İslami Yaşantıda Gaybe İman ve Tevbe Yolu kaydında Şimdi onların kendilerine göre bir işaretleri var. Oradan hemen bilirler, rica olduğunu da olmadığını. Bak buraya gelir bir kimse O Konya'dan geldiğinin bir devamı ne geldi? Efendimize geldiler. Güzel görüştüler, oturdular. Konya'da da görüştüler. Onlar çok az insanlar. E özelliğini diyecektim derseniz değil. Böyle kimseyi kötü bölmezler.…
Şimdi onların kendilerine göre bir işaretleri var. Oradan hemen bilirler, rica olduğunu da olmadığını. Bak buraya gelir bir kimse O Konya'dan geldiğinin bir devamı ne geldi? Efendimize geldiler. Güzel görüştüler, oturdular. Konya'da da görüştüler. Onlar çok az insanlar. E özelliğini diyecektim derseniz değil. Böyle kimseyi kötü bölmezler. Allah'ımızı bulun. İşte hatasından dolayı bir sıkıntı duyarlar. Yoksa Allah'ımızı yaratmıştır dediler. Boşa yaratmamıştır. Şeyde geçiyor, mümin suresinde de var. İnşallah gayretmeyiz. Bir de Kıyanda suresinde var. Yani biz boş yere yazmadık diye buyuruluyor. Şeyde de geçer, Al-i İman suresinde. Mesela ma'lem de her defaatıyla. Biz yani boş yere yaratmadık. Yaratmasında bir sır var. Hikmeti vardır. Herkese diyor nasihat ederler. Allah'ın kullarına şey yapmazlar.
Kötülüğünden dolayı Cenabıhakk'a sıkıntı duyarlar da yaratılış olarak Mevla olduğu için, yaratandan dolayı Sevdi duyarlar. O yaratmıştır dediler. İkincisi de kimseyi kötü görmüyordur. Bir üçüncüsü, pek böyle insanların içerisine karışmıyorlar. Ozak bize sordu işte, bu dedi, ha ne diyorsun ben, size bırakıyorum dedim zaten. Hiç ısınmıyor. Öyle olanlara böyle bağrına basasın gelir. Sami annemizin yakınından bir kimseydi. O anlattı bize. Diyor ki, seyri süluk tarikat-ı aleyhedir. Belli merhaleler geçiyor. Bu seyir süluk diyor, adamı gördüğün zaman diyor, imrenecek. Bu ne güzel insandır diyor. Yani bu şeyi vereceksen diyor. O zaman kendimizi böyle bir boy aynasının karşısında inceleyeceğiz. Allah'ımızın kitabı kadar boy aynası olamaz. Ona bakacağız. Biz ne kadar uygunuz? Mesela en başta geçen Bakara suresinde ayeti celkiyle Gaybe iman. Gaybe iman.
Bu gaybe imanı İmam Rabbani Gatta Sallallahü Hazretleri şöyle izah etmiş. Görünmeyenlerin görünür hale gelmesi diyor. Mesela kabir de görünüyor, mizan da görünüyor, sırat da görünüyor, eşyanın hakikati de buna malum oluyor. Bu şekilde izah etmiş. Bak buna göre ötece. Ondan sonra genel tabiri Ahmet hatta Bagaira suresinde yüz yetmiş bir veya yüz yetmiş ikinci ayetcenle, itikadı da içine alır, ibadeti de içine alır, ahlakı da içine alır. E bulabilirsem size ender siz bunu incelersiniz, ayet numarasını de veriyorum. Olabilirsem, Bagarat suresinde, dün yetmiş iki diye hatırlıyorum. İnşallah hata olmaz. Bu gridden dolayı şey almıştım, virüsten dolayı bir Ayetcelle, o da Enfal suresinde. Bela buyuruyor Cenabı hak, umumi olarak gelir diye. Onu gayrı başka zamanda incelemeye çalışırız ve bunu derken, nablisi, bir de Allah'u alem, Fahreddin Razi hazretleri bunu izah ederken şöyle diyorlar.
