Bir İnsan, Bir Hatıra. Mahmut Sami Efendi'den hatıralar. Çocuğa tebliğ. Muhterem Üstat Mahmut Sami Ramazanoğlu Hazretlerinin Erenköy'deki devlethanesine çocuk yaşlarında sık sık giden yeğeni Abdullah Ramazanoğlu'ndan dinlemiştim. Bir Allah dostunun çocuklara karşı davranışı onlara gösterdiği tebessümü ve yakın ilgisi dikkatimi çekmişti. İslami tebliğde çocuklara nasıl davranılması gerektiğini, onlara verilen değeri göstermesi bakımından güzel bir örnekti. Allah ve Resulünü çocuklarımıza sevdirebilmek için onların dünyasına girebilmeye, ruhuna hitap edebilmeye ve onların anlayacağı bir dille konuşmaya özendiren bu çocukluk hatırasını şöyle anlatmıştı. Erenköy'de oturuyorduk. Çocuktuk. O büyük Allah dostunu ailemizin büyüğü olarak her zaman ziyaret ederdik. Kapısı herkese açıktı. Ben ve abim fırsat buldukça Sami Dedeye koşardık. O zaman Erenköy'de hep bahçeli köşkler vardı.
Abimle ben Sami Dede derdik. Evimiz köşküne yakın olduğu için sık sık ziyaretine giderdik. Kapıyı çalınca açar ve bizi güler yüzle içeri alırdı. Bizimle ilgilenir, meşgul olurdu. Büyükler gibi karşısına alır oturturdu. Bizi sevindirmek için hediyeler verirdi. Biz de huzurunda çocuk olarak çok rahat hareket ederdik. Belki şımarırdık bile. Fakat Sami dedemiz hiçbir gün bizi azarlamazdı. Bizim hareketlerimizi hoş görürdü. Yaptıklarımızı çocukluğumuza verirdi. Tahminen on, on iki yaşlarındaydık. Abimle birlikte yine bir gün ziyaretine gittik. Zili çaldık. Kapı açıldı. İçeriden bir ses, Sami dedeniz abdest alıyor, içeri odasına buyurun dediler. Biz de kapıdan içeri girip odasına geçtik. Bir müddet sonra Sami dedemiz abdestini almış, havluyla kurulanırken elini yüzünü, kollarını silerken yanımıza geldiler.
Bizi bekletmemek için olacak ki bir taraftan kurulanıyor, bir taraftan da gülümseyerek bize hoş geldiniz diyordu. Bize bir şeyler öğretmek istercesine şu cümleyi tekrar ediyordu. Namaz kalbi temizler, Kuran kalbi cilalar. Sami dedemiz bizleri severdi, başımızı okşadı ve hediyeler vererek uğurlardı. Allah dostları hayatın her anını, İslami güzellikleri tebliğe fırsat bilirlerdi. Karşılarına gelen büyük küçük kim ona bir şeyler öğretmek isterlerdi. Herkesin akli derecesine göre anlayacağı tarzda konuşurlardı. Zira onlar insanlara akillarına göre konuşun düsturuyla hareket ederlerdi. Burada da herhalde tekerleme şeklinde söyledikleri iki üç kelimelik kısa cümleciklerle çocukların zihnine namaz ve Kuran sevgisini yerleştirmek istemişti. Ne güzel bir örnek, ne zekice bir hareket. Her fırsatı ganimet bilmek, çocuğa değer vermek, onu önemseyip dikkate almak.
İşte tebliğde en tesirli hareket çocuğa çocukça davranabilmek, ne saadet çocuğun ruhuna girebilmek, ona güle oynata eğlendirerek mesajını verebilmek. Mahmut Sami Efendi'den hatıralar. Bir İnsan, Bir Hatıra.