyim dedim diyor. Biri bakmayarak! Bu alçak ne diyor buna! Adam da namus sahibi geliyor caminin duvarına fea maskara yerleştiriyor. Geldi o zaman: Anam anlayacak! Devle kalıyor. Sonra hele bakın çok. O köyde partıcılık olduğu için Abdurrahman Hoca'nın Kazım vurdu diyorlar. Bir bağlılık çöküyor Kazım ismi duyunca o samanlıkta bizden aldığı şeyi okuana okuana ölünün başına da kan böyle ravan oluyor. Hiç hayat yeri yok! Sağ Allah!
Şimdi bir ilde vurulan adam söyleyebilir mi? Kalpten yiyen böyle bir yermiş bilemiyorum. Yani hiç O Rağuta-i Şerife yapıyormuş. Üst azim sıkışınca gelir diyordunuz, nerede kaldım ben geliyorum hayatım. Hayat gidecek, gittikçe uçacak. Nerede kaldınız? Yetişirip diyordunuz. Çığınca yetişmezsek ahirette iki elleriniz yakanda kal, gazlanıyor, hakkınızı alın diyor. Eğer böyle dağa gelir de bizi istemezseniz benim elim sizin yakanızda kalsın. Çok tercüme ettim bunu Allah'ımız muhafaza ediyor. Yirmi kişi eşkıya bizim evimize, kabinem ne duruyoruz, toplarım diye hücum ettiler. Hem gelen adamı öldürttürmedi.