Zinayı söylemiş, zinayı söylüyor. Ondan sonra ikinci söyledi, ikinci de Allah korusun. Sonra bir odada tartıda haksızlık yapmak, bunu almış. Bir daha var, onda da şunu söylüyor, istihkar. Mesela insanların ihtiyacı olan bir mal var, ihtiyacıdır insanların. O malı pahalansın diye şey yapmıyor, böyle saklıyorum. Bir de bu şekilde ele almış. Yani herkesin ihtiyacı olan ihtiyacı olan malları diyor, eğer saklayacak olursa, bela ve musibet bu şekilde gelir diye izah etmiş. İsterseniz okuyun. Çünkü şeyimizle alakalı günümüzde de alakalı sultanımızın ifadesinden daha güzel de neyi bulabiliriz ki efendimiz? Bu Enfal suresinde yirmi beşinci ayeti yeriyle, bu Bedir ashabı diye, Bedir Gazvesi diye selam efendimizin bir eseri var. Çok güzel bir eser hazırlamışlar. Cenabı hak şefaatlerine ama sargılsın. Kardeşlerimiz başta tefsirde görüyoruz.
İslami Yaşantıda Gaybe İman ve Tevbe Yolu ne anlatıyor?
İslami Yaşantıda Gaybe İman ve Tevbe Yolu kaydında Şimdi onların kendilerine göre bir işaretleri var. Oradan hemen bilirler, rica olduğunu da olmadığını. Bak buraya gelir bir kimse O Konya'dan geldiğinin bir devamı ne geldi? Efendimize geldiler. Güzel görüştüler, oturdular. Konya'da da görüştüler. Onlar çok az insanlar. E özelliğini diyecektim derseniz değil. Böyle kimseyi kötü bölmezler.…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Hadis-i şeriflerde efendimizin bu Bagara suresi olsun, Fatiha suresi olsun, Yunus ve Hud suresi ve diğer kitaplarındaki ayeti yedilelerin tefsirine biz, hayranladık. Bir aidiyettir ben efendilerimizin şeyinin dışına pek kolay kolay çıkmıyorum. Eserlerimi takip ediyorum, bunu diyorum, tamamlamadıktan sonra sıddıkı ağzınla üst ağzımıza kadar gelen başkasına dönmem diyorum. Bakmıyor musun tefsirlere bakıyorum. Bakıyorum ama onları esas atıyorum efendilerimizi. Onlara hem rahat olduk hem bir ömür bağ olduk diye. Bu ressami efendimiz, Fahreddin Razi ve Nisa Guri'den alarak ifade etmiş. Bir de şunu bölüyoruz sevgili efendimiz, hiçbir kendinden beyan bölmüyoruz. Hep nakiller vermişler, hep nakiller vermişler. Bu şeyde de geçer, Fahreddin Razi hazretlerinde de geçer. Mesela, birinci meseledir, ikinci mesele, üçüncü mesele yorum yapmaz.
Ondan sonra kalkıp da şu nefiyeceyi şu şekilde demez, bunun bir sebebi var bu itin Bu edepte, diğer bütün görüşlere, o ehli sünnet ve cemaat olan kimselerin görüşlerine çok büyük bir saygı duyuyor. Sevgi ve muhabbet duyuyor. Yani eserlerinde bile edep veriyor. Şeyi gördüm. Müsveddesini çıkarmışlar. Sami Ercüm Hazretlerinin eserlerinden böyle biz çala kalem deriz. Böyle yazar. Ondan sonra asıl kitaplarına geçerler. İnanın ondaki güzeli bile hayran kaldık efendimizin. Bu bize ders veriyor. Mesela, yatağından kalkıyorsun, yorganını düzelt demek gibi. Ondan sonra elbiseni çıkarıyorsun, olduğu gibi koy değil de, kalkıyorsun, şimdi düzelttiği yere bırakın. Efendilerimizde bu incelikler var, çok hassaslar, çok güzel, her şeyiyle mükemmel, Yani bir abdest alışını anlatmakta bitiremeyiz.
