Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuşlardır. Altı zümre vardır ki bunlar hesaba çekilmeden ateşe girerler. Onlar kimlerdir ya Resulallah diye sual edildiğinde, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir, benden sonra gelip de zulmeden idareciler. İki, kavmiyet davasında bulunan Araplar. Üç mütekebbir, dehkanlar. Ateşperestlerin köylerinin reisleri. Hıyanet eden ticaret erbabı. Beş, cehalette inat eden köylüler. Haset eden alimler. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur. Üç şey vardır ki bütün günahların kaynağıdırlar. Bunlardan muhakkak sakınınız. Birincisi kibirdir. İblis'i Adem Aleyhisselam'a secde etmemeye sevk eden şey kibirdir. İkincisi hırstır. Adem Aleyhisselam'ı yasak ağaçtan yemeye sevk eden hırstır. Üçüncüsü hasettir. Adem aleyhisselamın iki oğlunun birbiriyle kıtal edip, dövüşüp kardeşini öldürmesine sebep hasettir.
Şu mübarek sözü büyüğümüz mürşid-i kamilimiz çokça ifade buyururlardı. Bu sebeple onların şefaatine mazhariyet ümidiyle buraya aldım. Velakin ve salatu ilallah bil kerem ve tevatür ve selameti ssadır. Cenabı hak'ta beni ne gece namaz kılmak, ne de gündüz oruç tutmak ne de çok ilim tahsil etmek iliştirmedi. Allah'a Celle Celalühu beni vasıl kılan Kerem oldu. İyi bir şahsiyet de inebilir buna. Birbirlerine anlamlar çok yakın. Kerem ikram manasına fakire, yoksula, muhtacını ikramda bulunmak ve tevadü alçak gönüllülük bununla ben Allah'a vasıl oldum Celle Celalühü ve sadırımın da temizliği ile gönlümün temizliği ile ben ulaştım. Sadır hakkında Kuran-ı Kerim'de önemli dört ayeti celile'yi zikrederler. Birisi esalble. Cenabı hak kimi doğru yola iletmek isterse onun gönlünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse onun da kalbini daraltır.
Burada Allah'ımız saptırma fiilini işlemez de kul kendi yolunu değiştirmek suretiyle sapıtmış olur. Onun da kalbini daraltır. Adeta göklere tırmanıyormuş gibi sıkıştırdıkça sıkıştırır. İşte Cenabı hak imandan yüz çevirenlerin başına böyle sıkıntılar yağdırır. Yaratıcıyı ve evreni, insanı ve insanın yaratılışındaki amacı kavrayamayan ve bu hayatın sonunda onu nasıl bir akıbetin beklediğini bilmeyen bir toplumda ahlaki değerler yavaş yavaş kaybolur. Bunun sonucunda zulüm ve haksızlık ruhsal bunalımlar psikolojik hastalıklar yaygınlaşır. Bütün bu sıkıntıların çaresiz ise Rabbimizin gönderdiği bu kitabın ışığında hakikati anlamak ve ona teslim olmaktır. En'am suresi yüz yirmi beşinci Ayet celle. Bir de sadırla alakalı, estailble.
Yaptığı güzel davranışlar sayesinde Allah tarafından gönüllü İslam'a açılan ve böylece Rabbinden gelen Kuran gibi bir ışık ile yolunu aydınlatan kimse gönlünü her türlü güzelliğe kapamış inatçı bir kafir ile aynı olabilir mi? O halde Allah'ın zikri olan bu Kuran ayetlerine karşı kalpleri katılaşmış olanların vay haline. İşte onlar apaçık bir sapkınlık içindedir der. Zümer suresi yirmi ikinci Ayet-i Celile. Bir de Taha suresi yirmi beşinci Ayet-i Celile. Rabbişrahli sadri, saikallahü'l-aleyhiim. Musa aleyhisselam, ey Rabbim diye yalvardı. Bu ağır görevi başarmam için bana cesaret, kararlılık ve özgüven bahşederek yüreğime genişlik ver. Eshabübillah. Elem neşrah leke sadrek. Biz senin göğsünü iman, ilim ve hikmet nurları ile aydınlatıp ruhunu okşayan tatlı bir güven duygusu iliklerine kadar işleyen bir iç huzuru ve cesaret bahşederek gönlünü ferahlığa kavuşturmadık mı?