Böyle bir bahane geldiğinde şöyle tutuşlarını, ondan sonra hilal demelerini, gözlerine su içirmelerini parmağına tekrar su alıp gözleri zaten çukurdaydı. Her şeyiyle efendimiz mükemmel. Bunları okuyayım size. Ayrıca'nin manası şu ashabıyla, ey müminler, o fitneden sakının ki, fitne malum beladır, sıkıntıdır, meşakkattir. Fitne konusu çok uzun zaten, bitiremezsiniz fitneyi. Fitne bitmez, bu kelimenin anlamları bitmez. O fitne yalnız sizden zulmedenlere isabet ile ittiba etmez. Sadece böyle zalimlere gelmez o fitne. Sadece onlara değil. Belki umurunuza birden isabet edilmez. Bak geldim. Memleketimize de geldi ve bütün de genelgeler neleri yayınladılar. Okulların tatil olması. Siz bu biliyorsunuz tatil olmasından tutun. İşte toplu yerlerde bulunmamak, elleşmeyi diyorlar. Yoklaşıp böbrekten, ciğerden, şekerden vesaire.
Bu gibi kolay alabileceği için bilhassa yaşlılara aman ha diyorlar, gerilerde bulunsunlar, gerilerde bulunsunlar. Bir önlem alıyorlar. Tabii bu dinimizin gereğidir. İslam'ın gereği. İşte Hazreti Ömer'im radiyallahu anh Hazretleri şu anlatılır ya, yani hastalık olan veba olan bir yere buyuruyor ya, orada buluyorsanız çıkmayın. Değilseniz girmeyin diye, önüne, ilmimiz de mevcut. Devam ediyor. Der ki, umumunuza birden isabet eder ve şunu bilin ki Allah'ın azabı şiddetlidir. Öyle basit gibi görünmediğim şu anda, büyüktü. Rahmeti ne kadar büyükse azabı döndü. Altına böyle bir kor ateş konmuş, onunla beyni böyle okuldamaya başlıyor. Tamir edilmez Allah'ımız. Muhafaza buyursun, biz bunu burada eriteceğiz. Yani ateşimizi de nurumuzu da buradan götüreceğiz. İnşallah ateş olmaz. Bir tarik geldiği için ibadettir, taahhüt bir zikirdir. Bunu bir konuyu ele almıştım. Bulamam şimdi.
İşte bizim gibi insanların yok başta şunu alıyorum. Kafirlerin tövbesini alıyorum kafirlerin. Küfründen dolayı. İşte münafıkların dolayı. İşte büyük günah sahipleri, isyanından dolayı. Vahit diyor, tevhid ehli, ibadet ehli. O ibadet ehli insanların küçük günahından dolayıdır. Zaten bizim ulema-i kiramımız hem Hanefi'de olsun, Şafii'de olsun, Maliki'de olsun, Hambeli'de olsun, bunların hiçbirisi büyük ve küçük günah ayrımını yapmamışlar çünkü efendimizin çoğu okuduğu az günahı aslanla, kime karşı ona bak. Az nimete aslanla, kimden geldi ona bak. Çok hoşumuza gidiyor. Efendimizin bu şiirleri bilen nimete tazim gerektiriyor. Allah'ımızın nimeti olduğu için ve bu kelime çok geniş manalar ifadeler. Nimet geldiğinde zahiri olan nimetler var. Mesela, şeydir? Yıldızdır, aydır, güneştir. Bak bize öyle bir nimet ki, baktığımız zaman dahi gözümüzü aydınlatıyor. İnsan sürürü duyuyor.
Böyle karanlık bir dilde yıldızların görünmesidir. Bu nimettir. Ondan sonra o havanın uçsuz bucaksız görünmesi büyük bir nimettir. Tarih edilmez. Bunun yanında yağmuruydu, karıydı, ne diyeyim? Ondan sonra yerdeki nimetler saymakla bitmez. Nabakat, bitkiler vesairler, hayvanat, Allah'ımızın bize vermiş olduğu çocuğumuz, çocuğumuz, evimiz, barkımız, elimiz, ayağımız çok nimet bitmez. Manevi nimetler de dinimiz, imanımız, kitabımız, kutsi olan değerlerimiz. Allah'ın ikramı. Bu bunu bilirse kişi, o nimete de diyor tazim gerek. Allah'ımız boşuna yaratmamıştır. Ne yaparız? O nimetlere mukabil şükür. Allah'ım. Fakrettin Razi ve Nisabureyn'in beyanları vesile bu ayette Vacib Teala zaruri ve umumi olan günahlardan sakınmakla emretti ki insanlar yerine mazaret verecek bir cümle bulmaz. Yani işlenen günahlar cür yerine göre umumu etkiler.
Yani bir günah işlenir ama o günah o ülkeyi de sarar, dünyayı da sarar. İzat buyurmuşlar çünkü zina ve livata gibi günahlar taun ve veba gibi umumi belaya sebep olur. Mesela o gündeki hastalıklar bu, daha çok bilinen. Bugün de artık belli, sarsına belli, kuş klibine belli vesaireyle belli. Bugünkü olanlar da hep belli. Bu gibi diyor, bu sıkıntılara sebep olur. Ölçek ve terazide noksan vermek, itikat etmek, bunu siz sarrafları bir dinleseniz. Nasıl sahte işler yapıldığını demek istemiyorum. Nerede de daha çok yapıldığını Allah korusun. O altumlarda neden? Onların değerlerinden yapılan yanlışlıklar vesairede. Daha çok bugün bir saattir. Bu da diyor, neye sebep olur? Gaktu gala'ya sebep olur. Kıtlığa sebep olur. Kazanıyorum derken efendimizin bir hadisi ve sallallahu aleyhi ve sellem Böyle habbe habbe buyuruyor. Nebi Ekrem Efendimiz. Tane tane demek.
Tane tane yapılan o haksızlıkla, yanlışlıkla var. İnsanda diyor, kubbe kubbe. Mirasiler, zararları meydana getirir. Adam kazanıyorum zannederim. Zaten ahiretteki gayb yeter. Rafımız bulursun, muhafaza etsin. Dünyada bile diyor o tane tane yapılan o zararlar, haksızlıklar kubbe kubbe zararlar hem gönlümüzü açar hem de cemiyette meydana gelir. Haktan sükut ve emri bil maruf ve nehy-i ani mükerde müdahale eyleme çok güzel izah buyuruyor üstadlarımız. Haktan sükut etmekten hakkı ifade etmemek. Ondan sonra iyilikle emir ve kötülükten nehyetme hususunda bir de aynı bu dalkavukluk bile. Böyle Allah korusun, derler ya halkımız arasında sakala göre tarak derler. Allah Hak ne ise o en güzel şekilde insanların gönlüne, kafalarına gir girebilecek, onları böyle tövbeye yönlendirebilecek şekilde arz etmektir.
Asinin isyanına rıza ve bid'atlerin zuhur ve kelime-i İslamiyenin dağılmasını ve sözlerin bir araya gelmemesini ve emri cihatta tekasülle küffarın de galefesine sebep olur. Yani cihat hususunda tembellik diyoruz. Yani istemiyor. Evet temenni edilmez bir harf yalnız. Olduğu zaman da kaçınılmaz. Büyük günahlar sayılırken, Eshabu'l Nubigat diye yedi tane büyük günah sayılır. Bir tanesi nedir? Muharebe nehyi anından kaçmak diye izah ediliyor. Yani bu sadece zahiri olan değil, batıni olan değil. İçimizdeki olumsuzluklara karşı da cihattan kaçmamak. Nefsimize karşı olan da vesaire. Evimizde olan durumumuzda da öyle. Onların İslam'ın emirlerini yaşaması için gayret ve çabala asmakta. Geniş. Böyle sadece bir yönüyle ifade edilemez. Bu gibi umumi belaya sebep olacak günahlardan her müminin ihtiras etmesi yani sakınırması korunması lazım olduğu vacip Teala tavsiye buyurmuştuk.
Şimdi şu hatırımızda kalsın, bugünün bugünün sıkıntısına göre deva olan ayeti celile nedir? Enfal suresinde yirmi beşinci ayeti celile günümüzü anlatıyor. O zaman nasıl olacak bu? Ey müminler buyuruyor Cenabı hak. Allah'a topunuz birden, öyle yalnız da değil, hepiniz birden Nur suresinde geçer Cenabı hak zannedilerim otuz birinci ayet celleye diye hatırından haktır. Allah'a topunuz birden tevbenin münafıkından dolayı
Kaynak: Genel
İslami Yaşantıda Gaybe İman ve Tevbe Yolu | Mihmandar